"Devlet terörizmi"... Cezayir ile gerilimin azaltılması yolunu raydan çıkarmakla tehdit eden bir Fransız hukuk emsali

Yeni suçlamalar, mevcut tarihi ve siyasi anlaşmazlıklara adeta benzin dökecek gibi görünüyor

Cezayir Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşmeden önce Fransız mevkidaşını kabul etti (AFP)
Cezayir Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşmeden önce Fransız mevkidaşını kabul etti (AFP)
TT

"Devlet terörizmi"... Cezayir ile gerilimin azaltılması yolunu raydan çıkarmakla tehdit eden bir Fransız hukuk emsali

Cezayir Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşmeden önce Fransız mevkidaşını kabul etti (AFP)
Cezayir Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşmeden önce Fransız mevkidaşını kabul etti (AFP)

Cezayir-Fransa ilişkileri, dün Fransa'daki Ulusal Terörle Mücadele Birimi Başsavcı Yardımcısı Olivier Christen'in kışkırtıcı bir basın açıklaması yapmasıyla, zaten gergin olan bir kriz ve gerilim dönemine girdi. Bu açıklama, Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez'in, iki ülke arasında, haklarında idari sınır dışı kararı çıkarılmış düzensiz Cezayirli göçmenlerin kabulü konusunda güvenlik iş birliği ve koordinasyonunun yeniden başlatıldığını duyurmasıyla eş zamanlı olarak geldi.

 Fransa'da terörizmle mücadele konusunda uzmanlaşmış adli birimin başkanı (Fransız medyası)Fransa'da terörizmle mücadele konusunda uzmanlaşmış adli birimin başkanı (Fransız medyası)

France Info radyosuna verdiği röportajda Olivier Christen, "devlet terörizmi" olarak nitelendirdiği konularla ilgili devam eden soruşturmalara değinerek özellikle Cezayir, Rusya ve İran'ı örnek gösterdi. Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı'nda şu anda bu üç ülkeyi hedef alan sekiz açık "devlet terörizmi" davası bulunduğunu belirtti.

Fransız yargı yetkilisi, Fransa'da yoğun bir şekilde gündeme gelen konulara yanıt verirken, savcılık Bank of America'nın Paris'teki genel merkezine yönelik saldırı planına karışmakla suçlanan dört kişiye dava açtı.

Kristen, “İran devlet terörizmiyle ilgili olarak, şu anda soruşturma altında olan üç vakamız var” dedi ve “başta Rusya ve Cezayir olmak üzere beş vaka daha var” diye ekledi. Devam eden soruşturmaların “aynı mantık çerçevesinde” olduğunu belirten Kristen, “bu yabancı devletler Fransız nüfusuna karşı doğrudan operasyonlar yürütmek yerine, Fransız topraklarında yaşayan muhaliflerini hedef alıyorlar. Fransız nüfusunun açıkça hedef alındığı tek durum İran'dır; İran, özellikle Yahudi topluluğu olmak üzere, düşman olarak gördüğü Fransız toplumunun bir kesimini hedef alıyor” şeklinde açıklama yaptı.

 Fransa İçişleri Bakanı, geçen şubat ayında Cezayir'e yaptığı ziyaret sırasında Cezayirli mevkidaşı ile (Cezayir İçişleri Bakanlığı)Fransa İçişleri Bakanı, geçen şubat ayında Cezayir'e yaptığı ziyaret sırasında Cezayirli mevkidaşı ile (Cezayir İçişleri Bakanlığı)

Şarku’l Avsat’ın Cezayirli gözlemcilerden aktardığına göre Cezayir'e yöneltilen suçlamalar ciddi ve gerilimi azaltma çabalarını baltalayarak, tarihi ve siyasi anlaşmazlıkların ateşine benzin dökebilir. Cezayirli gözlemciler, Cezayir'e atıfta bulunarak "devlet terörizmi" teriminin kullanılmasının, ilişkileri geri dönüşü olmayan bir noktaya itebilecek yasal ve medya açısından bir emsal oluşturduğuna inanıyorlar.

