Fas ile İspanya arasındaki göç krizi Avrupa'nın bölünmüşlüğünü gözler önüne serdi: Önce devlet mi, yoksa AB mi?

‘Kuzeye göç’ konusu bir haftadır, İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Portekiz'de devam eden orman yangınlarını gölgede bıraktı

Binlerce göçmenin Fas’tan İspanyol topraklarına yürüyerek ve yüzerek toplu geçiş yaptığı son dalgaların ardından, İspanya’nın Sebte kentinde bir sahilde bekleyen göçmenler, 2 Ağustos 2026 (Reuters)
Binlerce göçmenin Fas’tan İspanyol topraklarına yürüyerek ve yüzerek toplu geçiş yaptığı son dalgaların ardından, İspanya’nın Sebte kentinde bir sahilde bekleyen göçmenler, 2 Ağustos 2026 (Reuters)
TT

Fas ile İspanya arasındaki göç krizi Avrupa'nın bölünmüşlüğünü gözler önüne serdi: Önce devlet mi, yoksa AB mi?

Binlerce göçmenin Fas’tan İspanyol topraklarına yürüyerek ve yüzerek toplu geçiş yaptığı son dalgaların ardından, İspanya’nın Sebte kentinde bir sahilde bekleyen göçmenler, 2 Ağustos 2026 (Reuters)
Binlerce göçmenin Fas’tan İspanyol topraklarına yürüyerek ve yüzerek toplu geçiş yaptığı son dalgaların ardından, İspanya’nın Sebte kentinde bir sahilde bekleyen göçmenler, 2 Ağustos 2026 (Reuters)

Muhammed eş-Şarki

Fas'ın kuzeyindeki işgal altındaki Sebte (Ceuta) kentine yönelik düzensiz toplu göç olayı, Avrupa Birliği (AB) içinde, neredeyse siyasi ve diplomatik bir krizi tetikleyecek boyuta ulaştı. Bu krizin etkileri ABD, İsrail ve Birleşmiş Milletler'e (BM) kadar uzandı. Batı kendi içinde bölündü ve yerinden edilenlerin göç dalgalarıyla başa çıkma konusundaki kırılganlığı gözler önüne serildi. Tüm bunlar, yaşlı kıtanın doğurganlık oranındaki gerileme ve iş gücü yetersizliğiyle boğuştuğu bir dönemde yaşandı.

‘Kuzeye göç’ konusu bir haftadır, İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Portekiz'de devam eden orman yangınlarını gölgede bıraktı. Fas ile İspanya arasında coğrafi sınırları henüz kesinleşmemiş kara ve deniz alanındaki hareketlilik, ‘güneyden gelen göçmen akınına’ nasıl yaklaşılacağına dair bir Avrupa-Avrupa anlaşmazlığına dönüştü. Bu durum, 60 bin genç ve ergenin birkaç saat içinde Afrika kıtasındaki İspanyol bölgesine ulaşmasının ardından, Finlandiya'dan İngiltere'ye, Almanya'dan İtalya'ya kadar tüm Avrupa'da panik ve kargaşa yarattı.

Haber, sosyal medya platformlarında, geleneksel medya ve muhabir ağlarından önce yayılmaya başladı. Özellikle onlarca kayıp ve ölüden söz edilmesi bu yayılmayı hızlandırdı. Yaşananlar, sınır makamlarının yerinden edilenleri geri püskürtmede yetersiz kaldığını, yürüyerek veya denizde yüzerek göç etme takıntısına kapılmış gençlerle çatışmadan kaçınma seçeneğinin tercih edildiğini ortaya çıkardı.

df
İspanya'nın Sebte kentinde, genç bir göçmenin, kendisini Fas'a geri götürmek üzere refakat etmeden önce, sınır geçidi yakınlarında İspanyol ordusunun Regulares birliklerinden bir piyadeye bakışı, 2 Ağustos 2026 (AFP)

Tarajal sınır hattında birkaç saat içinde, İspanya ordusunun yardımına ihtiyaç duyulan kıtasal bir toplanma noktasına dönüştü. Dünya, 2002 yılındaki Leyla Adası krizinin ve 2021 yılındaki göç dalgasının sonuçlarını aşan yeni bir krizin eşiğine geldi. Bu iki olayın arasında yaklaşık yirmi yıl olmasına rağmen, tarih ve coğrafyanın hassasiyeti onların ortak noktası. Siyasi gerçekçilik gereği çözümü ertelenen birçok dosyanın halen mevcut olduğunu hatırlatıyor.

