Mısır'ın “stratejik beyni” Oktagon hakkında ne biliyoruz?

Yeni başkentin kalbinde yaklaşık 22 bin dönümlük alana kurulu savunma karargahı olan Oktagon, 4,6 milyon metrekareyi aşan yapılaşma alanı 13 entegre stratejik ve lojistik bölgeye ayrılıyor

Oktagon, yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük askeri komuta merkezi olarak kabul ediliyor (Mısır Genel Enformasyon Kurumu)
Oktagon, yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük askeri komuta merkezi olarak kabul ediliyor (Mısır Genel Enformasyon Kurumu)
TT

Mısır'ın “stratejik beyni” Oktagon hakkında ne biliyoruz?

Oktagon, yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük askeri komuta merkezi olarak kabul ediliyor (Mısır Genel Enformasyon Kurumu)
Oktagon, yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük askeri komuta merkezi olarak kabul ediliyor (Mısır Genel Enformasyon Kurumu)

Ahmed Abdulhakim

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi dün, uluslararası ve bölgesel katılımın eşliğinde Kahire'nin doğusundaki Yeni İdari Başkent'te dünyanın en büyük askeri karargâhları arasında yer alan ‘Oktagon’ (Sekizgen) adıyla bilinen yeni Stratejik Komuta Merkezi'ni açtı. Cumhurbaşkanlığına bağlı Mısır Genel Enformasyon Kurumu tarafından yapılan açıklamaya göre tesisin açılış ‘devletin muharebe ve idari hazırlık düzeyini yükseltmeyi’ amaçlıyor.

Kahire, yıllar önce Savunma Bakanlığı için yeni bir ‘stratejik’ karargâh inşasına yönelik adımlar atmaya başladı. Mısır Devlet Enformasyon Servisi, bu karargâhın ‘en yoğun kriz dönemlerinde dahi karar alma ve ülke yönetimi süreçlerinin tam bir etkinlikle kesintisiz sürdürülmesini güvence altına alacağını, Mısır'ın bütünleşik ve aşılmaz ya da sekteye uğratılamaz bir savunma sistemine sahip bölgesel bir güç konumunu pekiştireceğini’ belirterek merkezi ‘Mısır Silahlı Kuvvetleri'nin tarihinde ve sisteminde emsalsiz bir niteliksel sıçrama’ olarak nitelendiriyor.

‘Oktagon’ adıyla bilinen merkez, devletin stratejik komuta merkezi olup Savunma Bakanlığı ile Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı'nın yeni genel merkezi olarak Kahire'nin doğusundaki yeni idari başkent içinde yer alıyor.

Kuruluş amacı

Genel Enformasyon Kurumu’nun aktardığına göre Mısır Devleti Stratejik Komuta Merkezi, Kahire'nin 2017 yılında başlattığı ve devletin en önemli egemenlik kurumlarını bünyesinde barındıracak yeni bir başkent kurma yönündeki kapsamlı plan çerçevesinde hayata geçirildi. Tesis, Mısır devletinin geleceğe yönelik vizyonunu gerçekleştirmek, stratejik kapasitesini en güncel küresel sistemlerle uyumlu biçimde geliştirmek ve en üst düzey teknik ve güvenlik donanımına sahip birleşik bir merkezden devletin tüm hayati sektör ve kurumları üzerinde bütünleşik yönetim ile denetim sağlamayı hedefliyor.

sdfrbthyj
Oktagon, gelişmiş komuta, kontrol ve iletişim sistemi, harekât odaları, idari ve lojistik tesisler ile veri merkezleri ve ileri teknoloji altyapısını bünyesinde barındırıyor (Genel Enformasyon Kurumu)

Genel Enformasyon Kurumu, Stratejik Komuta Merkezi'nin (Oktagon) inşa planlamasının Mısır Silahlı Kuvvetleri mensupları tarafından büyük ulusal şirketlerle iş birliği halinde Mısırlılar tarafından hayata geçirildiğini açıkladı. Merkez, etkinlik ve güvenlik açısından dünyanın en iyi komuta ve kontrol merkezleriyle boy ölçüşürken büyüklüğüyle Antik Mısır medeniyetinin özgünlüğünden ilham aldı. Sekizgen geometrik tasarım olan Oktagon şekli, stratejik gücün ve devletin tüm egemenlik birimleri ile sistemleri arasındaki sıkı bağın simgesi olarak benimsendi. Bu tasarımın kurumsal ortak çalışma etkinliğini desteklemesi ve olağanüstü durumların başarıyla yönetilmesinde denetim hızını artırması hedeflendi.