Geri dönüşü olmayan bir noktaya

Fransa terörle mücadele savcısı, Fransa'da bulunan ve ülke yetkilileri tarafından hedef alındığı iddia edilen Cezayirli "muhaliflerin" isimlerini açıklamadı; ancak bir yıldır süregelen tartışmaya bakılırsa, bunun Fransız-Cezayir ilişkilerinde "kriz içinde kriz" oluşturan muhalif YouTuber Amir Boukhors ile ilgili olması muhtemel.     

Muhalif YouTuber Amir Boukhers (kişisel sosyal medya hesabı)Muhalif YouTuber Amir Boukhers (kişisel sosyal medya hesabı)

Nisan 2025'te Fransız savcılar, Paris'te görevli bir Cezayir konsolosluk çalışanını, Nisan 2024'te "Amir DZ" olarak bilinen Boukhors'un kaçırılması ve alıkonulmasıyla bağlantılı olarak "terörizm"le suçladı. Soruşturma süresince gözaltında tutulmasına karar verildi. Geçen hafta, Paris'teki bir soruşturma hakimi, gözaltı süresini bir yıl daha uzattı; bu durum Cezayir'i öfkelendirdi ve iki ülke arasındaki son yakınlaşmayı, özellikle Sahel'deki terörizmle ilgili güvenlik iş birliğine getirilen yasağın kaldırılması konusunda, resmen baltalamakla tehdit etti. Cezayir ayrıca, Fransa'dan sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan vatandaşlarının ülkeye girişini reddetme kararını geri almakla da tehdit etti.

Fransa'nın bu yeni gerilime karşılık olarak, Fransa'daki terörle mücadeleden sorumlu adli makamların başkanının açıklamalarından 24 saat sonra Cezayir tarafından tam bir resmi sessizlik olması dikkat çekicidir.

Herhangi bir acil tepkinin olmaması göz önüne alındığında, gözlemciler Cezayir makamlarının sessizliğinin, özellikle çözülmemiş sorunların birikmesi ve ardı ardına gelen krizleri kontrol altına alma konusunda ortak arzuya dair gerçek bir işaretin olmaması nedeniyle, fırtına öncesi sessizlik olabileceğine inanmaktadır.

Paris ile eski sömürgesi Cezayir arasındaki gelişen anlaşmazlıkları yakından takip eden Cezayirli gazeteci Ali Boukhalef'e göre "Devlet terörizmiyle ilgili bu açıklamalar, özellikle ciddi sonuçları göz önüne alındığında, iki ülke arasındaki gerilimi daha da artıracaktır." Fransız Le Point dergisinin Cezayir muhabiri Adlane Meddi ise Fransız yetkililerin "Emir DZ'nin tarafını seçtiklerini ve şimdi kararlarının sonuçlarına katlanmak zorunda olduklarını" ifade etti.

Cezayir haber sitesi Interlignes ise şu ifadeleri kullandı: "Cezayir ve Paris arasındaki ilişkileri iyileştirme girişimlerinin her biri bir engelle karşılaşıyor. İlginçtir ki, bu engel her zaman aynı kaynaktan geliyor." Ayrıca, Olivier Christen'in devlet terörizmiyle ilgili soruşturmalar, özellikle de Cezayir'i ilgilendiren açıklamalar, "durumu sakinleştirmeye katkıda bulunmayacaktır."

Resmi gerilimi azaltma ile medyanın gerilimi tırmandırması arasındaki fark

Hükümet yanlısı haber sitesi "Algeria 54", Cezayir'in adının İsrail ve Amerikan müttefiki tarafından yürütülen bir savaşla işaretlenen jeopolitik bir bağlama sürüklenmesinin, "Fransız derin devletinin Cezayir'e karşı beslediği açık düşmanlığın bir parçası" olduğunu belirtti. Bu yeni hedef alma olayı, bizi Fransız derin devleti ve sömürge dönemine duyulan nostaljinin kalıntıları tarafından Cezayir halkına ve kurumlarına karşı yürütülen Kara On Yıl'da tanık olunan düşmanlık kampanyalarına geri götürüyor."

