Yemen’den Husilere karşı operasyon kararı: Koalisyon tam destek verdi

Yemen’den Husilere karşı operasyon kararı: Koalisyon tam destek verdi
TT

Yemen’den Husilere karşı operasyon kararı: Koalisyon tam destek verdi

Yemen’den Husilere karşı operasyon kararı: Koalisyon tam destek verdi

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Husilerin kontrolündeki bölgelerin geri alınması ve ülkenin kalan topraklarında devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi amacıyla askeri operasyon başlatıldığını açıkladı. Alimi, Husilerle gerilimi düşürmeye yönelik tüm fırsatların tükenmesinin ardından bu adımın atıldığını belirtti.

Alimi, televizyondan yayımlanan konuşmasında, “Başlatacağımız askeri operasyonlar Sana, Hudeyde ve Saada’daki halkımıza karşı bir savaş değildir. Herhangi bir mezhebe veya kabileye karşı da savaş yürütmüyoruz” dedi.

Öte yandan Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, koalisyon ortak kuvvetler komutanlığının Yemen Silahlı Kuvvetlerine tam operasyonel desteğini sürdüreceğini açıkladı.

Maliki, koalisyonun meşru Yemen hükümeti ve Yemen halkının yanında olmaya devam edeceğini belirterek darbenin sona erdirilmesi, devletin ve ulusal kurumların yeniden tesis edilmesi ve Yemen’in geleceğinin inşa edilmesi için desteğin süreceğini vurguladı.

Sahada ise Yemen ordusu, Sana ve Saada vilayetlerindeki Husilere ait hedeflere yönelik saldırılar düzenlediğini açıkladı.

Bu sırada Husiler, başkent Sana’da gözaltı ve takip operasyonlarını yoğunlaştırdı. Husi milisleri, hükümet güçlerini ve Taiz’deki Halk Direnişi’ni desteklemekle ya da vilayette yaşanan askeri tırmanışı eleştirmekle suçladıkları vatandaşları hedef aldı.



Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi Husilere karşı kapsamlı askeri harekâtın başladığını duyurdu

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi Husilere karşı kapsamlı askeri harekâtın başladığını duyurdu

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, pazar günü ülkenin geri kalan topraklarının geri alınması ve devlet otoritesi ile kurumlarının ülkenin tamamında yeniden tesis edilmesi amacıyla askeri operasyonların başladığını duyurdu. Açıklama, hazırlık ve seferberlik aşamasından açık askeri operasyon aşamasına resmen geçildiği anlamına geliyor.

Alimi, Yemen halkına hitaben yaptığı konuşmada, operasyonların başlatılması kararının gerekli hazırlık ve tedbirlerin tamamlanmasının ardından ve Ulusal Savunma Konseyi'nin kararları doğrultusunda alındığını belirtti. Silahlı kuvvetler, güvenlik güçleri ve tüm askeri birliklere onaylanan planlar doğrultusunda görevlerini yerine getirmeleri talimatı verdiğini söyleyen Alimi, hedefin “ülkeyi terörist milislerin pençesinden kurtarmak” olduğunu ifade etti.

Başkanlık Konseyi Başkanı, kararın alınmasını gerilimi düşürme yönündeki fırsatların tükenmesiyle gerekçelendirdi. Devletin barış için yeterli zaman ve fırsat tanıdığını belirten Alimi, Husilerin ise buna daha fazla askeri yığınak, tırmanış, saldırı ve tehditlerle karşılık verdiğini söyledi. Alimi, Husilerin sivilleri, ulusal tesisleri, komşu ülkeleri ve uluslararası ulaşım güzergâhlarını tehdit ettiğini kaydetti.

