İsrail’in kısıtlamaları Gazze’de uzuvlarını kaybetmiş kişilerin acılarını daha da artırıyor

Çoğu çocuk binlerce kişi savaş nedeniyle uzuvlarını kaybetti

Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
TT

İsrail’in kısıtlamaları Gazze’de uzuvlarını kaybetmiş kişilerin acılarını daha da artırıyor

Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)

14 yaşındaki Filistinli çocuk Fadıl en-Naci, futbol oynamayı çok seviyordu. Ancak geçtiğimiz eylül ayında İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) düzenlediği saldırıda iki bacağını kaybetmesinin ardından, artık zamanının büyük bölümünü Gazze Şeridi’ndeki evinde geçirmek zorunda kalıyor.

Yüzünde derin bir hüzünle koltukta oturan Naci’nin pantolonunun bir paçası boş şekilde sarkarken, diğer paçası beline doğru katlanmış durumda. Yanında ise aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi bulunuyor.

Anne Necva en-Naci, oğlunun geçmişte futbol oynadığı görüntüleri telefonundan gösterirken, “Kendi içine kapandı, kimseyi görmek istemiyor, arkadaşlarıyla konuşmuyor. Sürekli yalnız oturuyor, sanki yavaş yavaş ölüyor. Tek isteğim Fadıl’a protez, Emir’e ise estetik bir yapay göz takılması” ifadelerini kullandı.

Reuters’a konuşan sağlık ve yardım çalışanı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’ndeki yaklaşık 5 bin ampute için bu tür imkânlar oldukça sınırlı. Bu kişilerin dörtte birini Fadıl gibi çocuklar oluştururken, alçı gibi temel tıbbi malzemelere yönelik İsrail kısıtlamaları durumu daha da zorlaştırıyor.

rrtgb
İsrail saldırısında yaralanan 34 yaşındaki Filistinli Ömer Ebu Ali, Gazze şehrindeki evinde tekerlekli sandalyesinden yatağına geçiyor. (Reuters)

İsrail, Gazze Şeridi’nde Hamas mensuplarına karşı yürüttüğü ve iki yılı bulan askeri operasyon kapsamında uyguladığı kısıtlamaları güvenlik kaygılarıyla gerekçelendiriyor.

Yardım kuruluşu Humanity & Inclusion ise Gazze’de savaş öncesi Filistinli sağlık yetkililerinin açıkladığı ampute sayıları da dikkate alındığında, mevcut amputasyon oranlarının kara mayınları nedeniyle uzun süre en kötü örnek olarak gösterilen Kamboçya’yı dahi aştığını belirtti.

Artan ihtiyaç nedeniyle iki tıp merkezinin, savaşta hayatını kaybedenlerden çıkarılan eski protezleri yeniden kullanmaya çalıştığı ifade edildi. Doktorlar ayrıca bazı hastalar için plastik borular ya da ahşap parçalar kullanılarak geçici protezler üretildiğini, ancak bu yöntemlerin enfeksiyon ve yeni yaralanma riskini artırdığını vurguladı.

Yerine getirilmemiş bir vaat

Gazze Şeridi’nde ampute edilen kişiler, ekim ayında ilan edilen ateşkes ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konan 20 maddelik plan kapsamında verilen ancak hayata geçirilemeyen taahhütlerin sembolü haline gelmiş durumda. Söz konusu plan, yardımların ‘engelsiz’ şekilde bölgeye girişini öngörüyordu.

dfvf
 İsrail hava saldırısında yaralanan 34 yaşındaki Filistinli Ömer Ebu Ali, Gazze şehrinde yaygın yıkımın ortasında tekerlekli sandalyeyle bir sokakta ilerliyor. (Reuters)

Plan ayrıca, Gazze Şeridi’nden Mısır’a açılan tek çıkış noktası olan Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasını da içeriyordu. Ancak amputeler dahil olmak üzere tıbbi tahliyelerin düzensiz şekilde gerçekleştiği belirtiliyor.

