Şarku’l Avsat, Şara’nın yeni güvenlik atamalarının arka planını araştırdı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Temmuz 2026'da Şam'daki Halk Sarayı’nda düzenlenen resmi sergi sırasında, 2010'dan bu yana Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü’ne ödünç verilen Suriye'ye ait tarihi eserleri inceliyor (SANA).
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Temmuz 2026'da Şam'daki Halk Sarayı’nda düzenlenen resmi sergi sırasında, 2010'dan bu yana Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü’ne ödünç verilen Suriye'ye ait tarihi eserleri inceliyor (SANA).
TT

Şarku’l Avsat, Şara’nın yeni güvenlik atamalarının arka planını araştırdı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Temmuz 2026'da Şam'daki Halk Sarayı’nda düzenlenen resmi sergi sırasında, 2010'dan bu yana Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü’ne ödünç verilen Suriye'ye ait tarihi eserleri inceliyor (SANA).
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Temmuz 2026'da Şam'daki Halk Sarayı’nda düzenlenen resmi sergi sırasında, 2010'dan bu yana Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü’ne ödünç verilen Suriye'ye ait tarihi eserleri inceliyor (SANA).

Suriyeli güvenlik ve strateji araştırmacısı ve uzman İsmet el-Absi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın pazar günü gerçekleştirdiği ve güvenlik alanındaki üst düzey birçok görevi kapsayan yeni atama paketini, Suriye güvenlik yapısının yeniden kurumsallaştırılması ve köklü biçimde yeniden yapılandırılması olarak değerlendirdi. Absi’ye göre bunun göstergelerinden biri, Savunma Bakanı Tümgeneral Merhef Ebu Kasra ile Adalet Bakanı Mazhar Luis’in Ulusal Güvenlik Ofisi bünyesinde yer alması. Absi, atamaların aynı zamanda kritik bir dönemde iç güvenlik kaynaklı baskılara ve siyasi-ekonomik nitelikteki dış baskılara verilen bir yanıt olduğunu belirtti.

Absi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, yeni atama paketinin güvenlik yetkisinin Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın elinde merkezileştirilmesine yönelik açık bir eğilimi yansıttığını söyledi. Bunun, Genel Güvenlik (polis ve iç güvenlik) ile Ulusal Güvenlik dosyalarının birleştirilerek tek bir kişinin yönetimine verilmesi yoluyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

cdsfvfdb
Suriye güvenlik güçleri, 7 Temmuz 2026'da Şam'da meydana gelen iki patlamanın ardından Four Seasons Oteli yakınında (AFP)

Absi’ye göre bu durum, İçişleri ile İstihbarat arasında herhangi bir yetki ikiliğinin veya rekabetin sona ermesi ve Bakan Hattab’ın stratejik ve operasyonel güvenlik kararlarının alınmasında tek merkez haline gelmesi anlamına geliyor. Buna göre Hüseyin es-Selame, doğrudan Hattab’a bağlı olarak Ulusal Güvenlik dosyasında yardımcı bir icracı role getirilecek; Genel İstihbarat ise bu birleşik yapı içerisinde görev yapan Abdulkadir Tahan’ın yönetimine verilecek.

Yeni atamalar, farklı geçmişlere sahip birden fazla güvenlik birimi Heyet Tahrir eş-Şam, Suriye Demokratik Güçleri ve diğerleri arasında yetkilerin dağılmasına ilişkin daha önce yaşanan endişelerin ardından, karmaşık geçiş döneminin sona erdirilmesi ve merkezi, birleşik bir güvenlik yapısının oluşturulması çerçevesinde gerçekleşiyor.

dfvbg
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara (SANA)

Araştırmacı, Hattab’ın aynı anda hem Ulusal Güvenlik Ofisi’nin hem de İçişleri Bakanlığının başına getirilmesiyle güvenlik için tek bir genel sekreterlik oluşturulduğunu belirtti. Absi’ye göre bu model, başkanlık makamının doğrudan kontrolünü güçlendiriyor ve diğer askeri ya da güvenlik liderlerinin hareket alanını daraltıyor. Böylece yeni devletin kurumsal meşruiyetinin pekişmesine katkı sağlanıyor.

