Hamas yasama seçimlerinin gereklerini nasıl yerine getirecek?

Filistinli bir kadın, 14 Mayıs 2026'da Gazze kentindeki El-Ezher Üniversitesi'nde düzenlenen Fetih Hareketi'nin 8. Kongresi'ne katılırken Fetih bayrağını sallıyor (Reuters)
Filistinli bir kadın, 14 Mayıs 2026'da Gazze kentindeki El-Ezher Üniversitesi'nde düzenlenen Fetih Hareketi'nin 8. Kongresi'ne katılırken Fetih bayrağını sallıyor (Reuters)
TT

Hamas yasama seçimlerinin gereklerini nasıl yerine getirecek?

Filistinli bir kadın, 14 Mayıs 2026'da Gazze kentindeki El-Ezher Üniversitesi'nde düzenlenen Fetih Hareketi'nin 8. Kongresi'ne katılırken Fetih bayrağını sallıyor (Reuters)
Filistinli bir kadın, 14 Mayıs 2026'da Gazze kentindeki El-Ezher Üniversitesi'nde düzenlenen Fetih Hareketi'nin 8. Kongresi'ne katılırken Fetih bayrağını sallıyor (Reuters)

Hamas'ın, Filistin Devlet Başkanı'nın kararı uyarınca 28 Kasım'da yapılması planlanan yasama seçimlerine katılacağını açıklaması, hareketin 2006'da yapılan seçimlerin ardından ikinci kez sandığa gidecek olması nedeniyle çok sayıda soru işaretini beraberinde getirdi.

Özellikle Gazze Şeridi'nde yaşanan ve Filistinlilerin gerçekliğini bütünüyle değiştiren, aynı zamanda bölgedeki bazı ülkelerde yeni savaşlara yol açan savaşın ardından ortaya çıkan koşullar karşısında Hamas'ın seçim sürecinin gereklerini nasıl yerine getireceği merak ediliyor.

Son günlerde en fazla tartışılan konulardan biri, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın seçim yasasında yaptığı değişiklikler karşısında Hamas'ın nasıl bir tutum alacağı. Özellikle seçimlere katılacak listelerin, Filistin halkının meşru ve tek temsilcisi olarak kabul edilen Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) siyasi programına bağlı kalmasını öngören düzenleme öne çıkıyor.

FKÖ'nün programı, ilgili uluslararası meşruiyet kararlarının tanınmasını, bunlar arasında İsrail'in tanınması ve şiddetin reddedilmesini de içeriyor. Hamas ise geçmişte bu tür şartları reddetmişti.

Hamas'tan üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, hareketin seçim dosyasında tam bir uzlaşıya ulaşmak ve herkesin katılımını güvence altına almak amacıyla tüm Filistinli gruplarla temas halinde olduğunu söyledi. Kaynak, ulusal siyasi sistemin hedefinin belirlenmesinde herhangi bir tarafın tek başına hareket etmesinin dayatılmaması gerektiğini vurguladı.

cdfgthyju
Yüz binlerce kişi, 2022'de Gazze'de Fetih Hareketi'nin kuruluş yıl dönümü etkinliğine katıldı (WAFA)

Hamas'ın FKÖ'nün siyasi programıyla ilgili krizi aşma planlarına ilişkin soruya kaynak, ulusal diyalogun yanı sıra bu seçeneğin aşılmasına yönelik bir uzlaşıya varılmasını sağlayabilecek hukuki ve siyasi seçeneklerin bulunduğunu belirterek, hareketinin FKÖ ve Filistin Ulusal Konseyi'ne katılmadan önce bu kurumların reforme edilmesini istediğini söyledi. Kaynak, böylece bu kurumların programlarının mevcut koşullar altında ulusal gerekliliklerle uyumlu hale getirilebileceğini ifade etti.