Alimi, ilan edilen savaşın Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayanlara veya herhangi bir mezhep ya da kabileye karşı olmadığını vurgulayarak bunun “vatandaşları için devletin ve kurumlarını yeniden tesis etme mücadelesi” olduğunu belirtti. Mücadelenin amacının Yemenlilerin iradesine ve siyasi geleceklerine silah zoruyla el konulmasına son vermek olduğunu söyledi.

fvfef
Yemen Silahlı Kuvvetlerine ait bir savaş uçağı

Alimi, Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayanlara doğrudan mesaj göndererek askeri mevzilerden, toplanma alanlarından ve ikmal güzergâhlarından uzak durmaları çağrısında bulundu. Çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine engel olmalarını isteyen Alimi, silah bırakarak Husiler safında savaşmayı bırakacak kişilerin güvenli şekilde dönmelerine ve ilan edilen aftan yararlanmalarına yönelik devlet taahhüdünü yineledi.

Yemen hükümet güçleri ve direniş güçlerine de mesaj veren Alimi, görevin sadece toprakları geri almak değil, devleti bu topraklara yeniden getirmek olduğunu söyledi. Sivillerin ve mülklerin korunması ve hukuka uyulması çağrısında bulunan Alimi, intikam veya misillemeye ve masumlara yönelik saldırılara izin verilmeyeceğini vurguladı.

Hükümete talimatlar

Sivil alanda ise Alimi, hükümete askeri operasyonlarla eş zamanlı yürütülecek bir çalışma programı hazırlaması talimatı verdi. Buna göre devlet kurumları, hükümet güçlerinin kontrolüne geçen bölgelerde sorumluluklarını aşamalı olarak üstlenecek.

Alimi'nin açıkladığı öncelikler arasında devlet çalışanlarının maaşlarının yeniden ödenmesi ve geçmiş dönemden kalan alacakların geriye dönük olarak karşılanması, acil toparlanma ve yeniden imar programının başlatılması, zarar gören yollar, elektrik ve su altyapısı ile tesislerin onarılması, yerinden edilenlerin geri dönüşü için koşulların hazırlanması ve ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması yer aldı.

Alimi, operasyonların başarısının geri alınan şehirlerin sayısıyla değil, güvenliğine yeniden kavuşan vatandaşların, evlerine dönen ailelerin ve cinayet, baskı ve halkın iradesine el koyma uygulamalarına yeniden dönülmesini önleyen adımların sayısıyla ölçüleceğini söyledi.

Başkanlık Konseyi ve hükümetin, Suudi Arabistan'ın himayesinde yürütülen Güney-Güney diyaloğunun ortaya koyacağı sonuçlara bağlılığını da yineleyen Alimi, bunun Güney meselesine adil ve kapsamlı bir çözüm sağlayacağını belirtti.

Alimi ayrıca kardeş ülkeler, dostlar ve uluslararası topluma Yemen'e, silahlı kuvvetlerine ve ulusal kurumlarına destek verme çağrısında bulundu. İnsani ve ekonomik çabaların yanı sıra toparlanma ve yeniden imar programlarının desteklenmesini istedi.

vfdbgnhjmk
Yemen hükümet güçleri Taiz’de şiddetli çatışmalara giriyor

Alimi, konuşmasının sonunda devletin askeri, güvenlik ve sivil kurumlarının tam teyakkuz durumuna geçtiğini ve görevin tamamlanmasına kadar bu durumun sürdürüleceğini açıkladı. Yeni aşamanın devletin toprakları ve kurumları üzerindeki kontrolünü yeniden tesis etmeyi ve silahların hukukun otoritesi altında olması gereken doğal konumuna dönmesini hedeflediğini vurguladı.


Koalisyon: Bölgesel ve uluslararası güvenliği korumak için Yemen ordusuna desteğimizi sürdürüyoruz

Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon: Bölgesel ve uluslararası güvenliği korumak için Yemen ordusuna desteğimizi sürdürüyoruz

Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon güçleri komutanlığı, Yemen Silahlı Kuvvetlerine tam operasyonel destek sağlamayı sürdüreceğini ve darbenin sona erdirilmesi, devletin ve ulusal kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen’in geleceğinin inşa edilmesi amacıyla meşru hükümet ile Yemen halkının yanında olmaya devam edeceğini açıkladı. Komutanlık ayrıca Suudi Arabistan’ın güvenliğini, egemenliğini ve ulusal kaynaklarını korumak için gerekli tüm önlemleri alma konusunda asli hakkının bulunduğunu vurguladı.

Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, pazar günü yaptığı açıklamada, Husilerin Yemen halkına yönelik devam eden terör saldırıları ve tekrarlanan uygulamalarının ülke genelinde ağır ihlallere yol açtığını belirtti.

Maliki, Husi milislerinin Yemen halkına yönelik iç kuşatma uyguladığını, vatandaşları kent ve köylerinden zorla göç ettirdiğini, halkı aç bıraktığını, kaynaklarını yağmalayarak sözde savaş çabalarına aktardığını ve kabilelerin şeyhleri ile mensuplarına hakaret ettiğini söyledi. Maliki ayrıca Husilerin Yemen toplumunun tüm kesimleri arasındaki sosyal dokuyu parçaladığını, kadınları korkuttuğunu ve suç teşkil eden projeleri doğrultusunda çocukları silah altına aldığını belirtti.

Maliki, söz konusu uygulamaların Yemenlilere uzun yıllardır büyük acılar ve felaketler yaşatan açık ihlaller olduğunu ifade etti.

Husi milislerinin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarına da değinen Maliki, örgütün kutsal şehir Mekke-i Mükerreme ile Hz. Muhammed’in şehri Medine’yi hedef almaya çalıştığını belirtti. Maliki, Riyad, Abha, Hamis Muşayt, Cizan, Necran, Taif ve Yanbu kentlerindeki siviller ile sivil yerleşimlere yönelik kasıtlı ve sistematik saldırıların yanı sıra Suudi Arabistan’a ait gemilerin Kızıldeniz’in güneyi ve Babülmendep Boğazı’nda hedef alınmaya çalışıldığını kaydetti.

Bu saldırıların, Husi milislerinin düşmanca eylemlerini caydırmak ve Suudi Arabistan’ın güvenliği ile egemenliğini korumak amacıyla gerekli önlemlerin sürdürülmesini zorunlu kıldığını belirten Maliki, bunun aynı zamanda bölgesel ve uluslararası güvenliğin korunması açısından da gerekli olduğunu vurguladı.

Tümgeneral Maliki, Suudi Arabistan’ın egemenliğini savunma, güvenliğini koruma ve Husi milislerini caydırmak ve ağır ihlallerine son vermek için gerekli tüm operasyonel önlemleri alma konusunda asli hakkının bulunduğunu yineledi.

Maliki, bu tutumun Suudi Arabistan’ın İki Kutsal Mescid’e, vatandaşlarına, ulusal kaynaklarına ve ülkesinde yaşayanlara karşı taşıdığı ulusal sorumluluk doğrultusunda şekillendiğini ifade etti.

Suudi Arabistan’ın Yemen ve Yemen halkının yanında olmaya, devletin ve kurumlarının yeniden tesis edilmesine ve Husi milislerinin ortadan kaldırılmasına kadar desteğini sürdüreceğini belirten Maliki, Husilerin Kızıldeniz’in güneyi ile Babülmendep Boğazı’nda deniz ulaşımının serbestisini tehdit etmesine de son verilmesi gerektiğini söyledi.

Maliki, söz konusu tehdidin bölgesel ve uluslararası güvenliği zayıflattığını, deniz taşımacılığı ve uluslararası ticaretin serbestisini tehdit ettiğini ve küresel ekonominin can damarını oluşturan ticaret yollarını hedef aldığını belirtti. Bu tehdidin aynı zamanda bölgesel ve uluslararası güvenliğin yanı sıra tüm ülkelerin ulusal çıkarlarını da riske attığını vurguladı.


