Rapor: Yıl sonundan önce SDG güçlerinin Suriye devletine entegrasyonuna ilişkin anlaşmayı kurtarmak için yoğun çabalar sürüyor

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve ABD destekli, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri Lideri Mazlum Abdi ile Suriye'nin başkenti Şam'da, 10 Mart 2025'te el sıkışıyor (SANA)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve ABD destekli, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri Lideri Mazlum Abdi ile Suriye'nin başkenti Şam'da, 10 Mart 2025'te el sıkışıyor (SANA)
TT

Rapor: Yıl sonundan önce SDG güçlerinin Suriye devletine entegrasyonuna ilişkin anlaşmayı kurtarmak için yoğun çabalar sürüyor

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve ABD destekli, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri Lideri Mazlum Abdi ile Suriye'nin başkenti Şam'da, 10 Mart 2025'te el sıkışıyor (SANA)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve ABD destekli, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri Lideri Mazlum Abdi ile Suriye'nin başkenti Şam'da, 10 Mart 2025'te el sıkışıyor (SANA)

Birçok katılımcı ve sürece vakıf kaynaklar, Suriye devlet güçleri ile Kürt unsurların entegrasyonuna yönelik görüşmelerde, Suriyeli yetkililer, Kürtler ve Amerikalıların, yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan tıkanmış bir anlaşmada ilerleme sağlamak için yoğun çaba sarf ettiğini belirtti.

Reuters’a konuşan kaynaklar, son birkaç günde müzakerelerin hız kazandığını ancak gecikmeler nedeniyle artan hayal kırıklığının devam ettiğini ve bazı katılımcıların büyük bir ilerleme sağlanmasını olası görmediğini aktardı.

Beş kaynak, geçiş hükümetinin, kuzeydoğu Suriye’de kontrolü elinde bulunduran Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bir teklif sunduğunu söyledi. Bir Suriyeli yetkili, bir Batılı yetkili ve üç Kürt yetkili de, Şam’ın bu öneride SDG’nin yaklaşık 50 bin savaşçısını üç ana birliğe ve daha küçük taburlara yeniden organize etmesine açık olduğunu ifade ettiğini belirtti. Teklif, SDG’nin bazı komuta zincirlerinden feragat etmesi ve kendi kontrolündeki bölgeleri Suriye ordusunun diğer birimlerine açması şartına bağlandı.

 Suriye haber ajansı SANA'nın 8 Mart 2025'te yayınladığı bir fotoğrafta, Suriye kıyı şeridindeki Lazkiye şehrinde bir kontrol noktasında Suriye hükümet güçleri görülüyor (AFP)Suriye haber ajansı SANA'nın 8 Mart 2025'te yayınladığı bir fotoğrafta, Suriye kıyı şeridindeki Lazkiye şehrinde bir kontrol noktasında Suriye hükümet güçleri görülüyor (AFP)

“İtibarı korumak"

Fikrin hayata geçirilip geçirilmeyeceği hâlâ netlik kazanmış değil. Birkaç kaynak, son dakikada kapsamlı bir anlaşmaya varılma olasılığını düşük gördüklerini ve daha fazla görüşmeye ihtiyaç olduğunu belirtti. Ancak SDG’den bir yetkili, “Şu anda her zamankinden daha yakın bir noktadayız” dedi.

Başka bir Batılı yetkili, önümüzdeki günlerde yapılacak olası bir açıklamanın kısmen ‘itibarı koruma’, süreyi uzatma ve Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından hâlâ kırılgan olan ülkede istikrarı sürdürme amacı taşıyacağını ifade etti. Çoğu kaynak, bu çabaların yıl sonuna kadar SDG’nin Suriye ordusu ve diğer devlet kurumlarıyla tam entegrasyonunu sağlayacak seviyeye ulaşmasının beklenmediğini aktardı; bu hedef, 10 Mart’ta iki taraf arasında imzalanan tarihî bir anlaşmada öngörülmüştü.

