Yemen İçişleri Bakanı Tümgeneral İbrahim Haydan, geçici başkent Aden’de ‘en büyük siyasi suikast planlarından birinin’ engellendiğini açıkladı. Haydan, güvenlik güçlerinin yurtdışı bağlantılı terör hücrelerine yönelik başarılı bir önleyici operasyon gerçekleştirdiğini ve söz konusu yapıların önde gelen siyasi ve güvenlik yetkililerini hedef alan saldırılar planladığını söyledi. Haydan, yaşananları Yemen devleti ve kurumlarını hedef alan bir ‘istihbarat savaşı’ olarak nitelendirdi.
Haydan, Şarku’l Avsat’a verdiği kapsamlı röportajda, Aden’de son dönemde yaşanan suikastların arkasındaki hücrelerin dış finansman ve lojistik destek aldığının soruşturmalarla ortaya çıkarıldığını belirtti. Güvenlik güçlerinin operasyon sırasında ele geçirilen belge, harita ve ekipmanların planın boyutunu ve hedeflerini açığa çıkardığını ifade etti.
Haydan ayrıca, Suudi Arabistan ile güvenlik koordinasyonunun ‘en üst seviyede’ sürdüğünü vurgulayarak, iki ülke arasındaki ilişkiyi ‘ortak kader ilişkisi’ olarak tanımladı. Haydan, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğindeki Riyad yönetiminin Yemen’e verdiği desteğe de övgüde bulundu.
Suudi Arabistan ile ortak kader ilişkisi
Yemen İçişleri Bakanı Haydan, ülkesinin Suudi Arabistan ile ilişkilerini ‘ortak kader ilişkisi’ olarak tanımladı. Haydan, “Yemen’in içinde bulunduğu mevcut koşullarda, Suudi Arabistan’daki kardeşlerimizin meşru Yemen yönetimini desteklemek için tüm imkanlarını seferber ettiğini görüyoruz. Amaç, devletin yeniden tesisi ile askeri, mali ve siyasi istikrarın sağlanmasıdır. Bu nedenle Yemen’deki güvenlik dosyası, bölgesel güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.

Haydan, bu durumun Yemen ile Suudi Arabistan arasındaki güvenlik koordinasyonunu en üst seviyeye taşıdığını belirterek, Kral Selman bin Abdulaziz, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman ve İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud’un sağladığı desteğe teşekkür etti. Haydan, özellikle eğitim, kapasite geliştirme, lojistik ve teknik destek alanlarında verilen katkının Yemen’in güvenlik planlarının uygulanmasında kritik rol oynadığını ifade etti.
Haydan ayrıca, “Bu destek, güvenlik kurumlarımızın ayakta kalması ve çalışmalarını sürdürebilmesi açısından belirleyici oldu. Suudi Arabistan’ı terörle mücadelede birinci stratejik ortağımız olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Aden’deki güvenlik durumu
Yemen İçişleri Bakanı Haydan, genel olarak kurtarılmış bölgelerde, özel olarak ise geçici başkent Aden’de güvenlik durumunun sürekli iyileştiğini söyledi. Haydan, buna rağmen Aden’in güvenliğinin, devletin yeniden inşa sürecini başarısızlığa uğratmak amacıyla ‘sistematik biçimde hedef alındığını’ ifade etti.
Haydan, güvenlik alanındaki ilerlemenin çeşitli göstergelerle ölçülebileceğini belirterek, “Güvenlik kurumlarının etkinliği ve olaylara hızlı müdahale kapasitesi, toplumdaki suç oranlarının düşmesi ve halkın devlet kurumlarına verdiği destek bu ilerlemenin başlıca göstergeleridir” dedi. Haydan, bu gelişmelerin ‘en büyük siyasi suikast planının’ engellenmesine katkı sağladığını kaydetti. Ancak bunun ağır bir bedelle gerçekleştiğini belirten Haydan, plan kapsamında son iki ay içinde toplum ve devlet açısından önemli üç ismin hayatını kaybettiğini söyledi.

Haydan, tüm baskılara rağmen İçişleri Bakanlığı’nın askeri ve istihbarat kurumlarının desteğiyle güvenlik ve istikrarı sağlamak için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Haydan, uygulanan kapsamlı güvenlik planının devlet kurumlarının sahadaki varlığını güçlendirmeyi ve hukukun üstünlüğünü tesis etmeyi amaçladığını belirtti. Haydan ayrıca, vatandaşlardan olumlu iş birliği gördüklerini ifade ederek, halkın her türlü güvenlik çalışmasının başarısındaki temel unsur olduğunu vurguladı.