İsrail ise sivil ve askeri amaçlarla kullanılabileceğini belirttiği bazı malzemelerin ithalatına, savaş öncesine dayanan politikalar çerçevesinde kısıtlama uygulamayı sürdürüyor. Her ne kadar alçı ve protez yapımında kullanılan bazı plastik bileşenler ‘çift kullanımlı’ malzemeler listesinde yer almasa da, İsrail’in ihracat kısıtlamalarına ilişkin belgelerinde ‘inşaat malzemeleri’ bu kapsamda değerlendiriliyor.

fd fd
Bacağını kaybeden Filistinli Hazım Fure, Gazze şehrindeki evinde oturuyor. (Reuters)

İsrail hükümetine bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi (COGAT), Gazze’ye giren yardımları kontrol eden askeri birim olarak, tıbbi ekipmanların düzenli girişini kolaylaştırdıklarını, ancak Hamas tarafından ‘terör faaliyetlerinde kullanılabilecek’ malzemelerin geçişine izin vermeyeceklerini açıkladı.

Protezlere ilişkin sorulara yanıt veren birim, Birleşmiş Milletler (BM) ve yardım kuruluşlarıyla uygun tıbbi yanıtın sağlanmasına yönelik görüşmeler yürütüldüğünü bildirdi.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ise Gazze’deki ana protez merkezi olan Protez ve Felç Merkezi’ni desteklediğini belirterek, alçı ithalatına yönelik kısıtlamaların dört aydan uzun süredir neredeyse tamamen uygulandığını ve mevcut stokların yalnızca haziran ya da temmuz ayına kadar yeteceğini açıkladı.

Merkezin sözcüsü Husni Mihna, rakam vermeden yaptığı açıklamada, mevcut üretimin gerçek ihtiyaca kıyasla son derece sınırlı kaldığını ifade etti.

Şeyh Hamad Rehabilitasyon ve Protez Hastanesi ise savaş boyunca yeni malzeme temin edemediğini ve mevcut stoklarının tükendiğini duyurdu. Hastanenin Genel Müdürü Ahmed Naim, şu anda yalnızca mevcut protezlerin bakımını yapabildiklerini ve üretim için yerel alternatif bulunmadığını söyledi.

Humanity & Inclusion, 2025 başından bu yana Gazze’de 118 geçici protez sağladığını, ancak Aralık 2024’te gönderilen son sevkiyattan kalan malzemelerin tükenmek üzere olduğunu bildirdi.

sd
Filistinli işçiler, Gazze şehrinde temel malzeme sıkıntısı yaşanırken, bir atölyede plastik parçalar ve alçı gibi malzemeler kullanarak protez uzuvlar üretiyorlar. (Reuters)

Gazze Barış Kurulu ise Gazze’ye yardımları artırmayı hedeflediklerini ve amputeler başta olmak üzere hastaların durumunu ciddiyetle ele aldıklarını açıkladı.

Kurul, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Bunlar acil sivil ihtiyaçlar” ifadesini kullanarak, ateşkes taahhütlerinin insani, ticari ve tıbbi yardımların kesintisiz akışını kapsadığını belirtti.

Açıklamada ayrıca, kısıtlamalar ve gecikmelerin ilgili makamlarla görüşüldüğü, silahlı grupların silah bırakması ve Gazze’de teknokrat bir Filistin hükümetine geçiş sağlanması halinde bu kısıtlamaların hafifletilmesi ve kaldırılmasına yönelik güvenceler bulunduğu ifade edildi.

Uzun süreli şok

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, protezler her hasta için özel olarak üretildiğinden Gazze’ye hazır halde ithal edilemiyor. Bu süreçte, kalan uzvun kalıbını çıkarmak için alçı kullanılıyor ve kişiye özel yuva bu şekilde hazırlanıyor.