Uzmanlar, mevcut görüşmelerde başarısız olunmasının, Suriye’deki derin bölünmeleri çözme fırsatını tehlikeye atarak silahlı çatışma riskini artırabileceğini ve bunun, Suriye’nin 14 yıldır süren savaşın ardından toparlanmasını engelleyebileceğini belirtiyor. Ayrıca bu durum, Kürt savaşçıları terörist olarak gören ve müdahale tehdidinde bulunan Türkiye’yi de sürece çekebilir.

SDG mensupları Suriye'nin doğusundaki Deyrizor'da, (Reuters - Arşiv) SDG mensupları Suriye'nin doğusundaki Deyrizor'da, (Reuters - Arşiv)

Taraflar, birbirlerini oyalamak ve kötü niyetli davranmakla suçluyor. SDG, savaş sırasında ABD’nin başlıca müttefiki olarak kazandığı özerklikten vazgeçmek istemiyor; bu süreçte örgütlenmiş olan SDG, DEAŞ hapishanelerini ve zengin petrol kaynaklarını kontrol altına almıştı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre  kaynaklar, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı destekleyen ve onun geçiş hükümetine küresel destek çağrısında bulunan ABD'nin, SDG ile Şam arasında mesajlar ilettiğini, görüşmeleri kolaylaştırdığını ve bir anlaşma yapılması için çağrıda bulunduğunu belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki diyaloğu desteklemeye ve kolaylaştırmaya devam ettiğini söyledi. Sözcü, bu çabaların amacının, güçlerin entegrasyonuna doğru ilerleyen sürecin momentumunu korumak olduğunu vurguladı.

Suriye'nin Kamışlı kentinde düzenlenen gösteride bir kız çocuğu SDG bayrağını taşıyor... 17 Eylül 2025 (Reuters)Suriye'nin Kamışlı kentinde düzenlenen gösteride bir kız çocuğu SDG bayrağını taşıyor... 17 Eylül 2025 (Reuters)

Türkiye: Sabrımız tükeniyor

Yaz aylarında iki taraf arasında yapılan büyük bir görüşme turunun başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, kuzeydeki bazı cephe hatlarında sık sık yaşanan çatışmalar da dahil olmak üzere gerilimler arttı.

SDG, 2019’da DEAŞ militanlarını mağlup ettikten sonra, ülkenin büyük petrol ve buğday üretiminin bulunduğu kuzeydoğu Suriye’nin büyük bir bölümünü kontrol altına aldı.

SDG, Kürt azınlığa yönelik yıllarca süren baskıyı sonlandırdığını söylese de, Arap çoğunluğun yaşadığı bölgelerde yönetimlerine karşı memnuniyetsizlik arttı.

Bir Suriyeli yetkili, yıl sonu için belirlenen entegrasyon tarihinin kesin olduğunu ve SDG’den geri dönülemez adımlar atılmadığı sürece uzatılamayacağını ifade etti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise yaptığı açıklamada, Türkiye’nin askeri yollara başvurmak istemediğini ancak SDG’ye yönelik sabrın tükenmekte olduğunu vurguladı.

Kürt yetkililer ise süreye fazla önem vermediklerini belirterek, adil bir entegrasyon sağlamak amacıyla müzakerelere bağlı olduklarını söylediler. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nden yetkili Sihanouk Dibo, “Anlaşmanın geçerliliğinin devam etmesinin en güvenilir garantisi, içeriğinin kendisidir, zaman çerçevesi değil” dedi ve anlaşmadaki tüm maddelerin ele alınmasının 2026 yılı ortasına kadar sürebileceğine işaret etti.

SDG, ekim ayında kendisini üç coğrafi grup ve taburlara yeniden organize etme fikrini gündeme getirmişti. Ancak Şam’ın son günlerde sunduğu öneride yer alan bu taviz, örgütün kontrolündeki topraklardan vazgeçmesini sağlamaya yetecek mi, henüz net değil.

Kürtlerin liderliğindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nden Abdulkerim Ömer, açıklanmayan önerinin “lojistik ve idari ayrıntılar içerdiğini, bunun anlaşmazlıklara yol açabileceğini ve gecikmeye neden olabileceğini” söyledi.