Tutuklu Fransız gazeteci Christophe Gleize (Sınır Tanımayan Gazeteciler)Tutuklu Fransız gazeteci Christophe Gleize (Sınır Tanımayan Gazeteciler)

Aynı kaynak şöyle devam etti: “Olivier Christen’in bu bariz ihlali, Cezayir ve halkına yönelik neo-kolonyal modelinin kurbanı olan, ölmekte olan bir Fransız rejiminin gerçek yüzünü ortaya koymaktadır. Bu durum Belçika, İsviçre, Portekiz, İspanya ve İtalya gibi diğer Avrupa ülkelerinin, Ortadoğu'daki devam eden savaşın sonuçları bağlamında Cezayir gazına yönelik artan Avrupa talebine atıfta bulunarak, Cezayir ile ilişkilerini güçlendirme ve sağlamlaştırma çabalarını hızlandırdığı bir dönemde gerçekleşmektedir.”

İronik bir şekilde bu yeni gerilim dönemi, İçişleri Bakanı Laurent Nunez'in geçen şubat ayındaki Cezayir ziyaretinin olumlu sonuçlar vermeye başladığını teyit ettiği gün yaşandı. Nunez, Fransız BFM TV kanalına verdiği röportajda, Elysee Sarayı'nın Fas'ın Sahra üzerindeki egemenliğini tanımasının ardından patlak veren ve 18 aydan fazla süren ciddi diplomatik krizin ardından Cezayir ile ilişkilerin "kademeli olarak yeniden başlama aşamasına girdiğini" belirtti.

Fransız yetkili, ikili iş birliğinin omurgasını oluşturan üç stratejik eksen olan güvenlik, adalet ve düzensiz göçle mücadele alanlarında etkin koordinasyonun yeniden başlatılmasını ele aldı. Bu yönde bir açıklama yapan Nunez, "Polis ve adli iş birliğiyle Cezayir ile göç konusunda koordinasyon yeniden ilerlemeye başlıyor" dedi.

Cezayir Cumhurbaşkanı, 18 Şubat'ta Fransa İçişleri Bakanı ile yaptığı görüşme sırasında (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)Cezayir Cumhurbaşkanı, 18 Şubat'ta Fransa İçişleri Bakanı ile yaptığı görüşme sırasında (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Bu açıklığın aksine, Nunez, Cezayir'de "terörizmi yüceltmek" suçlamasıyla hapsedilen Fransız gazeteci Christophe Gleize'nin davası gibi son derece hassas siyasi dosyaların ayrıntılarına girmekten kaçındı ve bunları "Dışişleri Bakanlığı'nın münhasır yetki alanına giren egemen dosyalar" olarak değerlendirdi.



Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
TT

Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)

Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babülmendep bölgesinde kontrolünde tuttuğu son mevzileri ele geçirmeye yaklaşırken, Lahic vilayetinde çatışmalar şiddetlendi. Husiler, Babülmendep'e doğru ilerleyebilmek ve Tur el-Baha ilçesine ulaşmak amacıyla Lahic'in Mukatira ilçesinde hükümet güçlerinin mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Amalika Tugayları, Babülmendep'te Husilerin elinde kalan sınırlı sayıdaki mevziye yönelik operasyonlarını sürdürürken, hükümet güçleri ve Halk Direnişi birlikleri de Taiz ve Lahic cephelerinde şiddetlenen çatışmalara girdi. Husiler, son günlerde kaybettikleri mevzileri geri almak ve batı kıyısına hâkim stratejik bölgelere doğru yeni ilerleme hatları açmak için girişimlerde bulunuyor.

Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını ve Taiz cephesinin sorumluluğunu yeniden düzenleyen kararlar aldı. Son haftalarda bazı mevzilerde yaşanan başarısızlıkların ardından alınan kararlar, siyasi liderliğin ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar “Yemen Şafağı” operasyonunun sürdürüleceğini yinelediği bir döneme denk geldi.

