Mısır, Filistin Yönetimi'nin Gazze'yi yönetme yetkisini elinde tutmasında ısrarcı

Mısır Başbakanı, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki toprakların birliğinin önemini vurguladı

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli dün Mısır’ın el-Alameyn şehrinde Filistinli mevkidaşı Muhammed Mustafa ile bir araya geldi (Mısır Bakanlar Kurulu)
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli dün Mısır’ın el-Alameyn şehrinde Filistinli mevkidaşı Muhammed Mustafa ile bir araya geldi (Mısır Bakanlar Kurulu)
TT

Mısır, Filistin Yönetimi'nin Gazze'yi yönetme yetkisini elinde tutmasında ısrarcı

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli dün Mısır’ın el-Alameyn şehrinde Filistinli mevkidaşı Muhammed Mustafa ile bir araya geldi (Mısır Bakanlar Kurulu)
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli dün Mısır’ın el-Alameyn şehrinde Filistinli mevkidaşı Muhammed Mustafa ile bir araya geldi (Mısır Bakanlar Kurulu)

Mısır, Gazze Şeridi’nin yönetiminin Filistin Yönetimi’ne devredilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı. Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, ‘ülkesinin Filistin Yönetimi başkanlığında Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki Filistin topraklarının birliğini desteklediğini’ vurguladı.

Medbuli, ülkesinin ‘Filistin meselesine ilişkin uluslararası meşruiyet kararlarına saygı gösterilmesi gerektiği’ yönündeki tutumunu yineledi. Mısır'ı ziyaret eden Filistinli mevkidaşı Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede, ‘Gazze Şeridi'nde ateşkesin yeniden sağlanması, savaşın sona erdirilmesi ve bölgeye insani yardımların sürdürülebilir bir şekilde ulaştırılması amacıyla, birçok uluslararası forumda ve Katar ve ABD ile yapılan arabuluculuk çalışmaları kapsamında ülkesinin çabalarını sürdürdüğünü’ belirtti.

Filistin Başbakanı Mustafa ile Mısır’ın kuzey kıyılarındaki el-Alameyn şehrinde bir araya gelen Medbuli, iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla geniş kapsamlı görüşmelerde bulundu. Mısır Bakanlar Kurulu tarafından yapılan açıklamaya göre görüşmelerde işgal altındaki Filistin topraklarındaki son gelişmeler ele alındı.

dfgrt
Mısır ve Filistin hükümet temsilcileri arasında pazar günü el-Alameyn'de geniş kapsamlı görüşmeler gerçekleşti (Mısır Bakanlar Kurulu)

Filistin Başbakanlık Basın Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre Başbakan Mustafa, dün İsrail’in Gazze Şeridi'nde yürüttüğü savaşın durdurulmasını görüşmek üzere Mısır’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Açıklamada, “Başbakan, pazartesi günü Refah Sınır Kapısı’nı ziyaret edecek, insani yardım depolarını gezecek ve bölgedeki sahra hastanesini ziyaret edecek” denildi.

Medbuli, Mısır ve Filistin heyetleri arasındaki görüşmeler sırasında, ülkesinin Filistinlileri topraklarından sürmeyi ve Filistin meselesini ortadan kaldırmayı amaçlayan her türlü girişimi ve planı kesin ve kesin bir şekilde reddettiğini yinelerken Filistin topraklarında evlerin yıkılması ve yerleşim yerlerinin genişletilmesi politikalarının devam etmesini kesin bir şekilde reddettiğini vurguladı.

Geçtiğimiz ay New York'ta Suudi Arabistan'ın himayesinde ve Fransa'nın katılımıyla düzenlenen barışçıl çözüm konferansının sonuçlarının uygulanmasının ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesinin önemine dikkati çeken Mısır Başbakanı, bunu ‘iki devletli çözümü uygulamak ve bağımsız Filistin devletini tanımak için belirli bir zaman sınırı koymak için doğru yolda atılmış bir adım’ olarak nitelendirdi.