Kaynak ayrıca, bir dizi ulusal mesele konusunda Fetih Hareketi ile doğrudan veya dolaylı biçimde mesaj alışverişi yapıldığını belirterek, Filistinlileri birbirine yaklaştıracak ve gemilerini güvenli limana ulaştıracak bir sonuca varılmasını umduğunu dile getirdi.

Kaynak, Gazze'de yaşananların Hamas ve işgale karşı direniş yaklaşımını paylaşan silahlı gruplara daha fazla halk desteği kazandırdığını savundu. Bu nedenle Hamas'ın seçimlerde rekabet etmekten korkmadığını, seçimi kaybetmesi veya muhalefette kalması halinde dahi bunu sorun etmeyeceğini belirtti.

Hamas'ın iktidara geri dönmeyi kesinlikle amaçlamadığını vurgulayan kaynak, hareketin Filistin siyasi sisteminin bir parçası olmak ve kritik kararların alınmasında tek taraflı hareket edilmesine son vermek istediğini söyledi.

Hamas: Siyasi şartlar kabul edilemez

Hamas Siyasi Büro üyesi Hüsam Bedran ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, seçimlere katılım için siyasi şartlar getirilmesi ilkesinin, metni ve içeriği ne olursa olsun reddedilmesi gereken bir fikir olduğunu söyledi. Bedran, bunun seçimlerin temel mantığıyla çeliştiğini, zira seçimlerin farklı siyasi programlar arasında rekabet anlamına geldiğini belirtti.

Bedran, Hamas'ın çeşitli Filistinli gruplarla ve oluşmaya başlayan seçim listeleriyle istişare ve diyalog yürüttüğünü, bu konuda ortak bir mekanizma üzerinde uzlaşmaya çalıştığını ifade etti.

fgbhj
Hamas militanları, 14 Aralık 2014'te Gazze Şeridi'nde hareketin kuruluşunun 27. yıl dönümü kutlamaları sırasında yerli üretim Kassam roketinin sergilendiği geçit töreninde (Reuters)

Bazı tarafların Hamas'la koordinasyon halinde Filistin Merkez Seçim Komisyonu'na mesaj göndermeye başladığını belirten Bedran, bazı çevrelerin ise Filistin yargısına başvurmayı değerlendirdiğini söyledi.

Bedran, "Konuyu takip edeceğiz ve uygun bir sonuca ulaşacağız. Ancak bunu seçimlere katılım temelinde yapacağız" dedi.

Gazze'deki Fetih

Gazze Şeridi'ndeki Fetih Hareketi'nden üst düzey bir kaynak da Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Abbas'ın son değişikliklere ilişkin kararlarından geri adım atılmayacağını söyledi. Kaynak, bu kararların Filistin yönetiminin Arap ve uluslararası düzeyde tam destek gören reform planı çerçevesinde güçlü biçimde desteklendiğini belirtti.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen kaynak, Hamas'ın yanı sıra yaklaşan seçimlere katılacak herhangi bir Filistinli grubun veya tarafın, Gazze Şeridi'nin de Merkez Seçim Komisyonu'nun düzenlemeleri doğrultusunda seçim sürecinin bir parçası olacağı göz önünde bulundurularak, değiştirilmiş yasalara uyması gerektiğini ifade etti.

Kaynak, söz konusu kararların herhangi bir grubun, ister FKÖ bünyesinde ister dışında olsun, seçimlere katılımını kısıtlamayı amaçlamadığını belirterek, asıl hedefin gelecekteki herhangi bir parlamenter yapı için açık bir siyasi program bulunmasını sağlamak olduğunu söyledi.

Ramallah'tan Fetih Hareketi sözcüsü Abdulfettah Devle ise yaklaşan seçimlere her tarafın katılma hakkı bulunduğunu ve bu hakkın Filistin yasaları tarafından güvence altına alındığını belirtti. Devle, seçim sürecine katılacak herkesin bu yasalara uyması gerektiğini vurguladı.

