Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile Hamas arasındaki ilişkiler, tarafların karşılıklı suçlamalarda bulunduğu ve sorumluluğu birbirine yüklediği yeni bir gerilim sürecine girdi. Sürecin, aylardır ilerleme kaydedilemeyen ateşkes anlaşması nedeniyle daha da karmaşık hale geldiği belirtiliyor.
Taraflar arasındaki gerilim, Kahire’de yürütülen müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından daha da arttı. Son olarak Mladenov’un Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda ‘Hamas’ın anlaşmanın uygulanmasının önündeki engel olarak gösterilmesi’, hareketin sert tepkisine yol açtı. Uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmede, karşılıklı suçlamaların ateşkes anlaşmasının tam olarak uygulanmasını olumsuz etkileyeceğini ve mevcut tıkanıklığı derinleştireceğini ifade etti.
Mladenov’un BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda, Gazze Şeridi’nde ateşkesin süregelen ihlal ve zorluklara rağmen yedi ay boyunca korunduğu belirtildi. Raporda, ‘kapsamlı planın uygulanmasının önündeki temel engelin Hamas’ın silahsızlanmayı ve Gazze üzerindeki kontrolü bırakmayı reddetmesi olduğu’ kaydedildi.
Hamas ise dün yayımladığı açıklamada, Barış Kurulu’nun raporunda yer alan ifadeleri reddetti. Açıklamada, raporun ‘İsrail hükümetini Gazze’de ateşkese yönelik günlük ihlallerinden sorumlu tutmayan bir dizi yanlış bilgi içerdiği’ savunuldu. Hamas ayrıca, silahsızlanma konusunun gündeme getirilmesinin ‘meseleyi karmaşıklaştırmayı ve aşamaları açık şekilde belirlenmiş ateşkes anlaşmasını sekteye uğratmayı amaçladığını’ ileri sürdü. Hareket, Gazze yönetiminin ulusal komiteye devredilmesine hazır olduğunu daha önce birçok kez dile getirdiğini de vurguladı.
Yaklaşık bir hafta önce Kahire’de gerçekleştirilen ancak sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından Hamas ile Mladenov arasındaki anlaşmazlıklar daha da belirgin hale geldi. Hamas Siyasi Büro Üyesi Basim Naim, Barış Kurulu’nun üst düzey yetkilisine yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve İsrail meseleleri uzmanı akademisyen Ahmed Fuad Enver, Mladenov ile Hamas arasındaki görüş ayrılıklarının giderek derinleştiğini belirterek, bunun Gazze anlaşmasına olumsuz yansıyacağını söyledi. Enver, Barış Kurulu yetkilisinin ‘İsrail’in imajını düzeltmeye çalıştığını ve Gazze Şeridi’ne yönelik kapsamlı saldırılar için zemin hazırladığını’ öne sürdü. Hamas’ın, Kassam Tugayları komutanlarından İzzeddin el-Haddad’ın öldürülmesine karşılık vermediğini hatırlatan Enver, buna rağmen hareketin Mladenov’dan eleştiri dinlemek zorunda kaldığını belirtti. Enver, “Bu durum ne herhangi bir arabulucunun ne de anlaşma sürecinin başarılı olmasına yardımcı olur” değerlendirmesinde bulundu.
Enver ayrıca, İsrail’in günlük ihlallerini sürdürdüğü ve anlaşmaya bağlı kalacağına dair herhangi bir güvence bulunmadığı sürece Hamas’ın silahsızlandırılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. Mladenov’a tutumunu gözden geçirme çağrısında bulunan Enver, aksi halde müzakere süreci ile bölgesel istikrarın zarar görebileceğini söyledi. Enver, “Mladenov artık müzakereleri kolaylaştıran değil, sürece yük olan bir isim haline geldi” dedi.

Filistinli siyaset analisti Husam ed-Decni, Mladenov’un ‘yalnızca silah meselesine odaklanan ve çatışmanın özü olan işgal ile Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını göz ardı eden İsrail yaklaşımını benimsediğini’ söyledi. Decni, bu tutumun ‘anlaşmanın uygulanmasına yönelik gerçek bir ilerlemeyi engellediğini ve ateşkesin çökmesi ile askeri gerilimin yeniden tırmanması dahil tehlikeli senaryolara yol açabileceğini’ ifade etti.
Sorunun Mladenov’un şahsından değil, yürüttüğü görevin niteliğinden kaynaklandığını savunan Decni, mevcut görevin, kim üstlenirse üstlensin Gazze’nin silahsızlandırılması ve bölge için halkın beklentileriyle örtüşmeyen yeni bir düzen kurulmasını hedeflediğini dile getirdi.
Bu gelişmeler, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin dün Londra’da Birleşik Krallık Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell ile gerçekleştirdiği görüşmede, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan ulusal komitenin görevine sahada başlamasının ve uluslararası istikrar gücünün hızla konuşlandırılmasının önemine dikkat çektiği bir dönemde geldi.
Enver, Mısır’ın, teknokratlardan oluşacak komitenin Gazze’ye giriş yapması ve istikrar güçlerinin konuşlandırılmasıyla anlaşma sürecinin ilerletilmesi gerektiği yönündeki vurgusunu sürdürdüğünü belirtti. Enver, bunun mevcut süreçte anlaşmayı tehdit eden siyasi manevraların aşılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Decni ise üç farklı senaryo öngördüğünü ifade etti. İlk senaryoda arabulucuların tüm tarafların kabul edebileceği yeni bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini belirten Decni, Mısır’ın komitenin göreve başlaması ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması yoluyla çözüm için bir kapı açmaya çalıştığını söyledi. Ancak bunun için öncelikle İsrail’in askeri tırmanışı durdurması, insani yardımların girişine izin vermesi ve olumlu bir atmosfer oluşturulması gerektiğini kaydetti. İkinci senaryonun mevcut durumun devam etmesi olduğunu belirten Decni, üçüncü senaryonun ise ‘yeniden kitlesel yıkım, zorunlu göç ve ölümlerin yaşanması’ olacağını söyledi. Decni’ye göre İsrail, özellikle İran’la savaş ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi nedeniyle ikinci senaryoyu tercih ediyor.