Sahadaki kaynaklara göre Husilerin Babülmendep'te elinde yalnızca bir ana mevzi ile az sayıda milisin bulunduğu birkaç tepe kaldı.

fbg
Taiz kenti çevresinde Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında bir Yemen askeri (AFP)

Kaynaklar, hükümet güçlerinin bu noktaların kontrolünü tamamen ele geçirmeye yaklaştığını, ancak Husilerin bölgeye döşediği yoğun mayın ve el yapımı patlayıcıların ilerlemeyi zorlaştırdığını belirtti. Askerler için ciddi tehdit oluşturan patlayıcıların temizlenmesinin, operasyonların tamamlanması açısından zorunlu olduğu ifade edildi.

Amalika Tugayları, Babülmendep Boğazı'na ve uluslararası deniz ulaşım güzergâhlarına hâkim konumu nedeniyle stratejik önem taşıyan bu bölgedeki Husi varlığını tamamen sona erdirmek için operasyonlarını sürdürüyor.

Husiler Lahic'in kuzeyinde saldırılarını yoğunlaştırıyor

Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira cephesinde Husiler, salı günü şafak vakti Memşah bölgesinde hükümet güçlerinin mevzilerine şiddetli bir saldırı düzenledi. Ancak 4. Hazım Tugayı ile 1. Komando Ulusal Direniş Tugayı birlikleri saldırıyı püskürttü. Böylece Husilerin aynı noktaya iki gün içinde düzenlediği ikinci saldırı da başarısızlıkla sonuçlandı. Örgüt, pazartesi günü de aynı mevziyi hedef almıştı.

Askerî kaynaklar, hükümet güçlerinin eş zamanlı olarak Nasıra bölgesindeki Savaliha dağlarında bulunan Husi mevzilerini orta ve ağır silahlarla hedef aldığını bildirdi. Saldırılarda Husilerin personel ve askerî teçhizat bakımından kayıplar verdiği belirtildi.

Askerî kaynaklardan alınan bilgilere göre hükümet güçleri, Nasıra cephesindeki Kızıl Su Deposu bölgesinde bazı mevzileri geri alarak Husi unsurlarını bölgeden çıkardı. Topçu birlikleri de Sakhir mevzilerinde Husilere ait toplanma noktalarını ve askerî araçları hedef aldı. Muayık ve Anan bölgelerinde ise çatışmalar devam etti.

scdfvg
Yemen ordusu, Husi saldırılarına karşı Taiz kentindeki mevzilerini koruyor (AFP)

Çatışmalar Kurbe ve Heycet el-Abd hatlarına da yayıldı. Husiler, Turbe ve Vaziiye yönünden askerî araçlar sevk ederek hükümet güçlerinin mevzilerine ilerlemeye çalıştı. Ancak hükümet güçleri saldırıyı püskürttü. Saatler süren çatışmaların ardından Husi unsurları Şerc bölgesinde durduruldu.

Hayfan ilçesindeki Ebus cephesinde de Kerb ve Memşah dağları çevresinde çatışmalar yaşandı. Hükümet güçleri, Husi saldırılarını püskürterek saldırganlara personel ve teçhizat kaybı verdirdi.

Son gelişmeler, Husilerin Babülmendep'te karşılaştıkları baskıya rağmen Lahic'in kuzeyindeki Mukatira cephesine ve buraya bağlı diğer hatlara ağırlık verdiğini gösteriyor. Örgüt, hükümet güçlerinin savunma hatlarını aşarak yeni bir ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Taiz cephesinin komuta yapısı değiştirildi

Cephelerdeki gelişmelerin ardından Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını yeniden düzenleyen ve Taiz cephesinin yönetimini değiştiren kararlar aldı. Kararlarla, çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden birindeki askerî sorumluluklar yeniden dağıtıldı.

2026 tarihli 247 sayılı karar uyarınca Albay Macdi Munadıl Sabit Ahmed, Tur el-Baha Askerî Ekseni komutanlığına ve 1. Vatan Kalkanı Kuvvetleri Tugayı komutanlığına atandı. Ahmed'in rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi.