Reuters’ın görüştüğü Gazze’deki üç diğer ampute de protez eksikliği nedeniyle savaş öncesi yaşamlarına dönmekte ciddi zorluk yaşadıklarını belirtti. Bazı hastaların bekleme listesinde olduğu ve bir kısmının, kalan uzvun şeklinin düzeltilmesine yönelik cerrahi hazırlıklardan geçtiği ifade ediliyor.

2024 Aralık ayında İsrail’in evine düzenlediği saldırıda sol bacağını diz üstünden kaybeden 40 yaşındaki Hazım Fure, “Lüks bir hayat istemiyorum, insanlığımı geri kazanmak için bir protez istiyorum” dedi.

Protez eksikliğinin, iyileşme sürecini ciddi şekilde aksattığı ve amputelerin yaşadığı travmayı uzattığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yeterli sayıda uzman cerrahın bulunması halinde birçok vakada amputasyonun önlenmesi mümkün olabilirdi.

Filistinli sağlık yetkilileri, bu durumun devam eden İsrail saldırıları karşısında amputeleri daha da savunmasız hale getirdiğini belirtiyor. Ateşkese rağmen düzenlenen saldırılarda 750 Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

ICRC ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), tekerlekli sandalye gibi bazı ekipmanlara yönelik kısıtlamaların ateşkes sonrası kısmen hafiflediğini bildirirken, sağlık çalışanları yıkıntılarla dolu Gazze sokaklarında hareket etmenin hâlâ büyük zorluk oluşturduğunu vurguluyor.

Malzeme eksikliğinin yanı sıra uzman personel yetersizliği de dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yalnızca 8 protez uzmanı bulunuyor. Doktorlar, özellikle çocuk hastaların büyümeye bağlı olarak düzenli protez ayarlamalarına ihtiyaç duyması nedeniyle takibin son derece zor olduğunu belirtiyor.

Humanity & Inclusion bünyesinde protez ve ortopedik cihazlar teknik sorumlusu olan Hibe Beşir ise durumu şu sözlerle özetledi: “Amputasyon yalnızca bir uzvun kaybı değil; umut ve bağımsızlığın da kaybıdır. Çocuklar için ise bu, geleceğin kaybı anlamına geliyor.”



Washington ve Tahran arasında Zeydi: Yetersiz bir hükümet ve mercek altındaki Irak egemenliği

 Başbakan adayı Ali el-Zeydi (ortada), Bağdat'ta kabinesini parlamentoya sunmadan önce, 14 Mayıs 2026 (AFP)
Başbakan adayı Ali el-Zeydi (ortada), Bağdat'ta kabinesini parlamentoya sunmadan önce, 14 Mayıs 2026 (AFP)
TT

Washington ve Tahran arasında Zeydi: Yetersiz bir hükümet ve mercek altındaki Irak egemenliği

 Başbakan adayı Ali el-Zeydi (ortada), Bağdat'ta kabinesini parlamentoya sunmadan önce, 14 Mayıs 2026 (AFP)
Başbakan adayı Ali el-Zeydi (ortada), Bağdat'ta kabinesini parlamentoya sunmadan önce, 14 Mayıs 2026 (AFP)

Selam Zeydan

Irak parlamentosu, Iraklı fraksiyonların hükümete katılmasının engellenmesi sebebiyle son derece karmaşık bölgesel ve iç koşulların ortasında, Ali el-Zeydi hükümetine güvenoyu verdi ve 23 bakanlık için önerdiği adaylardan 14'ünü onayladı.

Hukuk Devleti Koalisyonu Başkanı Nuri el-Maliki, parlamentonun Yüksek Öğretim ve İçişleri bakanlıkları için adaylarını reddetmesinin ardından büyük darbe aldı. Aynı kaderi, Sünni müttefiki Azm Koalisyonu Başkanı Müsenna es-Samarrai de yaşadı; Kültür ve Planlama bakanlıkları için adayları parlamento tarafından reddedildi.

