Gazze Şeridi'nde yürürlükte olduğu varsayılan ateşkes anlaşması, İsrail'in kesintisiz ihlalleriyle karşı karşıya kalırken; Hamas, Gazze dosyasını Washington ile Tahran arasında süregelen müzakerelerin gündemine taşıyarak İran'ın "destekçi" pozisyonuna bel bağladığını gösteren bir adım attı.
Hamas kanadındaki bu hareketlilik, hareketin Arap ve İslam İlişkileri Ofisi Başkan Yardımcısı Basim Naim'in Salı dün İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile gerçekleştirdiği açıklanan telefon görüşmesiyle ortaya çıktı. Hamas tarafından yapılan açıklamaya göre Arakçi ve Naim, "İran-ABD müzakerelerindeki son gelişmelerin yanı sıra, özellikle Gazze Şeridi bağlamında Filistin dosyasındaki son durumu" ele aldı. Görüşmede Naim, İran’ın Filistin davasına yönelik tutumunu ve İsrail saldırganlığı karşısında Gazze’ye verdiği kesintisiz desteği övgüyle karşıladı.
İran'ın Tesnim haber ajansı tarafından bugün yayınlanan habere göre Bakan Arakçi, Naim'e "İran heyetinin süregelen müzakerelerde Filistin dosyasını gündeme getireceğini" ve "işgalci gücün devam eden saldırganlığını tüm uluslararası platformlarda taşımaya devam edeceğini" teyit etti.
Filistinliler, Gazze'nin Rimal mahallesinde İsrail İHA’larının hedef aldığı bir aracı inceliyor (DPA)
Söz konusu telefon trafiği, Hizbullah ile İsrail arasında Lübnan'da ateşkes sağlanmasını da içeren İran-ABD müzakerelerinin hareketli olduğu bir dönemde gerçekleşti. Hamas ile İran arasındaki bu temas, haziran ayı içindeki ikinci görüşme oldu. Arakçi, 4 Haziran'da da Hamas’ın Gazze sorumlusu ve müzakere heyeti başkanı Halil el-Hayye ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Ancak o zamanki açıklamada, Gazze dosyasının İran-ABD müzakere hattına dahil edildiğine dair net bir ibare yer almamış; el-Hayye’nin, bölgedeki tüm cephelerde savaşın eş zamanlı olarak durdurulması gerektiğini vurgulayan İran müzakere heyetinin tutumunu takdir etmesiyle yetinilmişti.
Şarku'l Avsat, konuyla ilgili olarak Hamas lideri Basim Naim’e ulaşmaya çalıştı ancak telefonlara yanıt alınamadı.
Arabuluculardan vazgeçilmiş değil
Hamas’ın yurt dışı yönetiminden iki lider isim, Şarku'l Avsat’a yaptıkları ayrı açıklamalarda, Naim ile Arakçi arasındaki görüşmenin "Gazze Şeridi'nde ateşkesi kalıcı hale getirmek amacıyla çeşitli taraflarla yürütülen sürekli temaslar" kapsamında olduğunu belirtti. Kaynaklardan biri, "Bu durum, ana arabulucu ülkeler (Mısır, Katar ve Türkiye) üzerinden yürütülen müzakere sürecinden vazgeçildiği anlamına gelmez" dedi.
Gazze şehrinde yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları (Reuters)
Yetkili, Naim’e verilen görevin, herkesle açık ilişki kurma politikası çerçevesinde Filistin halkının ve özellikle de İsrail ihlallerinin sürdüğü Gazze'nin çıkarlarını korumak adına tüm Arap ve İslam dünyasındaki taraflarla iletişim kurmak olduğunu açıkladı. Kaynak, mevcut durumda hiçbir aktörün Binyamin Netanyahu hükümetini Gazze'deki ihlalleri durdurmaya zorlayamadığına dikkat çekti.