Şam’daki bombalı saldırılar ve sınır açıkları

Absi’ye göre atamaların bu dönemde gerçekleştirilmesinin arkasındaki temel faktörlerden biri, son dönemde Şam’da meydana gelen bombalı saldırıların ardından ortaya çıkan doğrudan ve artan güvenlik baskısı. Bunun yanı sıra Irak’tan Lübnan Hizbullahı’na gönderilmek üzere yola çıkarılan silah kaçakçılığı operasyonlarının ortaya çıkarılması ve engellenmesi de etkili oldu.

Absi, son bombalı saldırıların ve silah kaçakçılığı girişimlerinin engellenmesinin, güvenlik birimleri arasındaki koordinasyonda, sınırların denetlenmesinde ve kentsel bölgelerin kontrolünde bazı açıkları ortaya çıkardığına dikkat çekti.

Absi, “Hattab gibi güçlü bir ismin Ulusal Güvenlik Ofisi’nin başına getirilmesinin amacı, terör ve organize suçla daha etkin mücadele etmek için sahadaki birimler (İçişleri) ile istihbarat birimleri arasında daha sıkı denetim ve daha hızlı koordinasyon sağlamayı hedefliyor” dedi.

xsdvf
Şam'da Emevi Camii yakınlarındaki eski bir çarşıdan görünüm, 9 Temmuz 2026 (AFP)

Suriyeli güvenlik ve strateji araştırmacısı, başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere Batı’nın, yardımların ve siyasi desteğin yeniden başlatılması için silahlı grupların değil, sivil ve hukuki denetim altında bulunan güvenlik kurumlarının oluşturulmasını şart koştuğuna işaret etti.

Ulusal Güvenlik Ofisi ile İçişleri Bakanlığının tek bir sivil/güvenlik bürokratının yönetimi altında birleştirilmesinin, uluslararası ortaklar açısından «güvenlik kurumunun modernleştirilmesi ve daha şeffaf ve hesap verebilir hale getirilmesi» yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirildiğini belirten Absi, bunun daha fazla siyasi ve ekonomik desteğin önünü açabileceğini söyledi.

Absi değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı, “Potansiyel yatırımcıların öngörülebilir ve gerçek bir güvenlik istikrarı güvencesine ihtiyacı var. Güvenlik alanındaki kaos veya kurumlar arasındaki rekabet sermayeyi ürkütür. Dolayısıyla her şeyden sorumlu tek bir güvenlik liderinin bulunduğu mesajını vermek, küresel piyasalara Suriye devletinin hem kendi çıkarlarını hem de yatırımcıların çıkarlarını koruyabileceği yönünde güvence vermek anlamına geliyor. Bu da büyük ölçekli yeniden imar projelerinin başlatılması için temel şartlardan biri. Bu atamalar yalnızca isim değişikliğinden ibaret değil; Suriye güvenlik yapısının köklü biçimde yeniden kurumsallaştırılması anlamına geliyor. Bunun göstergesi, Savunma Bakanı Tümgeneral Merhef Ebu Kasra ile Adalet Bakanı Mazhar Luis’in Ulusal Güvenlik Ofisi bünyesinde yer almasıdır. Aynı zamanda bu adımlar, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Şam ziyaretinin ardından, kritik ve hassas bir dönemde ortaya çıkan iç güvenlik kaynaklı ve dış siyasi-ekonomik baskılara verilen bir yanıttır.”

dvfbgn
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, İçişleri Bakanı Enes Hattab, yardımcıları ve vilayetlerdeki güvenlik güçlerinin komutanlarıyla Kasım 2025'te toplantı düzenledi (SANA)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 6 Temmuz’da gerçekleştirdiği ve iki gün süren ziyareti, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın 2024 yılı sonunda iktidara gelmesinden bu yana Batılı büyük bir ülkenin devlet başkanı düzeyinde Suriye’ye gerçekleştirilen ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor.