Konu hakkında bilgili kaynaklara göre Zeydi, silahlı örgütlerle bağlantılı herhangi bir bakanı reddetmesi için yoğun Amerikan baskısıyla karşı karşıya kaldı. Çok sayıda bakan adayı veto edildi ve yerlerine yenileri önerildi. Kaynaklar, Koordinasyon Çerçevesi’nin, özellikle bazı fraksiyonların silahsızlanma ve yalnızca siyasi sürece katılma arzusunu dile getirmesi nedeniyle, Amerikan tarafıyla müzakereler sonuçlanana kadar bu fraksiyonlara tahsis edilen bakanlıklar için yeni adayların sunulmasını ertelemeye karar verdiğini doğruladı. Zeydi, yaklaşan Kurban Bayramı'ndan sonra kabinesini tamamlayacak ve kalan dokuz bakanlık pozisyonu için Amerikan tarafıyla bir anlaşmaya varmaya çalışacak.

Bu arada İran, Koordinasyon Çerçevesi’ne Amerikan baskısına boyun eğmemesi ve hükümet içindeki pozisyonlara fraksiyonların temsilcilerinin atanması yönünde yoğun baskı uyguladı. Bu ihtilaf, Amerikan tehditlerinin ciddiyetiyle birleşince, Koordinasyon Çerçevesi içinde bölünmeye yol açtı. Bu bölünmeden Ulusal Hikmet Akımı lideri Ammar el-Hekim ile Asaib Ehli-l Hak lideri Kays el-Hazali'nin temsil ettiği, ABD ile karşı karşıya gelmeye karşı çıkan grup zaferle çıktı.

Zeydi, son derece karmaşık koşullar altında görevi üstlendi. Irak, mutlak Amerikan ve İsrail hakimiyeti altındaki hava sahası üzerinde kontrol sahibi değil. Bu durum, Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle petrol ihracatının yapılamaması ve hükümetin çalışanların maaşlarını ödeyememesi gibi zorlukla karşı karşıya kalmasıyla aynı zamanda meydana geldi.

Zeydi, son derece karmaşık koşullar altında görevi üstlendi. Irak, mutlak Amerikan ve İsrail hakimiyeti altındaki hava sahası üzerinde kontrol sahibi değil. Bu durum, Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle petrol ihracatının yapılamaması ve hükümetin çalışanların maaşlarını ödeyememesi gibi bir zorlukla karşı karşıya kalmasıyla aynı zamanda meydana geliyor.

Koordinasyon Çerçevesi, Seyyid eş-Şuhada Tugayları’na bağlı ve Ebu Ala el-Veli önderliğindeki Zafer Hareketi, Hizbullah Tugayları’na bağlı Haklar Hareketi ile İmam Ali Tugayları’na bağlı ve Şibli el-Zeydi önderliğindeki Hizmetler Hareketi, ayrıca Muhsin el-Mendelavi önderliğindeki el-Esas Koalisyonu gibi fraksiyonları temsil eden güçlere herhangi bir bakanlık vermedi. Öte yandan, mevcut kabinede yer almayan Asaib Ehli-l Hak hareketi, başbakan yardımcılığı pozisyonunu hedefliyor. Bu görev için Kays Hazali, kardeşi ve hareketin genel sekreteri olan Leys Hazali'yi aday gösterdi.

Karmaşık bölgesel ortamda, Zeydi hükümeti, adaylar konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle İçişleri ve Savunma Bakanlıkları için atamaları kesinleştirmeden çalışmalarına başladı. Durumu daha da karmaşık hale getiren bir diğer unsur ise Irak'ta son zamanlarda Necef şehrinde bir İsrail askeri üssünün inşa edildiğine dair çıkan haberlerdi. Zira bu durum, Ekim 2023 savaşından bu yana İsrail ile çatışma halinde olan Iraklı örgütler için açık bir meydan okuma oluşturuyor.