Irak Başbakanı, Koordinasyon Çerçevesi’ni silahların sadece devletin elinde tutulmamasının doğuracağı sonuçlar konusunda uyardı

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin de katıldığı Koordinasyon Çerçevesi toplantısından (INA)
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin de katıldığı Koordinasyon Çerçevesi toplantısından (INA)
TT

Irak Başbakanı, Koordinasyon Çerçevesi’ni silahların sadece devletin elinde tutulmamasının doğuracağı sonuçlar konusunda uyardı

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin de katıldığı Koordinasyon Çerçevesi toplantısından (INA)
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin de katıldığı Koordinasyon Çerçevesi toplantısından (INA)

ABD, Irak’la ekonomik ortaklığın ilerlediğini teyit ederken, Başbakan Ali ez-Zeydi, Şii Koordinasyon Çerçevesi güçlerini silahların devletin kontrolüne alınmasına ilişkin belirlenen takvimlere uymamanın doğuracağı sonuçlar konusunda uyardı.

Ez-Zeydi, cumartesiyi pazara bağlayan gece Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin toplantısına ev sahipliği yaptı. Toplantıda, ‘hükümet kabinesinin tamamlanması ile silahların devletin kontrolüne alınması ve düzenlenmesi dosyası da dahil olmak üzere tüm dosyaların sonuçlandırılması ve böylece devletin karar alma mekanizmasının egemenliği ile ülke ve bölgedeki güvenliğin istikrarının güçlendirilmesi’ gerektiğini vurguladı.

fbghyjuı
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, 23 Eylül 2026 tarihinde New York’ta ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. (Hükümet medyası)

Şarku’l Avsat’a konuşan bilgi sahibi bir kaynak, ez-Zeydi’nin ayrıca gruplarla müzakerelerden sorumlu dört taraflı komitenin çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini belirttiğini ve üzerinde mutabık kalınan takvim doğrultusunda silahların Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) teşkilatına teslim edilmesi konusunda nihai bir anlaşmaya varılmasını istediğini söyledi. Kaynak, ez-Zeydi’nin son Washington ziyareti sırasında ABD yönetimiyle görüştüğü başlıca konuları ve bu sürecin gerçekleştirilememesi halinde ülkenin karşı karşıya kalacağı ekonomik, siyasi ve güvenlik sonuçlarını da ele aldığını aktardı.

Rubio...

Bu uyarı, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Egemenlik Günü dolayısıyla ez-Zeydi’ye gönderdiği tebrik mesajında yaptığı açıklamalarla eş zamanlı geldi. Rubio, mesajında başbakanın geçen temmuz ayında Washington’a gerçekleştirdiği ziyarete ve Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesine değinerek, ziyaretin ‘iki ülke arasındaki dostluğun gücünü ve güçlü ve müreffeh bir gelecek inşa etme yönündeki ortak kararlılığı yansıttığını’ belirtti.

Rubio, “Bu ziyaret sırasında açıklanan ekonomik ortaklıklar, Amerikan ve Iraklı şirketler arasındaki ticaret ve yatırım iş birliğinin geniş potansiyelini ortaya koyuyor” ifadesini kullandı. Rubio ayrıca, Irak’ın egemenliğini güçlendirmek ve Ortadoğu’da güvenlik ile istikrarın tesisine katkıda bulunmak için sürdürdüğü çabaları memnuniyetle karşıladığını belirtti.

csd
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Egemenlik Günü dolayısıyla 2 Ekim’de Bağdat’ta düzenlenen konferansta bir konuşma yapıyor. (Reuters)

Şarku’l Avsat’a konuşan bilgi sahibi bir kaynağa göre ABD, ez-Zeydi’nin silah sahibi gruplarla ve siyasi güçlerle ilişkilerinde karşılaştığı zorlukları anladı. Kaynak, siyasi güçlerin bazılarının, hatta Koordinasyon Çerçevesi içerisinde yer alan bazı aktörlerin dahi ez-Zeydi’nin sunduğu formül doğrultusunda bu seçeneğe sıcak bakmadığını belirtti.

Kaynak, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin silahların teslimi için görece uzun süreler öngörme yönündeki tutum değişikliğinin, ez-Zeydi ile Trump arasında Irak heyetinin diğer üyelerinin katılmadığı baş başa görüşmenin ardından gerçekleştiğini söyledi. Kaynak ayrıca Trump’ın, ez-Zeydi’nin İran uçaklarına Necef Havalimanı’na iniş izni verilmesine yönelik muafiyet talebine olumlu yanıt verdiğini belirtti.

