Mısır, siyasi çözüm sürecini hızlandırmak ve yıllardır bölünmüş olan devlet kurumlarını birleştirmek amacıyla, başta son dönemde Libya'nın doğusundaki liderler olmak üzere Libya krizinin taraflarıyla yürüttüğü siyasi ve güvenlik temaslarını sürdürüyor.
Bu adımların en yenisi, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad'ın dün Mısır’ın Akdeniz’e bakan kıyısında bulunan El Alameyn şehrinde Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter ile gerçekleştirdiği görüşme oldu. Bu görüşme, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin LUO Genel Komutanı Mareşal Halife Hafter ile bir araya gelmesinden sadece birkaç gün sonra gerçekleşti.
Mısır basınına göre Tümgeneral Reşad ve Saddam Hafter arasındaki görüşmede, ‘istikrara zemin hazırlamak ile cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılabilmesi için yürütme erkinin birleştirilmesi yoluyla Libya'daki siyasi süreci ilerletme çabaları’ ele alındı. El-Kahire el-İhbariyye televizyon kanalı, Tümgeneral Reşad’ın son dönemdeki girişimler etrafında oluşan mevcut siyasi ivmeyi değerlendirmenin, Libya'da istikrara ve safların birleşmesine yönelik bir fırsat olarak önemini vurguladığını aktardı.
Görüşmenin ardından Saddam Hafter dün resmi Facebook hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Toplantı sırasında, ülkemizde istikrarın sağlanmasına ve güvenliğin pekiştirilmesine katkıda bulunacak şekilde, eşzamanlı cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasına giden yolda Libya kurumlarının birleştirilmesi gerektiğine dair ortak vizyonumuzu teyit ettik” ifadelerini kullandı.
Tümgeneral Reşad ve Saddam Hafter arasındaki görüşme, Cumhurbaşkanı Sisi'nin geçtiğimiz çarşamba günü El Alameyn'de LUO Genelkurmay Başkanı Halid Hafter ve Libya İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter'in de katılımıyla Halife Hafter ile gerçekleştirdiği toplantıdan üç gün sonra yapıldı. Cumhurbaşkanı Sisi görüşme sırasında, başta Libya'nın bütünlüğünün korunması ve kurumlarının birleştirilmesi olmak üzere, bölünmüşlüğün sona erdirilmesi ve seçimlerin yapılması için uygun zemin hazırlayacak olan Mısır'ın krize yönelik tutumunun değişmez ilkelerini bir kez daha vurguladı.
Libyalı siyasi analist Husameddin el-Abdeli, Tümgeneral Reşad ile Saddam Hafter arasındaki görüşmenin ‘aynı anda hem siyasi hem de güvenlik boyutları taşıdığını’ belirterek, istihbarat teşkilatlarının rollerinin ‘artık yalnızca güvenlik dosyalarıyla sınırlı kalmadığını, bölgesel meselelerde siyasi ve diplomatik temasların yönetilmesini de kapsayacak şekilde genişlediğini’ ifade etti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Abdeli, görüşmenin ‘Mısır'ın farklı Libyalı taraflara açılmaya ve siyasi bir çözüme ulaşmayı amaçlayan temasları yoğunlaştırmaya yönelik artan ilgisini’ yansıttığını belirterek, Kahire'nin Libya'da istikrarın yeniden sağlanmasını ve ülkenin bütünlüğünün korunmasını doğrudan kendi ulusal güvenliğiyle bağlantılı gördüğüne işaret etti.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati de yakın zamanda televizyon ekranlarında yaptığı açıklamalarda, ülkesinin Libya'nın bölünmesine yol açacak herhangi bir senaryoyu kesin bir dille reddettiğini vurgulayarak “Libya'nın bütünlüğü, tıpkı Sudan'ın bütünlüğü gibi Mısır'ın ulusal güvenliğini ilgilendiren bir meseledir" ifadelerini kullanmıştı. Abdulati ayrıca, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin eşzamanlı olarak yapılmasını ‘Libya'da sürdürülebilir istikrarı sağlamanın nihai güvenlik supabı’ olarak değerlendirmişti.
