Washington ve Tahran, Hürmüz Boğazı krizini taraflardan her birinin elindeki kozlara sarıldığı ve bir taviz vermeden önce diğerinin hamlesini beklediği ucu açık bir ‘satranç oyununa’ dönüştürdü. Umman ile deniz seyrüsefer hatları üzerinde varılan mutabakat ise Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusundaki belirsizliği gidermiyor. Zira Tahran bu adımı, başında ABD ablukasının kaldırılması yer alan şartlara bağlıyor.
ABD Başkanı Donald Trump dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, Tahran’ın Washington’dan savaş tazminatı talebine yanıt olarak, geçmiş çatışmalarda sorumlu olduğunu belirttiği ölü ve yaralılar için İran’dan tazminat talep edeceğini söyledi. Trump, pazar günü de yönetiminin İran’a ‘sakinlikle’ yaklaştığını ve üzerindeki ekonomik baskıları takip ettiğini belirterek bu hesaplaşmayı bir ‘satranç oyunu’ olarak nitelendirdi.
Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu açıklamalara, İranlıların ‘profesyonel satranç oyuncuları’ olduklarını kanıtladıklarını ifade ederek yanıt verdi. Teknik pürüzler sürse de deniz seyrüsefer haritası konusunda Umman ile mutabakata varıldığını doğrulayan Bekayi, ABD ablukası sürdüğü müddetçe Hürmüz Boğazı'nın normal seyrine dönmeyeceğini ve Tahran'ın ablukayı kaldırmak için yalnızca diplomasiye güvenmeyeceğini vurguladı.
Diğer bir gelişmede ise İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney, askeri komuta kademesini yeniden yapılandırıyor. Muhsin Rızai’nin Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği'ne atanmasının ertesi günü Hamaney, Ali Abdullahi'yi Genelkurmay Başkanlığı'na, Ahmed Vahidi'yi Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Komutanlığı'na, Ali Azmai'yi DMO Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ve Hüseyin Taib'i Besic Komutanlığı'na atadı.