Husi milisleri Bab el-Mandeb'i 5 balistik füzeyle bombaladı

İki haftadır süren kara ve denizdeki gerginliğin artışı devam ederken

Husi milislerinin Yemen'in Muha limanına doğru fırlattığı füze (AFP)
Husi milislerinin Yemen'in Muha limanına doğru fırlattığı füze (AFP)
TT

Husi milisleri Bab el-Mandeb'i 5 balistik füzeyle bombaladı

Husi milislerinin Yemen'in Muha limanına doğru fırlattığı füze (AFP)
Husi milislerinin Yemen'in Muha limanına doğru fırlattığı füze (AFP)

Yaklaşık iki haftadır devam eden deniz ve kara çatışmalarının artışı kapsamında, İran destekli Husiler bugün Kızıldeniz’in güneyindeki Babülmendeb’e doğru 5 balistik füze fırlattı. Husilerin önceki saldırıları, el-Muha Limanı’nın neredeyse tamamen tahrip olmasına ve hizmet dışı kalmasına yol açmıştı. Saldırılarda ayrıca Yemen’in batı kıyısından Marib, Hadramut ve Şebva vilayetlerine kadar uzanan bölgelerde can kayıpları yaşandı.

Batı kıyısında konuşlanan hükümete bağlı Ulusal Direniş Güçleri’nin askerî medya birimi, Husilerin İbb vilayetindeki el-Hamza Kampı çevresinden iki, Taiz kentinin doğusundaki el-Hubban bölgesinden ise üç balistik füze fırlattığını bildirdi. Füzelerin tamamının Babülmendeb bölgesine yöneldiği belirtildi.

Bu gelişme, Husilerin bir gün önce Taiz vilayetindeki el-Muha kentini farklı aralıklarla iki füze ve 6 insansız hava aracıyla (İHA) hedef almasının ardından yaşandı. Hükümet güçleri de çeşitli cephelerdeki Husi hareketliliğine karşı operasyonlarını sürdürdü.

Yemen Silahlı Kuvvetleri, dün yaptığı açıklamada, 24 saat içinde Husilere ait mevzi, hedef ve tehdit kaynaklarına yönelik 181 askerî operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu operasyonların, son dönemde Yemen cephelerinde yaşanan en geniş kapsamlı saldırı dalgalarından biri olduğu ifade edildi.

Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Kurmay Albay Macid Abdullah en-Nezili, operasyonların İHA’lar, topçu birlikleri ve roketatarlarla gerçekleştirildiğini söyledi. Operasyonlarda askerî mevziler, ateş kaynakları ve Husilerin temas hatları boyunca saldırılarında kullandığı çeşitli kapasite ve unsurların hedef alındığını belirtti.

Askerî açıklamaya göre operasyonlarda onlarca Husi öldürüldü veya yaralandı; onlarca araç ve askerî teçhizatın yanı sıra silah depoları ve askerî araç-gereçler de imha edildi.

Uluslararası koruma çağrısı

Bu sırada, Yemen’in el-Muha kentinde onlarca Yemenli denizci protesto gösterisi düzenleyerek, son dönemde limanı hedef alan Husi saldırılarını kınadı. Denizciler, Kızıldeniz’deki deniz trafiğini tehdit eden saldırıların durdurulması için İran tarafından desteklendiğini belirttikleri tehditlere karşı uluslararası toplumun acilen müdahalede bulunmasını istedi.

Protestocular, deniz yollarına etkin koruma sağlanması ve denizcilik sektöründe çalışanlarla balıkçıların can güvenliğinin korunması çağrısında bulundu. Bu çağrı, Husilerin gemilere ve kıyı tesislerine yönelik saldırılarını tekrarladığı bir dönemde yapıldı.

El-Muha Limanı son günlerde balistik füzeler ve İHA’larla düzenlenen geniş çaplı saldırıların hedefi oldu. Saldırılar can kayıplarına ve yaralanmalara yol açarken, stratejik öneme sahip limanın altyapısında da büyük hasar meydana geldi.

Yabancı ve Yemenli denizciler, Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz’de gemilere yönelik Husi saldırılarını protesto etti (AP)
Yabancı ve Yemenli denizciler, Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz’de gemilere yönelik Husi saldırılarını protesto etti (AP)

Liman Müdürü Abdülmelik eş-Şaraabi’nin verdiği bilgilere göre bombardımanda tesis güvenliğinden sorumlu 4 kişi ile liman çalışanlarından 3 kişi hayatını kaybetti. Eş-Şaraabi, Husilerin limanı 25’ten fazla füzeyle hedef aldığını ve bunun altyapı ile operasyonel ekipmanlarda geniş çaplı hasara neden olduğunu söyledi.