Reuters’a konuşan üst düzey bir Suriyeli yetkili ise Şam’ın yanıtının ‘Mart anlaşmasının uygulanması için uzlaşmayı kolaylaştıracak şekilde esnek’ olduğunu belirtti.

Reuters'e konuşan üst düzey bir Suriyeli yetkili, Suriye'nin yanıtının, "Mart ayında varılan anlaşmayı uygulamak için uzlaşmaya varılmasını kolaylaştırmaya yönelik esneklikle karakterize edildiğini" belirtti.



İsrail, Lübnan'da Gazze senaryosunu tekrarlamaya doğru ilerliyor

İsrail askerleri, Lübnan sınırına yakın kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bir toplanma alanında tank paletlerini tamir ediyor (AFP) 
İsrail askerleri, Lübnan sınırına yakın kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bir toplanma alanında tank paletlerini tamir ediyor (AFP) 
TT

İsrail, Lübnan'da Gazze senaryosunu tekrarlamaya doğru ilerliyor

İsrail askerleri, Lübnan sınırına yakın kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bir toplanma alanında tank paletlerini tamir ediyor (AFP) 
İsrail askerleri, Lübnan sınırına yakın kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bir toplanma alanında tank paletlerini tamir ediyor (AFP) 

Axios sitesinin İsrailli ve Amerikalı yetkililere dayandırdığı habere göre İsrail, Litani Nehri’nin güneyindeki tüm bölgeyi kontrol altına almak ve “Hizbullah”ın askeri altyapısını çökertmek amacıyla Lübnan’daki kara operasyonunu büyük ölçüde genişletmeyi planlıyor.

Üst düzey bir İsrailli yetkili “Axios”a, “Gazze'de yaptığımızı yapacağız” dedi. Bu sözlerle, İsrail'in “Hizbullah”ın silah depolamak ve saldırılar düzenlemek için kullandığını iddia ettiği binaların yıkılmasına atıfta bulundu.

2006'dan sonra olası en büyük kara harekatı

Bu operasyon, 2006'dan bu yana Lübnan'da gerçekleştirilen en büyük İsrail kara harekatı olabilir ve bu durum, ülkeyi İran'la savaşla bağlantılı artan bölgesel gerginliğin merkezine yerleştirebilir.

Siteye göre bu büyüklükteki bir operasyon, İsrail'in Lübnan'ın güneyini uzun süreli olarak işgal etmesine yol açabilir.

Lübnan hükümeti, “Hizbullah”ın İsrail'e roket atmasının ardından yeniden alevlenen savaşın ülkede geniş çaplı yıkıma yol açmasından derin endişe duyuyor.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (solda) ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (İsrail Savunma Bakanlığı)İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (solda) ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (İsrail Savunma Bakanlığı)

Axios'un haberine göre ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Hizbullah'ı silahsızlandırmak için büyük bir İsrail operasyonunu desteklerken, aynı zamanda Lübnan devletine verilebilecek zararı sınırlamaya çalışıyor. Trump yönetimi, savaş sonrası bir anlaşmaya varmak için İsrail ile Lübnan arasında doğrudan görüşmeler yapılmasını da teşvik ediyor.

İsrail’in hesaplarında değişiklik

İsrailli yetkililere göre İsrail hükümeti birkaç gün öncesine kadar İran’la olan çatışmaya odaklanabilmek için Lübnan’daki gerginliği kontrol altına almaya çalışıyordu.

Ancak bu hesaplar çarşamba günü, “Hizbullah”ın “Yenilen Fırtına” adını verdiği operasyonda 200'den fazla roket fırlatmasıyla değişti. Bu, İran'ın da onlarca roket fırlattığı geniş çaplı koordineli bir saldırıydı.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre üst düzey bir İsrailli yetkili, “Bu saldırıdan önce Lübnan'da ateşkes yapmaya hazırdık, ancak saldırıdan sonra geniş çaplı bir operasyondan geri dönüş yolu kalmadı” ifadelerini kullandı.