Sebte kentine deniz ve kara yoluyla akın eden binlerce ergen ve reşit olmayan çocuğun oluşturduğu bu göç dalgası, dürtüleri, zamanlaması, hedefleri, arka planı ve arkasında kimin bulunduğuna dair şaşırtıcı sorulara yol açtı.

Avrupa düzeyinde, düzensiz göç meselesi güvenlik, siyasi, ekonomik ve insani bir dosyaya dönüştü. Hem iktidar hem de muhalefet partileri, toplu göçten korkanlar ile evrensel insan haklarını savunanlar arasında bölündü. Sağ kesim aşırı ve ılımlı olarak ayrışırken, sol kesim anlayışlı ve çekingen olarak ikiye ayrıldı. Hükümetler gruplara ve fraksiyonlara bölünerek karşılıklı suçlamalarda bulundu, birbirlerini büyükelçileri geri çağırma ve ilişkileri askıya almakla tehdit etti. Sanki göç dalgası öncesinde tek bir blok değillermiş gibi davrandılar. Beyaz Saray, İspanya-Fas sınırında kaydedilen kaosun sorumluluğunu, ‘aşırı sol’ siyasi yönelimleri nedeniyle Madrid hükümetine yükledi.

Fransa ve İtalya

Fransa hükümeti, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un talimatıyla cuma günü (31 Temmuz) şafak vakti, Pirene dağları boyunca İspanya sınırındaki güvenlik denetimini sıkılaştırmak için ek güçler çağırmakta gecikmedi. Giorgia Meloni'nin İtalyan hükümeti ise, yerinden edilenler krizi çözülene kadar İspanya'nın Schengen üyeliğinin askıya alınmasını talep ederken ‘daha önce İtalya'nın göçmenlerin varış noktası olduğu benzer krizlerde olduğu gibi, göçmenlerin komşu ülkelere geçebileceklerini’ belirtti.

cdfg
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Almanya'nın başkenti Berlin'deki Şansölyelik merkezinde düzenlenen "Avrupa Beşlisi" liderleri ile NATO Genel Sekreteri arasındaki toplantının kapanışında gazetecilere açıklama yaparken, 24 Haziran 2026 (AFP)

Meloni'nin sağcı hükümeti, Avrupa pasaportu taşıyanlar hariç, İspanya topraklarından gelenler için Schengen düzenlemelerinin uygulanmasını askıya aldı. Madrid hükümeti, İtalyan kararına öfkelenerek büyükelçisini protesto amacıyla geri çağırdı. Danimarka, Finlandiya ve İskandinav dünyasından diğer ülkeler İtalya'nın tutumunu destekledi.

İtalya-İspanya anlaşmazlığı Avrupa'nın tutumunu bölüyor

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Avrupa'da, ‘İspanya'nın sosyal cömertlik ve kazançlı iş fırsatları sunan ülkelere ulaşmak isteyenler için sadece bir geçiş noktası olduğu, kalıcı ikamet için değil’ şeklinde bir kanaat bulunuyor. Brüksel'deki Komisyon ise, yeni göç dalgalarını sınırlamak amacıyla Frontex ekiplerini harekete geçirdiğini açıkladı. Bu sorun nedeniyle Avrupa, ulusal çıkarı kıtasal aidiyet veya siyasi-kültürel hatta dini bağlılığın önüne koyan, birbiriyle uyumsuz devletler gibi göründü. Belki de herkes ‘Rabat'ın Avrupa'nın jandarması olmadığı ve tapınağın sınır bekçisi olmayacağı’ mesajını almıştı. Birçok Faslı yetkili, düzensiz göç krizi AB ülkeleri arasındaki anlaşmazlığın zirvesine ulaştığında daha önce de ay mesajı verdi.

