İsrail, Küresel Sumud Filosu’na ait 13 tekneyi alıkoydu... 15 tekne Gazze Şeridi'ne doğru yoluna devam ediyor

Türkiye, gemilere yapılan saldırıyı ‘terör eylemi’ olarak nitelendirerek kınadı

Gazze Şeridi'ne giden filonun bir parçası olan Captain Nikos gemisinde zafer işareti yapan aktivistler (Reuters)
Gazze Şeridi'ne giden filonun bir parçası olan Captain Nikos gemisinde zafer işareti yapan aktivistler (Reuters)
TT

İsrail, Küresel Sumud Filosu’na ait 13 tekneyi alıkoydu... 15 tekne Gazze Şeridi'ne doğru yoluna devam ediyor

Gazze Şeridi'ne giden filonun bir parçası olan Captain Nikos gemisinde zafer işareti yapan aktivistler (Reuters)
Gazze Şeridi'ne giden filonun bir parçası olan Captain Nikos gemisinde zafer işareti yapan aktivistler (Reuters)

Küresel Sumud Filosu’nun organizatörleri bugün, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'ne giden yabancı aktivistleri ve yardım malzemelerini taşıyan 13 tekneyi alıkoyduğunu, ancak 15 teknenin savaşın yıkıma uğrattığı Filistin topraklarına doğru yol almaya devam ettiğini açıkladı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın yayınladığı bir videoda, filonun önde gelen katılımcısı olan İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg'in askerler tarafından çevrili bir teknenin güvertesinde oturduğu görüldü.

İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı: “Hamas'ın Sumud Filosu’na ait birkaç tekne güvenli bir şekilde durduruldu ve yolcuları bir İsrail limanına naklediliyor... Greta ve arkadaşları güvende ve sağlık durumları iyi.”

Gazze Şeridi'ne ilaç ve gıda taşıyan Sumud Filosu’nda 40'tan fazla sivil tekne bulunuyor. Bu teknelerde, milletvekilleri, avukatlar ve aktivistler dahil olmak üzere yaklaşık 500 kişi var.

Çeşitli teknelerde bulunan kişilerin mesajlarını içeren birkaç video filonun Telegram hesabında yayınlandı. Bu kişilerden bazıları pasaportlarını tutarak, iradeleri dışında kaçırılıp İsrail'e götürüldüklerini söylediler ve misyonlarının şiddet içermeyen ve insani olduğunu vurguladılar. Akdeniz'deki ilerleyişi uluslararası dikkatleri üzerine çeken filoya, Türkiye, İspanya ve İtalya gibi ülkeler, vatandaşlarının yardıma ihtiyaç duyması ihtimaline karşı fırkateyn ve insansız hava araçları (İHA) gönderdi.

Filo, teknelerinin ‘yasadışı’ olarak durdurulmasını kınayarak, ‘kameraların devre dışı bırakıldığını ve askerlerin gemilere çıktığını’ bildirdi.

Filo tarafından yapılan açıklamada, “Teknelerdeki tüm katılımcıların güvenliğini ve rahatlığını sağlamak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz” denildi. Filo daha önce İsrail'in teknelere telsizle tehditler savurduğunu bildirmişti.

İsrail Dışişleri Bakanlığı daha önce İsrail donanmasının Sumud Filosu ile temasa geçerek rotasını değiştirmesini istediğini açıklamıştı. Bakanlığın X platformu üzerinden yapılan açıklamada, “İsrail, filoya aktif bir savaş bölgesine yaklaştığını ve yasal deniz ablukasını ihlal ettiğini bildirdi; yardımların güvenli kanallardan Gazze Şeridi'ne aktarılması teklifini yineledi” denildi ve filonun bu teklifi reddettiği belirtildi.

Küresel Sumud Filosu, yaklaşık iki yıldır süren savaş nedeniyle büyük bir kısmı enkaza dönüşen Filistin topraklarına uygulanan İsrail ablukasını kırmak için yapılan son deniz girişimi. Filoyu düzenleyenler dün İsrail'in düzenlediği baskını ‘savaş suçu’ olarak nitelendirerek kınadılar.

Yetkililer, ordunun gemilere tazyikli su sıkmak da dahil olmak üzere saldırgan taktikler kullandığını, ancak kimsenin yaralanmadığını bildirdiler. Sumud Filosu’nun resmi hesaplarından yapılan açıklamada, “Birkaç tekne uluslararası sularda İsrail işgal güçleri tarafından yasadışı olarak durduruldu” denildi.

Filo ayrıca, İsrail donanmasının Maria Christina gemisini batırmaya çalıştığı suçlamasında bulundu.

Reuters bu iddiayı bağımsız olarak doğrulayamadı.

(foto altı) Onlarca yolcuyu taşıyan 10 tekneyle Katanya'dan Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkan filo (EPA)Onlarca yolcuyu taşıyan 10 tekneyle Katanya'dan Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkan filo (EPA)

İsrail ordusu, bu suçlamayla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi. Filoda yer alanlar, hükümetlere ve uluslararası kuruluşlara defalarca, filoya katılanların güvenliğini ve misyonda yer alan silahsız aktivistlerin serbest bırakılmasını talep etmeleri çağrısında bulundu.

Filoya ait tekne takip verilerine göre, bugün şafak vakti itibarıyla 13 tekne durdurulmuş veya ele geçirilmişti. Organizatörler, İsrail'in eylemlerine karşı çıkarak, filonun ‘aynı hızla devam edeceğini’ belirten bir açıklama yaptı.