Albay Bessam Abdu Said Salim el-Hark, eksenin kurmay başkanlığına ve 4. Dağ Piyade Tugayı komutanlığına getirilirken, Tuğgeneral Naci Mukbil Muhammed Said eş-Şattaf da eksenin harekât sorumlusu olarak görevlendirildi.

246 sayılı kararla ise Tuğgeneral Reşad Ahmed İsmail el-Yusufi, Yüksek Askerî Komite üyeliğine ve Taiz cephesi sorumluluğuna atandı. El-Yusufi'nin rütbesi tümgeneralliğe yükseltilirken, bu görevde Tümgeneral Yusuf eş-Şeraci'nin yerini aldı.

Taiz çevresindeki çatışmalar sürüyor

Taiz kentinin güneyinde hükümet güçleri, Halk Direnişi birliklerinin desteğiyle Akruz cephesinde bazı stratejik mevzileri yeniden ele geçirdi. Nube ve Seyb bölgeleri ile Mübarek Tepesi, Husilerle yaşanan çatışmaların ardından hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Çatışmalarda Husilerin ağır kayıplar verdiği bildirildi.

Hükümet güçleri, Misrah ilçesindeki Hubeyl es-Sarm bölgesinde mevzilerine yönelik Husi saldırısını da püskürttü. Vilayetin diğer cephelerinde ise çatışmalar devam etti.

Öte yandan savaş uçakları, Cebel Habşi kavşağında ağaçların altında konuşlanan Husi unsurlarını ve askerî araçlarını hedef aldı. Sahadaki bilgilere göre hava saldırılarında doğrudan kayıplar meydana geldi.

vfgb
Cevf vilayetindeki cephe hatlarında görev yapan Yemen hükümet güçlerinden bir asker (AFP)

Husiler ise Şakab köylerini havan toplarıyla bombaladı. Saldırılarda bazı evler zarar görürken, bölge sakinleri arasında korku ve panik yaşandı.

Taiz kentinin çevresindeki cephelerde hükümet güçleri ve yerel savaşçılar, kentin giriş ve çıkış noktalarındaki savunma mevzilerini korumayı sürdürüyor. Bölgede topçu ateşi ve aralıklı çatışmalar devam ediyor.

Kent çevresindeki Husi saldırılarının görece azalması, örgütün Mukatira ve Tur el-Baha cephelerindeki çatışmalara yoğunlaşmasıyla aynı döneme denk geldi. Böylece askerî operasyonların ağırlığı Taiz çevresindeki diğer cephelere kaydı.

Yemen Başkanlık Konseyi: Operasyon hedeflerine ulaşılıncaya kadar sürecek

Siyasi cephede Yemen Başkanlık Konseyi, “Yemen Şafağı” operasyonunun ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar devam edeceğini yineledi. Bu hedeflerin başında Husi darbesinin sona erdirilmesi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında sağlanması geliyor.

Reşad el-Alimi başkanlığında, tüm konsey üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, hükümet güçleri, askerî birlikler ve Halk Direnişi unsurlarının Suudi Arabistan öncülüğündeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun desteğiyle Cevf, Marib ve batı kıyısı cephelerinde ilerleme kaydettiği, Taiz'de ise direnişin sürdüğü belirtildi.

Resmî medyanın aktardığına göre toplantıda, Husilerin askerî saldırılarındaki tırmanış ele alındı. Devlet kurumları ve sivil tesislere yönelik füze ve İHA saldırıları, kent ve köylere yönelik saldırıların genişletilmesi, Taiz kuşatmasının sürdürülmesi ve yerleşim bölgelerinin bombalanması değerlendirildi. Uluslararası su yolları ve deniz ulaşımına yönelik tehditler de toplantının gündeminde yer aldı.

Başkanlık Konseyi, Husilerin saldırıları karşısında cephelerde gösterilen direnişin Suudi Arabistan'ın desteğiyle sürdürüldüğünü vurguladı. Konsey, Riyad yönetiminin hükümet güçlerine verdiği desteğin yanı sıra Taiz ve diğer vilayetlerdeki insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yardımlarını da takdir etti.