ergthyju
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Brüksel'de düzenlenen Avrupa Konseyi toplantısına katılmak üzere gelirken, 18 Aralık 2025 (AFP)

Öte yandan İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, göç sorununu ele almak amacıyla Avrupa Birliği (AB) İçişleri Bakanları'nın acil bir toplantı düzenlemesi çağrısında bulundu. İspanyol haber ajansı EFE’ye göre Sánchez, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e gönderdiği mesajda, AB'nin dış sınırlarındaki göç olaylarının ardından bazı Avrupa hükümetlerinin tepkilerine dair büyük endişesini dile getirdi. Sánchez, "Küresel bağlamda AB, bencil bir tepkiye ve yasa dışı kutuplaşmaya tahammül edemez" dedi. Sánchez, sınırı yasa dışı yollarla geçen tüm göçmenlerin ülkelerine geri döndüğünü açıkladı. Fas ile iş birliğini takdirle karşılayan İspanya Başbakanı, “Bu, Faslı makamlarla yakın koordinasyon ve diğer Avrupa ülkelerinden son derece sınırlı bir destekle sağlandı" dedi.

Trump, Avrupalılarla alay etti

Diğer taraftan ABD Başkanı Donald Trump, Madrid hükümetini krizin sorumlusu olmakla’ suçladı. Çünkü sol partilerin talimatıyla, denizden gelen göçmenlerin geri gönderilmesini engelleyen bir yasa çıkarılmasının toplu göçe yol açtığını iddia etti. Başkan Yardımcısı JD Vance ise, ‘radikal sol partilerin dünyada düzensiz göçü teşvik etmekten sorumlu olduğunu’ söyledi.

fvgth
ABD Başkanı Donald Trump, 31 Temmuz'da Maryland Eyaleti'ndeki Thurmont kenti yakınlarında Camp David tesisinde düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından ayrılırken (AP)

Elon Musk, ‘bazı Avrupa hükümetlerinin cömert sosyal ve mali desteğinin düzensiz göçü teşvik ettiğini’ değerlendirdi. İsrail'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi, İspanya hükümetini ‘iddia ettiği ahlaki ilkelerle çeliştiği için Sebte ve Melilla'daki sömürgeciliği sona erdirmeye’ çağırdı. Bazı Avrupa ülkelerindeki aşırı sağcı partiler, sol görüşlü partilerin baskısıyla toleranslı davranan sosyalist hükümetin tutumunu eleştirdi. Boyun Eğmeyen Fransa Partisi (La France insoumise, LFI), ‘İspanya'nın Afrika kıtası içinde yer alan topraklara sahip çıkan bir Avrupa ülkesi olduğunu’ değerlendirdi.

Çanlar kimin için çalıyor?

Sebte kentine deniz ve kara yoluyla akın eden binlerce ergen ve reşit olmayan çocuğun oluşturduğu bu göç dalgası, dinamikleri, zamanlaması, hedefleri, arka planı, arkasında kimin bulunduğu ve çanların kimin için çaldığına dair şaşırtıcı sorulara yol açtı. Cebelitarık Boğazı'na bakan, orman ile deniz arasındaki turistik bir bölgede yaşanan toplu göç görüntüleri anlaşılmaz görünüyordu. Bu gençler nasıl olur da kuzey kıyısına ulaşmak umuduyla kendilerini denize atıp aileleri ve vatanlarını riskli bir maceraya terk etmeyi düşünebildiler?

dfrgthyuj
İspanya'nın Sebte kentinde, Fas'tan İspanyol topraklarına yürüyerek ve yüzerek toplu geçiş yapan göçmenlerin son dalgalarının ardından, İspanya askerleri, bir grup göçmene eşlik ederken, 1 Ağustos 2026 (Reuters)

Al Majalla’ya telefonda açıklamalarda bulunan Fas'ın Cebelitarık kentinden bir sakin, ‘bu boyutta ve kalabalıkta düzensiz göçün bu bölgede daha önce hiç yaşanmadığını’ söyledi ve “Sınır makamları, özellikle Sahra altı ülkelerden gelen göçmenlerin ekonomik ve toplumsal nedenlerle zaman zaman gerçekleştirdiği dağınık ve sınırlı sızma vakalarıyla başa çıkmaya alışkındı” diye ekledi.