Organizatörler bugün erken saatlerde Telegram'da yaptıkları bir paylaşımda, 30 teknenin halen Gazze Şeridi'ne doğru seyir halinde olduğunu ve hedeflerine 46 deniz mili uzaklıkta olduklarını belirtti.

‘Terör eylemi’

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in, Gazze Şeridi'ne insani yardım götüren aktivistlerin filosunu durdurarak ‘terör eylemi’ gerçekleştirdiğini iddia etti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “İsrail güçlerinin uluslararası sularda Gazze halkına insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na düzenlediği saldırı, uluslararası hukuku ciddi şekilde ihlal eden ve masum sivillerin hayatını tehlikeye atan bir terör eylemidir” ifadesi yer aldı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre Sumud Filosu dün akşam erken saatlerde, radarında konumundan sadece üç deniz mili uzaklıkta 20'den fazla tanımlanamayan gemi tespit ettiğini bildirdi. Sumud Filosu'nun organizatörleri, İsrail deniz kuvvetlerinin bir saat içinde onlarca gemiyi durdurmaya başlayacağını tahmin ediyordu.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, İsrail'in filoya karşı şiddet kullanmayacağına dair kendisine güvence verdiğini belirterek, İsrail'i teknelerdeki insanları Aşdod Limanı’na nakletmeye çağırdı.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, dün akşam Mısır açıklarında bulunan Küresel Sumud Filosu teknelerini ‘İsrail makamlarının durdurma sürecinde’ olduğunu söyledi.

Barrot X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Fransa, İsrail yetkililerinden katılımcıların güvenliğini sağlamak, onlara konsolosluk koruması sağlamak ve mümkün olan en kısa sürede Fransa'ya dönmelerine izin vermek için çağrıda bulunuyor” dedi.

Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkan Küresel Sumud Filosu gemilerindeki aktivistler, kuşatma altındaki Filistin topraklarına yaklaşırken İsrail donanmasının kendilerini durdurmaya başladığını söylediler. (AP)Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkan Küresel Sumud Filosu gemilerindeki aktivistler, kuşatma altındaki Filistin topraklarına yaklaşırken İsrail donanmasının kendilerini durdurmaya başladığını söylediler. (AP)

Eylül ayı ortasında yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nun organizatörleri, gece boyunca ‘İsrail askeri gemileri’ tarafından gerçekleştirilen ‘gözdağı manevralarına’ rağmen, yolculuğuna devam edeceğini doğruladı.

İnsani yardım misyonu ve önde gelen isimler

Küresel Sumud Filosu, 40'tan fazla ülkeden yüzlerce Filistin yanlısı aktivisti taşıyan yaklaşık 45 tekneden oluşuyor. Filo, bebek maması, gıda ve tıbbi yardım malzemesi taşıyor ve ‘barışçıl ve şiddet içermeyen bir misyon’ yürüttüğünü vurguluyor.

Saat 15:00 civarında, filonun Akdeniz'de, Mısır kıyılarının 90 deniz mili kuzeyinde, Filistin topraklarından yaklaşık 170 kilometre uzaklıkta olduğu bildirildi.

27 Eylül'de bir tekne filosu, İtalya'nın güneyindeki Sicilya adasının Katanya kentindeki San Giovanni li Cuti Limanı’ndan ayrıldı. (EPA)27 Eylül'de bir tekne filosu, İtalya'nın güneyindeki Sicilya adasının Katanya kentindeki San Giovanni li Cuti Limanı’ndan ayrıldı. (EPA)

Bu harekete katılanlar arasında Nelson Mandela'nın torunu, eski Güney Afrika milletvekili Mandela Mandela, İsveçli aktivist Greta Thunberg, Fransız milletvekili Rima Hassan ve eski Barselona belediye başkanı Ada Colau yer alıyor. Amaçları, ‘İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukayı kırmak’ ve ‘açlık ve soykırımdan mustarip kuşatma altındaki halka insani yardım ulaştırmak’.

Sumud Filosu daha önceki bir açıklamada, sabahın erken saatlerinde İsrail işgal donanmasının filoya karşı bir sindirme operasyonu gerçekleştirdiğini doğrulamıştı.

Açıklamada, filonun ana gemilerinden biri olan Alma'nın ‘birkaç dakika boyunca İsrail savaş gemisi tarafından düşmanca bir şekilde kuşatıldığı’ belirtildi.

Açıklamada, olay sırasında kaptanın İsrail gemisiyle ‘doğrudan çarpışmayı önlemek için ani bir manevra yapmak zorunda kaldığı’ ifade edildi.

Açıklamanın devamında, “Kısa bir süre sonra, aynı gemi Sirius'u hedef aldı ve ayrılmadan önce nispeten uzun bir süre aynı sindirme manevralarını tekrarladı” ifadesi yer aldı.

Sirius gemisinde bulunan Boyun Eğmeyen Fransa Partisi (radikal sol) Milletvekili Marie Mesmeur, AFP'ye en az iki tanımlanamayan gemi gördüğünü, bunlardan birinin ‘çok yakın’ olduğunu söyledi.

Mesmeur, geminin ‘kör edici bir ışık yönelten askeri müdahale gemisi’ olduğunu ve aynı zamanda alarm verilmeden önce ‘radar ve internet iletişiminin’ kesildiğini belirtti.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.