Başbakan Medbuli, ülkesinin Refah Sınır Kapısı aracılığıyla Gazze Şeridi’ne gerekli her türlü desteği vermeye devam edeceğini ve ‘Filistinlilere daha fazla insani yardım ulaştırmak için çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır'ın Katar ve ABD ile arabuluculuk kapsamında ateşkesin sağlanması, savaşın sona erdirilmesi ve daha fazla insani yardımın ulaştırılması için çabalarını sürdürdüğünü, Kahire'de erken iyileşme ve yeniden inşa konferansı düzenleneceğini söyledi.

Kahire, daha önce Birleşmiş Milletler (BM) ile iş birliği içinde, Gazze Şeridi'ndeki erken iyileşme ve yeniden inşa çabalarını desteklemek amacıyla uluslararası bağışçılar konferansı düzenlemeye çağırmıştı.

rfty6
Başbakanlar Medbuli ve Mustafa, istişare toplantısı sırasında (Mısır Bakanlar Kurulu)

Öte yandan Filistin Başbakanı Mustafa, Arap-İslam Ülkeleri Planı’nın Gazze'de yerinden edilme olmadan yeniden inşa edilebileceğini vurguladığını söyledi. Yeniden inşa aşamasına hazırlanmak için bazı bağışçı ülkelerle temaslarda bulunulduğunu belirten Mustafa, Mısır'ın ‘Filistinlilerin yerinden edilmesine karşı sergilediği sert tutuma’ övgüde bulundu.

Filistin Başbakanı Medbuli’nin Mısır ziyareti, Mısır ile Gazze'deki durumla ilgili prosedür düzeyindeki düzenlemeler için kritik bir zamanda gerçekleşti. Kudüs Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Eymen er-Ragab, Başbakan Mustafa’nın ziyaretinin bir diğer amacının Refah Sınır Kapısı’ndan her gün Gazze'ye giren yardımların miktarını öğrenmek olduğunu söyledi.

Mısır hükümeti, İsrail'in engellemelerine rağmen, insani yardım sağlamak için Refah Sınır Kapısı’nı Mısır tarafında açık tutmaya devam edeceğini vurguluyor.

Prof. Ragab, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede ziyaretin Filistinli grupların Kahire'de yürüttüğü müzakerelerle aynı zamana denk geldiğini belirterek “Kahire, Gazze'deki işgale karşı strateji ve Filistin Destek Komitesi tarafından bölgenin nasıl yönetileceği konusunda tartışmalara ev sahipliği yapıyor” dedi.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, geçtiğimiz günlerde ülkesinin Filistin polisini ‘Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesinden sonra bölgenin güvenliğini sağlamak üzere eğittiğini’ açıklamıştı.



Beyrut güvenliğini yitiriyor... Bölge sakinleri gelecekte yaşanacaklardan duydukları korku altında şehri terk ediyor

Beyrut’un Tel el-Hayyat bölgesinde İsrail bombardımanının hedefi olan bir bina, 8 Nisan 2026 (Reuters)
Beyrut’un Tel el-Hayyat bölgesinde İsrail bombardımanının hedefi olan bir bina, 8 Nisan 2026 (Reuters)
TT

Beyrut güvenliğini yitiriyor... Bölge sakinleri gelecekte yaşanacaklardan duydukları korku altında şehri terk ediyor

Beyrut’un Tel el-Hayyat bölgesinde İsrail bombardımanının hedefi olan bir bina, 8 Nisan 2026 (Reuters)
Beyrut’un Tel el-Hayyat bölgesinde İsrail bombardımanının hedefi olan bir bina, 8 Nisan 2026 (Reuters)

Beyrut artık sakinlerinin güvenlik arayışıyla sığındığı bir başkent olmaktan çıktı; kısa sürede korku ve endişenin hâkim olduğu bir şehre dönüştü. Dün düzenlenen ve farklı bölgeleri hedef alarak yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan İsrail saldırısı, kent sakinlerini yeni ve ağır bir gerçekle karşı karşıya bıraktı. Şehirde kalmak artık doğal bir seçenek değil, risklerle dolu bir tercih olarak görülüyor. Kentten ayrılma imkânı olanlarla kalmak zorunda olanlar arasındaki fark giderek belirginleşirken, Beyrut’un güvenliğini adım adım kaybettiği bir tablo ortaya çıkıyor. Gücü yetenler ise daha istikrarlı bir sığınak arayışıyla Beyrut’tan ayrılmaya başlıyor.