6 ahşap gemi ile limanın genişletilmesi projesinde kullanılan bir iş makinesi de zarar gördü. Ayrıca liman rıhtımı ve limana bağlı kritik tesisler ağır hasar aldı.

Liman müdürü, deniz taşımacılığının durmasının insani ve ekonomik sonuçları konusunda uyarıda bulunarak, ticari faaliyetlerin aksaması nedeniyle yaklaşık bin 300 çalışanın işini ve gelir kaybına uğradığını belirtti.

Bu gelişmeler, Kızıldeniz ve Babülmendeb Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırıların da eşlik ettiği son günlerde el-Muha’nın Husilerin Yemen’in batı kıyısındaki tırmanışının başlıca merkezlerinden birine dönüşmesiyle yaşanıyor.

Taiz cepheleri baskı altında

Taiz vilayetinde hükümet güçleri son saatlerde kentin kuzey cephesindeki Husi toplanmalarını ve askerî yığınaklarını püskürttüğünü açıkladı. Bu gelişme, Husilerin Makbana ilçesindeki köyleri bombaladığı ve el-Muha kentini hedef aldığı bir dönemde yaşandı.

Şarku’l Avsat’ın Resmî medyadan aktardığına göre askerî bir kaynak,hükümet güçlerinin kuzey cephesindeki Husi birliklerinin toplanma ve yığınaklarına müdahale ettiğini bildirdi. Kaynağa göre saldırılarda Husi saflarında ölü ve yaralılar bulunurken, hükümet güçleri Husi hareketliliğini izlemeyi ve buna karşı koymayı sürdüreceklerini belirtti.

Taiz’in kuzeybatısındaki Makbana ilçesinde Husiler el-Aşmele, Humeyr, el-Kuveyha ve bazı bölgelerdeki köyleri 11 top ve havan atışı ile bombaladı. Askerî kaynaklara göre saldırılarda maddi hasar meydana gelirken can kaybı yaşanmadı.

Yemen’deki el-Muha Limanı, Husi füze saldırıları nedeniyle büyük hasar gördü (AFP)
Yemen’deki el-Muha Limanı, Husi füze saldırıları nedeniyle büyük hasar gördü (AFP)

Ulusal Direniş Güçleri’nin topçu birlikleri ve roketatarları da Husi mevzilerini hedef alan karşı saldırılar düzenledi. Bu saldırıların, Husilerin hükümet güçleri ve sivil bölgelere yönelik devam eden saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiği belirtildi.

Taiz ve batı kıyısındaki bu gerilim artışı, Yemen’deki temas hatlarında askerî hareketliliğin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. Husiler hükümet güçlerinin mevzileri üzerindeki baskıyı artırmaya çalışırken, füze ve İHA saldırılarını eş zamanlı olarak farklı noktalarda yoğunlaştırıyor.

Sivil kayıplar

Sahadaki tırmanışın yanı sıra Yemenli Mağdurlar Birlikleri Ağı, 4-15 Ağustos tarihleri arasında Marib, Taiz, Hudeyde ve Dali vilayetlerinde balistik füze ve İHA saldırıları nedeniyle 18 sivilin öldüğünü veya yaralandığını belgeledi.

Ağ, Marib'de “Gerilimin Hedefindeki Siviller” başlığıyla düzenlediği basın toplantısında, Husi saldırılarının yerleşim bölgelerini, sivil tesisleri ve yerinden edilmiş kişiler için kurulan kampları hedef aldığını belirtti.

Yemen’de el-Muha Limanı’nı hedef alan Husi saldırısında yaralanan bir kişi hastanede tedavi görüyor (AP)
Yemen’de el-Muha Limanı’nı hedef alan Husi saldırısında yaralanan bir kişi hastanede tedavi görüyor (AP)

Hak örgütü, 7 Ağustos’ta Marib’de yerinden edilmiş kişilerin kaldığı “Cev en-Nesim” kampının bombalanması sonucu 2 sivilin öldüğünü, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 14 kişinin yaralandığını açıkladı. Saldırıda yerinden edilmiş kişilerin barınakları, su ve kanalizasyon şebekeleri ile özel mülkler de zarar gördü.

