Cezayir’de eğitim reformu siyasi çevreleri böldü

Cezayir’de eğitim reformu konusundaki anlaşmazlıkların çözümü için Cumhurbaşkanı Tebbun’un müdahalesi bekleniyor. (Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir’de eğitim reformu konusundaki anlaşmazlıkların çözümü için Cumhurbaşkanı Tebbun’un müdahalesi bekleniyor. (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Cezayir’de eğitim reformu siyasi çevreleri böldü

Cezayir’de eğitim reformu konusundaki anlaşmazlıkların çözümü için Cumhurbaşkanı Tebbun’un müdahalesi bekleniyor. (Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir’de eğitim reformu konusundaki anlaşmazlıkların çözümü için Cumhurbaşkanı Tebbun’un müdahalesi bekleniyor. (Cumhurbaşkanlığı)

Cezayir’de bu ayın başında eğitim sektöründe reformların açıklanmasının ardından siyasi kutuplaşmanın dozu yükseldi. Özellikle basında çıkan ve Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un, Eğitim Bakanı’nın reformları Bakanlar Kurulu’na sunmadığı gerekçesiyle geri çekebileceği yönündeki sızıntılar tartışmaları daha da alevlendirdi.

Bu mesele, Arap milliyetçisi muhafazakâr akım ile devletin en önemli kurumlarında güçlü nüfuza sahip Frankofon akım arasındaki eski mücadeleyi yeniden gündeme taşıdı.

vfgrthyju
Cezayir Eğitim Bakanı Muhammed Sağir Saadavi (Bakanlık)

Milli Eğitim Bakanı Muhammed Sağir Saadavi’nin ağustos ayının ilk haftasında eğitim müfettişleriyle yaptığı toplantıda pedagojik düzenlemeler olarak adlandırılan değişiklikleri açıklamasının ardından tartışmalar her geçen gün büyüdü. Dil, din, kültür ve kimliğin yanı sıra Fransız sömürge döneminin (1830-1962) bu unsurlar üzerindeki etkisine ilişkin eski ideolojik anlaşmazlıklar da tartışmanın içine dahil oldu.

Destek ve diyalog çağrıları arasında

Reform kapsamında üçüncü sınıftan itibaren İngilizce dersinin müfredata dahil edilmesi, Fransızca eğitiminin dördüncü sınıfa ertelenmesi ve ortaöğretimde bazı derslerin yeniden düzenlenmesi öngörülüyor. Bunların başında, fen bilimleri alanlarında bakalorya sınavına girecek öğrenciler için felsefe dersi geliyor.

Değişikliklerin resmiyet kazanmasının ardından sosyal medya platformlarında ve televizyon programlarında tartışmalar ve karşılıklı sert açıklamalar başladı.

Tartışma, özellikle eğitim müfredatı uzmanı ve eski Milli Eğitim Bakanı Nuriye Bin Gıbrit’in (2015-2019) eski danışmanı Ahmed Tissa’nın özel bir televizyon kanalına verdiği röportajın ardından alevlendi. Tissa, bakanlığın bazı tercihlerinin gerekliliğini sorgularken özellikle felsefe, İslam eğitimi ve Fransızcanın müfredattaki konumuna dikkat çekti.

cs
Nahda Hareketi Genel Sekreteri Muhammed Zuveybi (Parti medyası)

O tarihten bu yana tepkiler, siyasi çevreler de dahil olmak üzere hızla arttı. Reform tartışması, eski ideolojik ayrışmaların da etkisiyle giderek daha geniş bir siyasi bölünmeye dönüştü.

Yeni Cezayir Cephesi Başkanı Cemal bin Abdüsselam, dün düzenlediği basın toplantısında Fransızcanın eğitim müfredatında tutulmasının öncelikle Fransa’ya hizmet ettiğini savundu. Bin Abdüsselam, Fransızcanın bilim, bilgi ve teknoloji alanlarında artık geride kaldığını söyledi.

Buna karşılık muhalefetteki İşçi Partisi lideri Luiza Hanun, parti kadrolarıyla gerçekleştirdiği toplantıda reform projesinin ertelenmesini ve üzerindeki baskının kaldırılmasını, Cumhurbaşkanı’nın himayesinde ulusal bir tartışma başlatılmasını istedi.

Hanun, felsefe dersini temel bir alan olarak görüyor ve partisinin ders saatlerinin azaltılmasına veya farklı eğitim alanları arasında yeniden dağıtılmasına karşı çıktığını belirtiyor.

Diller konusunda ise Arapça ile Amazigcenin yanı sıra Fransızca ve İngilizcenin birbirini tamamladığı bir yaklaşım çağrısında bulunan Hanun, bir dilin başka bir dille aceleyle değiştirilmesinin, gerekli pedagojik şartlar oluşturulmadan gerçekleştirilemeyeceğini vurguladı.

drtyj
Eğitim Bakanı’nın bakanlık kadrolarıyla toplantısı (Bakanlık)

Yeni Nesil Partisi Başkanı el-Ahdar Emkıran da Her Şey Cezayir için internet sitesinde yayımlanan makalesinde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararları etrafında yürütülen tartışmanın, Fransızca ve İngilizce gibi yabancı dillerin konumu veya bazı derslerin yeniden düzenlenmesi gibi konuların yalnızca sosyal medyada geçici bir tartışmaya indirgenmesine karşı uyardı.

