Tel Aviv'deki güvenlik değerlendirmelerine göre, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun İsrail ordusunun Güney Lübnan'da gerçekleştirdiğini söylediği "nitelikli operasyonla" kastettiği şeyin, "Hizbullah mensuplarının Ali et-Tahir tepelerinde kazılmış tünellerde sıkıştırılması" olduğu tahmin ediliyor.

İsrail ordusu, Güney Lübnan'daki Nebatiye bölgesinin çevresinde bölgeyi aylar önce işgal etmesinden beri sıkı bir askeri kuşatma uyguluyor. İsrail güçleri, Ali et-Tahir tepelerinin altında bulunan tahkim edilmiş bir tünel kompleksini hedef alıyor.
İsrail, söz konusu yapının İran Devrim Muhafızları tarafından inşa edilen devasa bir "tünel şehri" olduğunu ve Hizbullah'ın seçkin komando birlikleri olarak nitelendirilen Bedir Gücü'nün ana karargâhı olarak kullanıldığını öne sürüyor.
Kuşatma sıkılaştırıldı
İsrail, işgalin ilk döneminde bu askeri tesis ve buradan ayrılan tünel ağının içinde yaklaşık 40 Hizbullah ve Devrim Muhafızları mensubunun bulunduğunu ve bunları kuşatma altında tuttuğunu açıklamıştı.
İsrail güçleri, tepelere giriş ve çıkış sağlayan 8 noktayı kontrol altına alarak kuşatmayı sıkılaştırdı. İsrail, kuşatmanın kaldırılması için bütün militanların teslim olmasını ya da öldürülmesini şart koştu.
Washington ve ardından Roma'da İsrail ile müzakereler yürüten Lübnanlı resmi heyet ise farklı bir formül üzerinde anlaşmaya çalıştı. Buna göre söz konusu kişilerin serbest bırakılması, Hizbullah'ın müzakerelere yönelik itirazlarını azaltabilecek bir iyi niyet adımı olarak değerlendiriliyordu.
Lübnan heyeti, her müzakere oturumunda bu bölgenin Lübnan ordusunun kontrolüne geçiş için pilot bölge olmasını talep etti. İsrail ordusu bölgenin tamamını işgal etmiş olmamasına ve kuşatmayı yakınındaki ve bölgeye hâkim konumdaki birlikleri üzerinden sürdürmesine rağmen, İsrailli yetkililer bu öneriyi kesin biçimde reddetti.

Buna karşılık Hizbullah'a bağlı çok sayıda hücre, bölgedeki İsrail güçlerine yönelik operasyonlar düzenledi. Bu saldırılarda İsrail askerleri ve askeri araçlarında kayıplar meydana gelmesi, İsrail ordusunun bölge üzerindeki kuşatmayı sürdürme konusundaki ısrarını artırdı.
Baskı ve caydırma yöntemleri
Kaynaklar ve basına yansıyan bilgilere göre İsrail ordusu, tünellerde bulunan militanları dışarı çıkıp teslim olmaya ya da kaçmaya çalışırken öldürülmeye zorlamak amacıyla çeşitli modern yöntem ve teknolojilere başvurdu.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu yöntemler arasında gelişmiş insansız robotların tünellere sokulması, tünellere gaz verilmesi, saatler boyunca yüksek seviyede gürültü çıkarılması ve dış dünyayla tüm bağlantıların kesilmesi yer aldı.
İsrail güçlerinin ayrıca, olası ikmal ve kaçış hatlarını kesmek amacıyla topçu ve hava saldırılarını aralıksız sürdürerek kompleksin çevresinde bir "ateş kuşağı" oluşturduğu ifade edildi.
Tahminler neden değişti?
İsrailli yetkililerin son günlerde yaptığı açıklamalarda, tünellerin içinde yaklaşık 40 değil, yalnızca 15 Hizbullah mensubunun bulunduğunun belirtilmesi dikkat çekti.
Bu durum, İsrail ordusunun başlangıçta yanlış istihbarat verilerine dayanan tahminde bulunup bulunmadığı ya da operasyonlar sırasında çok sayıda Hizbullah mensubunun öldürülüp öldürülmediği konusunda soru işaretlerine yol açtı.
Bu soru işaretleri, Netanyahu'nun pazar günü kabine toplantısının başında yaptığı açıklamayla daha da arttı.

Netanyahu, "İsrail Lübnan'da son derece önemli bir operasyonun ortasında" ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı, "Son dönemde İsrail Lübnan'da güçlü şekilde harekete geçti ve Ali et-Tahir tepelerinde bulunanlar da dahil olmak üzere teröristleri etkisiz hale getirdi" dedi.
Netanyahu daha sonra operasyonun ayrıntıları konusunda açıklama yapmaktan kaçınarak, "Ayrıntılara giremem. Çok önemli bir operasyonun zirvesindeyiz. Tehditleri ortadan kaldırmak için büyük bir ciddiyet ve sağduyuyla çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Askeri muhabirlerin değerlendirmelerine göre Netanyahu'nun sözünü ettiği operasyonun, İsrail ordusunun Güney Lübnan'daki Ali et-Tahir tepeleri çevresinde yürüttüğü "cerrahi operasyonlara" işaret etmesi muhtemel.