Devle, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, seçimler konusunda Hamas'la gerçek anlamda doğrudan herhangi bir temas bulunmadığını söyledi. Hamas'ın daha önce seçimlere katıldığını ve iktidarı ele geçirerek tek başına yönetmeye başlamadan önce siyasi sistemin bir parçası olduğunu belirten Devle, geçmişte Fetih'in Hamas'ı FKÖ'ye dahil etmek için birçok kez girişimde bulunduğunu, ancak hareketin her defasında buna ilişkin çeşitli itirazlar ortaya koyduğunu ifade etti.

Devle, siyasi sistemin herkese açık olduğunu, ancak sisteme katılacak herkesin Filistinlilerin tek meşru temsilcisi olarak kabul edilen FKÖ'nün programına bağlı kalmasının önemli olduğunu vurguladı.

Fetih sözcüsü, Hamas'ın da bu çerçeveyle uyumlu hareket etmesi gerektiğini söyledi.



Sudan'da altın madeninin çökmesi sonucu en az 60 kişi hayatını kaybetti

Olay, salı günü Batı Kurdufan eyaletinin en-Nuhud kenti yakınlarındaki ez-Zera altın madeninde meydana geldi (Arşiv-Reuters)
Olay, salı günü Batı Kurdufan eyaletinin en-Nuhud kenti yakınlarındaki ez-Zera altın madeninde meydana geldi (Arşiv-Reuters)
TT

Sudan'da altın madeninin çökmesi sonucu en az 60 kişi hayatını kaybetti

Olay, salı günü Batı Kurdufan eyaletinin en-Nuhud kenti yakınlarındaki ez-Zera altın madeninde meydana geldi (Arşiv-Reuters)
Olay, salı günü Batı Kurdufan eyaletinin en-Nuhud kenti yakınlarındaki ez-Zera altın madeninde meydana geldi (Arşiv-Reuters)

Sudan'ın Batı Kurdufan eyaletinde bir altın madeninin çökmesi sonucu en az 60 işçi hayatını kaybetti. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre iki kurtulan, bugün çok sayıda kişinin hâlâ kayıp olduğunu ve enkaz altında hayatını kaybetmiş olabileceklerinden endişe edildiğini söyledi.

Kaza, dün eyaletteki en-Nuhud kenti yakınlarında bulunan ez-Zera altın madeninde meydana geldi. Bu sabah itibarıyla kurtarma ekiplerinin enkazdan 60 kişinin cansız bedenini çıkardığı bildirildi.


Hamas kaynakları, Şarku’l Avsat’a Refah Tugayı Komutanı’nın suikasta uğradığını doğruladı

Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd
Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd
TT

Hamas kaynakları, Şarku’l Avsat’a Refah Tugayı Komutanı’nın suikasta uğradığını doğruladı

Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd
Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd

Hamas hareketinden üç kaynak bugün sabaha karşı, hareketin silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd’in suikasta uğradığını doğruladı. Kaynaklara göre Ebu Ubeyd, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un el-Mevasi bölgesinde bulunduğu çadırın iki füzeyle hedef alınması sonucu hayatını kaybetti.

Üç kaynak, Ebu Ubeyd’in saldırı sırasında çadırda yalnız olduğunu ve olayda hayatını kaybettiğini, saldırı sırasında bölgeden geçen bir kız çocuğunun da yaralandığını belirtti.

Kaynaklar, Ebu Ubeyd’in Hamas ve Kassam Tugayları’nın Refah’taki eski yöneticilerinden biri olduğunu ve eski tugay komutanı Muhammed Şebane’ye yakın olduğunu aktardı. Ebu Ubeyd, Şebane’nin öldürülmesinin ardından onun yerine geçmişti.