Siyasi cephelerden karşılıklı salvo

İslami çevrelerin önde gelen isimlerinden ve eski Toplum İçin Barış Hareketi Başkanı Abdürrezzak Makri de pazartesi günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda tartışmaya dahil oldu. Makri, laik akımı ve Fransa’nın hizmetkârlarını sert şekilde eleştirdi.

Makri, «Bu kişileri bu günlerde birdenbire harekete geçiren nedir? Resmi düzeyde onları harekete geçiren bir şey mi oldu? Yoksa Fransa onlara bir şey mi vaat etti?» diye sordu. Makri’nin açıklamaları, ilkokul eğitiminde Fransızcanın rolünün azaltılmasına karşı çıkan kesimlere yönelikti.

Makri ayrıca, «Bu akım neden Arapçadan nefret ediyor? Bilim, refah ve kalkınma alanlarında ana dili konuşanların bile terk ettiği, dünyadaki kullanım alanı sınırlı olan ve her geçen gün gerileyen yabancı bir dili savunmalarının nedeni nedir?» ifadelerini kullandı.

Makri, söz konusu akımın halk desteğine sahip olmadığını savunarak, «Herhangi bir seçimde rekabet edemedi, buna rağmen önemli kararları etkiliyor... Neden?» diye sordu.

Paylaşım, destekleyenler ile karşı çıkanlar arasında yeni bir tartışma başlattı.

Cumhurbaşkanı’nın politikalarını destekleyen Demokratik Ulusal Birlik Partisi üyesi Nesim Brahimi, İslami lidere hitaben, “Sizinle aynı fikirde olmayanları suçlayıp ihanet ve başka bir ülkeye hizmet etmekle itham ettiğinize göre, sizi Türkiye’ye bağlı olmakla suçlayanlara kızmamalısınız” dedi.

Brahimi’nin bu sözleri, Makri’nin Müslüman Kardeşler çizgisine bağlılığına gönderme olarak değerlendirildi.

gthy

Tartışmanın tarafları, konuyu sonuçlandırmak üzere Cumhurbaşkanı Tebbun’un hakemliğini beklerken, El Haber ve Le Soir d’Algérie gazeteleri pazar günü aynı içeriğe sahip iki makale yayımladı.

Makalelerde, eğitim veya ekonomi gibi devletin herhangi bir sektörünü ilgilendiren yapısal bir değişiklik veya reformun, Cumhurbaşkanı’nın bizzat başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu toplantısında görüşülüp incelenerek onaylanmadığı sürece yürürlüğe giremeyeceği ve resmiyet kazanamayacağı vurgulandı.

Bu değerlendirme, tartışmalı reformun ülkenin üst makamları tarafından henüz onaylanmamış, Eğitim Bakanı tarafından ortaya atılan bir girişimden ibaret olduğu şeklinde yorumlandı.

Böylece tartışmanın bir tarafında reformu destekleyenler, diğer tarafında uygulama öncesinde ulusal bir konferans düzenlenmesini isteyenler, bir başka tarafta ise bakanlığın bazı tercihlerine mesafeli yaklaşanlar yer aldı.

İslami ve muhafazakâr partiler, bakanlık tarafından açıklanan reform yönelimlerine geniş destek verdi. Nahda Hareketi Genel Sekreteri Muhammed Zuveybi, basına yaptığı açıklamada Eğitim Bakanlığı’nın girişimine «koşulsuz» destek verdiklerini belirtti.

Zuveybi, reformların, kendi ifadesiyle Cezayirli yeteneklerin önündeki engel oluşturan «dil bariyerini» kaldırmayı ve ülkenin bilimsel araştırmalara ve uluslararası iletişime açılmasını hedeflediğini belirterek, burada özellikle Fransızcanın rolünün azaltılmasına işaret etti.



Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
TT

Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)

Fas’ta çarşamba günü gerçekleştirilen parlamento seçimleri, parlamentoda yeni bir siyasi tablo ortaya çıkardı. “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi (PAM) birinci sıraya yükselirken, 2021 seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında “Ulusal Bağımsızlar Birliği” (RNI) ve “İstiklal” Partisi geriledi. Buna karşılık “Adalet ve Kalkınma Partisi” (PJD) güçlü bir dönüş yaparak yeniden siyasi gündemin ön sıralarına çıktı.

Sonuçlara göre “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi 97 sandalye kazanırken, onu 66 sandalyeyle “Ulusal Bağımsızlar Birliği”, 65 sandalyeyle “İstiklal” Partisi ve 54 sandalyeyle “Adalet ve Kalkınma Partisi” izledi. Kalan sandalyeler ise “Halk Güçleri Sosyalist Birliği”, “Halk Hareketi”, “İlerleme ve Sosyalizm Partisi” ile “Anayasal Birlik” arasında dağıldı. Seçime katılım oranı yüzde 38,02 olarak gerçekleşti.

