Gazze’de arabulucu ülkeler, uluslararası topluma ve ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğündeki Barış Konseyi’ne, Gazze Şeridi’ndeki ateşkese ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararına uyulmasını güvence altına almak için gerekli adımları atma çağrısını yineledi. Mısır, Katar ve Türkiye ayrıca bölgede süren İsrail saldırılarının yıkıcı sonuçları karşısında yeni bir gerilimin önlenmesi için etkili baskı uygulanmasını istedi.
Arabulucu ülkeler Mısır, Katar ve Türkiye, Gazze Şeridi’nde son dönemde düzenlenen ve aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan İsrail saldırılarını şiddetle kınadı ve devam eden ihlallere ilişkin derin endişelerini dile getirdi.
Üç ülke dün yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in saldırılarını tırmandırmasının, Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planın uygulanması için yoğun çabaların sürdüğü kritik bir dönemde bölgesel ve uluslararası girişimleri baltaladığını ifade etti. Açıklamada, Barış Konseyi ile İsrailli yetkililer arasındaki toplantı ve müzakere sürecinde yapıcı adımlar atılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğü kaydedildi.
Açıklamada ayrıca İsrail’in ateşkes anlaşması kapsamındaki bütün yükümlülüklerine tam olarak uyması ve ateşkesi zayıflatabilecek ya da gerilimi tırmandırabilecek her türlü eylemden kaçınması gerektiği vurgulandı.

Bu gelişmeler kapsamında Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde, ABD Başkanı’nın Gazze’de barış planının uygulanmasına yönelik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguladı. İki bakan, İsrail’in birinci aşamadaki yükümlülüklerini ve “yol haritasını” yerine getirmesinin sağlanmasının, ikinci aşamaya ilişkin adımların atılmasının, ateşkesin kalıcı hale getirilmesinin ve barış ile istikrar yolunda ilerlenmesinin önünü açacağını kaydetti.
Bakanlar, Filistinli grupların silahların sınırlandırılması konusunda olumlu yaklaşım sergilediğini belirterek, “Artık top İsrail’in sahasında” mesajı verdi. Fidan ve Abdülati, İsrail tarafının ABD Başkanı’nın planının uygulanmasına yönelik çabalara olumlu karşılık vermesi gerektiğini ifade etti.
İki bakan, bunun üzerinde mutabık kalınan düzenlemelerin hayata geçirilmesi için uygun koşulları oluşturacağını belirterek, söz konusu düzenlemeler arasında İsrail’in Gazze’den çekilmesi, insani yardımların girişinin sağlanması, günlük yaklaşık 600 kamyonun bölgeye girişini engelleyen kısıtlamaların kaldırılması, erken toparlanma ve yeniden imar projelerinin başlatılması, Ulusal Komite ile Filistin polis unsurlarının ve uluslararası istikrar gücünün Gazze’ye girişinin bulunduğunu kaydetti.
Abdülati ve Fidan ayrıca İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da “E1” yerleşim projesini hayata geçirmesi konusunda d uyarıda bulundu. Projenin, özellikle Doğu Kudüs’ü Filistin çevresinden ayırarak ve Batı Şeria’nın farklı bölgeleri arasındaki coğrafi bağlantıyı zayıflatarak Filistin topraklarının bütünlüğü açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten iki bakan, bunun bağımsız ve yaşanabilir bir Filistin devletinin kurulması ihtimalini zayıflattığını ve uluslararası hukuk ile uluslararası meşruiyet kararlarının açık bir ihlali olduğunu ifade etti.

Mısır da dün yaptığı açıklamada Batı Şeria’nın bölünmesi ve Doğu Kudüs’ün yalıtılması konusunda uyarıda bulundu. Kahire, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da E1 yerleşim projesini hayata geçirmesini en sert ifadelerle kınadı. Mısır Dışişleri Bakanlığı, projenin Batı Şeria’yı bölmeyi, Doğu Kudüs’ü Filistin çevresinden kuşatıp izole etmeyi amaçladığını ve Filistin toprakları arasındaki coğrafi bütünlüğü zayıflatarak, bağımsız ve yaşanabilir bir Filistin devletinin kurulması ihtimalini tehdit ettiğini belirtti.
Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Abdülati ile Fidan arasındaki telefon görüşmesinde bölgesel gelişmeler, gerilimi düşürme ve mevcut tansiyonu kontrol altına alma yönündeki çabalar da ele alındı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre iki bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirecek bir ateşkesin sağlanması ve kapsamlı, sürdürülebilir mutabakatlara ulaşılması için çabaların yoğunlaştırılmasının önemini vurguladı. Ayrıca diplomatik süreçlere dönülmesi ve bölgede devam eden askeri gerilimin azaltılması gerektiğine dikkat çekti.
Görüşmede ayrıca İsrail’in son dönemde Suriye topraklarına yönelik saldırıları ışığında Suriye’deki gelişmeler de ele alındı.