İsrail Genelkurmay Başkanı: Gazze'de ateşkes yok, savaş bitmedi

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanının yol açtığı yıkımdan (EPA)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanının yol açtığı yıkımdan (EPA)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı: Gazze'de ateşkes yok, savaş bitmedi

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanının yol açtığı yıkımdan (EPA)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanının yol açtığı yıkımdan (EPA)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, dün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki çatışmanın bitmediğini ve ateşkesin olmadığını söyledi. Zamir, oradaki askerlere her an çatışmaya yeniden başlamaya hazır olmaları çağrısında bulundu.

Zamir, Gazze Şeridi'ndeki Netzarim sınır kapısında bir dizi komutanla yaptığı görüşmede, Gazze'deki tutukluların serbest bırakılmasının büyük bir başarı ve savaşın amacına ulaşılması anlamına geleceğini belirtti. Ancak, siyasi çabalar bu amaca ulaşmada başarısız olursa güçlerinin tekrar çatışmaya döneceğini vurguladı.

Zamir, "Başka askeri hedeflerimiz olduğunu unutmayalım. Hamas'ın Gazze'de siyasi ve askeri olarak varlığını sürdürmesine izin vermeyeceğiz. Gerekirse, bunu başarmak için mücadele edeceğiz. Bir anlaşmaya varılırsa, tam operasyonel esneklik ve istenilen herhangi bir yere geri dönebilme imkânı sağlayan ileri kontrol bölgeleri hazırlayıp sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.

Başbakan Binyamin Netanyahu dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze ateşkes planının hiçbir maddesinin, canlı veya ölü tüm rehineler serbest bırakılmadan uygulanmayacağını vurguladı. Netanyahu, Hamas'ın rehineleri belirtilen süre içinde serbest bırakmaması halinde, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına yeniden başlayacağını vurguladı.

Hamas heyeti, İsrail ile dolaylı müzakerelere hazırlık amacıyla dün Mısır'ın başkenti Kahire'ye geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Mısır, Katar ve ABD'nin katılımıyla bugün başlayacak müzakereler, Başkan Trump'ın Gazze savaşını durdurma planının ayrıntıları konusunda anlaşmaya varmayı hedefliyor.



Trump, gerginliğin artmasını engelledi ve bir anlaşmanın müjdesini verdi

Dün Batı Şeria'daki Ürdün Vadisi'nde bir yerleşim yerinin yakınındaki açık alana düşen İran füzesinin kalıntılarına bakan bir Yahudi (EPA)
Dün Batı Şeria'daki Ürdün Vadisi'nde bir yerleşim yerinin yakınındaki açık alana düşen İran füzesinin kalıntılarına bakan bir Yahudi (EPA)
TT

Trump, gerginliğin artmasını engelledi ve bir anlaşmanın müjdesini verdi

Dün Batı Şeria'daki Ürdün Vadisi'nde bir yerleşim yerinin yakınındaki açık alana düşen İran füzesinin kalıntılarına bakan bir Yahudi (EPA)
Dün Batı Şeria'daki Ürdün Vadisi'nde bir yerleşim yerinin yakınındaki açık alana düşen İran füzesinin kalıntılarına bakan bir Yahudi (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile İsrail arasında yeniden yükselen gerilimin kontrolden çıkmasını engellemeyi başardı. Taraflar, nisan ayında ilan edilen ateşkesten bu yana yaşanan ilk doğrudan karşılıklı saldırıların ardından, birkaç saat içinde askeri operasyonları durdurduklarını açıkladı.

İran üç dalga halinde füze saldırısı düzenlerken, İsrail bu füzelerin tamamının engellendiğini duyurdu. Buna karşılık İsrail ordusu, İran'ın güneybatısındaki askeri hedefleri, hava savunma tesislerini ve bir petrokimya kompleksini vurdu.

Trump, İran'ın gerçekleştirdiği saldırının müzakerelere yardımcı olmadığını belirtmekle birlikte, Tahran ile bir anlaşmaya varılabileceği yönünde iyimser mesajlar verdi. Trump ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Washington ile Tahran arasında sağlanacak herhangi bir uzlaşıyı kabul etmekten başka seçeneği olmayacağını söyledi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakırr Kalibaf ise ülkesinin sahada ateşkes denklemine müdahale ederek dengeleri değiştirdiğini savundu. İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir de yeni saldırılar düzenlenebileceği uyarısında bulunarak, ABD-İsrail ittifakının yapacağı herhangi bir “yeni hatanın” bölgeyi “cehenneme çevireceğini” söyledi.

Öte yandan, İran Devrim Muhafızları Ordusu bünyesindeki Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, “direniş” olarak tanımladığı güçler için yeni bir güvenlik kuşağı oluşturulacağını açıkladı. Buna göre kuşağın, Hürmüz Boğazı'ndan Babülmendeb Boğazı'na, ayrıca Körfez'den Kızıldeniz'e kadar uzanacağı belirtildi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise taraflara itidal çağrısı yaparak, Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerde nihai hedefe ulaşılmasının yakın olduğunu ifade etti.

Bu arada ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Mişel Issa'nın açıklamaları, “Beyrut'un güney banliyöleri karşılığında Kuzey İsrail” şeklinde özetlenen yeni bir denge anlayışının Washington tarafından benimsendiği şeklinde yorumlandı. Issa, Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine yönelik saldırının siyasi mesaj niteliği taşıdığını belirterek, ABD'nin çatışmaların daha fazla genişlemesini istemediğini söyledi.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile görüşmesinin ardından konuşan Issa, “Eğer Hizbullah İsrail'e yönelik saldırılarını durdurursa, İsrail de Dahiye'yi hedef almayacaktır” ifadelerini kullandı.