Ağ ayrıca 9 Ağustos’ta el-Muha kenti ve limanı, el-Muha kenti ve batı kıyısındaki Suudi sahra hastanesinin çevresinin onlarca balistik füze ve İHA ile hedef alındığını ve aralarında çocukların da bulunduğu sivillerin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını belgeledi.

Taiz vilayetinde ise Husilerin et-Ta‘ziyye, Sabr el-Mevadem ve Makbana ilçelerini bombaladığını belirten ağ, 8 Ağustos’ta 2 kadın ve biri bebek 2 çocuğun yaralandığını bildirdi. 10 Ağustos’taki başka bir saldırıda ise Sabr el-Mevadem ilçesinde bir kız çocuğunun öldüğü, bir çocuğun da yaralandığı belirtildi.

Ağ ayrıca 11 Ağustos’ta Babülmendeb Boğazı’nda uluslararası sularda bir ticari geminin hedef alındığını ve kurtarma operasyonları sırasında mürettebattan 3 kişinin öldüğünü, birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Husi füzesi, Marib’de yerinden edilmiş bir ailenin barınağının yanına düştü (AFP)
Husi füzesi, Marib’de yerinden edilmiş bir ailenin barınağının yanına düştü (AFP)

15 Ağustos’ta Husiler, Marib kentindeki eş-Şerike yerleşim mahallesini balistik füzelerle hedef aldı. Saldırıda sivil kayıpların meydana geldiği, çok sayıda ev ve özel mülkün yıkıldığı veya hasar gördüğü bildirildi.

Ağ, bu saldırıların sivilleri ve sivil unsurları hedef alan tekrarlanan bir saldırı modelinin devamı olduğunu kaydetti. Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi ve uluslararası topluma sivilleri korumak ve saldırılardan sorumlu kişileri hesap vermeye zorlamak için adım atma çağrısında bulunan ağ, balistik füzeler ve insansız hava araçlarının kullanımına ilişkin ihlaller konusunda bağımsız bir uluslararası soruşturma yürütülmesini de talep etti.



Husiler, iki haftadır süren gerginliğin bir parçası olarak Babu’l Mendeb’e 5 balistik füzeyle saldırdı

Husi milisleri tarafından daha önce Yemen’in el-Muha Limanı’na doğru fırlatılan bir füze (AFP)
Husi milisleri tarafından daha önce Yemen’in el-Muha Limanı’na doğru fırlatılan bir füze (AFP)
TT

Husiler, iki haftadır süren gerginliğin bir parçası olarak Babu’l Mendeb’e 5 balistik füzeyle saldırdı

Husi milisleri tarafından daha önce Yemen’in el-Muha Limanı’na doğru fırlatılan bir füze (AFP)
Husi milisleri tarafından daha önce Yemen’in el-Muha Limanı’na doğru fırlatılan bir füze (AFP)

İran destekli Husilerin yaklaşık iki haftadır devam eden deniz ve kara gerilimi kapsamında bugün Kızıldeniz’in güneyindeki Babu’l Mendeb Boğazı’na doğru 5 balistik füze fırlattığı bildirildi. Husilerin önceki saldırıları, el-Muha Limanı’nın büyük ölçüde tahrip edilerek hizmet dışı kalmasına yol açarken, can kayıpları da batı kıyılarından Marib, Hadramevt ve Şebve vilayetlerine kadar uzandı.

Batı kıyısında konuşlanan hükümete bağlı Ulusal Direniş Güçleri’nin askeri medyası, Husilerin İbb vilayetindeki el-Hamza Kampı çevresinden 2, Taiz kentinin doğusundaki el-Huban bölgesinden ise 3 balistik füze fırlattığını bildirdi. Tüm füzelerin Babu’l Mendeb bölgesine yöneldiği belirtildi.

Saldırılar, Husilerin bir gün önce Taiz vilayetindeki el-Muha kentini farklı zamanlarda 2 füze ve 6 insansız hava aracıyla (İHA) hedef almasının ardından gerçekleşti. Bu sırada hükümet güçlerinin çeşitli cephelerde Husi hareketliliğine karşı operasyonlarını sürdürdüğü kaydedildi.