Korkunun gölgesinde göç

Beyrut’u hedef alan bombardımanın ardından çok sayıda kişi kenti terk etme kararı aldı. Özellikle hedef alınan bölgelerin büyük ölçüde varlıklı kesimlerin yaşadığı yerler olması nedeniyle, bu kişiler Beyrut dışındaki yazlık evlere veya tatil konutlarına geçebildi. Ancak herkesin şehirden ayrılma imkânı bulunmuyor. Alternatif seçenekleri olmayanlar için kriz daha ağır hissediliyor. Özellikle Beyrut’a sığınan, burada ev kiralayan ya da geçici barınma merkezlerinde yaşayan yerinden edilmiş kişiler açısından durum daha da zorlaştı. Bu kesim için artık kaderine razı olmaktan başka bir seçenek kalmadığı ifade ediliyor.

‘Önce aile güvenliği’

Bu tablo, birçok ailenin kararlarını doğrudan etkiledi. Beyrut sakinlerinden Muhammed es-Seyyid, “Savaşın başından bu yana çeşitli nedenlerle evimde kalmaya özen gösteriyordum; en önemlisi de yokluğumuzda eve yabancıların girmesinden endişe etmemdi. Ancak bugün yaşananlarla birlikte Beyrut artık bizim için güvenli değil. Önceliğim ailemin güvenliği” dedi. Kuzeye taşınma kararı aldığını belirten es-Seyyid, “Bu nedenle gelişmelerin nasıl sonuçlanacağını görmek üzere kuzeyde sahip olduğum eve geçme kararı aldım” ifadesini kullandı.

Dün yaşanan korku ve panik anlarını yeniden yaşamak istemediklerini dile getiren es-Seyyid, “Durum kontrolden çıktı, elimizden bir şey gelmiyor; hayatta kalabilmek için tek çare ayrılmak” dedi. Güvenlik durumunun geçmiş dönemlerden farklı olduğuna dikkat çeken es-Seyyid, “Beyrut’taki güvenlik durumu tüm dönemlerden farklı. 1982’deki İsrail işgali sırasında bile başkent bugünkü gibi hedef alınmamıştı” değerlendirmesinde bulundu.

fvdb
Beyrut’un Ayn el-Mureyse bölgesinde saldırıya uğrayan bölgelerden birinde çalışan sivil savunma ekipleri, 8 Nisan 2026 (Reuters)

Beyrut dışında evi bulunmayan kent sakinlerinden Mahir ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Evimiz, dün bir binanın hedef alındığı Tel el-Hayyat’a yakın Verdun bölgesinde. Eşim ve üç çocuğumla birlikte unutulmaz korku anları yaşadık. Bunun üzerine, Beyrut’un doğusundaki Cuniye bölgesindeki akrabamın yanına geçtim. Buranın daha güvenli olmasını umuyoruz, ancak artık hiçbir yerin güvenli olmadığına dair kesin bir kanaat oluşmuş durumda.”

Yaşananların nedenine ilişkin değerlendirmede bulunan Mahir, “Gelinen noktada Hizbullah unsurlarının siviller arasında saklanmasının etkisi var; bunun sonuçlarını dikkate almıyorlar” ifadelerini kullandı. Güvenlik kaygılarının giderek arttığını vurgulayan Mahir, “İnsan artık kendi evinde ve şehrinde güvende hissetmiyor; çünkü aynı binada kimin yaşadığını bilmiyor… Tüm denetim çabalarına rağmen sahte kimliklerin kullanılması, durumu kontrol edilemez hale getiriyor” şeklinde konuştu.

