Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girmesinin üzerinden dokuz ay geçmesine ve çatışmaların yeniden alevlenme riskine rağmen, ilgili taraflar iki yıllık savaşın yıkıma uğrattığı Filistin bölgesinde savaş sonrası döneme ilişkin planlarını sürdürüyor.
Yönetim, güvenlik ve insani yardım planları şekillenmeye başlasa da siyasi bir anlaşmaya varılamaması, güvenilir güvenlik garantilerinin bulunmaması ve sürdürülebilir finansmanın sağlanamaması nedeniyle büyük ölçüde teorik düzeyde kalmaya devam ediyor.
Aşağıda, iki milyondan fazla Filistinliyi barındıran yıkıma uğramış bölgenin yeniden inşasına yönelik çabalarında yerel ve uluslararası aktörlerin karşı karşıya olduğu başlıca zorluklardan bazıları yer alıyor.
Güvenlik, Hamas'ın 7 Ekim 2023 tarihinde İsrail'e düzenlediği saldırının ardından Gazze'de patlak veren savaşın sonrasına ilişkin her senaryoda belirleyici bir unsur teşkil ediyor.
İsrail, Hamas Hareketi’nin silahsızlandırılmasını talep ederken, Hamas kapsamlı bir çözüme ulaşılmadıkça, Gazze’de bir Filistin yönetimi kurulmadıkça ve İsrail ordusu geri çekilmeye başlamadıkça bu talebi reddediyor.
Bununla birlikte, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz ekim ayında Hamas ile İsrail arasında varılan ateşkes anlaşmasında arabuluculuk rolü üstlenmesinin ardından oluşturduğu Gazze Barış Konseyi’nde görevli bir yetkili, silahsızlanmanın artık sahada ilerleme kaydedilmesi için temel bir şart olmaktan çıktığını belirtti.
Yetkili, konseyin deneme amaçlı bir ‘insani bölge’ oluşturulması üzerinde çalıştığını belirtirken, ‘planın tamamının en kötümser senaryoya, yani Hamas'ın silahsızlanmayı reddetmesi ihtimaline dayandığını’ açıkladı.
Yetkili, Fransız haber ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, “Müzakerelerde ilerleme kaydetmedik, ancak yine de yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yetkili bu bağlamda, dört ülkenin (Fas, Kosova, Arnavutluk ve Kazakistan) planlanan projelerden biri olan ve bölgede düzenin sağlanması amacıyla Gazze Barış Konseyi şemsiyesi altında faaliyet gösterecek bir Uluslararası İstikrar Gücü’nün (ISF) kurulmasına şu anda ciddi şekilde bağlılık gösterdiğini ifade etti.

Gazze ile İsrail arasındaki Kerem Şalom Sınır Kapısı yakınlarında İsrail tarafında bulunan lojistik üslerden biri ‘tamamlanmak üzere’ ve olası konuşlandırma öncesinde yaklaşık 500 askeri barındırabilecek. Ancak bu gücün sahadaki müdahale yöntemlerinin belirlenmesine hâlâ ihtiyaç duyuluyor.
Bunun yanında bir Filistin polis gücü oluşturulmasına yönelik hazırlıklar sürüyor. Aynı kaynağa göre yaklaşık 20 bin katılım başvurusu kaydedildi. Ancak diplomatik bir kaynak, eğitim kurslarının henüz başlamadığını belirtirken, İsrail 5 bin polisten oluşacak bir gücün çok büyük olacağını değerlendirerek mevcut aday listelerini reddediyor.
İnsani ihtiyaçlar hâlâ büyük boyutlarda seyrediyor.
Birleşmiş Milletlerin (BM) tahminlerine göre yeniden inşa sürecinin yıllar alması ve on milyarlarca dolar gerektirmesi bekleniyor. Sahada faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlara göre ise inşaat malzemeleri ve enkaz kaldırma ekipmanları yetersiz durumda.
Gazze Barış Konseyi’ne göre önemli bağış taahhütlerine rağmen, beklenen finansmanın büyük bir kısmı henüz kullanıma sunulmadı.
Konseyde görevli yetkili, ‘elimizdeki finansmanın acil ihtiyaçlarımızı karşıladığını’ belirterek, başka ‘insani bölgeler’ oluşturulması planlanması halinde ‘daha fazla finansmana ihtiyaç duyacaklarını’ sözlerine ekledi.
Aynı yetkili bu haftanın başlarında, konseyin hâlihazırda bölgenin güneyindeki Refah'ta güvenlik denetiminden geçirilecek on binlerce sivili barındırmayı amaçlayan ‘deneme niteliğinde bir insani bölge’ oluşturmayı planladığını açıklamıştı.
Hamas Hareketi, Fetih Hareketi (El Fetih) ile yaşanan askeri çatışmaların ardından 2007 yılında bölgeyi güç kullanarak ele geçirdiğinden bu yana Gazze'yi yöneten hükümet çalışma komitesini feshettiğini duyurdu.
Hükümetin feshedilmesi kararının ardından bu sorumluluklar, Gazze Barış Konseyi tarafından oluşturulan ve bağımsız Filistinli yetkinliklerden oluşan bir organ olan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’ne (NCAG) devredildi. Bu komitenin geçiş döneminde bölgenin yönetimini üstlenmesi öngörülüyor.
Hamas’tan bir yetkili, Gazze bakanlıklarındaki yetkililerin devir sürecini komiteyle koordine etmeye çoktan başladığını belirtti.

Ancak geçici olarak Kahire'de bulunan NCAG, henüz bölgeye giriş yapamadı. Filistinli ve diplomatik kaynaklar, İsrail'in komite üyelerinin girişini engellediğini belirtiyor.
NCAG geçici bir yapı olarak sunulurken, birçok Avrupalı ve Arap yetkili, mevcut Filistin kurumlarını da kapsayan daha geniş bir siyasi çerçeveye duyulan ihtiyaç üzerinde ısrarla duruyor.
Avrupalı temsilciler, kamu hizmetlerinin yeniden başlatılması ve yeniden inşa sürecini görüşmek üzere NCAG ile bir araya geldi. Avrupalı taraflar, bu sürecin Filistin Yönetimi ile koordineli şekilde yürütülmesini tercih ediyor.
Bunun yanı sıra gözlemciler, güvenlik birimleri üzerinde yetkisi ya da sınırlar üzerinde denetimi bulunmayan, sadece kamu hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu bir yönetimin oluşturulmasının risklerine dikkati çekerken bu durumun, Hamas'ın silahını elinde tutması halinde söz konusu yönetimin Hamas karşısındaki konumunu zayıflatabileceğini vurguluyor.

