İsrail: Hizbullah lideri Naim Kasım öldürüldü

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım (Arşiv – AFP)
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım (Arşiv – AFP)
TT

İsrail: Hizbullah lideri Naim Kasım öldürüldü

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım (Arşiv – AFP)
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım (Arşiv – AFP)

İsrail ordusu, Hizbullah lideri Naim Kasım’ın gece saatlerinde Beyrut’a düzenlenen bir hava saldırısında öldürüldüğünü açıkladı.

Ayrıca İsrail güçleri, dün Hizbullah Genel Sekreteri’nin özel kalem müdürü Ali Yusuf Harşi’nin de öldürüldüğünü duyurdu.

Naim Kasım kimdir?

Hizbullah içinde deneyimli bir isim olan Kasım, 1991'den beri genel sekreter yardımcılığı görevini yürütüyor. Kasım, 1992 yılında bir İsrail helikopter saldırısında öldürülen eski Hizbullah Genel Sekreteri Abbas el-Musavi döneminde genel sekreter yardımcısı olarak atandı ve Nasrallah liderliği devraldığında da bu görevde kaldı.

Kasım siyasi faaliyetlerine 1974 yılında kurulan Şii Emel Hareketi’nde başladı. Birçok genç Lübnanlı Şii aktivistin siyasi ideolojisini şekillendiren İran İslam Devrimi'nin ardından 1979'da Emel'den ayrıldı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından 1982 yılında kurulan Hizbullah'ın kurulmasına yol açan toplantılara katıldı.

Uzun süre Hizbullah'ın önde gelen sözcülerinden biri oldu ve yabancı medyaya çok sayıda röportaj verdi. Gazze Şeridi'ndeki savaş sırasında İsrail ile sınır ötesi çatışmalar yoğunlaştığında, haziran ayında Al Jazeera'ye verdiği demeçte, Hizbullah'ın kararının savaşı genişletmek olmadığını, ancak dayatılması halinde savaşacağını söyledi.

Kasım, Hizbullah'ın 1992'deki ilk seçiminden bu yana parlamento seçim kampanyalarının genel koordinatörlüğünü yürütüyor. 2005 yılında Hizbullah'ın tarihini anlatan ve ‘Hizbullah’ın içine nadir bir bakış’ olarak tanımlanan bir kitap yazdı. 1953 yılında Beyrut'un Basta al-Tahta bölgesinde doğan Kasım'ın ailesinin kökenleri Şii ağırlıklı Güney Lübnan’daki Kafr Fila'ya dayanıyor. Kasım, evli ve altı çocuk babasıdır.

Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyine saldırmasının ve Gazze Şeridi'nde savaşın başlamasının ardından Hizbullah, Gazze Şeridi için bir ‘destek cephesi’ açtığını duyurdu.

Hizbullah ile İsrail arasında bir yıl süren sınır ötesi bombardımanın ardından İsrail ordusu, askeri operasyonlarının ağırlık merkezini Lübnan'la olan kuzey cephesine kaydırdığını açıkladı ve o zamandan beri Beyrut'un güney banliyöleri ile doğu ve güney Lübnan'daki Hizbullah kalelerine odaklanan yıkıcı bir hava harekâtı başlattı. Ardından Güney Lübnan'da sınırlı kara operasyonları başladı.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Lübnan Sağlık Bakanlığı, 23 Eylül'den bu yana Lübnan'da en az bin 700 kişinin İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu.

 



Lübnan-ABD temasları İsrail'in şiddetini “frenliyor”

Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)
Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)
TT

Lübnan-ABD temasları İsrail'in şiddetini “frenliyor”

Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)
Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın ABD ile gerçekleştirdiği yoğun temaslar, cumartesi gününden bu yana tırmanan İsrail askeri kampanyasının frenlenmesine katkı sağladı. Öte yandan Lübnan, Amerikan tarafının İsrail ile müzakerelerin sekizinci turunun tarihini belirlemesini bekliyor.

En az 28 kişinin ölümüne, onlarca kişinin yaralanmasına, yüzlerce kişinin Nebatiye şehri ile çevresindeki köylerden göç etmesine yol açan üç günlük hava saldırıları ve topçu bombardımanının ardından, dün Lübnan'ın güneyinde İsrail'in tırmandırma hızı düştü ve ardından geri dönüş dalgası başladı.

Diğer taraftan Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye şehrine yönelik tehlikenin artması, sivil ve siyasi aktivistlerin ordunun varlığının güçlendirilmesini ve devletin şehrin güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmesini talep eden ‘Nebatiye 2 Çağrısı’nı yayınlamasına yol açtı.

Lübnan ordusu, halka güvence vermek amacıyla Nebatiye şehrindeki askeri devriyelerini hızla artırdı.


Ürdün ordusu: Hava savunma sistemlerimiz İran kaynaklı 20 füzeye müdahale etti

İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)
İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)
TT

Ürdün ordusu: Hava savunma sistemlerimiz İran kaynaklı 20 füzeye müdahale etti

İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)
İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)

Ürdün ordusu tarafından bugün yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin ülkeyi hedef alan İran kaynaklı 20 balistik füzeye müdahale ettiği, bunlardan 18'inin imha edildiği, 2 füzenin ise ıssız bir bölgeye düştüğü belirtildi. Açıklamada ayrıca can kaybı yaşanmadığı vrugulandı.