Askeri Hareketler

İsrail ordusu, İran ile savaşın patlak vermesinden bu yana Lübnan sınırına 3 zırhlı ve piyade tümeni konuşlandırmış, bazı birlikler ise son iki hafta içinde küçük çaplı sınır ihlalleri gerçekleştirmişti.

Ordu, dün kara operasyonunun genişletilmesine hazırlık amacıyla sınıra takviye güçler gönderildiğini ve daha fazla yedek askerin çağrıldığını duyurdu.

Bir İsrailli yetkili Axios'a verdiği demeçte, hedefin “bölgeleri kontrol altına almak, (Hizbullah'ı) sınırdan uzak kuzeye itmek ve köylerdeki askeri mevzilerini ve silah depolarını imha etmek” olduğunu söyledi.

İsrail, Washington ile «durum bazında» istişarede bulunuyor

ABD yönetimi, dün İsrail’den operasyon sırasında Beyrut Uluslararası Havalimanı’nı veya Lübnan devletine ait tesisleri bombalamamasını istedi. İsrail tarafı havalimanını hedef almaktan kaçınmayı kabul etti, ancak devlet altyapısını korumaya tam olarak uymadı.

İsrail ordusu dün, “Hizbullah”ın askerlerini ve silahlarını taşımak için kullandığını söylediği Güney Lübnan'daki bir köprüyü bombaladı.

Bir İsrailli yetkili “Axios”a, İsrail'in Washington ile “duruma göre” istişare edeceğini belirterek, “Bu operasyon için ABD'den tam destek aldığımızı hissediyoruz” dedi.

Öte yandan, bir ABD'li yetkili siteye yaptığı açıklamada, “İsrailliler, (Hizbullah'ın) bombardımanını durdurmak için gerekli gördükleri her şeyi yapmalıdır” ifadesini kullandı.

İsrail Stratejik İşler eski Bakanı Ron Dermer (İsrail medyası)İsrail Stratejik İşler eski Bakanı Ron Dermer (İsrail medyası)

Netanyahu, Ron Dermer'i görevlendirdi

Buna ek olarak, Netanyahu, savaş süresince Lübnan dosyasını yönetmesi için eski bakan Ron Dermer'i görevlendirdi. Axios'un aktardığına göre Dermer, önümüzdeki haftalarda doğrudan görüşmeler başlarsa, Trump yönetimi ile iletişimi ve Lübnan hükümeti ile olası müzakereleri yürütecek.

Washington Boulos'u görevlendiriyor

ABD tarafında ise bu konuyu, Başkan Trump'ın danışmanı ve ABD'nin Afrika Özel Temsilcisi olan Lübnan asıllı Massad Boulos yönetiyor.

“Axios”un haberine göre Boulos son günlerde İsrailli, Lübnanlı ve Arap yetkililerle temas kurarak İsrail ile Lübnan arasında doğrudan görüşmelerin yapılmasını kolaylaştırmaya çalıştı.

Son günlerde Lübnan hükümeti, ateşkes şartları konusunda İsrail ile doğrudan görüşmeler yapmaya istekli olduğunu belirtti.

Axios'a göre, Trump yönetimi bu müzakereleri, 1948'den beri süregelen İsrail ve Lübnan arasındaki savaş halini resmen sona erdirebilecek daha geniş bir anlaşma için temel olarak kullanmayı umuyor.

Dün Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ile devam eden savaşını durdurmaya yönelik bir girişim kapsamında bu hafta önerdiği müzakere teklifine henüz bir yanıt almadığını açıkladı.

ABD'li “Axios” sitesi kaynaklara dayandırdığı salı günkü haberinde, İsrail'in Lübnan'ın önerisini reddettiğini aktardı ve ABD ile İsrail'in tepkilerinin “soğuk ve oldukça şüpheci” olduğunu ifade etti.


İsrail ordusu: Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlangıcından bu yana 350 militan öldürüldü

 İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
TT

İsrail ordusu: Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlangıcından bu yana 350 militan öldürüldü

 İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ordunun, Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlamasından bu yana 350’den fazla militanı öldürdüğünü açıkladı. Adraee, öldürülenler arasında Hizbullah’tan 15 üst düzey komutanın da bulunduğunu söyledi.