İsrail, Refah Tugayı’nın eski komutanı Muhammed Şebane’yi 17 Mayıs 2025’te Han Yunus’taki Avrupa Gazze Hastanesi çevresindeki bir tüneli bombalayarak öldürmüştü. Şebane, o sırada Kassam Tugayları’nın komutanı olan Muhammed es-Sinvar’ın yanındaydı. Es-Sinvar, daha önce Muhammed ed-Dayf’ın öldürülmesinin ardından bu göreve gelmişti. Ed-Dayf da 13 Temmuz 2024’te düzenlenen başka bir hava saldırısında, Han Yunus Tugayı’nın eski komutanı Rafi Selame ile birlikte öldürülmüştü.

Ebu Ubeyd’in Refah’ta Kassam Tugayları’nın kuruluşunda rol alan isimlerden biri olduğu ve tugayın önde gelen komutanları arasında yer alan Raid el-Attar ile Muhammed Ebu Şemale’nin yanında görev yaptığı belirtildi. Attar ve Ebu Şemale, 21 Ağustos 2014’te İsrail tarafından öldürülmüştü. Ebu Ubeyd’in ayrıca Kassam Tugayları’nın eski komutanı ve Muhammed ed-Dayf’ın sağ kolu Ahmed el-Caberi ile de iyi ilişkileri bulunduğu, Caberi’nin ise 14 Kasım 2012’de İsrail tarafından öldürüldüğü kaydedildi.

Kaynaklardan biri, Ebu Ubeyd’in 2006 yılında İsrailli asker Gilad Şalit’in kaçırılması operasyonuna katkıda bulunduğunu ve Şalit’in bir süre saklanmasında rol oynadığını söyledi. Kaynağa göre Ebu Ubeyd, son savaş sırasında çok sayıda İsrailli esirin güvenliğinin sağlanmasına ve takas anlaşmaları kapsamında teslim edilmeleri sürecinin denetlenmesine de katkıda bulundu. Ayrıca 2014 yılında Refah yakınlarında İsrail askerlerini kaçırmak amacıyla bir tünel üzerinden sızma girişiminde de rol aldı. Bu operasyonun o dönemde savaşın başlamasına yol açtığı belirtildi.

Ebu Ubeyd, daha önce Yabna Taburu’nun komutanlığını ve Refah’ın merkez bölgesinden sorumluluğu üstlendi. Bir süre istihbarat teşkilatının sorumluluğunu da yürüten Ebu Ubeyd, Şebane’nin yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra onun öldürülmesinin ardından Refah Tugayı’nın komutanlığına getirildi.

İsrail ordusu, Ebu Ubeyd’in Şebane’nin öldürülmesinin ardından Refah Tugayı’nın komutanlığına getirildiğini ve daha önce çeşitli görevlerde bulunduğunu açıkladı. Ordu, Ebu Ubeyd’in tugayın faaliyetlerinin yönetilmesinden ve saldırı planlarının hayata geçirilmesinden sorumlu olduğunu, ayrıca savaş boyunca ağır darbe alan tugayın yeniden güçlendirilmesi için çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

İsrail son dönemde Kassam Tugayları’nın önde gelen komutanlarına yönelik suikast operasyonlarını yoğunlaştırdı. İsrail, perşembeyi cumaya bağlayan gece yarısında (10-11 Eylül), yeni Han Yunus Tugayı Komutanı Muhammed el-Yazuri’yi, el-Mevasi bölgesinde yaya olarak ilerlediği sırada hedef alarak öldürdü.

İsrail ayrıca pazartesiyi salıya bağlayan gece yarısından kısa süre önce, Gazze kentinin kuzeyindeki Sıftavi mahallesinde aracının hedef alınması sonucu Cibaliye el-Beled Taburu Komutanı Ahmed el-Batş’ı öldürdü. Son günlerde düzenlenen peş peşe suikast operasyonlarında farklı alanlarda görev yapan çok sayıda saha komutanı da öldürüldü.