“Karşı karşıya olduğumuz tüm zorluklara ve devlet ile toplumu hedef alan başarısız girişimlere rağmen, güvenlik kurumlarımız bugün daha profesyonel, daha disiplinli ve görevlerinde daha koordineli hale gelmiştir” diyen Haydan, güvenlik birimlerinin aynı zamanda milis gruplardan ve onların bölgesel müttefiklerinden kaynaklanan tehditlere karşı daha dikkatli ve hazırlıklı olduğunu da sözlerine ekledi.
Suikastların yeniden başlamasının nedenleri
Yemen İçişleri Bakanı Haydan, Aden’de yeniden artış gösteren suikastların amacının toplumda kaos yaratmak ve halkın devlete olan güvenini sarsmak olduğunu söyledi. Haydan, “Bölgesel güçler tarafından desteklenen milislerin hedef aldığı isimlerin niteliğine bakıldığında, planın nasıl işlediğini anlamak mümkün. Son dönemde gerçekleştirilen suikastlar güvenlik, eğitim ve kalkınma alanlarını hedef aldı. Bu da hedefin aynı anda hem devlet hem de toplum olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.
Haydan ayrıca, saldırıların Yemen Başkanlık Konseyi ile hükümetin karar alma süreçlerini birleştirme ve ülkedeki normalleşmeyi sağlama yönündeki çabalarını engellemeyi amaçladığını savundu. Haydan, “Düşman güçler bu korkakça ve hain saldırılarla Aden’in istikrarsız bir başkent olduğu yönünde yanıltıcı mesajlar vermeye çalışıyor. Ancak güvenlik güçlerimiz bu suç girişimlerini fiilen başarısızlığa uğrattı” ifadelerini kullandı. Saldırıların faillerinin cezasız kalmayacağını vurgulayan Haydan, güvenlik kurumlarının istihbarat ve askeri birimlerin desteğiyle bu tür kanlı planları engellemeyi sürdüreceğini söyledi. Haydan ayrıca, soruşturmalarda önemli ipuçlarına ulaşıldığını belirterek, “Bu terör saldırılarının arkasındaki asıl planlayıcılara bizi ulaştıracak birçok iz elimizde bulunuyor” dedi.
Suikastların arkasında kim var?
Haydan, Aden’de son dönemde gerçekleşen suikastların arkasında kimlerin bulunduğuna ilişkin soruya verdiği yanıtta, güvenlik birimlerinin savcılıkla koordinasyon içinde soruşturmalarda önemli ilerleme kaydettiğini söyledi. Haydan, “Güvenlik kurumları, delillerin toplanması ve bu suçların izlerinin sürülmesi konusunda büyük mesafe kat etti. Elde edilen birçok bulgu, isyancı ve darbeci milislerin dış güçlerden destek aldığını gösteriyor” dedi. Haydan, söz konusu desteğin ülkede kaos yaratmayı, devletin yeniden inşa sürecini sekteye uğratmayı ve kurtarılmış bölgelerde yürütülen kalkınma çalışmalarını engellemeyi amaçladığını savundu. Özellikle geçici başkent Aden’in devlet kurumlarının görünürlüğünün arttığı bir merkez haline geldiğine dikkat çeken Haydan, saldırıların bu nedenle yoğunlaştığını ifade etti.
Vessam Kaid suikastı
Yemen İçişleri Bakanı Haydan, Vessam Kaid’in öldürülmeden önce Husiler tarafından tehdit edildiğine ilişkin soruya verdiği yanıtta, Husilerin geçmişinde siyasi suikastların önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Haydan, “Husi milislerinin geçmişi, ulusal kadroları tasfiye etmek, toplumsal yapıyı parçalamak ve iktidara ulaşmak için şiddeti araç olarak kullanmakla ilgili çok sayıda suçlama ve ihlalle doludur” dedi. Haydan, ilk bulgular ve Kaid’in suikast öncesinde aldığı tehditlerin, Husileri doğrudan şüpheli konumuna yerleştirdiğini ifade etti. Ancak saldırıyı gerçekleştiren kişilerin doğrudan Husilere bağlı olmasının şart olmadığını belirten Haydan, farklı isyancı ve darbeci milis gruplar arasında ortak hedefler doğrultusunda iş birliği bulunduğunu savundu. Haydan, “Bu yapıların ortak amacı kaos yaratmak ve devletin işleyişini engellemektir” değerlendirmesinde bulundu.