Kırmızı çizgilerin çöküşü

Askeri uzman Riyad Kehuci, saha gözlemlerine dayanan değerlendirmesinde, “Kırmızı çizgiler ortadan kalktı; artık Beyrut’ta da başka yerlerde de güvenli hiçbir alan yok… Daha önce çeşitli kanallar aracılığıyla Lübnan yetkililerine, İsrail ordusunun Hizbullah unsurlarını ve liderlerini her yerde, bulundukları tüm Lübnan bölgelerinde takip edip hedef alacağını ilettim” ifadelerini kullandı. Dün yaşanan kanlı olayların her an tekrar edebileceği konusunda uyarıda bulunan Kehuci, “Tek kırmızı çizgiler Amerikalılar tarafından belirlenenler; yani Lübnan devletinin altyapısına yönelik saldırılardan kaçınılması” dedi.

ds
Beyrut’ta hedef alınan bir binanın enkazı altında kurbanları arama çalışmaları devam ediyor, 8 Nisan 2026. (AP)

Bu duruma yönelik açık bir tehdit ve işaret olarak, İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, dün düzenlenen 100 hava saldırısının ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Hizbullah, Dahiye’deki terör üslerini terk etti ve kuzey Beyrut ile kentin karışık bölgelerine yöneldi.” Adraee, örgüte yönelik uyarısını şöyle sürdürdü: “Sizin için güvenli bir yer yok. İsrail ordusu, nerede olursanız olun sizi takip etmeye ve büyük bir güçle karşılık vermeye devam edecek.”

Lübnan Ketaib Partisi’nden tepki

Buna karşılık, Lübnan’da yerleşim alanlarının savaş alanı olarak kullanılmasına karşı tepkiler yükseliyor. Lübnan Ketaib Partisi’nin siyasi ofisi, bazı bölgelerin yasadışı silahlı unsurların sızması için sığınak olarak kullanılmasına izin veren güvenlik önlemlerindeki gevşekliğe ‘şiddetle tepki gösterdiğini’ açıkladı. Haftalık toplantı sonrasında yayımlanan bildiride, ‘ordu ve güvenlik güçlerinin tüm bölgelerde konuşlandırılması, denetim ve kontrollerin sıkılaştırılması, yasaklı Hizbullah milislerinin siviller arasında bulunmadığının doğrulanması’ gerektiği vurgulandı.

Bildiride ayrıca, ‘Lübnanlıların, savaşla bağlantılı güvenlik olayları zincirine ilişkin soruşturmaların sonuçları konusunda bilgilendirilmesi ve açık şekilde bilgilendirilmesi gerektiği’ vurgulandı. Devletin kamuoyuna tüm gerçekleri, hiçbir şeyi gizlemeden sunması gerektiği belirtilerek, bunun güveni artıracağı ve benzer trajedilerin tekrarlanmasını önleyeceği ifade edildi.

cdf
Sivil savunma ekipleri, saldırıya uğrayan binanın enkazı altında mahalle sakinlerini arıyor, 8 Nisan 2026. (AFP)

 


Lübnan, İsrail hava saldırılarının kurbanları için bugünü ulusal yas günü ilan etti

İtfaiyeciler, sağlık görevlileri ve gönüllüler, Beyrut'a düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından enkazı kaldırmak için çalışıyor (AP)
İtfaiyeciler, sağlık görevlileri ve gönüllüler, Beyrut'a düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından enkazı kaldırmak için çalışıyor (AP)
TT

Lübnan, İsrail hava saldırılarının kurbanları için bugünü ulusal yas günü ilan etti

İtfaiyeciler, sağlık görevlileri ve gönüllüler, Beyrut'a düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından enkazı kaldırmak için çalışıyor (AP)
İtfaiyeciler, sağlık görevlileri ve gönüllüler, Beyrut'a düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından enkazı kaldırmak için çalışıyor (AP)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, İsrail ile Hizbullah arasındaki savaşın başlamasından bu yana Lübnan'a düzenlenen ve 100'den fazla kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin de yaralanmasına yol açan eşi benzeri görülmemiş İsrail baskınlarının kurbanları için bugünü ulusal yas günü ilan etti.