Yemen Silahlı Kuvvetleri de dün yaptığı açıklamada, 24 saat içinde Husilere ait mevziler, hedefler ve tehdit kaynaklarına karşı 181 askeri operasyon düzenlendiğini duyurmuştu. Söz konusu operasyonların, son dönemde Yemen cephelerinde gerçekleştirilen en geniş kapsamlı saldırı dalgalarından biri olduğu belirtildi.

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid Abdullah en-Nezili, operasyonların İHA’lar, topçu birlikleri ve roketatarlarla gerçekleştirildiğini söyledi. Nezili, saldırılarda askeri mevziler, ateş kaynakları ve Husilerin temas hatları boyunca saldırılar düzenlemek için kullandığı kapasite ve unsurların hedef alındığını belirtti.

Askeri açıklamaya göre operasyonlarda onlarca Husi öldürüldü veya yaralandı, onlarca araç ve askeri teçhizat imha edildi. Ayrıca silah depoları ve çeşitli askeri araçların da vurulduğu bildirildi.

Uluslararası koruma talebi

Bu sırada, Yemen’in el-Muha kentinde onlarca denizci bugün protesto gösterisi düzenleyerek Husilerin son dönemde limana yönelik saldırılarını kınadı. Göstericiler, Kızıldeniz’de deniz ulaşımını tehdit eden ve İran tarafından desteklendiğini belirttikleri saldırıların durdurulması için uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu.

Protestocular, su yollarının etkin şekilde korunması ve denizcilik sektöründe çalışanlar ile balıkçıların can güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Bu çağrı, Husilerin gemiler ve kıyıdaki tesislere yönelik saldırılarını art arda sürdürdüğü bir dönemde geldi.

El-Muha Limanı, son günlerde balistik füzeler ve İHA’larla geniş çaplı saldırıların hedefi olmuş, saldırılarda ölü ve yaralılar meydana gelirken stratejik öneme sahip limanın altyapısında da büyük hasar oluşmuştu.

sdcf
Babu’l Mendeb Boğazı ve Kızıldeniz’deki gemilere yönelik Husi saldırılarını protesto eden yabancı ve Yemenli denizciler (AP)

Liman Müdürü Abdulmelik eş-Şerabi’nin verdiği bilgilere göre, saldırılarda tesis güvenliğinden sorumlu 4 personel ile limanda çalışan 3 kişi hayatını kaybetti. Şerabi, Husilerin limanı 25’ten fazla füzeyle hedef aldığını ve saldırıların altyapı ile operasyonel ekipmanlarda geniş çaplı hasara yol açtığını belirtti.

Saldırılarda ayrıca 6 ahşap gemi ile limanın genişletilmesi projesi kapsamında kullanılan bir iş makinesi zarar gördü. Liman rıhtımı ve tesise ait kritik altyapı unsurları da ağır hasar aldı.

Şerabi, deniz ulaşımının durmasının yol açacağı insani ve ekonomik sonuçlara dikkati çekerek, ticari faaliyetlerin sekteye uğraması nedeniyle yaklaşık bin 300 çalışanın işini ve geçim kaynağını kaybettiğini söyledi.

Bu gelişmeler, el-Muha kentinin son günlerde batı kıyısında Husilerin en önemli gerilim noktalarından birine dönüşmesiyle yaşandı. Bölgede gerilim, Kızıldeniz ve Babu’l Mendeb Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak tırmanıyor.

Taiz cepheleri baskı altında

Yemen’in güneybatısındaki Taiz vilayetinde hükümet güçleri, son saatlerde kentin kuzey cephesinde Husilere ait toplanma ve yığınak girişimlerini püskürttü. Bu gelişme, Husilerin Makbene’deki köyleri bombalaması ve el-Muha kentini hedef almasıyla eş zamanlı yaşandı.

Resmi medya, bir askeri kaynağa dayandırdığı haberinde, hükümet güçlerinin kuzey cephesindeki Husi birliklerinin toplanma ve yığınak noktalarına müdahale ettiğini bildirdi. Kaynak, operasyonlarda Husi saflarında ölü ve yaralıların bulunduğunu belirterek, güçlerin Husi hareketliliğini izlemeyi ve buna karşı müdahalede bulunmayı sürdürdüğünü kaydetti.