Genel Enformasyon Kurumu, Mısır devletinin bu merkezi inşa etmesine yol açan başlıca gerekçeleri de sıraladı. Bunların başında ‘egemenlik karargâhları ve harekât odalarının dağınıklığını ortadan kaldırarak tek ve güvenli bir çatı altında toplayacak, bilgi akışının ve yönergelerin hızla iletilmesini güvence altına alacak idari ve stratejik merkezileşme’ geliyor. Bir diğer gerekçe ise ‘gelişmiş dijital savunma sistemleri gerektiren dördüncü ve beşinci nesil savaş ile siber tehditlerle başa çıkmayı kapsayan modern tehditlerle yüzleşme’ olarak sıralandı. Genel Enformasyon Kurumu ayrıca merkezin ‘olağanüstü hallere ve afetlere tek bir koordinasyon diliyle ve azami hızda müdahale etmek için Mısır'ın tüm vilayetlerini ve bakanlıklarını birbirine bağlayan merkezi bir sinir sistemi oluşturmak yoluyla krizlerin merkezden yönetilmesini’ de amaçladığını vurguladı.

Mısır, Yeni İdari Başkent'in kalbinde güvenlik ve askeri komuta için birleşik bir merkez kurulmasını Mısır ulusal güvenliğine katma değer sağlayacak bir adım olarak değerlendiriyor. Bu dev kompleksin devletin muharebe ve idari hazırlık düzeyini yükseltmekteki önemi son derece büyüktür. En yoğun kriz dönemlerinde dahi karar alma ve ülke yönetimi süreçlerinin tam etkinlikle kesintisiz sürdürülmesini güvence altına alıyor ve böylece Mısır'ın aşılmaz ve sekteye uğratılamaz bütünleşik bir savunma sistemine sahip bölgesel güç konumunu pekiştiriyor.

Genel Enformasyon Kurumu’na göre karargâhın ulusal güvenlik alanındaki hedef ve sorumlulukları ‘kapsamlı merkezi denetim: devletin tüm sektörlerindeki performans ve ulusal güvenlik göstergelerinin kesintisiz olarak takibi; acil durum yönetimi: ordu, polis ve hizmet bakanlıkları arasındaki ortak ulusal acil eylem planlarının sevk ve idare edilmesi; bunlara ek olarak uzun vadeli güvenlik ve savunma vizyonlarının oluşturulmasını ve ileri dijital simülasyon modelleri aracılığıyla test edilmesini kapsayan stratejik planlama’ gibi belirli görevleri kapsıyor.

Alan ve tesisler

Oktagon kompleksi yaklaşık 22 bin dönümlük bir alana yayılıyor. Yapının bulunduğu alan 4,6 milyon metrekareyi aşıyor. 13 entegre stratejik ve lojistik bölgeye ayrılıyor. Bu özellikleriyle dünyada askeri ve idari kompleksler arasında en büyüklerden biri konumuna geliyor. Merkez, en güncel iletişim ve askeri teknoloji sistemleriyle donatılmış bütünleşik bir komuta, kontrol, harekât ve kriz yönetim merkezi olarak tasarlanıyor.

Mısır Genel Enformasyon Kurumu’na göre Oktagon, Antik Mısır mimarisinden ilham alan sekizgen biçimli sekiz ayrı yapıyı kapsayan bir mimari tasarım anlayışıyla öne çıkıyor. Dairesel biçimde konumlanan bu yapılar Silahlı Kuvvetler'in ana idari birimlerini ve kuvvetlerini barındırırken ortalarında birbirine ve dış binalara iç koridorlarla bağlı iki merkezi komuta binası yer alıyor. Bu düzenleme, tamamen güvenli tek bir çatı altında bilgi ve güvenlik yönergelerinin hızlı biçimde aktarılmasını güvence altına alarak komuta, kontrol ve karar alma etkinliğini artırıyor.

dscfr
Kahire’nin doğusundaki idari başkent Hudeyde’de bulunan Oktagon genel merkezinin havadan çekilmiş bir fotoğrafı (Mısır Genel Enformasyon Kurumu)

Alan bakımından dünyanın en büyük askeri komuta karargâhı konumundaki Oktagon, gelişmiş komuta, kontrol ve iletişim sistemi, harekât odaları, idari ve lojistik tesisler ile veri merkezleri ve ileri teknoloji altyapısıyla donatılmıştır. Tüm bunlar yüksek etkinlikte askeri harekât yönetimi sağlarken üst düzey güvenlik ve koruma standartlarını da karşılıyor. Mısır Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı pek çok birimin karargâhını modern ve gelişmiş tek bir komplekste bir araya getiriyor.