Görsel kaldırıldı.Iraklı milletvekilleri, Bağdat'taki parlamento binasında, Başbakan Ali Zeydi başkanlığındaki yeni hükümeti oylamak üzere yapılacak oturuma katılıyor, 14 Mayıs 2026 (Reuters)

Bu bağlamda, bilgili kaynaklar, Irak hükümetinin Necef çölündeki bu güçlerin ne kadar süre kaldığı ile ilgili kesin kanıtlardan yoksun olduğunu söyledi. Ancak, bir çobanın ihbarı üzerine, bölgeye derhal bir güvenlik gücü gönderildi ve söz konusu güç hedef alındı. Kaynaklar, ABD Büyükelçiliği ile temasa geçildikten sonra büyükelçiliğin Irak tarafına bu güçlerin kendileriyle bağlantılı olmadığını bildirdiğini ve o zaman bunların İsrail güçleri oldukları hipotezinin güçlendiğini de belirtti.

Aynı kaynaklar, bölgede beşten fazla uçak ve çok sayıda askeri aracın bulunduğunu vurguladı. 12 Günlük Savaş'tan bu yana Irak'ın hava savunma sistemlerinin yetersizliği nedeniyle Amerikan ve İsrail uçaklarının Irak hava sahasını kontrol ettiğini belirtmekte fayda var.

Kerbela Operasyon Komutanı Ali el-Haşimi şunları söyledi: “İsrailli güç Necef çölüne doğru 25 kilometre mesafede bulunuyordu. Kendisine yaklaşırken, güvenlik güçlerimizi hedef alan uçaklarla karşılaştık. Bu nedenle geri çekilmek yerine konuşlanmaya karar verdik. Ertesi gün, gücün bulunduğu yere doğru ilerlediğimizde, çoktan ayrılmış olduğunu gördük.”

Gücün söz konusu yerde 48 saatten fazla bulunmadığını ve bölgede haftalarca bulunduğu yönündeki haberlerin yanlış olduğunu, bunun bir üs değil, bir girişim olduğunu ifade etti.. Wall Street Journal'ın bir İsrail üssünün kurulduğuna ilişkin haberinin ardından, Ortak Operasyonlar Komutanlığı yeni bir askeri operasyon başlatacağını duyurdu. Bu operasyon, Irak hükümetinin bilmediği herhangi bir İsrail veya Amerikan üssünün varlığına ilişkin endişeler nedeniyle, bütün birliklerin katılımını ve ıssız çöl alanlarının aranması faaliyetlerini içeriyor.

Aynı bağlamda, Parlamento Güvenlik ve Savunma Komitesi üyesi Yaser İskender Vatut, İsrail güçlerinin 2003'ten önce kurulmuş bir askeri üsse ait eski bir piste bir günlük iniş gerçekleştirdiğini belirtti. İsrail varlığının amacının Irak topraklarından fırlatılan insansız hava araçlarının kalkış noktalarını takip etmek ve hedeflerini belirlemek olduğunu açıkladı. Irak güvenlik güçleri iniş alanına vardığında İsrail güçlerinin çoktan geri çekilmiş olduğunu, ardından yapılan aramada sadece askerlerin geride bıraktığı yiyecek artıklarının ve kalıntıların bulunduğunu kaydetti.

Ancak yazar Muntazar Nasır, Necef çölünde bir İsrail üssünün kurulmasını, devlet otoritesinin yokluğunu ortaya koyan büyük bir skandal olarak nitelendirdi. Bunu, devlet projesinin kendi mimarları veya projede yer alanlar tarafından, son yıllarda dış taleplere boyun eğilmesi nedeniyle çökmesine, ayrıca, direniş gruplarıyla bağlantılı bazı kişilerin Irak hava sahasında yabancı cisimleri tespit eden radarları hedef alıp devre dışı bırakmalarına bağladı.