Taiz’in kuzeybatısındaki Makbene’de ise Husiler, el-Aşmele, Humeyr, el-Kuveyha köyleri ve çevresindeki diğer bölgeleri 11 top ve havan mermisiyle hedef aldı. Askeri kaynaklara göre saldırılarda maddi hasar meydana gelirken can kaybı yaşanmadı.

rgty
Husi milislerinin füze saldırıları sonucu Yemen’in el-Muha Limanı’nda geniş çaplı hasar meydana geldi. (AFP)

Ulusal Direniş Güçleri’ne bağlı topçu birlikleri ve roketatarlar, Husilerin mevzilerini ateş altına aldı. Saldırının, Husilerin hükümet güçleri ve sivil yerleşim bölgelerine yönelik devam eden saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiği belirtildi.

Taiz ve batı kıyısındaki bu tırmanış, Yemen’deki temas hatlarında askeri hareketliliğin arttığı bir dönemde yaşanıyor. Husilerin hükümet güçlerinin mevzileri üzerindeki baskıyı artırmaya çalıştığı, aynı zamanda füze ve insansız hava aracı saldırıları için eş zamanlı yeni güzergâhlar açtığı kaydedildi.

Sivil kurbanlar

Sahadaki gerilimin artmasıyla eş zamanlı olarak Yemenli Mağdurlar Dernekleri Ağı, 4-15 Ağustos tarihleri arasında Marib, Taiz, Hudeyde ve Dali vilayetlerinde balistik füze ve İHA saldırıları nedeniyle 18 sivilin öldüğünü veya yaralandığını belgelediğini açıkladı.

Ağ tarafından Marib’te ‘Tırmanışın Hedefindeki Siviller’ başlığıyla düzenlenen basın toplantısında yapılan açıklamada, Husi saldırılarının yerleşim bölgeleri, sivil tesisler ve yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampları hedef aldığı belirtildi.

sdfrgt
Husi milislerinin Yemen’in el-Muha Limanı’na düzenlediği saldırının ardından yaralanan bir adam hastanede tedavi görüyor. (AP)

Hak örgütleri ağı, bu ayın 7’sinde Marib’teki Cev en-Nesim adlı yerinden edilmiş kişiler kampına düzenlenen saldırıda 2 sivilin hayatını kaybettiğini, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 14 kişinin yaralandığını açıkladı. Saldırıda yerinden edilmiş kişilerin barınakları, su ve kanalizasyon şebekeleri ile özel mülklerin de zarar gördüğü belirtildi.

Ağ ayrıca 9 Ağustos’ta El-Muha kenti ve limanı ile el-Huha kenti ve batı kıyısındaki Suudi Sahra Hastanesi çevresinin onlarca balistik füze ve İHA’yla hedef alındığını belgeledi. Saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu sivillerin hayatını kaybettiği veya yaralandığı bildirildi.

Taiz vilayetinde ise Husilerin et-Taaziyye, Sabr el-Mevadim ve Makbene ilçelerine yönelik saldırılar düzenlediğini belirten ağ, 8 Ağustos’ta düzenlenen bombardımanda aralarında bir bebeğin de bulunduğu 2 kadın ve 2 çocuğun yaralandığını kaydetti. Sabr el-Mevadim ilçesine 10 Ağustos’ta düzenlenen bir başka saldırıda ise bir kız çocuğunun hayatını kaybettiği, bir çocuğun da yaralandığı bildirildi.

Ağ, 11 Ağustos’ta Babu’l Mendeb Boğazı’ndaki uluslararası sularda bir ticari geminin hedef alındığını da belgeledi. Saldırıda 3 mürettebatın hayatını kaybettiği, kurtarma çalışmaları sırasında diğer bazı mürettebat üyelerinin yaralandığı belirtildi.

dvfgh
Marib’te yerinden edilmiş bir ailenin barınağının yanına Husi füzesi düştü. (AFP)

15 Ağustos’ta ise Husiler, Marib kentindeki eş-Şerike yerleşim bölgesini balistik füzelerle hedef aldı. Saldırıda sivil can kayıpları yaşanırken, çok sayıda ev ve özel mülkün yıkıldığı veya hasar gördüğü bildirildi.

Hak örgütleri ağı, saldırıların sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef alan tekrarlanan bir eylem biçimine dönüştüğünü belirterek, Birleşmiş Milletler (BM), BM Güvenlik Konseyi ve uluslararası topluma sivillerin korunması ve saldırılardan sorumlu kişilerin hesap vermesinin sağlanması için adım atma çağrısında bulundu. Ağ ayrıca, balistik füzeler ve İHA’ların kullanımına bağlı ihlaller konusunda bağımsız bir uluslararası soruşturma yürütülmesini talep etti.