Yemen ulusal güvenliği
Haydan, söz konusu saldırılarla bağlantılı tüm kişilerin takibinin sürdürüleceğini belirterek, faillerin ortaya çıkarılması konusunda kararlı olduklarını söyledi. Haydan, “Bu terör operasyonlarının arkasında kimlerin bulunduğunu, saldırıları kimin finanse ettiğini, desteklediğini ve lojistik imkân sağladığını ortaya çıkarmak için tüm izleri takip edeceğiz. Soruşturmalar tamamlandığında tüm detayları kamuoyuyla paylaşacağız” dedi. Konunun yalnızca Yemen’in değil, bölge ülkelerinin de ulusal güvenliğiyle bağlantılı olduğunu savunan Haydan, bazı tarafların yalnızca Yemen’deki meşru yönetimi zayıflatmayı değil, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın desteklediği siyasi ve ekonomik istikrar çabalarını da hedef aldığını öne sürdü. Suudi Arabistan’ı Yemen’in ‘en önemli müttefiki ve temel ortağı’ olarak nitelendiren Haydan, Riyad yönetiminin devlet kurumlarının yeniden inşasına verdiği desteğin hedef alındığını ifade etti.

Dış finansman ve destek
Yemen İçişleri Bakanı Haydan, suikastları gerçekleştiren bazı terör hücrelerinin dış bağlantılara sahip olduğunu ve operasyonlarının finansman ile lojistik açıdan desteklendiğini söyledi. Haydan, “Topraklarımız üzerinde bir istihbarat savaşı yürütülüyor. Bunun amacı halkımızın kanını dökmek, toplumsal dokuyu parçalamak, devleti başarısızlığa uğratmak ve kurumların yeniden inşasını engellemektir” ifadelerini kullandı. Haydan, Yemen yönetiminin bu nedenle bölgesel ve uluslararası ortaklarla koordinasyon içinde çalıştığını belirterek, sınır aşan terör ağlarının finansman ve destek kaynaklarını kurutmayı hedeflediklerini söyledi.
Suikast hücrelerinin çökertilmesi
Haydan, son dönemde çökertilen suikast hücrelerine ilişkin yaptığı açıklamada, yakalanan yapının suikast düzenleme ve patlayıcı yerleştirme konusunda eğitimli bir hücre olduğunu söyledi. Haydan, söz konusu hücrede yer alan kişilerin suç geçmişine sahip olduğunu ve doğrudan Husilerin kontrolündeki bölgelerde bulunan bir komuta merkeziyle bağlantılı olduklarını ifade etti.
Haydan, bu operasyonun başarılı bir önleyici darbe niteliği taşıdığını belirterek, şüphelilerin üzerinde yapılan aramalarda çok sayıda belge, harita ve ekipmanın ele geçirildiğini kaydetti. Ele geçirilen materyallerin, üst düzey siyasi ve güvenlik yetkililerini hedef alan geniş kapsamlı bir planı ortaya çıkardığını da sözlerine ekledi.
Kurtarılmış bölgelerdeki güvenlik durumu
Yemen İçişleri Bakanı Haydan, kurtarılmış tüm vilayetlerde güvenlik durumunda kayda değer bir ilerleme sağlandığını, güvenlik birimleri arasında koordinasyon, iş birliği ve entegrasyonun güçlendiğini söyledi. Haydan, başkent Aden’in siyasi ve sembolik ağırlığı nedeniyle özel bir güvenlik odağı altında bulunduğunu belirtti.

Haydan, suç oranlarında sınırlı bir düşüş yaşandığını, buna karşılık suçların aydınlatılma oranının aynı seviyede korunduğunu ifade etti. Verilere göre 2025 yılının ilk çeyreğinde 3 bin 111 suç kaydedilirken, 2026’nın aynı döneminde bu sayı 3 bin 64’e geriledi. Suçların çözülme oranının ise yüzde 90 seviyesinde olduğu bildirildi.