Nasır, yaptığı açıklamaada, Irak hükümetinin Irak hava sahasını koruyan, güvenlik ve askeri konularda kendisi ile iş birliği yapan uluslararası koalisyonla olan anlaşmasını feshettiğini söyledi. İş birliğinin devam etmesinin Irak'ı bu tür ihlalleri ortaya çıkarmaktan sorumlu tutabileceği için feshedilmiş olabileceğini belirten Nasır, Irak'ın gelişmiş hava savunma sistemlerinden yoksun olduğu için tanımlanamayan cisimleri tespit edemediğini açıkladı.

Nasır şunu da vurguladı: “Bu İsrail üssü Sünni çoğunluklu bir bölge olan Anbar çölünde kurulmuş olsaydı, bu konu propaganda amacıyla kullanılır ve Sünni bileşene veya ayrım gözetmeksizin Sünni siyasi oluşumlara suçlamalar yöneltilirdi. Ancak bugün herkes sessiz çünkü burası Şii bir bölge ve Irak güçlerinin ve milislerinin burnunun dibinde bulunuyor.”

İsrail üssünün kurulmasının ardındaki amaçların çok sayıda olduğunu, bunların arasında İran'ın Tel Aviv'i hedef alan uçak ve füzelerini izlemek, sahip olduğu teknolojiyi korumak için bir uçağı veya mürettebatını kurtarmaya çalışmak gibi amaçların da bulunduğunu vurguladı. İsrail'in Irak devletine nüfuz edebilecek kapasitede olduğuna dair herkese açık bir mesaj gönderdiğini belirtti. “Hatta Bağdat'ın kalbinde özel operasyonlar bile gerçekleştirebilirken, etkili siyasi bloklar kurulacak hükümetteki paylarını güvence altına almakla meşgul oldukları için bu tehlikeyi fark edemediler” dedi.

Zeydi, Irak'ın İran’ın müdahalelerini sınırlamasını, müttefiklerini hükümet pozisyonlarından uzaklaştırmasını ve komşularını tehdit etmekten kaçınmasını talep eden Washington ile ilişkilerini yönetmede ciddi bir zorlukla karşı karşıya

Zeydi, Irak'ın İran’ın müdahalelerini sınırlamasını, müttefiklerini hükümet pozisyonlarından uzaklaştırmasını ve komşularını tehdit etmekten kaçınmasını talep eden Washington ile ilişkilerini yönetmede ciddi bir zorlukla karşı karşıya. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardı analize göre Chatham House'un Ortadoğu ve Kuzey Afrika programında araştırmacı olan Haydar el-Şakiri şunları söyledi: “Eğer İsrail'in Amerikan desteğiyle Necef'te üs kurduğu kanıtlanırsa, Irak ile ABD arasındaki ilişki daha da gerginleşecektir, çünkü şu anda ABD'nin Irak'ın egemenliğini ihlal etmesi nedeniyle ilişkide bir karışıklık yaşanıyor.” ABD'nin İsrail'in Irak'ın egemenliğini ihlal etmesine yardım ettiğini ve bunun gelecekte ve özellikle de güvenlik ve ekonomik anlaşmaların sonuçlandırılması alanında, İran ile ABD arasındaki ilişkileri karmaşıklaştırdığını vurguladı.

Görsel kaldırıldı.Irak'ın güneybatısındaki Necef çölünde, enkaz halindeki bir kamyonetin etrafında toplanan adamlar. İsrail güçleri, İran'a karşı savaş sırasında Irak çölünde eski bir havaalanını kullanarak geçici bir üs kurmuştu,12 Mayıs 2026 (AFP)

Şakiri, silahlı fraksiyonlar ve Amerikalılar arasındaki ateşkesin geçici olduğunu ve ABD'nin Irak’ın egemenliğini ihlal etmeye devam etmesi halinde, yeniden çatışmalar nedeniyle ateşkes görüşmelerinin geçmişte kalacağını belirtti. Zira fraksiyonlar şu anda hükümet kurma ve pozisyonları paylaşma sürecinde oldukları için herhangi bir gerilimin kendi çıkarlarına olmadığını düşünüyorlar.

