Filistinli bir tutuklu, hastaneye kaldırıldıktan sonra İsrail hapishanesinde hayatını kaybetti

Ekim 2025'in başına kadar İsrail işgal hapishanelerindeki toplam tutuklu ve hükümlü sayısı 11 bin 100'ü aştı (EPA)
Ekim 2025'in başına kadar İsrail işgal hapishanelerindeki toplam tutuklu ve hükümlü sayısı 11 bin 100'ü aştı (EPA)
TT

Filistinli bir tutuklu, hastaneye kaldırıldıktan sonra İsrail hapishanesinde hayatını kaybetti

Ekim 2025'in başına kadar İsrail işgal hapishanelerindeki toplam tutuklu ve hükümlü sayısı 11 bin 100'ü aştı (EPA)
Ekim 2025'in başına kadar İsrail işgal hapishanelerindeki toplam tutuklu ve hükümlü sayısı 11 bin 100'ü aştı (EPA)

Filistinli iki insan hakları örgütü dün yaptığı açıklamada, İsrail tarafından bir buçuk yıl önce tutuklanan bir Filistinlinin İsrail hastanesine kaldırıldıktan sonra hayatını kaybettiğini bildirdi.

Reuters'ın haberine göre Filistin Kurtuluş Örgütü Tutuklu İşleri Komisyonu ve Filistin Mahkumlar Kulübü, "El Halil Valiliği'ne bağlı Zahiriye kasabasından 22 yaşındaki idari tutuklu Ahmed Hatem Muhammed Hudeyrat'nın, Soroka İsrail Hastanesi'nde öldüğü" yönünde bildirim aldıklarını açıkladı.

İki örgüt, ortak açıklamalarında, Hudeyrat'ın "23 Mayıs 2024'te tutuklandığını ve işgalin, kronik diyabet hastası olduğunu ve tutukluluk süresinin büyük bir kısmını Negev Hapishanesi'nde zorlu ve insanlık dışı koşullarda geçirdiğini bilmesine rağmen, onu herhangi bir suçlamada bulunmadan idari olarak tutmaya devam ettiğini" belirtti.

İsrail yetkilileri, tutuklu Hudeyrat'ın ölümüyle ilgili henüz bir açıklama yapmadı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, tutuklular hakkında gizli güvenlik dosyalarına dayanarak Filistinlileri yargılamadan üç ila altı ay arasında değişen ve yenilenebilir sürelerle tutuklayabilen eski bir İngiliz yasasını kullanıyor.

İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların durumunu izleyen Filistinli örgütler, İsrail'in son iki yılda bin 600'ü çocuk ve 595'i kadın olmak üzere 20 bin Filistinliyi tutukladığını belirtti.

Örgütler dün yaptıkları açıklamada, bu sayıların "işgal tarafından gözaltına alınan ve gözaltında tutulanların yanı sıra daha sonra serbest bırakılanların tutuklamalarını da içerdiğini" ifade etti. Bu, sadece iki yıl içinde tutuklama sayısında tarihi bir dönüm noktası teşkil ediyor.

Örgütler açıklamalarına şöyle devam etti: "Bu rakamın, Gazze'deki binlerce kişi olduğu tahmin edilen tutuklamaları ve 1948'de işgal edilen topraklardaki (İsrail) tutuklama kampanyalarıyla ilgili verileri içermediğini vurguluyoruz."

Filistin resmi istatistiklerine göre, "Ekim 2025 başı itibarıyla İsrail işgal hapishanelerindeki tutuklu ve hükümlülerin toplam sayısı 11 bin 100 kişiyi aşıyor. Ancak bu sayıya işgal ordusuna bağlı kamplarda tutulan tutuklular dahil değil."



ABD'nin baskısı altında Parlamento 14 bakana güvenoyu verdi

Irak'ın yeni başbakanı Ali ez-Zeydi (ön sol tarafta), hükümetinin oylaması için parlamentoya gelirken (AP)
Irak'ın yeni başbakanı Ali ez-Zeydi (ön sol tarafta), hükümetinin oylaması için parlamentoya gelirken (AP)
TT

ABD'nin baskısı altında Parlamento 14 bakana güvenoyu verdi

Irak'ın yeni başbakanı Ali ez-Zeydi (ön sol tarafta), hükümetinin oylaması için parlamentoya gelirken (AP)
Irak'ın yeni başbakanı Ali ez-Zeydi (ön sol tarafta), hükümetinin oylaması için parlamentoya gelirken (AP)

Irak Parlamentosu, dün yapılan oturumda, Başbakan adayı Ali ez-Zeydi başkanlığındaki eksik ve silahlı gruplardan arındırılmış hükûmete güvenoyu verdi. Oturuma 226 milletvekili katılırken, kararın, silahlı grupların devlet kurumlarındaki rolüne ilişkin Amerikan baskılarına yanıt niteliği taşıyan uzlaşının devamı olduğu belirtildi.

Parlamento, hükûmet programını da onaylarken, 14 bakana güvenoyu verdi. Ancak Şii, Sünni ve Kürt siyasi güçler arasında nüfuz paylaşımına ilişkin anlaşmazlıkların sürmesi nedeniyle bazı egemenlik ve hizmet bakanlıkları henüz onaylanmadı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre silahlı gruplara yakın siyasi bloklar parlamentoda yaklaşık 80 sandalyeye sahip olmasına rağmen, söz konusu gruplar süreçte belirgin şekilde geri planda kaldı.

Güvenoyu oylamasının ardından konuşan Başbakan Ali ez-Zeydi, “istikrarın güçlendirilmesi ve devlet otoritesinin pekiştirilmesi” yönünde çalışmaları sürdüreceklerini belirtti.