Konsey ayrıca Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşlara, örgütün milis devşirme ve eleman kazanma faaliyetlerini reddetmeleri, çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Açıklamada, silah bırakarak Husiler saflarında savaşmayı bırakanlar için ilan edilen prosedürler çerçevesinde güvenli dönüş yolunun açık olduğu da vurgulandı.


Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
TT

Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin tehditleri ve Afrika Boynuzu'ndaki terör örgütleriyle koordinasyonunun, milisleri uluslararası düzeyde kararlı bir tutum sergilenmesini gerektiren sınır aşan bir tehdide dönüştürdüğünü söyledi.

Ez-Zuba, salı günü Paris'te Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Remi Ferro ile bir araya geldi. Görüşmede Yemen'deki son gelişmelerin yanı sıra Husilerin sivil yerleşimlere ve uluslararası deniz ulaşım hatlarına yönelik terör eylemlerindeki tırmanış ele alındı.

Yemen Dışişleri Bakanı, Husilerin Taiz kentini kuşatma altında tutmasının yol açtığı insani dramı da gündeme getirdi. Ez-Zuba ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) çalışanları ile insani yardım kuruluşlarında görev yapan personelin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması gibi ihlallere dikkat çekti. Bu eylemlerin son olarak Muhammed eş-Şami'nin hayatına mal olduğunu belirtti.

Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Ferro ise Fransa ve Avrupa Birliği'nin (AB), sahadaki değişimlere uyum sağlayacak yeni bir Yemen politikası benimsemeye önem verdiğini ifade etti. Ferro, ülkesinin Husilerin sivillere yönelik tüm ihlallerini reddettiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmî haber ajansından aktardığı habere göre görüşmede, Yemen'deki gelişmeler ve Husilerin bölgesel güvenliğe yönelik tehditleri üzerinde duruldu.


Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı
TT

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen İçişleri Bakanlığı, salı günü, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husilerle birlikte çalışan 21 yabancı uzman bulunduğunu açıkladı. Bakanlık, bunlardan 14'ünün İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7'sinin ise Lübnan Hizbullahı mensubu olduğunu bildirdi.

Yemen'in 6 vilayetine dağılan uzmanların, Husilerin finansman, silahlandırma ve eğitim faaliyetlerinde görev aldığı belirtildi. Açıklamaya göre bu kişiler, doğrudan denetim ve gözetimin yanı sıra operasyonların planlanması ve yönetilmesine, milislerin askerî kapasitesinin geliştirilmesine de katılıyor. Uzmanların ayrıca Yemen'de uzun vadeli nüfuz oluşturmayı, siyasi, örgütsel, toplumsal ve medya faaliyetleri aracılığıyla Husilere bağlılık ağları ve yapılar kurmayı hedeflediği kaydedildi.

Yemen İçişleri Bakanlığı, söz konusu faaliyetlerin Yemen'i Arap çevresinden uzaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.

Yabancı uzmanların görev alanları arasında operasyon yönetimi, komuta-kontrol sistemleri, balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Ayrıca gözetleme sistemleri, haberleşme altyapısı, elektronik harp, ikmal ağları ve askerî bileşenlerin kaçakçılığı da uzmanların faaliyet gösterdiği alanlar arasında sıralandı.

Uzmanların deniz operasyonlarının koordinasyonunda ve ticari gemilerin hedef olarak belirlenmesinde de rol aldığı belirtildi. Açıklamada, patlayıcı yüklü teknelerin geliştirilmesi, otonom denizaltıların tasarlanması, mayın döşeme faaliyetleri ve milis unsurlarına askerî taktikler konusunda eğitim verilmesinin de bu kişilerin görevleri arasında bulunduğu ifade edildi. Söz konusu eğitimlerin, şehirlerin kuşatılması ve şehir savaşlarına yönelik olduğu kaydedildi.

Öte yandan, Yemen'de meşru yönetimi destekleyen Arap Koalisyonu salı günü, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurdu.

Bu gelişme, Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı bir balistik füze ile Riyad bölgesine yönelen iki İHA'nın bir gün önce engellenmesinin ardından yaşandı.