Hizbullah, İsrail ile çatışma kurallarını nasıl değiştirdi?

İsrail ordusunun 27 Nisan 2026'da yayımladığı ve Lübnan'ın güneyinde Hizbullah altyapısının imha edildiğini gösterdiği belirtilen videodan (AFP)
İsrail ordusunun 27 Nisan 2026'da yayımladığı ve Lübnan'ın güneyinde Hizbullah altyapısının imha edildiğini gösterdiği belirtilen videodan (AFP)
TT

Hizbullah, İsrail ile çatışma kurallarını nasıl değiştirdi?

İsrail ordusunun 27 Nisan 2026'da yayımladığı ve Lübnan'ın güneyinde Hizbullah altyapısının imha edildiğini gösterdiği belirtilen videodan (AFP)
İsrail ordusunun 27 Nisan 2026'da yayımladığı ve Lübnan'ın güneyinde Hizbullah altyapısının imha edildiğini gösterdiği belirtilen videodan (AFP)

Beyrut: Sair Abbas

Lübnan’daki Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmayı yakından takip eden saha kaynakları, örgütün köklü biçimde yerleşmiş çatışma kurallarını büyük ölçüde değiştirdiğini bildirdi.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, kullanılan savaş yöntemlerinin, Hizbullah ile İsrail'in 2024 ile son savaş arasındaki dönemde yıpratma harbine dayalı uzun soluklu bir çatışmaya hazırlandığına işaret ettiğini belirtti. Ateşkes anlaşmasının ardından Hizbullah roket kullanımını kısıtladı, kamikaze insansız hava araçlarının (İHA) yoğunluğunu azalttı. Ateşleyicisinin kolayca tespit edilebilmesi nedeniyle zırhlı araçlara ve tanklara karşı güdümlü füze kullanımından da vazgeçti. Hizbullah bunların yerine, elektronik bozucu sistemleri atlatmak amacıyla fiber optik teknolojiyle fırlatılan FPV drone'larını devreye soktu.

Başlarda ilkel roket atan bir yapı görünümü çizen Hizbullah, sonraki süreçte çok daha örgütlü ve güçlü bir hal aldı ve 15 aylık ateşkes döneminde kamuoyuyla paylaşmadığı kapasitelerini gün yüzüne çıkardı. İsrail ordusuna karşı günlük olarak gerçekleştirilen operasyon sayısı yaklaşık 100'e ulaşırken, Hizbullah, savaş alanına nitelik bakımından da yeni silahlar kazandırdı.


Cumhurbaşkanı’nın kotası Suriye parlamento oturumlarını erteliyor

Seçilmiş Halk Meclisi üyeleri, 8 Mayıs’ta Ürdün’ün başkenti Amman’da düzenlenen ‘Suriyeli kadın milletvekillerinin güçlendirilmesi’ konulu özel bir çalıştayda (Suriye Halk Meclisi resmi sayfası)
Seçilmiş Halk Meclisi üyeleri, 8 Mayıs’ta Ürdün’ün başkenti Amman’da düzenlenen ‘Suriyeli kadın milletvekillerinin güçlendirilmesi’ konulu özel bir çalıştayda (Suriye Halk Meclisi resmi sayfası)
TT

Cumhurbaşkanı’nın kotası Suriye parlamento oturumlarını erteliyor

Seçilmiş Halk Meclisi üyeleri, 8 Mayıs’ta Ürdün’ün başkenti Amman’da düzenlenen ‘Suriyeli kadın milletvekillerinin güçlendirilmesi’ konulu özel bir çalıştayda (Suriye Halk Meclisi resmi sayfası)
Seçilmiş Halk Meclisi üyeleri, 8 Mayıs’ta Ürdün’ün başkenti Amman’da düzenlenen ‘Suriyeli kadın milletvekillerinin güçlendirilmesi’ konulu özel bir çalıştayda (Suriye Halk Meclisi resmi sayfası)

Daha önce ilk oturumunun başlayacağı açıklanan sürenin dolmasına rağmen Suriye Halk Meclisi’nin çalışmalarına henüz başlamadığı belirtilirken, kaynaklar gecikmenin, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak üçte birlik kontenjana (70 üye) ilişkin listenin henüz açıklanmamasından kaynaklandığını ifade etti.

Suriye Halk Meclisi’nin seçilmiş üyelerinden Bişr Havi, gecikmenin anayasal bildirgede yer alan ve meclisin, Cumhurbaşkanı’nın üçte birlik kontenjan listesini sunmasından üç gün sonra toplanmasını öngören hükümden kaynaklandığını söyledi. Suriye Diyalog Merkezi Direktörü Ahmed Kurbi ise “Başlangıcın gecikmesinin en önemli nedenlerinden biri, Cumhurbaşkanı’nın bileşenler ve bölgeler arasında adil temsili sağlamaya çalışmasının yanı sıra kadın temsilini de gözetmesi” dedi.

Araştırmacı Abdulvehhab Asi de bu görüşe katılarak, Cumhurbaşkanlığı kontenjanının “bazı toplumsal bileşenler veya bölgelerle yaşanan gerginliği azaltmaya katkı sağlayabilecek isimleri meclise dahil etmeyi amaçladığını, ayrıca Suveyda vilayeti ve Dürzilerle bağlantılı hassas dengelerin gözetilmeye çalışıldığını” söyledi.