İran'dan IKBY Başbakanı Barzani'nin ofisine İHA saldırısı

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani
TT

İran'dan IKBY Başbakanı Barzani'nin ofisine İHA saldırısı

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani'nin ofisi ile bölgedeki yerel istihbarat teşkilatının merkezine bugün, pazartesi günü, bomba yüklü iki insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlendi.

Barzani, şahsi ofisinin hedef alındığı saldırıyı “bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik ciddi bir tırmanış ve doğrudan tehdit” olarak nitelendirdi.

Barzani yaptığı açıklamada, “Kürdistan Bölgesi Terörle Mücadele Müdürlüğü tarafından yürütülen bilgi toplama ve soruşturmalar sonucunda, bugün şahsi ofisimin ve (Parastin) Ajansı Başkanı'nın ikametgâhının İran'a ait İHA'larla saldırıya uğradığı tespit edilmiştir” dedi.

Saldırıları “en sert ifadelerle” kınadığını belirten Barzani, “Bu pervasız ve kabul edilemez saldırıların ciddi bir tırmanış ve bölgenin güvenliği ile istikrarına yönelik doğrudan bir tehdit oluşturduğunu vurguluyorum. Bu tür saldırılar görevlerimizi yerine getirmeye ve vatandaşlarımızı korumaya devam etmemizi engelleyemeyecek” ifadelerini kullandı.

Kürdistan Bölgesi Terörle Mücadele Teşkilatı da yaptığı açıklamada, 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 00.28'de (Greenwich saatiyle 16 Ağustos Pazar günü 21.28), “İran sınırı yönünden iki adet bomba yüklü ‘Hedid-110’ tipi İHA'nın”, Erbil vilayetindeki Pirmam ilçesinde bulunan Kürdistan Bölgesi Başbakanı'nın özel ofisi ile koruma teşkilatı başkanının ikametgâhının bulunduğu bölgeye yönlendirildiğini bildirdi.

Açıklamada, saldırıda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı belirtildi.

Terörle Mücadele Teşkilatı, saldırıyı “en sert ifadelerle” kınarken, bu tür saldırı ve eylemlerin “hiçbir şekilde kabul edilemez” olduğunu vurguladı. Teşkilat ayrıca saldırıyı gerçekleştirenlerin, ortaya çıkabilecek sonuçların “tam sorumluluğunu” taşıdığını belirtti.


Mısır: “Rabia baskını” olaylarını yeniden anlamlandırma mücadelesi

2013 yazında Kahire'deki Müslüman Kardeşler genel merkezi yandı (Getty)
2013 yazında Kahire'deki Müslüman Kardeşler genel merkezi yandı (Getty)
TT

Mısır: “Rabia baskını” olaylarını yeniden anlamlandırma mücadelesi

2013 yazında Kahire'deki Müslüman Kardeşler genel merkezi yandı (Getty)
2013 yazında Kahire'deki Müslüman Kardeşler genel merkezi yandı (Getty)

“Rabia baskını”, yaklaşık 13 yıl önce Kahire’de yaşanan olayların nasıl anlatılacağı konusunda her yıl yeniden alevlenen bir tartışmaya dönüşüyor. Olaylar, birbirinden oldukça farklı bakış açıları ve siyasi yaklaşımlarla aktarılıyor.

Kahire’nin doğusundaki Rabia Meydanı’nda, hayatını kaybeden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi yanlılarının düzenlediği oturma eyleminin dağıtılmasının yıl dönümünde, Mısır’ın “terör örgütü” olarak nitelendirdiği Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na mensup veya yakın isimlerle devlet yanlıları arasında son günlerde sosyal medya platformlarında ve çeşitli medya kuruluşlarında karşılıklı tartışmalar yaşandı. Her iki taraf da kendi anlatısını kabul ettirmeye çalıştı.

Oturma eylemi, yetkililerin katılımcılara defalarca eylemi sona erdirme çağrısı yapmasının ardından 14 Ağustos 2013’te dağıtıldı. Yetkililer, eylemcilerin silahlı olduğunu savunmuştu.

“Mağduriyet” anlatısı

Eylemin dağıtılmasını savunanlar, operasyonu devletin istikrarı ve toplumsal barışı koruma yetkisini güçlendiren bir adım olarak değerlendirirken, muhalifler ve Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na yakın çevreler oturma eyleminin “barışçıl” olduğunu öne sürdü ve hayatını kaybeden eylemciler olduğunu savundukları kişilerin fotoğraflarını yayımladı.