Bununla birlikte ikinci kaynak, Hamas’ın, Lübnan cephesinde başarıyla sonuçlanan ateşkes çabalarında olduğu gibi, İran'ın mevcut müzakerelerde ağırlığını koyarak Gazze'yi de gündeme dâhil etmesini "umut ettiğini" gizlemedi.
Aynı kaynak durumu şu sözlerle özetledi:
"Biz (Hamas) Gazze'ye ve genel olarak Filistin davasına destek veren her türlü pozisyona değer veriyoruz. Ancak ABD ve İsrail’in cepheleri mümkün mertebe birbirinden ayırma konusundaki ısrarı ve hareket içindeki genel mutabakatın Gazze dosyasının bir süredir savaş sürecinden ayrıştığı yönünde olması nedeniyle, böyle bir adımın başarıya ulaşması uzak bir ihtimal."
Lübnan Cephesindeki olumlu hava umut yarattı
Buna rağmen iki kaynak da İran-ABD müzakerelerinin "Lübnan cephesinde yarattığı olumlu havanın", Hamas yönetimindeki bazı çevreleri bu fırsatı değerlendirmeye ittiği konusunda hemfikir. Hamas, olumsuz bir sonuçlanma ihtimalini öngörse de Gazze dosyasını müzakere masasına itmeye çalışıyor.
Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye el-Fevka kasabasında yıkılmış evlerin arasında bir kadın (AFP)
Son günlerde Hamas medyasında, kimliği açıklanmayan İranlı bir kaynağa dayandırılarak, müzakerelerin Gazze'deki ateşkesin tahkim edilmesini de içerdiğine dair benzer anlatıların yoğunlaşması dikkat çekti.
Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki üçüncü bir kaynağı ise hareketin savaş boyunca müzakerelerde her zaman İran’ın desteğini aradığını ancak "ABD’nin buna hiçbir zaman izin vermediğini ve vermeyeceğini; Gazze’yi ayrı bir cephe olarak gördüğünü" ifade etti.
Kaynak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Açıkça söylenebilir ki İran; Lübnan, Yemen ve Irak cephelerindeki savaşın durdurulmasını üstlendi. Çünkü bu cepheler, eski İran Dini Lideri Ali Hamaney’in suikastından sonra savaşa daha geniş çapta dahil olmuştu; oysa Gazze’deki savaş bundan çok daha önce başlamıştı."
(Sağdan) Hamas'ın liderlik konseyi üyeleri: Muhammed Derviş, Halil el-Hayye ve Nizar Avadallah Şubat 2025'te merhum İran Yüksek Lideri Ali Hameney ile yaptıkları görüşmede (Hameney'in internet sitesi, AFP)
İran’dan destek alan bir başka Filistinli gruptan dördüncü bir kaynak ise Tahran ile ilişkisi olan grupların lider kadrolarının Gazze'deki savaşı durdurmayı çok istediğini belirterek, "Arabulucuların ve garantörlerin İsrail'i anlaşmaya uymaya zorlayamadığı bir dönemde, bu başarılsaydı hem İran hem de bu gruplar adına büyük bir kazanım olurdu" ifadelerini kullandı.
Grup kaynakları, Kahire’de yapılan Filistinli gruplar toplantısında bazı yetkililerin Hamas yönetimine "İran’ın müzakere sürecine bel bağlamama" tavsiyesinde bulunduğunu aktardı. Bu yetkililer, silahlar ve diğer kritik konularda sunulan yaklaşımlara ortak bir Filistin duruşuyla olumlu yanıt verilmesinin daha stratejik adımlar olacağını savundu.
Hamas’ın, Naim ile Arakçi arasındaki son görüşmeyle görünürlük kazanan bu hamlesi; Barış Konseyi Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un yaptığı değişikliklere yönelik Hamas içi tepkilerin yükseldiği bir dönemde geliyor. Hareket içindeki bazı kesimler, bu değişikliklerin esasen İsrail’e hizmet ettiğini ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Ekim 2025’te üzerinde ateşkes anlaşması imzalanan planına sadık kalmadığını değerlendiriyor.


