İsrail ordusu, Güney Suriye’deki işgalini derinleştirmeye yönelik yoğun operasyonlarını kamuoyuna açıklamaya başladı. Bu operasyonlar, İsrail’in bölgede uzun yıllar kalmayı planladığı izlenimini veriyor. İsrail ordusunun “Kuzey Cephesi Komutanlığı”, İbranice yayımlanan Yedioth Ahronoth gazetesinin askeri muhabirini, kıdemli bir subay eşliğinde işgal altındaki Suriye topraklarına götürerek İsrail kamuoyuna ordunun bölgedeki faaliyetlerini gösterdi.
Muhabir, İsrail güçlerinin Kuneytra kırsalının orta kesimindeki Doğu Samdaniyye köyüne iki tank ve asker taşıyan çok sayıda askeri araçla nasıl girdiğine tanıklık etti. Ordudan, gazeteye yapılan açıklamada, “geçici operasyonlar ve kısa süreli girişlerden, sahada kontrolün sağlandığı ve ülkenin güneyindeki Suriye köyleri ile kasabalarında uzun süre, hatta yıllar boyunca kalmak amacıyla düzenli hareket edilen bir modele geçildiğini” bildirildi.
İsrail ordusu ayrıca yaklaşık iki yıldır “Yeni Doğu” adı verilen mühendislik projesi üzerinde çalıştığını belirtti. Projenin, Güney Suriye’de sınır bölgesi boyunca bir tahkimat sistemi oluşturmayı amaçladığı ifade edildi.
Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre İsrail ordusu, kuzeyde Mecdel Şems bölgesinden güneyde Ürdün sınırındaki üçlü sınır bölgesine kadar uzanan hendeklerin kazılmasına yönelik çalışmaların yaklaşık yüzde 80’ini tamamladı. Haberde bu hendeklerin amacının, “herhangi bir milisin 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail yerleşimlerine düzenlediği saldırıya benzer bir saldırı gerçekleştirmesini engellemek” olduğu ifade edildi.
Bu kapsamda yaklaşık 4 metre genişliğinde ve 4 metre derinliğinde hendekler kazıldı. Hendekler boyunca birkaç metre yüksekliğinde toprak setler oluşturuldu. Bu setlerin üzerinde, toplar ve insansız araçlar da dahil olmak üzere gelişmiş savunma sistemleriyle donatılmış çok sayıda gözetleme noktası oluşturuldu.

Operasyonlar, İsrail’in “güvenlik kuşağı” olarak adlandırdığı bölgede görev yapan 474. Golan Tugayına bağlı güçler tarafından yürütülüyor. Söz konusu kuşak, Şeyh Dağı’ndan (Hermon Dağı) Ürdün sınırına kadar uzanan Suriye tepeleri boyunca 5 ila 12 kilometre genişliğinde bir alanı kapsıyor.
Bölgede her biri bir bölük askeri üssü büyüklüğünde 9 askeri mevzi kuruldu. Bu mevzilerin gözetleme ve denetimin yanı sıra, günün her saati Suriye’deki köy, kasaba ve açık arazilere yönelik operasyonlar için çıkış noktası olarak kullanıldığı belirtildi.
Bilindiği üzere İsrail, 1967’den bu yana Golan Tepeleri’nin bir bölümünü işgal altında tutuyor. Esed rejiminin 9 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail, yaklaşık 400 kilometrekarelik yeni bir alanı daha işgal etti ve 1974’te imzalanan “Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması”nı tek taraflı olarak ihlal ederek yürürlükten kaldırdı.
Her Suriyeliyi potansiyel düşman olarak görüyoruz
Haberde yer alan İsrailli subaylar, bölgeye “yeni bir güvenlik anlayışıyla” yaklaştıklarını belirterek, “çatışmayı düşmanın topraklarında tutmayı” hedeflediklerini belirtti. Subaylar, önceden kimin düşman olarak kabul edildiğinin önemli olmadığını; bunun Hizbullah, Suriye ordusu veya başka silahlı gruplar olabileceğini ifade etti.
İsrailli subaylardan biri, “Savunma hazırlıklarımızı artık karşımızdaki düşmanın kim olduğuna göre değil, sahip olduğu kapasiteye ve neler yapabileceğine göre belirliyoruz” şeklinde konuştu.
Subay ayrıca, “Ordu her Suriyeliden düşman olduğundan şüpheleniyor” ifadesini kullandı. Bununla birlikte bölgede yoksul köylerin ve az sayıda koyun ile kümes hayvanı besleyerek geçimini sağlayan sivil ailelerin bulunduğunu, İsrail güçlerinin ise bu köylerdeki evlerin arasında rutin olarak hareket ettiğini kabul etti.
Subay, “Ordu, bölgede hareket eden her sivili veya çobanı silahlı olabilecek ve tehdit oluşturabilecek biri olarak değerlendiriyor” dedi.

Haberde, İsrail ordusunun aralarında Dera ve Kuneytra çevresindeki köylerin de bulunduğu Suriye kasaba ve köylerinde operasyonlar yürüttüğü belirtildi. “Sivillerle silahlı kişiler arasında ayrım yapmanın zorluğunun masum insanların zarar görmesine yol açabileceği” ifade edildi.
İsrailli subay, “Gerçek zamanlı olarak silahlı kişinin düşman mı yoksa kendisini savunan bir sivil mi olduğunu anlamak zor” dedi. Bu değerlendirme, İsrail ordusunun Suriye toprakları ve köylerindeki askeri konuşlanmasının oluşturduğu durumu gösteriyor.

Dera’daki çatışmanın ardından operasyonlar arttı
Haberde, geçtiğimiz haziran ayının sonlarında İsrail güçlerinin Dera vilayetinin batısındaki Abidin bölgesinde düzenlediği operasyon sırasında yaşanan bir olaya da yer verildi.
İsrail askerleri güçlerinin bir bölümünü mevzilerinden birine çektiği sırada taşlı saldırıya uğradı. Daha sonra kimliği belirsiz kişiler İsrail güçlerine ateş açtı. İsrail ordusu, güçlerinin ateşle karşılık verdiğini ve havan topları kullandığını açıkladı. İsrail’e ait bir savaş helikopterinin de bölgeye hava saldırısı düzenlediği bildirildi.
Olayda İsrail güçlerinden yaralanan olmadı. Ancak askerlerin aralarında askerî açıdan “gizli” olarak sınıflandırılan bir telefonun da bulunduğu bazı ekipmanları geride bıraktığı belirtildi. Ordu, söz konusu telefonu uzaktan devre dışı bıraktığını açıkladı.
Habere göre İsrail ordusu olayla ilgili inceleme başlattı. Bunun ardından İsrail güçleri, aralarında Abidin’in de bulunduğu bazı köylerde operasyonlarının önemli bir bölümünü gece saatlerinde gerçekleştirmeye başladı.
İsrail’in Güney Suriye’ye yönelik operasyonlarının bu olaydan sonra iki katına çıktığı, operasyonlar sırasında askeri kontrol noktaları kurulduğu, yoldan geçen kişilerin ve evlerin arandığı ve sivillerin gözaltına alındığı belirtildi.