Adraee yazılı açıklamasında, “Öldürülen komutanlar, örgüt içinde farklı birimlerde görev yapıyordu ve son dönemde İsrail’e yönelik saldırı girişimlerinde yer almışlardı” ifadesini kullandı.

İsrail ordusunun geçen hafta boyunca hava, deniz ve kara unsurlarının katılımıyla bir dizi hedefli operasyon düzenlediğini belirten Adraee, bu saldırılarda Lübnan topraklarından faaliyet gösteren çeşitli gruplara mensup militanların ve aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu kişilerin öldürüldüğünü kaydetti.

Adraee, öldürülen önde gelen komutanlar arasında şu isimlerin bulunduğunu belirtti:

Zeyd Ali Cuma, Hizbullah’ın ateş gücü yönetiminden sorumlu yetkili.

Ali Rıza Bi Azer, Kudüs Gücü’ne bağlı Lübnan Kolordusu’nun istihbarat birimi komutanı.

Ahmed Resuli, yine Kudüs Gücü’ne bağlı Filistin Kolordusu’nun istihbarat sorumlusu.

Ali Müslim Tabace, İmam Hüseyin Tümeni’nin komutanı.

Adraee, operasyonlar sonucunda ayrıca Hizbullah’tan yedi üst düzey komutanın, Kudüs Gücü’ne bağlı Filistin ve Lübnan kolordularından beş komutanın ve İmam Hüseyin Tümeni’nden üç komutanın öldürüldüğünü söyledi. Ölenler arasında tümen komutanının yanı sıra İslami Cihad Hareketi’nden üst düzey bir komutanın da bulunduğu ifade edildi.

Adraee, İsrail ordusunun ‘İran rejimiyle bağlantılı askeri liderlik kademesine ağır darbeler indirdiğini’ belirterek, bunun Tahran’ın Lübnan ve bölgedeki nüfuzunu zayıflattığını savundu.

Silahlı örgütleri Lübnan’da yerleşim bölgelerinden faaliyet göstermekle suçlayan Adraee, bu grupların İsrail’e yönelik operasyonlar yürütürken ‘sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını’ öne sürdü.


Hamas, İran'ı komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı

Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
TT

Hamas, İran'ı komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı

Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)

Hamas bugün yaptığı açıklamada, İran'ı, ABD ve İsrail'in kendisine yönelik saldırılarına karşılık olarak Körfez bölgesindeki komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı ve bölge ülkelerini savaşı durdurmak için iş birliği yapmaya davet etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Hamas, İran'ın bu saldırıya uluslararası normlar ve yasalara uygun olarak bütün araçlarla karşılık verme hakkını teyit ederken, İran'daki kardeşlerine komşu ülkeleri hedef almamaları çağrısında bulundu.

Hareket ayrıca, bölgedeki bütün ülkeleri bu saldırıyı durdurmak ve aralarındaki kardeşlik bağlarını korumak için iş birliği yapmaya davet etti.

Bu açıklama, İran'ın müttefiki olarak kabul edilen ve Tahran'dan askeri ve mali destek alan Hamas'ın tutumunda önemli bir değişimi temsil ediyor.

Hamas, "bu savaşı durdurmanın İslam ümmetinin ve bölgenin çıkarına olduğunu" vurgulayarak, tüm ülkeleri ve uluslararası kuruluşları "derhal savaşı durdurmak için çalışmaya" çağırdı.

"Çeşitli ülkelerin salgının yayılmasını önlemek ve diyalog ile diplomasiye öncelik verme konusunda gösterdiği tüm çabaları takdir ettiğini" ifade etti.

İran'a karşı "Amerikan-Siyonist saldırganlığını" şiddetle kınadığını yineleyerek, bunun "uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk kurallarını ihlal ettiğini ve bölgede ve dünyada güvenlik ve barışı tehdit ettiğini" belirtti.