Mısır'ın bu adımları; başta Birleşmiş Milletler (BM) misyonunun sunduğu ‘yol haritası’ ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Arap ve Afrika İşleri Baş Danışmanı Massad Boulos’un öncülüğünde yürütülen, Libya'daki kurumları ve yürütme erkini birleştirmeyi hedefleyen inisiyatif olmak üzere, siyasi çıkmazı aşmayı amaçlayan uluslararası ve bölgesel girişimlerin ivme kazandığı bir dönemde geliyor.

ABD girişimine dair sızdırılan bilgilere göre öneriler, Abdulhamid ed-Dibeybe başkanlığında birleşik bir hükümet kurulmasına paralel olarak Saddam Hafter'e Başkanlık Konseyi'nde bir rol verilmesini içeriyor. Bu girişim Libya'nın doğusundaki cepheden olumlu tepki alırken, Dibeybe cephesinden ise buna yönelik henüz kamuoyuna açık ve nihai bir açıklama gelmedi.
Bu adımlar, Libya'ya ilişkin bölgesel temasların tırmanışa geçtiği bir döneme denk geldi. Nitekim Libya dosyası, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yakın zamandaki El Alameyn ziyareti sırasında Libya'nın bütünlüğünü koruma ve bölünmüşlüğü sona erdirecek siyasi bir süreci ilerletme gerekliliğine dair bir Mısır-Türkiye yakınlaşmasını yansıtıyor gibi görünen bir bağlamda ele aldığı konular arasındaydı. Söz konusu ziyaret, Fidan'ın Trablus ve Bingazi'yi kapsayan ve krizle ilgili çeşitli taraflarla bir araya geldiği turun ardından gerçekleşti.
Öte yandan Rusya da, Saddam Hafter'in Kremlin'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşme aracılığıyla Libya dosyasıyla bağlantılı temaslar sürecine dahil oldu. Libya tarafının aktardığına göre Putin bu görüşmede; kurumları birleştirmeye, istikrarı güçlendirmeye ve Libya'nın toprak bütünlüğünü korumaya yönelik çabalara olan desteğini vurguladı.
Abdeli Mısır, ABD, Türkiye ve Rusya'nın hamlelerinin eşzamanlı olarak gerçekleşmesinin ‘üzerine inşa edilebilecek bir siyasi pencerenin ve umut ışığının varlığına işaret edebileceğini’ değerlendiriyor. Ancak bu girişimlerin başarısının, Libyalı tarafların geçiş süreçlerini yeniden üretmek (tekrarlamak) yerine fiilen cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine götürecek bir yolu kabul etmeye ve karşılıklı tavizler vermeye ne ölçüde hazır olduklarına bağlı kalacağı uyarısında bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Sisi ve Tümgeneral Reşad'ın Hafter ve oğluyla gerçekleştirdiği bu görüşme Mısır Cumhurbaşkanı'nın Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Dibeybe'yi kabul etmesinden üç haftadan daha kısa bir süre sonra gerçekleşti. Bu durum, Kahire'nin devlet kurumlarının birleştirilmesini ve yürütmedeki bölünmüşlüğün sona erdirilmesini kapsayan siyasi bir çözümü teşvik etmesine paralel olarak, Libya'daki bölünmüşlüğün her iki tarafıyla da temaslarını sürdürdüğünün bir göstergesi niteliğini taşıyor.
Libya, 2014 yılından bu yana iki hükümet arasında bir bölünmüşlük yaşıyor. Ülke, Trablus'ta bulunan Dibeybe başkanlığındaki UBH ile Temsilciler Meclisi tarafından görevlendirilen, Hafter'in desteğiyle ülkenin doğusundaki geniş bölgeler ile güneyinin bazı kısımlarını yöneten Usame Hammad başkanlığındaki paralel hükümet olmak üzere iki ayrı hükümet tarafından yönetiliyor. Bu durum, ertelenen ulusal seçimlerin uzayan geçiş sürecini sona erdirmek için hâlâ en acil çıkış yolunu temsil ettiği bir dönemde devam ediyor.