Öne çıkan merkezlerin başında, ulusal verilerin depolanması, işlenmesi ve en yüksek siber güvenlik standartlarıyla korunmasına tahsis edilmiş son derece gelişmiş devasa dijital altyapıya sahip bulut veri merkezleri geliyor. Bunların yanı sıra alternatif ve bağımsız enerji merkezleri, gelişmiş su ve soğutma sistemleri ile olağanüstü koşullarda aylarca kesintisiz çalışmayı güvence altına alan bütünleşik yaşam alanlarını kapsayan hizmet ve lojistik tesisler de komplekste yer alıyor.

Genel Enformasyon Kurumu, karargâhın belirli görevler aracılığıyla ‘istikrarın temel direklerini güçlendirmeyi’ hedeflediğini açıkladı. Bu görevler arasında devletin tüm sektörlerindeki performans ve ulusal güvenlik göstergelerinin kesintisiz olarak takip edilmesini kapsayan kapsamlı merkezi denetim öne çıkıyor.

Sorumluluklar ayrıca ordu, polis ve hizmet bakanlıkları arasındaki ortak ulusal acil eylem planlarının sevk ve idaresini, uzun vadeli güvenlik ve savunma vizyonlarının oluşturulmasını ve ileri dijital simülasyon modelleri aracılığıyla test edilmesini de kapsıyor.

Bu devasa kompleks, Orta Doğu'nun en büyüğü olma özelliğiyle geleneksel askeri karargâh kavramının çok ötesine geçiyor. Minyatür bir idari ve savunma başkenti ile bütünleşik bir kriz yönetim ve akıllı kontrol merkezi niteliği taşıyor. Karargâh, tamamen beşinci ve altıncı nesil akıllı teknolojilere dayanan üstün zeka komuta ve kontrol sistemi üzerine kurulu olup ‘güvenli ve anlık ağ bağlantısı’ sağlıyor. En yeni nesil şifreli kablosuz ağlar ve süper hızlı fiber optik ağ altyapısı, karargâhı tüm devlet kurumları, saha orduları ve vilayetlerle tam anlık bağlantı içinde tutuyor. Bunun yanı sıra gelen büyük veri yığınlarını analiz etmek, devasa kontrol ekranlarında görüntülemek ve süper hızlı veri işlemeye dayalı anlık karar desteği sağlamak amacıyla gelişmiş hesaplamalı yapay zeka (AI) teknolojisinden yararlanılıyor.

Kahire, kompleksin siber güvenlik alanında ‘aşılmaz’ bir yapıya sahip olduğunu vurgulayarak ‘gizli bilgilerin dolaşımını güvence altına almak ve dijital saldırılara karşı altyapıyı korumak amacıyla dünyanın en güncel yazılım güvenlik duvarları ve siber koruma sistemlerine’ dayandığını belirtiyor.

Oktagon, Virginia eyaletinin Arlington şehrinde bulunan ve dünyanın en tanınmış askeri binalarından biri sayılan ABD Savunma Bakanlığı'nın ana karargâhı ‘Pentagon’dan farklı. Yaklaşık 600 bin metrekarelik alanı kapsayan Pentagon'un yaklaşık 340 bin metrekaresi idari ofislere ayrılmış durumda ve bünyesinde yaklaşık 23 bin askeri ve sivil personel görev yapıyor.

Her iki binanın da adını geometrik tasarımından aldığı görülüyor. Oktagon sekiz kenarlı, Pentagon ise beş kenarlı anlamına geliyor. Her iki sözcük de Yunancadan türetilmiştir. ‘Okta’ sekiz, ‘Penta’ ise beş sayısını ifade ediyor.

Pentagon, iç avluyu çevreleyen beş eş merkezli kenardan oluşuyor ve adını da bu tasarımdan alıyor. 1941'de inşaatına başlanan Pentagon, 1943'te resmi olarak açılmış ve o günden bu yana ABD Savunma Bakanlığı'nın simgesi hâline gelmiştir.



Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
TT

Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)

Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babülmendep bölgesinde kontrolünde tuttuğu son mevzileri ele geçirmeye yaklaşırken, Lahic vilayetinde çatışmalar şiddetlendi. Husiler, Babülmendep'e doğru ilerleyebilmek ve Tur el-Baha ilçesine ulaşmak amacıyla Lahic'in Mukatira ilçesinde hükümet güçlerinin mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Amalika Tugayları, Babülmendep'te Husilerin elinde kalan sınırlı sayıdaki mevziye yönelik operasyonlarını sürdürürken, hükümet güçleri ve Halk Direnişi birlikleri de Taiz ve Lahic cephelerinde şiddetlenen çatışmalara girdi. Husiler, son günlerde kaybettikleri mevzileri geri almak ve batı kıyısına hâkim stratejik bölgelere doğru yeni ilerleme hatları açmak için girişimlerde bulunuyor.

Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını ve Taiz cephesinin sorumluluğunu yeniden düzenleyen kararlar aldı. Son haftalarda bazı mevzilerde yaşanan başarısızlıkların ardından alınan kararlar, siyasi liderliğin ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar “Yemen Şafağı” operasyonunun sürdürüleceğini yinelediği bir döneme denk geldi.

Sahadaki kaynaklara göre Husilerin Babülmendep'te elinde yalnızca bir ana mevzi ile az sayıda milisin bulunduğu birkaç tepe kaldı.

fbg
Taiz kenti çevresinde Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında bir Yemen askeri (AFP)

Kaynaklar, hükümet güçlerinin bu noktaların kontrolünü tamamen ele geçirmeye yaklaştığını, ancak Husilerin bölgeye döşediği yoğun mayın ve el yapımı patlayıcıların ilerlemeyi zorlaştırdığını belirtti. Askerler için ciddi tehdit oluşturan patlayıcıların temizlenmesinin, operasyonların tamamlanması açısından zorunlu olduğu ifade edildi.

Amalika Tugayları, Babülmendep Boğazı'na ve uluslararası deniz ulaşım güzergâhlarına hâkim konumu nedeniyle stratejik önem taşıyan bu bölgedeki Husi varlığını tamamen sona erdirmek için operasyonlarını sürdürüyor.

Husiler Lahic'in kuzeyinde saldırılarını yoğunlaştırıyor

Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira cephesinde Husiler, salı günü şafak vakti Memşah bölgesinde hükümet güçlerinin mevzilerine şiddetli bir saldırı düzenledi. Ancak 4. Hazım Tugayı ile 1. Komando Ulusal Direniş Tugayı birlikleri saldırıyı püskürttü. Böylece Husilerin aynı noktaya iki gün içinde düzenlediği ikinci saldırı da başarısızlıkla sonuçlandı. Örgüt, pazartesi günü de aynı mevziyi hedef almıştı.

Askerî kaynaklar, hükümet güçlerinin eş zamanlı olarak Nasıra bölgesindeki Savaliha dağlarında bulunan Husi mevzilerini orta ve ağır silahlarla hedef aldığını bildirdi. Saldırılarda Husilerin personel ve askerî teçhizat bakımından kayıplar verdiği belirtildi.

Askerî kaynaklardan alınan bilgilere göre hükümet güçleri, Nasıra cephesindeki Kızıl Su Deposu bölgesinde bazı mevzileri geri alarak Husi unsurlarını bölgeden çıkardı. Topçu birlikleri de Sakhir mevzilerinde Husilere ait toplanma noktalarını ve askerî araçları hedef aldı. Muayık ve Anan bölgelerinde ise çatışmalar devam etti.

scdfvg
Yemen ordusu, Husi saldırılarına karşı Taiz kentindeki mevzilerini koruyor (AFP)

Çatışmalar Kurbe ve Heycet el-Abd hatlarına da yayıldı. Husiler, Turbe ve Vaziiye yönünden askerî araçlar sevk ederek hükümet güçlerinin mevzilerine ilerlemeye çalıştı. Ancak hükümet güçleri saldırıyı püskürttü. Saatler süren çatışmaların ardından Husi unsurları Şerc bölgesinde durduruldu.

Hayfan ilçesindeki Ebus cephesinde de Kerb ve Memşah dağları çevresinde çatışmalar yaşandı. Hükümet güçleri, Husi saldırılarını püskürterek saldırganlara personel ve teçhizat kaybı verdirdi.

