İsrail, ateşkesin ardından gerçekleştirilen en büyük bombardımanla Şakif'in coğrafyasını değiştirdi

Uzmanlar Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Altyapının tahribi, olası herhangi bir geri çekilmeden önce geliyor ve İsrail ordusu güneyi tarıyor

Güney Lübnan'daki Marjeyoun'dan görüldüğü üzere, Şakif (Beaufort) Kalesi'ni çevreleyen Arnun ve Şakif tepelerini kaplayan toz bulutları (AFP).
Güney Lübnan'daki Marjeyoun'dan görüldüğü üzere, Şakif (Beaufort) Kalesi'ni çevreleyen Arnun ve Şakif tepelerini kaplayan toz bulutları (AFP).
TT

İsrail, ateşkesin ardından gerçekleştirilen en büyük bombardımanla Şakif'in coğrafyasını değiştirdi

Güney Lübnan'daki Marjeyoun'dan görüldüğü üzere, Şakif (Beaufort) Kalesi'ni çevreleyen Arnun ve Şakif tepelerini kaplayan toz bulutları (AFP).
Güney Lübnan'daki Marjeyoun'dan görüldüğü üzere, Şakif (Beaufort) Kalesi'ni çevreleyen Arnun ve Şakif tepelerini kaplayan toz bulutları (AFP).

İsrail, dün sabah Lübnan’ın güneyinde yeni bir mühendislik operasyonları aşaması başlattı. İsrail ordusu, Şakif Kalesi çevresinde Hizbullah’a ait olduğunu öne sürdüğü tünel ağını imha etmek için yaklaşık 700 ton patlayıcı kullandığını açıkladı. Operasyon, savaşın başlamasından bu yana gerçekleştirilen en büyük patlatma faaliyetlerinden biri olarak değerlendirildi.

Patlamaların oluşturduğu sarsıntılar uzak bölgelerden de hissedilirken, askeri uzmanlar operasyonun, İsrail’in kontrol ettiği bölgelerden olası bir çekilme öncesinde altyapıyı yok etmeye dayalı stratejisinin parçası olduğunu belirtti.

Şakif’in görünümünü değiştiren patlamalar

Patlamalar Lübnan’ın güneyindeki birçok bölgede hissedildi ve yankıları uzak noktalara ulaştı. Sahadan gelen görüntüler, Şakif Kalesi’nin güneyinden Hıyam eş-Şakif yönüne uzanan bölgede geniş çaplı değişiklikler yaşandığını gösteriyor.

Kayalık tepeler ve tarım arazileri enkaz ve kireçli malzemelerle kaplanırken, kalenin kendisinin doğrudan hasar görmediği görüldü.

Jeofizik Merkezi, patlamaların Richter ölçeğine göre 3,8 büyüklüğünde bir sarsıntıya eşdeğer yer hareketlerine yol açtığını açıkladı. Kültür Bakanlığı ise kalenin doğrudan zarar görmediğini, çevresindeki hasarın ise devam eden İsrail işgali nedeniyle değerlendirilemediğini belirtti.

Operasyon, kalenin tehlike altındaki dünya mirası listesine alınmasından bir hafta sonra gerçekleşti. Şakif Kalesi’nin, Lahey Sözleşmesi’nin ikinci protokolü kapsamında güçlendirilmiş koruma altında olduğu hatırlatıldı.

 Lübnan'ın güneyindeki Marjeyun'dan görülen El-Şakif Kalesi; bölgede gece boyunca İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen bir dizi bombalı saldırının ardından (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Marjeyun'dan görülen El-Şakif Kalesi; bölgede gece boyunca İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen bir dizi bombalı saldırının ardından (AFP)

Olası çekilme öncesi altyapının imhası

Askeri Uzman Hasan Cuni, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, İsrail’in gerçekleştirdiği büyük çaplı patlatmanın, kontrol ettiği bölgelerde uyguladığı stratejiden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Cuni, “İsrail, kontrol ettiği her bölgede altyapıyı tamamen yok etmeye çalışıyor. Çünkü geride yeniden onarılabilecek veya tekrar kullanılabilecek tesisler ya da noktalar bırakarak çekilmek istemiyor. Bu, açık şekilde uyguladığı bir politika” ifadelerini kullandı.

Patlamanın büyüklüğünün “çok yüksek” olduğunu belirten Cuni, yüzlerce ton patlayıcı kullanılmasının bölgede askeri bir altyapının bulunduğuna işaret ettiğini söyledi. Şakif Kalesi ve çevresinin stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Cuni, bu nedenle bölgede askeri altyapı bulunmasının muhtemel olduğunu ifade etti.

İsrail ordusunun operasyon için haftalar öncesinden mühendislik hazırlıkları yaptığını ancak uygulama zamanını daha sonra seçtiğini belirten Cuni, bunun patlamanın zamanlamasının rastgele olmadığını ve sahadaki koşullara göre belirlendiğini söyledi.