Ez-Zeydi... Silah elimde

Ez-Zeydi’nin Egemenlik Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Irak’ın ‘kendi kararlarını alan, topraklarını ve hava sahasını koruyan, silahların ise silahlı kuvvetler başkomutanının kontrolünde olduğu’ bir devlet olduğunu vurguladığı belirtildi. Ez-Zeydi, Uluslararası Koalisyon’un askeri görevinin sona ermesiyle Irak devletinin egemenliğini 30 Eylül 2026’da tamamladığını ifade etti. Siyasi istikrarsızlığın ülkeyi birçok kalkınma fırsatından mahrum bıraktığını ve kendi ifadesiyle ‘sıfırdan başlama’ noktasına tekrar tekrar dönülmesine yol açtığını söyledi.

Hükümetinin “Irak’ın çıkarlarını, güvenliğini, egemenliğini ve ulusal kararını bölgedeki çatışmanın etkilerinden koruma sorumluluğunu üstlendiğini” belirten ez-Zeydi, Irak’ın ‘üstün ulusal çıkarları gözeten dengeli bir dış politika izlediğini, ilişkilerini karşılıklı çıkar ve saygı temelinde kurduğunu’ vurguladı.

Ekonomi alanında ise hükümetin ekonomiyi çeşitlendirmek, özel sektörü güçlendirmek, kamu harcamalarını sonuçlarla ilişkilendirmek ve 1 milyon konut arsası girişimini hayata geçirmek için çalıştığını söyledi. Ez-Zeydi ayrıca gelecek nesillerin güvence altına alınması amacıyla Gelecek Nesiller Fonu’nun kurulacağını, ekonomik şehirler inşa edileceğini ve Kalkınma Yolu Projesi’nin hayata geçirileceğini belirterek, Irak’ın ticaret yolu, enerji koridoru, yatırım merkezi ve Doğu ile Batı arasında köprü haline getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

as
İran yanlısı silahlı grupların destekçileri, geçtiğimiz eylül ayının sonunda Bağdat’ta koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilmesini kutlamak amacıyla düzenlenen yürüyüşte bir araya geldi. (AFP)

Ez-Zeydi, “Sorumluluğumuz, egemenliği reformun önünü açan bir yola dönüştürmektir” diyerek, “Irak halkının birlik ve ulusal ve toplumsal uyumu sayesinde krizlerle mücadele etmekten geleceği inşa etmeye geçeceğiz” ifadesini kullandı.

Bu bağlamda siyasi ve stratejik konular araştırmacısı Hani Aşur Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “ABD güçlerinin yanı sıra Uluslararası Koalisyon güçlerinin de Irak’tan ayrılmasının ardından, özellikle grupların elindeki silahların devletin kontrolünde toplanması ve ardından güvenlik kurumları ile silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesi konusunda Irak’ın güvenlik stratejisinin yeniden yapılandırılması zorunlu hale geldi” dedi.

Aşur, “Bu dosyaları karmaşıklaştırabilecek çok sayıda sorun olduğu açık. Bunların başında, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ardından Irak’taki ekonomik durum geliyor. Bu durum, hükümetin ülkeyi koruyabilecek güçlü bir silahlı yapı oluşturmak için çok miktarda silah ithal etmesine imkân vermiyor. İkinci olarak Iraklı siyasi güçler, silahlı gruplarla diyaloga dayalı bir yaklaşımı dayatmaya çalışıyor. Bu da diyaloğun uzayabileceği ve ABD-İran çatışmasına ve bunun yansımalarına bağlı kalabileceği anlamına geliyor. Böyle bir durum, silahlı gruplara İran’a bağlılıklarını ortaya koymaları için yeni bir fırsat sunabileceği gibi, ülkeyi korumak amacıyla silahlarını ellerinde tutmaları yönündeki söylemin yeniden gündeme gelmesine de yol açabilir” ifadelerini kullandı.