Macron’un ziyareti sırasında, Fransa Cumhurbaşkanı’nın kaldığı Four Seasons Oteli’nin birkaç yüz metre uzağında iki el yapımı patlayıcı infilak etti. Suriye güvenlik makamları, iki saldırıdan sorumlu hücrenin yakalandığını açıklarken, ilk soruşturmaların hücrenin DEAŞ’a bağlı olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Suriye meselesi üzerine çok sayıda eseri bulunan akademisyen ve siyasi araştırmacı Dr. Abdurrahman el-Hac ise güvenlik alanındaki değişimleri akademik ve siyasi bir perspektiften değerlendirdi.

El-Hac, gelişmeleri güvenlik kurumunun inşası ve kapasitesinin güçlendirilmesi yönünde önemli bir adım olarak nitelendirdi. El-Hac, “Ulusal Güvenlik Ofisi, farklı kaynaklardan gelen bilgilerin koordinasyonunu ve entegrasyonunu sağlayan bir merkez olarak faaliyet gösteriyor” dedi.

El-Hac, “Yakın zamana kadar koordinasyon sistematik olmayan bir şekilde yürütülüyordu. Ancak şimdi güvenlik tablosunu bütünlüklü biçimde görmek mümkün. Bu yeni yapı, Ulusal Güvenlik Konseyi’nin görevini yerine getirebilmesi için gerekli bir adım. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde, muhtemelen kapsamlı bir güvenlik stratejisine ve bu stratejiyi hayata geçirmek üzere uygun bir metodolojiyle hazırlanmış politikalara tanık olacağız” ifadelerini kullandı.

sdvrgth

Bu gelişmenin devlet kurumlarının inşasına yönelik iç ihtiyaç ile güvenlik tehdidiyle mücadele etme gereksiniminin bir bileşimi olduğunu belirten El-Hac, “Savaştan yeni çıkmış ve ciddi güvenlik kırılganlıkları yaşayan bir ülkenin geçiş döneminde bu iki faktörü birbirinden ayırmak zor. Aynı şekilde bu süreci Uluslararası Koalisyon ile ilişkilerden ve özellikle Uluslararası Koalisyon ile Türkiye bağlantılı bölgesel güvenlik sorunundan bağımsız değerlendirmek de mümkün değil. Başka bir ifadeyle, bu faktörleri birbirinden ayırmak mümkün değil. Ancak ilk adım, devletin ve kurumlarının inşasını tamamlamaya yönelik çabayla başlıyor. Diğer faktörler ise bu sürecin hızlandırılması ve geliştirilmesi için itici güç oluşturuyor” dedi.

Yatırımları çekmek için güvenli ortam

Ekonomi araştırmacısı ve akademisyen Dr. Firas Şabu ise bu adımların amaçlarından birinin güvenli ve istikrarlı bir ortam oluşturmak olduğunu belirtti. Şabu, bunun yatırımları çekmek ve yatırımcılara güven vermek için temel ve ön koşul olduğunu ifade etti.

Şabu’ya göre yapılan değişiklikler, üst düzey güvenlik yönetiminin birleştirilmesini ve güvenlik birimleri arasındaki dağınıklık ile yetki karmaşasının azaltılmasını amaçlıyor.

Güvenlik alanındaki bu adımların, Suriye ekonomisinin hem iç hem de uluslararası düzeyde olumlu ekonomik göstergeler sergilediği bir dönemde atıldığına dikkat çeken Şabu, “Bu nedenle değişiklikler ekonomik vizyonun ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilebilir. Ulusal Güvenlik Ofisi, tüm güvenlik birimlerini denetleme konusunda geniş yetkilere sahip. Dolayısıyla kalkınma ve yeniden imar planlarının önündeki engellerin kaldırılması için istikrarın temellerinin sağlamlaştırılmasına katkı sağlayabilir” dedi.

Şabu ayrıca, ulusal düzeyde güvenli bir ortamın oluşturulmasının yabancı yatırımların çekilmesine ve yerel ekonominin canlandırılmasına imkân sağlayacağını belirterek, bunun uluslararası topluma ve bölgesel ortaklara da devletin iç istikrarı koruma kapasitesine sahip olduğu yönünde güvence vereceğini ifade etti.