Cuni, operasyonun son gelişmelerle bağlantılı olabileceğini de belirterek, “Patlama, İsrail’in bir mühendislik aracının insansız hava aracı (İHA) saldırısına uğradığını açıklamasının ardından geldi. Bu, altyapıyı hedef alan farklı yönde verilmiş bir karşılık olarak değerlendirilebilir” dedi.

Operasyonun askeri gerekliliğin ötesine geçmiş olabileceğini savunan Cuni, kullanılan patlayıcı miktarının tünellerin imhası için gerekli seviyeyi aşmış olabileceğini ve İsrail’in bu durumu çevresel zarar oluşturmak, psikolojik ve manevi etki yaratmak için kullanmış olabileceğini ifade etti.

Cuni, patlamanın “açık bir moral etkisi oluşturduğunu” ve kullanılan yüksek miktardaki patlayıcı nedeniyle jeolojik etkiler de meydana getirdiğini söyledi.

Cuni ayrıca operasyonun yeni bir “deneme bölgeleri” aşamasının hazırlığı olabileceğini belirterek, İsrail’in Doğu Zuvaytır’dan çekilme ihtimali halinde bu patlamanın söz konusu bağlamda değerlendirilebileceğini ifade etti.

Lübnan'ın güneyindeki Arnon ve El-Şakif tepeleri, bölgede İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen bir dizi bombalı saldırının ardından (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Arnon ve El-Şakif tepeleri, bölgede İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen bir dizi bombalı saldırının ardından (AFP)

Askeri kapasitenin yeniden kurulmasını engelleme amacı

Emekli Tuğgeneral Said Kazah da “Şarku’l Avsat”a yaptığı açıklamada, Şakif’teki patlatma dahil tüm İsrail operasyonlarının, gelecekte Hizbullah’ın kullanabileceği altyapıyı ortadan kaldırmayı amaçlayan tek bir askeri strateji kapsamında yürütüldüğünü söyledi.

Kazah, İsrail ordusunun geride Hizbullah’ın daha sonra kullanabileceği hiçbir altyapı bırakmak istemediğini belirterek, bunların tüneller, operasyon merkezleri, komuta-kontrol noktaları, mühimmat depoları, lojistik tesisler veya askeri araçlar olabileceğini ifade etti.

Bu yapıların yıllar boyunca Hizbullah’ın askeri sisteminin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Kazah, İsrail’in son savaş deneyiminden hareket ettiğini söyledi.

Kazah, “15 aylık çatışmalar sırasında bütün tüneller yok edilemedi ve Hizbullah bunların bazılarını daha sonra yeniden kullanabildi. Bu nedenle İsrail ordusu, gelecekte bu bölgelerden çekilmesi halinde Hizbullah’ın askeri gücünü yeniden oluşturmasına katkı sağlayabilecek her şeyi yok etmek için bölgeyi karış karış arıyor” ifadelerini kullandı.

Kazah, İsrail’in hedefinin Hizbullah’ın 2006 ile 2023 yılları arasında geliştirdiği askeri kapasitenin yeniden oluşturulmasını engellemek olduğunu belirtti.

İsrail: Tünel ağının büyük bölümü yok edildi

İsrail ordusu ise Şakif çevresindeki tünel ağının büyük bölümünün imha edildiğini açıkladı. Operasyonun, Hizbullah tarafından Ali Tahir Tepesi’ndeki bir mühendislik aracına yönelik gerçekleştirildiği öne sürülen İHA saldırısına karşılık olarak yapıldığı belirtildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Hizbullah’ın askeri kapasitesini yeniden inşa etmesini engellemek amacıyla Lübnan’ın güneyindeki “güvenlik bölgesinde” kalmaya ve altyapıyı yok etmeye devam edeceklerini açıkladı.

Güney Lübnan’da operasyonlar sürüyor

İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki askeri faaliyetleri devam etti. İsrail güçleri Deyr Siryan, Debşe çevresi, Ali Tahir tepeleri, Kefer tibnit, Mansuri, Mecdel Zun ve Tulus bölgelerinde bir dizi patlatma, bombardıman ve tarama operasyonu gerçekleştirdi.

Nebatiye el-Fevka çevresindeki Ali Tahir Tepesi’nin de dün öğleden sonra aydınlatma mühimmatlarıyla hedef alındığı ve bölgede yangın çıktığı bildirildi.

Şakif Kalesi çevresindeki patlamalar nedeniyle maddi hasar meydana geldiği, patlamaların şiddeti sonucu Kuleyya beldesindeki bazı evlerin camlarının kırıldığı belirtildi.

İsrail güçlerinin Mansuri ve Beyt es-Siyad çevresinde arama faaliyetlerini sürdürdüğü, Beraşit Tepesi’nde tank sesleri ve doğu ile batı kesimlerinde ise patlama seslerinin duyulduğu ifade edildi.