Açıklamada, ordunun resmi sözcüsünün şu ifadeleri yer aldı:

“Ürdün hava savunma sistemleri, Ürdün topraklarına doğru (İran'dan) fırlatılan 20 balistik füzeye müdahale eederken, bunlardan 18'i başarılı bir şekilde engellenip imha edildi, 2 füze ise yerleşim yerlerinden uzak boş alanlara düştü.”

Sözcü, herhangi bir can kaybı yaşanmadığını vurguladı.

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), resmi İran medya organları tarafından bu sabaha karşı yayımlanan bir açıklamada, Ürdün'ün Ezrak bölgesindeki Amerikan üssü olarak nitelendirdiği yeri balistik füzelerle vurduğunu duyurmuş ve bunun, İran petrol tankerlerini hedef alan Amerikan saldırılarına karşılık olarak gerçekleştiğini belirtmişti.

İran’ın resmi haber ajansı IRNA'nın bildirdiğine göre DMO ayrıca, Kuveyt ve Bahreyn'deki petrol tankerlerini hedef alacakları uyarısında bulunarak mürettebattan ‘derhal gemilerini terk etmelerini’ istedi.

IRNA, DMO’nun şu mesajını aktardı:

“Terörist Amerikan ordusunun İslam Cumhuriyeti'ne ait bir dizi petrol tankerini hedef alarak işlediği düşmanca eylemler göz önüne alındığında; bu teröristlere ev sahipliği yapan ve düşmanca eylemlerine ortak olan Kuveyt ile Bahreyn iskelelerinin çevresinde bulunan tüm petrol tankerlerinin mürettebatını uyarıyor, bekleme bölgelerinde veya iskelelerde olsunlar, hedef alınacakları için gemilerini derhal terk etmeleri gerektiğini ihtar ediyoruz.”

Diğer taraftan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), DMO’nun son iki gün içinde ABD Donanmasına ait bir savaş gemisini iki kez balistik füzelerle hedef almasının ardından, 8 Eylül'de beş İran ham petrol tankerini imha ettiğini açıkladı. ABD savaş gemisi İran'ın saldırı girişimlerini bertaraf etmeyi başarmış ve Amerikan personelinde hiçbir yaralanma olmaksızın bölgesel sulardaki devriyesine devam etti.


Lübnan açıklarında batan göçmen teknesinden 22 kişi kurtarıldı

Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)
Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)
TT

Lübnan açıklarında batan göçmen teknesinden 22 kişi kurtarıldı

Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)
Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)

Lübnan ordusu, yaptığı açıklamada, ülkenin kuzey kıyıları açıklarında, düzensiz yollarla göçmen taşımaya çalışırken arızalanan bir teknedeki 20’den fazla kişinin kurtarıldığını duyurdu.

Ordu tarafından dün yapılan açıklamada, deniz kuvvetlerinin Sivil Savunma ve Kızılhaç ekiplerinin desteğiyle, kuzeydeki Trablus kenti açıklarında arızalanan bir teknede “yasa dışı yollarla kaçırılmaya çalışılan 22 kişiyi” kurtardığı belirtildi.

Açıklamada, “diğer yolcuların kurtarılması için çalışmaların sürdüğü” ifade edilirken, teknede toplam kaç kişinin bulunduğuna ilişkin bilgi verilmedi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan’ın resmi Ulusal Haber Ajansı’ndan aktardığına göre teknedeki yolcuların 20’den fazlası Suriyeli, diğerleri ise Lübnanlı uyruklu.

Lübnan’dan teknelerle ayrılan göçmen ve sığınmacılar, Avrupa’da daha iyi bir yaşam arayışıyla yola çıkıyor. Göçmenlerin çoğu, Lübnan kıyılarına 200 kilometreden daha kısa mesafede bulunan Doğu Akdeniz’deki Kıbrıs’a ulaşmaya çalışıyor.

Suriye’de 2011 yılında Beşşar Esed yönetiminin hükümet karşıtı barışçıl gösterileri bastırmasıyla başlayan savaş, 500 binden fazla kişinin ölümüne ve nüfusun yaklaşık yarısının yerinden edilmesine yol açtı.

Esed’in 2024’ün sonlarında devrilmesinin ardından ülkede göreceli bir istikrar sağlanmasına rağmen, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNHCR) göre halen yaklaşık 1,12 milyon Suriyeli Lübnan’da mülteci olarak bulunuyor.

UNHCR, yaklaşık 400 bin Suriyelinin 2025 yılında Lübnan’dan ülkelerine geri döndüğünü tahmin ediyor.

Lübnan’da ise 2019’un sonlarında başlayan ekonomik çöküş ve yaşam koşullarındaki kötüleşme, çok sayıda Lübnanlıyı düzensiz göç yollarına yöneltti.

Lübnan ordusu, son yıllarda deniz yoluyla göçmen kaçırılmasına yönelik çok sayıda girişimi de engelledi.