Sebte'ye göç macerasından dönenler, dil ve din bakımından kendi destekçileri olarak gördükleri kişilerden kötü muamele, aç bırakma, dayak ve hakaret gördüklerini anlatıyor

Bazıları, ‘geçtiğimiz ay Pedro Sánchez'in Cezayir'e yaptığı ziyaretin ardından Rabat ile Madrid arasında açıklanmamış bir gerginlik olabileceği’ sorusunu sordu. Ancak İspanya Başbakanı'nın "Fas güvenilir bir müttefik ülkedir" açıklamasının ardından bunun sadece bir varsayım olduğu anlaşıldı. Bu sözlerde büyük bir doğruluk payı var, çünkü Madrid, Fas'ın iş birliği olmadan göç dosyasını yönetemeyeceğinin farkında. Cezayir'in, 1975 yılında Rabat'ın İspanya Sahrası'nda yaptığı gibi, işgal altındaki Sebte ve Melilla'ya yönelik bir ‘Yeşil Yürüyüş’ korkusunu ve aşırılıkçı partileri Fas'a karşı kışkırtmak için bu olayı istismar edebileceği belirtiliyor.

Başlangıçta mahkeme hatası

Birçok uluslararası medya kuruluşu, mevcut göç krizinin sorumluluğunu, İşçi Sosyalist Parti ile sağcı Halk Partisi arasındaki dar iç parti anlaşmazlıklarının çözülmesi çerçevesinde Madrid hükümetine yüklüyor. Bu iki parti arasında, aşırı solda Sumar ve aşırı sağda Vox gibi katı görüşlü partiler ile coğrafi ve kültürel açıdan kapalı diğer bölgesel partiler bulunuyor.

Böylece İspanya Yüksek Mahkemesi, temmuz ayı başlarında, ‘denizde durdurulan düzensiz göçmenlerin derhal geri gönderilmemesini’ öngören 814/2026 sayılı kararı yayımladı. Bazı gözlemciler, bu kararın düzensiz göçü teşvik eden mesajlar ilettiğini, insan kaçakçılığı ağlarının bunu sosyal medya üzerinden göçe yönelik propagandayı yoğunlaştırarak istismar ettiğini değerlendirdi. İşçi Sosyalist Parti Başkanı olan İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, İspanya-Fas sınır hattında yaşananları ‘İspanya egemenliğine saldırı’ olarak nitelendirerek, 2001'den bu yana ılımlı Halk Partisi'nden Sebte yerel hükümet başkanı Juan Jesús Vivas ile ilişkileri yumuşatmaya çalıştı. Bu ifade, sağ kesimin sıkça tekrarladığı ve ‘Sebte'yi Fas ile nihai sınır’ olarak değerlendirdiği bir söylem. 90 bin kişinin yaşadığı, yarısının Faslı ve Müslüman olduğu kent, özerk yönetime sahip.

cvfgbh
İspanya Ordusu Regulares Piyade Birimi'nden askerler, İspanya'nın Ceuta kentindeki sınır geçişi yakınlarında bir grup göçmeni takip ediyor, 2 Ağustos 2026 (AFP)

İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, işgal altındaki Sebte kentiyle bağlantılı düzensiz göç krizinin kurban sayısının 67 kişiye yükseldiğini açıkladı; bu insani trajedinin doğrudan sorumluluğunu göçmen kaçakçılığı örgütleri ve ağlarına yükledi.