İsrail’in öldürdüğü isimler arasında, geçtiğimiz pazartesi günü Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un el-Mevasi bölgesinde bir İsrail İHA’sının çadırı bombalaması sonucu hayatını kaybeden Raif Ebu ez-Zemer de bulunuyor. Şarku’l Avsat başka bir saha kaynağından, Ebu ez-Zemer’in Kassam Tugayları’nın askeri eğitim biriminde bölük komutanı olduğunu ve Refah Tugayı’nın önde gelen saha unsurlarından biri olarak faaliyet gösterdiğini öğrendi. Kaynak, Ebu ez-Zemer’in perşembeyi cumaya bağlayan gece Hamad kentinde aracının bombalanması sonucu öldürülen Mümin Ebu Lebde ile doğrudan bağlantısı bulunduğunu belirtti. Diğer ismin ise aynı tugayın keskin nişancı biriminden sorumlu olduğu kaydedildi.

Hamas’tan bir saha kaynağına göre, Askeri Konsey, farklı tugay ve kurmay birimleri ile bölgelerdeki tabur komutanları ve diğer askeri rütbelerde görev yapan isimlerin tamamı için yedek kadrolar bulunuyor. Kaynak, son dönemde teşkilatın yapısının büyük ölçüde yeniden düzenlenmesi sayesinde komutanlardan birinin öldürülmesi halinde başka bir ismin görevi devraldığını belirtti.

Kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kassam Tugayları’nın örgütsel yapısının, geçmişte tarihi lider kadrolara yönelik suikastların ardından olduğu gibi tamamen esnek şekilde işlediğini söyledi. Kaynağa göre, söz konusu liderlerin öldürülmesinin hemen ardından Askeri Konsey ve tugayların yönetimi için alternatif isimler görevlendirildi.


Avn, İsrail'le müzakerelerin sürdürülmesi için “kazanımlar” elde edilmesini zorluyor

Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümetin müzakere edildiği oturumda (Ulusal Haber Ajansı)
Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümetin müzakere edildiği oturumda (Ulusal Haber Ajansı)
TT

Avn, İsrail'le müzakerelerin sürdürülmesi için “kazanımlar” elde edilmesini zorluyor

Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümetin müzakere edildiği oturumda (Ulusal Haber Ajansı)
Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümetin müzakere edildiği oturumda (Ulusal Haber Ajansı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'le müzakerelerin sürdürülebilmesini sağlayacak "müzakere kazanımları" elde edilmesi için girişimlerini hızlandırıyor. Bu çaba, müzakere sürecinin tıkanması ve Beyrut'un, İsrail kaynaklı olarak güneyde gerilimin azaldığı yönündeki sızıntılara temkinli yaklaşmasıyla birlikte yürütülüyor. Lübnan tarafı, ABD'li arabulucudan ise güvenilir bilgiler alamamaktan şikâyetçi.

Resmi bir kaynak, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, Avn'ın Roma'da yapılması planlanan müzakere turunun ertelenmesini istediğini belirtti. Kaynağa göre Avn, özellikle gerçek bir ateşkesin sağlanması ve Lübnanlı tutukluların serbest bırakılması sürecinin tamamlanması başta olmak üzere, somut ilerleme sağlayacak bir gündem oluşturulmasını şart koştu.

Öte yandan Avn, İsrail'in Ali et-Tahir Tepeleri'ne ilerlememesine ilişkin daha önce alınan mutabakata rağmen Hizbullah'ın bölgede attığı adımı sorguladı. Söz konusu mutabakat kapsamında İsrail'in bölgeye ilerlememesi, karşılığında ise Lübnan ordusunun burada konuşlanması öngörülmüştü.

Avn, Hizbullah'ın bölgeyi Lübnan ordusuna teslim etmek yerine İsrail güçlerine bırakmayı tercih etmesinin nedenini sorguladı. Kaynağa göre böyle bir adım, önümüzdeki dönemde Nebatiye ve çevresindeki beldelerin yeni risk ve yıkımlardan korunmasına katkı sağlayabilirdi.