Başbakanlık ofisi, Selam'ın bugünü "yüzlerce masum ve silahsız sivili hedef alan İsrail saldırılarında şehit düşenler ve yaralananlar için ulusal yas günü" ilan ettiğini belirten bir açıklama yayınladı. Açıklamada ayrıca, bugün hükümet dairelerinin, kamu kurumlarının ve belediyelerin kapalı olacağı ve bayrakların yarıya indirileceği duyuruldu.

Şarku'l Avsat'ın açıklamadan aktardığına göre Selam "İsrail'in ölüm makinesini durdurmak için Lübnan'ın bütün siyasi ve diplomatik kaynaklarını seferber etmek amacıyla Arap liderleri ve uluslararası yetkililerle temaslarını sürdürüyor."

İsrail'in dün Beyrut da dahil olmak üzere Lübnan'ın çeşitli bölgelerine eş zamanlı olarak düzenlediği onlarca baskın sonucunda, ilk resmi sayımlara göre en az 112 kişi öldü ve 830'dan fazla kişi yaralandı. Bu olay, Yahudi devleti ile Hizbullah arasındaki savaşın başlangıcından bu yana eşi benzeri görülmemiş bir gerilim olarak değerlendiriliyor.

İsrail, salı gecesi ile dün sabah arasında ilan edilen İran-ABD arasındaki savaşta geçerli olan ateşkes anlaşmasına Lübnan'ın dahil edilmediğini açıkladı ve ateşkes taahhüdünü teyit etti.

İsrail, Beyrut mahallelerine dün öğleden sonra eş zamanlı hava saldırılarının ardından Tallet al-Hayat bölgesindeki bir binaya saldırı düzenledi. Gece yarısından önce yapılan bir diğer saldırı ise Hizbullah'ın önemli bir kalesi olan Beyrut'un güney banliyölerini hedef aldı.

İsrail ordusu, 28 Şubat'ta başlayan İran'a karşı savaşa verilen isim olan Aslan Kükremesi Operasyonu'nun başlangıcından bu yana en büyük koordineli saldırısında yaklaşık 100 Hizbullah askeri tesisini ve altyapısını vurduğunu açıkladı.


Hizbullah, "ateşkes ihlallerine" karşılık olarak kuzey İsrail'e roket fırlatacağını duyurdu

Beyrut'un merkezinde İsrail'in dün düzenlediği hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (AP)
Beyrut'un merkezinde İsrail'in dün düzenlediği hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (AP)
TT

Hizbullah, "ateşkes ihlallerine" karşılık olarak kuzey İsrail'e roket fırlatacağını duyurdu

Beyrut'un merkezinde İsrail'in dün düzenlediği hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (AP)
Beyrut'un merkezinde İsrail'in dün düzenlediği hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (AP)

Lübnan merkezli Hizbullah grubu bu sabahı yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın iki haftalık ateşkes konusunda anlaşmasından bu yana ilk saldırısını gerçekleştirerek kuzey İsrail'e roket fırlattığını duyurdu.

Hizbullah açıklamasında, saldırının "düşmanın ateşkes anlaşmasını ihlal etmesine karşılık" geldiğini belirtti. Bu açıklama, İsrail'in dün Lübnan'a yönelik bu savaştaki en büyük saldırısını başlatması sonrasında yapıldı.

Açıklamada, "Bugün saat 02:30'da İslami Direniş savaşçıları Manara yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldı" ifadeleri yer aldı.

"Bu karşılık, İsrail-Amerikan saldırganlığının ülkemize ve halkımıza yönelik saldırıları sona erene kadar devam edecektir" denildi.