Grande-Marlaska, uluslararası medya organlarının aktardığı açıklamalarında, insan kaçakçılığı ağlarının binlerce göçmenin durumundan ve Avrupa kıyısına ulaşma emellerinden istismar ettiğini, bunun da işgal altındaki kente yüzerek geçme girişimleri sırasında onlarca kişinin hayatını kaybetmesine yol açtığını ortaya koydu.

İspanya İçişleri Bakanlığı daha önce, krizin başlangıcından bu yana yaklaşık 50 bin kişinin Sebte kentine düzensiz yollarla girdiğini, 48 bin 300 kişinin gönüllü olarak Fas'a geri döndüğünü belirtmiş, en son resmi verilere göre kent içinde bulunan göçmen sayısının iki binden az sayıya düştüğünü açıklamıştı.

Göçmenlerin durumunun düzeltilmesi ilk kıvılcım

Sebte'ye göç macerasından dönenler, dil ve din bakımından kendi destekçileri olarak gördükleri kişilerden kötü muamele, aç bırakma, dayak ve hakaret gördüklerini anlatıyor. Mağazalar, restoranlar ve gıda dükkanları kapatılmıştı, ta ki binlerce macera arayan kişi açlıktan kıvranıp hayal kırıklığı ve pişmanlıkla, aceleciliğin dersini alarak geri dönmeye karar verene kadar. Daha deneyimli olanlar, İspanya hükümetinin, 31 Aralık 2025 tarihinden önce ülkede bulundukları kanıtlanan yüz binlerce düzensiz göçmenin ikamet ve çalışma kartı almasını sağlayacak kararını duyduklarını söylüyor. Nitekim sol partilerin desteğiyle, 30 Haziran 2026'dan önce ülkeye yasa dışı yollarla giren yarım milyon kişinin durumu düzeltilerek, göçmenlerin ikamet ve seçimlerde oy kullanma haklarından yararlanmasına imkan tanındı.

İnsan hakları dernekleri, siyasi nedenlerle bu yönelimi destekliyor. Zor çalışma koşullarında ucuz iş gücü arayan büyük çiftçiler de buna karşı çıkmıyor. Sánchez, insan kaçakçılığı ağları ve mafyalarının bu kararı istismar ederek, yanlış ve yanıltıcı hukuki yorumları geniş çapta yaymaya başladığını, bunun da Sebte'ye yüzerek ulaşma vakalarının belirgin bir artışla çoğalmasına yol açtığını, bunun da göçmen sayısında gerileme kaydeden önceki eğilimin tersine döndüğünü belirtti.

İspanya basını

İspanya basını, olayı, sınırlı kapasiteye sahip bir kentin karşı karşıya olduğu dış güvenlik tehlikesi açısından ele aldı. Bunu yaparken abartılı ifadeler ve şişirilmiş rakamlar kullanarak, sorumluluğu demir çitin diğer tarafındaki tarafa yükledi. Fas ile ilişkilerin, Madrid hükümeti tarafından ‘iyi ve müttefik ülke’ olarak nitelendirilip ‘koordinasyon ve iş birliğinden’ söz edilse de hassas, temkinli, kırılgan ve gergin kalmaya devam ettiği görüldü.

sscdfvgbhnj

Sonuçta, işgal altındaki kenti kaybetme korkusu, İspanyol hayal gücünde güçlü bir şekilde varlığını sürdürüyor. Zira bu şehir, 1492'de Endülüs'ün düşmesinden bu yana Akdeniz'in iki kıyısı arasında her iki yönde de gerçekleşen yaklaşık 15 yüzyıllık toplu göç yolculukları tarihiyle özdeşleşmiş durumda.

Fas tarafında bazı sorular ikna edici bir yanıt bulamadı. Araba üretip Avrupa'ya ihraç eden bir ülkede sınırların ötesinde iş fırsatları arayan işsiz gençler sebebiyle ilgili hükümetin tutumuna yönelik eleştiriler arttı. Analistlere göre bu kriz, gelecek eylül ayı sonlarında yapılacak yasama seçimlerine sadece birkaç hafta kala hükümetin konumunu zayıflattı.