ABD yönetimi ise Irak hükûmetinin izlediği süreci yakından takip ettiğini belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilerin özellikle silahların devlet kontrolünde toplanması konusunda “sözlerden çok icraatlara” göre şekilleneceğini vurguladı.


Libya: Protestocular Trablus'taki Başbakanlık binasının bir bölümünü ateşe verdi

Ulusal birlik hükümetinin başkanı Abdulhamid Dibeybe (Reuters)
Ulusal birlik hükümetinin başkanı Abdulhamid Dibeybe (Reuters)
TT

Libya: Protestocular Trablus'taki Başbakanlık binasının bir bölümünü ateşe verdi

Ulusal birlik hükümetinin başkanı Abdulhamid Dibeybe (Reuters)
Ulusal birlik hükümetinin başkanı Abdulhamid Dibeybe (Reuters)

Libya’nın başkenti Trablus’ta bazı futbol taraftarları, dün gece Ulusal Birlik Hükûmeti Başbakanlık binasının bir bölümünü ateşe verdi. Protestocular, Başbakan Abdulhamid Dibeybe’nin ailesini, Libya Ligi’ndeki bazı takımlara diğerleri karşısında ayrıcalık tanımakla suçladı.

Olaylar, Trablus merkezli El-İttihad takımının taraftarlarının dün akşam Terhune Stadyumu’nda oynanan karşılaşma sırasında sahaya girmesinin ardından yaşandı. Taraftarlar, Batı Bölgesi şampiyonluk grubunda Es-Suveyhli Misrata’ya karşı oynanan maçın son dakikalarında takımları lehine penaltı verilmemesini protesto etti.

Stadyumdaki kameralar, silah sesleri ve saha içindeki kargaşayı kaydederken, yaralıların ambulanslarla taşındığı görüldü. Olaylara müdahale eden silahlı güçlerin, seyircisiz oynanan Libya Ligi maçına izinsiz giren taraftarları dağıtmak amacıyla ateş açtığı bildirildi. Trablus hükûmeti ise olaylara ilişkin henüz açıklama yapmadı.

Terhune Spor Kompleksi Müdürü Abdullah Ferec, basına yaptığı açıklamada, çıkan olaylarda canlı yayın aracının ve stadyum tesislerinin bir bölümünün yandığını doğruladı.

Maçla eş zamanlı olarak, başbakanlık binasına yakın ve El-İttihad kulübünün merkezinin bulunduğu Bab Bin Gaşir bölgesinde de olaylar yaşandı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre göstericiler, güvenlik güçlerine ait bir araca saldırdıktan sonra başbakanlık binası önünde protesto düzenledi.

Göstericilerin yoğun şekilde havai fişek kullanması sonucu binanın bazı bölümlerinde yangın çıktı. Güvenlik güçleri protestocuları dağıtırken, sivil savunma ekipleri yangına müdahale etti.

Şu ana kadar başbakanlık binasında meydana gelen hasarın boyutu ya da stadyum içi ve dışındaki olaylarda yaralananların sayısına ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.


Yemen krizinde en büyük esir takası anlaşması imzalandı

Yemen hükümeti ile Husi milisleri arasında, BM himayesinde, çok sayıda mahkûm ve tutuklunun takası konusunda anlaşmaya varıldı (Birleşmiş Milletler)
Yemen hükümeti ile Husi milisleri arasında, BM himayesinde, çok sayıda mahkûm ve tutuklunun takası konusunda anlaşmaya varıldı (Birleşmiş Milletler)
TT

Yemen krizinde en büyük esir takası anlaşması imzalandı

Yemen hükümeti ile Husi milisleri arasında, BM himayesinde, çok sayıda mahkûm ve tutuklunun takası konusunda anlaşmaya varıldı (Birleşmiş Milletler)
Yemen hükümeti ile Husi milisleri arasında, BM himayesinde, çok sayıda mahkûm ve tutuklunun takası konusunda anlaşmaya varıldı (Birleşmiş Milletler)

Yemen’deki “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu”, dün tüm Yemenli taraflar arasında bin 750 esir ve tutuklunun serbest bırakılmasını öngören en kapsamlı anlaşmanın imzalandığını açıkladı. Anlaşmanın, aralarında 7 Suudi vatandaşının da bulunduğu 27 koalisyon mensubunu kapsadığı belirtildi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, anlaşmanın Ürdün’ün başkenti Amman’da imzalandığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmelere, koalisyona bağlı ortak güçlerin müzakere komitesi ile Yemenli tarafların katıldı, süreç ise BM Genel Sekreteri Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in himayesinde yürütüldü.

Maliki yaptığı açıklamada, esir ve tutuklular dosyasının insani bir mesele olduğunu ve tüm esirler evlerine dönene kadar, koalisyon liderliğinin konuya doğrudan önem vermeyi sürdüreceğini belirtti.

Birleşmiş Milletler anlaşmayı memnuniyetle karşılarken, bunun güven artırıcı önemli bir adım ve siyasi sürecin yeniden canlandırılması açısından olumlu bir gelişme olduğunu açıkladı.

Yemen hükûmeti anlaşmayı “insani dosyada gerçek bir dönüşüm” olarak nitelerken, Husiler ise bunu “tarihi bir başarı” şeklinde değerlendirdi.

Uluslararası arabulucular, anlaşmanın uygulanmasının ülkede tıkanan barış sürecine ivme kazandıracak daha olumlu bir atmosfer oluşturmasını umut ediyor.