İslamcı siyasi hareketler konusunda uzman bir isim, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Rabia baskını” tartışmasının her yıl, yıl dönümünde yeniden alevlenen bir anlatı mücadelesine dönüştüğünü söyledi. Uzman, tartışmanın Mısırlıların kolektif hafızası üzerinden yürütüldüğünü ve Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın sempati kazanabilmek amacıyla “mağduriyet” söylemini öne çıkarmakta ısrar ettiğini kaydetti.

Uzman ayrıca, devletin örgütün varlığını sürdürmek için kullandığı bu anlatıyı çürütmeye odaklanmasının önemini vurguladı.

Anlatı mücadelesi

Silahlı bir oturma eyleminin dağıtıldığı yönündeki devlet anlatısını destekleyen onlarca paylaşım arasında, operasyon hakkında bir belgesel hazırlayan yazar ve araştırmacı Mahir Fergali de X platformunda değerlendirmelerde bulundu.

Fergali, operasyonun karşıtlarının “örgütün mümkün olduğunca uzun süre varlığını sürdürmesine ve devletle çatışma alanlarının yeniden açılmasına katkı sağlayacak tarihsel bir mağduriyet anlatısı oluşturmayı iyi planladıklarını” savundu.

Kahire’nin doğusundaki Rabia Meydanı’nın genel görünümü (Reuters)
Kahire’nin doğusundaki Rabia Meydanı’nın genel görünümü (Reuters)

Mısırlı televizyoncu Ahmed Musa ise “Onların suçlarını, ihanetlerini ve vefasızlıklarını unutmayacağız. Biz hepimiz suçlarına ve ihanetlerine tanık olmuşken tarihin çarpıtılmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Musa, Müslüman Kardeşler’in devleti hedef aldığını ve Mısır’ı bölmek istediğini savunarak, Rabia’daki oturma eyleminin “silahlı bir operasyon merkezine dönüştürülmesinde ısrar edildiğini, buraya silah sevkiyatları yapıldığını ve örgüt mensuplarının el yapımı patlayıcılar kullandığını” öne sürdü.

Buna karşılık, Rabia’daki oturma eyleminin destekçileri, eylemin “barışçıl” olduğunu savunarak, hayatlarını kaybedenlere ait olduğunu söyledikleri fotoğrafları yayımladı ve yaşananların “hukuka aykırı” olduğunu ileri sürdü.

Halkın reddi

Silahlı gruplar ve İslamcı siyasi hareketler konusunda uzman Ahmed Ban ise Rabia’daki oturma eyleminin temel amacının, özünde “örgütü Mısırlıların kolektif bilincinde yeniden meşrulaştırmak” olduğunu savundu.

Ban, örgütün bu amaç doğrultusunda Mısır halkının duygusal hassasiyetlerine güvendiğini ve insanların, hareketin hem iktidarda bulunduğu dönemde hem de daha önce işlediği öne sürülen suçları unutmasını sağlamaya çalıştığını söyledi.

Ban’a göre örgüt, tarihsel ve siyasi hesap verme fikrinden kaçmak amacıyla arkasına saklanabileceği duvar oluşturmak için bilinçli bir çaba yürüttü.

Ban, Rabia olayları sırasında gündeme gelen temel sorunun “Neredeydik ve nasıl bu hale geldik?” olduğunu belirterek, Müslüman Kardeşler’in bir dönem Arap dünyasının en büyük ülkesinin iktidarında olduğunu, daha sonra ise geniş çaplı halk hareket ve güçlü bir toplumsal reddiyeyle karşılaştığını söyledi.

Ban, devlet kurumları ile Mısır halkının sokağındaki açık iş birliğinin, sonunda örgütün ve projesinin reddedilmesine yol açtığını savundu.

Ban ayrıca Mısır devletinin, Rabia’da devlet içinde alternatif bir yapı oluşturma girişimi olarak nitelendirdiği sürecin bütün ayrıntılarını belgelemesine “acilen ihtiyaç duyduğunu” vurguladı. Şimdiye kadar ortaya konan ve yayımlanan bilgilerin, bu girişimin gerçek niteliği konusunda Mısır kamuoyunun bilmesi gerekenlerin gerisinde kaldığını ifade etti.