Son gelişmeler, Husilerin Babülmendep'te karşılaştıkları baskıya rağmen Lahic'in kuzeyindeki Mukatira cephesine ve buraya bağlı diğer hatlara ağırlık verdiğini gösteriyor. Örgüt, hükümet güçlerinin savunma hatlarını aşarak yeni bir ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Taiz cephesinin komuta yapısı değiştirildi

Cephelerdeki gelişmelerin ardından Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını yeniden düzenleyen ve Taiz cephesinin yönetimini değiştiren kararlar aldı. Kararlarla, çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden birindeki askerî sorumluluklar yeniden dağıtıldı.

2026 tarihli 247 sayılı karar uyarınca Albay Macdi Munadıl Sabit Ahmed, Tur el-Baha Askerî Ekseni komutanlığına ve 1. Vatan Kalkanı Kuvvetleri Tugayı komutanlığına atandı. Ahmed'in rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi.

Albay Bessam Abdu Said Salim el-Hark, eksenin kurmay başkanlığına ve 4. Dağ Piyade Tugayı komutanlığına getirilirken, Tuğgeneral Naci Mukbil Muhammed Said eş-Şattaf da eksenin harekât sorumlusu olarak görevlendirildi.

246 sayılı kararla ise Tuğgeneral Reşad Ahmed İsmail el-Yusufi, Yüksek Askerî Komite üyeliğine ve Taiz cephesi sorumluluğuna atandı. El-Yusufi'nin rütbesi tümgeneralliğe yükseltilirken, bu görevde Tümgeneral Yusuf eş-Şeraci'nin yerini aldı.

Taiz çevresindeki çatışmalar sürüyor

Taiz kentinin güneyinde hükümet güçleri, Halk Direnişi birliklerinin desteğiyle Akruz cephesinde bazı stratejik mevzileri yeniden ele geçirdi. Nube ve Seyb bölgeleri ile Mübarek Tepesi, Husilerle yaşanan çatışmaların ardından hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Çatışmalarda Husilerin ağır kayıplar verdiği bildirildi.

Hükümet güçleri, Misrah ilçesindeki Hubeyl es-Sarm bölgesinde mevzilerine yönelik Husi saldırısını da püskürttü. Vilayetin diğer cephelerinde ise çatışmalar devam etti.

Öte yandan savaş uçakları, Cebel Habşi kavşağında ağaçların altında konuşlanan Husi unsurlarını ve askerî araçlarını hedef aldı. Sahadaki bilgilere göre hava saldırılarında doğrudan kayıplar meydana geldi.

vfgb
Cevf vilayetindeki cephe hatlarında görev yapan Yemen hükümet güçlerinden bir asker (AFP)

Husiler ise Şakab köylerini havan toplarıyla bombaladı. Saldırılarda bazı evler zarar görürken, bölge sakinleri arasında korku ve panik yaşandı.

Taiz kentinin çevresindeki cephelerde hükümet güçleri ve yerel savaşçılar, kentin giriş ve çıkış noktalarındaki savunma mevzilerini korumayı sürdürüyor. Bölgede topçu ateşi ve aralıklı çatışmalar devam ediyor.

Kent çevresindeki Husi saldırılarının görece azalması, örgütün Mukatira ve Tur el-Baha cephelerindeki çatışmalara yoğunlaşmasıyla aynı döneme denk geldi. Böylece askerî operasyonların ağırlığı Taiz çevresindeki diğer cephelere kaydı.

Yemen Başkanlık Konseyi: Operasyon hedeflerine ulaşılıncaya kadar sürecek

Siyasi cephede Yemen Başkanlık Konseyi, “Yemen Şafağı” operasyonunun ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar devam edeceğini yineledi. Bu hedeflerin başında Husi darbesinin sona erdirilmesi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında sağlanması geliyor.

Reşad el-Alimi başkanlığında, tüm konsey üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, hükümet güçleri, askerî birlikler ve Halk Direnişi unsurlarının Suudi Arabistan öncülüğündeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun desteğiyle Cevf, Marib ve batı kıyısı cephelerinde ilerleme kaydettiği, Taiz'de ise direnişin sürdüğü belirtildi.

Resmî medyanın aktardığına göre toplantıda, Husilerin askerî saldırılarındaki tırmanış ele alındı. Devlet kurumları ve sivil tesislere yönelik füze ve İHA saldırıları, kent ve köylere yönelik saldırıların genişletilmesi, Taiz kuşatmasının sürdürülmesi ve yerleşim bölgelerinin bombalanması değerlendirildi. Uluslararası su yolları ve deniz ulaşımına yönelik tehditler de toplantının gündeminde yer aldı.