Oylama başlamadan önce de “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi içerisinde, bir sonraki hükümetin başbakanlığı konusunda gayri resmi tartışmalarda iki isim öne çıkmıştı: Fouzi Lekjaa ve Fatima ez-Zehra el-Mansuri.


Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
TT

Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)

Yemen hükümet güçleri, Taiz cephesindeki Hayfan ve El-Mukatira bölgelerinde Husilerin, Hicet el-Abd yoluna yaklaşmayı amaçlayan girişimlerini püskürttü. Söz konusu girişimlerin, Taiz vilayetini güney bölgelerinden ayırarak, Aden’e uzanan güzergâhı kesmeyi hedeflediği belirtildi.

Hükümet güçleri, stratejik öneme sahip yolun güvenliğinin sağlandığını ve vatandaşlar ile yolcuların ulaşımının yeniden başladığını açıkladı. Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili, Taiz ve Tur el-Baha eksenlerindeki birlikler ile “Devler Tugayları”nın, Halk Direnişi’nin desteğiyle sızma girişimlerini püskürttüğünü ve saldıran unsurları geri çekilmeye zorladığını belirtti. En-Nezili, Husilerin insan gücü ve maddi kayıplar verdiğini ifade etti.

Hayfan ilçesinde hükümet güçleri, Husilerin El-Ahkûm bölgesine yönelik saldırısını püskürtürken, El-Mukatira’daki El-Eşbut ve Hicet el-Abd bölgelerinde de yola yaklaşmaya ve yol yakınındaki mevzilere konuşlanmaya çalışan unsurlarla çatışmalar yaşandı.

Öte yandan Yemen’de meşru hükümete destek koalisyonu güçleri, dün Husilerin Suudi Arabistan yönüne fırlattığı 6 balistik füzeyi önleyerek imha etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre füzeler, Taif ve Yanbu kentlerini hedef aldı. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, Husileri uyararak, terör operasyonlarını artırılmasına “kararlılıkla karşılık verileceğini” belirtti.

Saldırı girişimiyle eş zamanlı olarak Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’te erken uyarı sirenlerini devreye soktu. Ardından beş kentteki tehlikenin sona erdiği açıklandı.


Washington, Bağdat Havalimanı’ndaki diplomatik ve lojistik merkezini Irak’a devredecek

(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)
(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)
TT

Washington, Bağdat Havalimanı’ndaki diplomatik ve lojistik merkezini Irak’a devredecek

(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)
(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)

Irak Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamaya göre ABD, Ortadoğu’daki savaş sırasında İran yanlısı silahlı gruplar tarafından defalarca hedef alınan Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki diplomatik ve lojistik merkezini Irak’a devredecek.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Bakanlık, Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkiler Müsteşarı ile ABD Maslahatgüzarının dün ABD’nin Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki Büyükelçilik Diplomatik Destek Sahası’nın Irak Hükümetine Devri Anlaşması’nı imzaladığını duyurdu.

Açıklamada, söz konusu adımın ‘Irak hükümetinin Uluslararası Koalisyonun misyonunu ve Irak’taki yabancı askeri varlığını 30 Eylül 2026 olarak belirlenen takvime uygun şekilde sonlandırmaya yönelik prosedürleri tamamlama çabaları kapsamında’ atıldığı belirtildi.

İran ile müttefik olan gruplar, yıllardır Washington liderliğindeki DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu bünyesinde Irak’ta konuşlu yabancı güçlerin çekilmesi çağrısında bulunuyor ve ülkedeki ABD tesisleri ile çıkarlarını hedef alıyordu.

Ortadoğu’daki savaş süresince bu gruplar, Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki tesis de dahil olmak üzere ABD mevzilerini 600’den fazla kez hedef aldı.

Iraklı bir güvenlik yetkilisi ve diplomatik bir kaynak, bu ayın başlarında AFP’ye yaptıkları açıklamada ABD güçlerinin tesisi tahliye ettiğini bildirdi.

Bağdat ve Washington, radikal örgütün Irak’ın kuzeyi ve batısında geniş alanları ele geçirmesinin ardından 10 yıl önce başlatılan koalisyon misyonunu sonlandırma konusunda 2024 yılında anlaşmaya varmıştı.

Koalisyon güçleri şu anda yalnızca Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’deki havalimanında konuşlanmış durumda.

Koalisyonun varlığı, özellikle DEAŞ’ın 2017 sonlarında mağlup edilmesinden bu yana Irak makamları ile gruplar arasında sürekli bir gerilim kaynağı oluşturuyordu.

Bu yıl göreve gelmesinden bu yana Başbakan Ali ez-Zeydi, silahların devletin elinde toplanması ve grupların cephaneliklerini teslim etmesi sözü verdi.

Yetkililer, koalisyon misyonunun sona ermesinin, söz konusu grupların silahlarını ellerinde tutmak için dayandıkları temel gerekçelerden birini ortadan kaldırdığını belirtiyor.