Şakiri, İsrail ve ABD'nin Irak hava sahasını sürekli ihlal etmesinin ve uçakların hedef alınmamasının öncelikle Irak'ı savaştan uzak tutma yönündeki siyasi bir karardan kaynaklandığını, herhangi bir teknik veya askeri zayıflıkla ilgili olmadığını, çünkü hükümetin hava savunması olsa bile gerilimi tırmandırmayacağını açıkladı.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.


İsrail ordusu, Batı Şeria'daki Cenin mülteci kampında Filistinli genci öldürdü

Yas tutanlar, Batı Şeria'daki Deyr Kadis kasabasında düzenlenen cenaze töreninde bir Filistinlinin naaşına son kez bakıyor (AP)
Yas tutanlar, Batı Şeria'daki Deyr Kadis kasabasında düzenlenen cenaze töreninde bir Filistinlinin naaşına son kez bakıyor (AP)
TT

İsrail ordusu, Batı Şeria'daki Cenin mülteci kampında Filistinli genci öldürdü

Yas tutanlar, Batı Şeria'daki Deyr Kadis kasabasında düzenlenen cenaze töreninde bir Filistinlinin naaşına son kez bakıyor (AP)
Yas tutanlar, Batı Şeria'daki Deyr Kadis kasabasında düzenlenen cenaze töreninde bir Filistinlinin naaşına son kez bakıyor (AP)

Filistin Sağlık Bakanlığı, bugün, İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’nda bir Filistinli genci öldürdüğünü açıkladı. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre İsrail ordusu ise bir yıldan uzun süredir kontrol altında tuttuğu ve girişleri yasakladığı kampa sızmaya çalıştığını öne sürdüğü kişiye ateş açıldığını bildirdi.

Bakanlığın kısa açıklamasında, “34 yaşındaki Nuruddin Kemal Hasan Feyyad’ın, işgal güçlerinin açtığı ateş sonucu Cenin Kampı’nda hayatını kaybettiği” belirtildi.

İsrail ordusu sözcüsü AFP’ye yaptığı açıklamada, askerlerin sabaha karşı “Cenin Kampı bölgesine sızmaya çalışan şüpheli bir kişiyi tespit ettiğini” söyledi. Sözcü, bölgede askerlerin faaliyet yürüttüğünü ve girişlerin yasak olduğunu ifade etti.

Açıklamada, askerlerin prosedür gereği önce havaya uyarı ateşi açtığı, ancak kişinin uyarıları dikkate almayıp bölgeye yaklaşmayı sürdürmesi üzerine doğrudan ateş açıldığı ve yaralandığı kaydedildi.

İsrail ordusu ayrıca, askerin olay yerinde ilk müdahaleyi yaptığı, ardından yaralının Filistin Kızılay ekiplerine teslim edildiği ve daha sonra ölümünün açıklandığı bilgisini paylaştı.

Filistin Kızılayı ise Cenin’deki ekiplerinin, “uyluğundan gerçek mermiyle vurulmuş halde hayatını kaybetmiş bir genci” teslim alarak hastaneye naklettiğini duyurdu.

İsrail ordusu, 21 Ocak 2025’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin ve Tulkerim mülteci kamplarında geniş çaplı askeri operasyonlar yürütüyor. “Demir Duvar” adı verilen operasyon kapsamında, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) göre yaklaşık 40 bin Filistinli yerinden edildi.

İsrail’in 1967’den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da günlük şiddet olayları yaşanırken, AFP’nin Filistin yönetimi verilerinden elde ettiği bilgilere göre, 2023’te başlayan Gazze savaşı sonrası aralarında çocuklar ve silahlı kişilerin de bulunduğu en az bin 72 Filistinli, İsrail askerleri veya Yahudi yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.