Başkanlık Konseyi, Husilerin saldırıları karşısında cephelerde gösterilen direnişin Suudi Arabistan'ın desteğiyle sürdürüldüğünü vurguladı. Konsey, Riyad yönetiminin hükümet güçlerine verdiği desteğin yanı sıra Taiz ve diğer vilayetlerdeki insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yardımlarını da takdir etti.

Konsey ayrıca Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşlara, örgütün milis devşirme ve eleman kazanma faaliyetlerini reddetmeleri, çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Açıklamada, silah bırakarak Husiler saflarında savaşmayı bırakanlar için ilan edilen prosedürler çerçevesinde güvenli dönüş yolunun açık olduğu da vurgulandı.


Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
TT

Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin tehditleri ve Afrika Boynuzu'ndaki terör örgütleriyle koordinasyonunun, milisleri uluslararası düzeyde kararlı bir tutum sergilenmesini gerektiren sınır aşan bir tehdide dönüştürdüğünü söyledi.

Ez-Zuba, salı günü Paris'te Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Remi Ferro ile bir araya geldi. Görüşmede Yemen'deki son gelişmelerin yanı sıra Husilerin sivil yerleşimlere ve uluslararası deniz ulaşım hatlarına yönelik terör eylemlerindeki tırmanış ele alındı.

Yemen Dışişleri Bakanı, Husilerin Taiz kentini kuşatma altında tutmasının yol açtığı insani dramı da gündeme getirdi. Ez-Zuba ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) çalışanları ile insani yardım kuruluşlarında görev yapan personelin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması gibi ihlallere dikkat çekti. Bu eylemlerin son olarak Muhammed eş-Şami'nin hayatına mal olduğunu belirtti.

Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Ferro ise Fransa ve Avrupa Birliği'nin (AB), sahadaki değişimlere uyum sağlayacak yeni bir Yemen politikası benimsemeye önem verdiğini ifade etti. Ferro, ülkesinin Husilerin sivillere yönelik tüm ihlallerini reddettiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmî haber ajansından aktardığı habere göre görüşmede, Yemen'deki gelişmeler ve Husilerin bölgesel güvenliğe yönelik tehditleri üzerinde duruldu.


Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı
TT

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen İçişleri Bakanlığı, salı günü, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husilerle birlikte çalışan 21 yabancı uzman bulunduğunu açıkladı. Bakanlık, bunlardan 14'ünün İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7'sinin ise Lübnan Hizbullahı mensubu olduğunu bildirdi.

Yemen'in 6 vilayetine dağılan uzmanların, Husilerin finansman, silahlandırma ve eğitim faaliyetlerinde görev aldığı belirtildi. Açıklamaya göre bu kişiler, doğrudan denetim ve gözetimin yanı sıra operasyonların planlanması ve yönetilmesine, milislerin askerî kapasitesinin geliştirilmesine de katılıyor. Uzmanların ayrıca Yemen'de uzun vadeli nüfuz oluşturmayı, siyasi, örgütsel, toplumsal ve medya faaliyetleri aracılığıyla Husilere bağlılık ağları ve yapılar kurmayı hedeflediği kaydedildi.

Yemen İçişleri Bakanlığı, söz konusu faaliyetlerin Yemen'i Arap çevresinden uzaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.

Yabancı uzmanların görev alanları arasında operasyon yönetimi, komuta-kontrol sistemleri, balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Ayrıca gözetleme sistemleri, haberleşme altyapısı, elektronik harp, ikmal ağları ve askerî bileşenlerin kaçakçılığı da uzmanların faaliyet gösterdiği alanlar arasında sıralandı.

Uzmanların deniz operasyonlarının koordinasyonunda ve ticari gemilerin hedef olarak belirlenmesinde de rol aldığı belirtildi. Açıklamada, patlayıcı yüklü teknelerin geliştirilmesi, otonom denizaltıların tasarlanması, mayın döşeme faaliyetleri ve milis unsurlarına askerî taktikler konusunda eğitim verilmesinin de bu kişilerin görevleri arasında bulunduğu ifade edildi. Söz konusu eğitimlerin, şehirlerin kuşatılması ve şehir savaşlarına yönelik olduğu kaydedildi.

Öte yandan, Yemen'de meşru yönetimi destekleyen Arap Koalisyonu salı günü, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurdu.

Bu gelişme, Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı bir balistik füze ile Riyad bölgesine yönelen iki İHA'nın bir gün önce engellenmesinin ardından yaşandı.