Şarku’l Avsat’a konuşan Hamas kaynakları Haddad suikastını doğruladı

Gazze’de bombalanan bir binadan alevler yükseliyor. (Reuters)
Gazze’de bombalanan bir binadan alevler yükseliyor. (Reuters)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan Hamas kaynakları Haddad suikastını doğruladı

Gazze’de bombalanan bir binadan alevler yükseliyor. (Reuters)
Gazze’de bombalanan bir binadan alevler yükseliyor. (Reuters)

Hamas kaynakları, hareketin silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın üst düzey ismi İzzeddin el-Haddad’ın dün Gazze kentinde düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini doğruladı.

Hamas’a yakın üç kaynak Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Haddad’ın cenazesinin ailesi ve yakın çevresi tarafından teşhis edildiğini belirtti. Kaynaklar, saldırının şiddeti nedeniyle Haddad’ın naaşının bazı bölümlerinin parçalandığını ifade etti.

Kaynaklar ayrıca, Haddad’ın cenazesinin bugün öğle saatlerinde toprağa verileceğini aktardı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz, Gazze kentinin er-Rimal mahallesinde bir apartman dairesini hedef alan saldırının Haddad’a yönelik olduğunu açıklamıştı. İsrailli yetkililer, Haddad’ın 7 Ekim 2023 saldırılarının planlayıcılarından biri olduğunu ve binlerce İsraillinin öldürülmesi ile kaçırılmasından sorumlu tutulduğunu öne sürmüştü.

Saldırının dün saat 19.45 sularında Gazze kentinin merkezindeki er-Rimal mahallesinde bulunan bir apartman dairesine düzenlendiği belirtildi. Gazze’nin en seçkin bölgelerinden biri olarak bilinen mahalledeki saldırıdan yaklaşık 10 dakika sonra ise el-Vahde Caddesi’nde bir araç daha hedef alındı.

İki saldırıda en az 7 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, 30’dan fazla kişinin de yaralandığı bildirildi.

İsrailli güvenlik kaynakları, Kanal 12 televizyonuna yaptıkları açıklamada, Haddad’a yönelik saldırının hassas istihbarat bilgilerine dayandığını belirtti. Kaynaklar, hedef alınan aracın saldırıya uğrayan apartman dairesinin bulunduğu bölgeden ayrıldığını, Haddad ya da beraberindekilerin kaçmasını önlemek amacıyla aracın da vurulduğunu ve içindekilerin öldürüldüğünü ifade etti.

Haddad’a yönelik suikastın, Hamas’ın yeni siyasi büro başkanını belirleme sürecini tamamlamak üzere olduğu bir dönemde gerçekleştiği belirtildi. Hareketin yeni liderinin yarın açıklanmasının beklendiği kaydedildi.

Haddad, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki askeri konseyin diğer önde gelen isimlerini öldürmesinin ardından, Kassam Tugayları içinde Gazze’deki en etkili isim olarak görülüyordu. İsrail daha önce Kassam Tugayları’nın eski komutanı Muhammed ed-Dayf ile daha sonra örgütün liderliğini üstlenen Muhammed Sinvar’ı öldürdüğünü açıklamıştı. Savaşın ilk dönemlerinde ise askeri konsey üyelerinden Mervan İsa hayatını kaybetmişti.

Esir takası anlaşmaları kapsamında serbest bırakılan çok sayıda İsrailli rehinenin, daha önce Haddad ile görüştüklerini anlattıkları belirtildi.

Haddad’ın savaş sırasında en az iki oğlunu kaybettiği ifade edildi. Bunlar arasında büyük oğlu Suhayb el-Haddad’ın da bulunduğu, oğullarının düzenlenen hava saldırılarında yaşamını yitirdiği aktarıldı. Ayrıca Haddad’ın kişisel korumalarından biri olan damadının da ayrı bir saldırıda hayatını kaybettiği kaydedildi.