Suriye'nin Kuneytra kırsalındaki birçok bölgede İsrail askerlerinin yerel halka yönelik baskılarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. İsrail askerleri, ana yollara üçten fazla aracın konvoy halinde geçişini yasaklayan ve bu kurala uymayanların hedef alınacağı tehdidini içeren uyarı tabelaları yerleştirdi. Daha önce İsrail güçlerinin bölgeye girmesi, kontrol noktaları kurması, yoldan geçenleri araması ve sivilleri gözaltına alması gibi uygulamalar öne çıkıyordu.
Ana yoldaki araç trafiğinde şimdilik bir değişiklik yaşanmazken, bölge halkı birçok noktadaki uyarı tabelalarını sökerek parçaladı. Ancak bu gelişme, İsrail'in baskılarını artırmasıyla birlikte kasaba ve köylerinden zorla göç ettirilme ihtimaline ilişkin endişeleri daha da artırdı.

Kuneytra kırsalının orta kesimindeki Medinet es-Selam kentinden yerel bir kaynak Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, bölge sakinlerinin İsrail askerleri tarafından pazar günü yerleştirilen uyarı tabelalarını birden fazla noktada parçaladığını bildirdi. Bu noktalardan birinin Batı Samdaniye beldesi olduğu belirtildi.
Tabelalar, Hamidiye, Batı Samdaniye, Resm er-Revadi ve yıkılmış Kuneytra dâhil birçok kasaba ve köyü birbirine bağlayan ana yol üzerine yerleştirildi.
Uyarı tabelalarında, bölge halkının üçten fazla aracın bulunduğu konvoylarla seyahat etmemesi gerektiği belirtilirken, yasağa uymayanlara İsrail ordusunun karşılık vereceği tehdidinde bulunuldu.
Kaynak, söz konusu tabelaların yerleştirilmesinin ardından kasaba ve köyler arasındaki olağan araç trafiğinde herhangi bir değişiklik yaşanmadığını vurguladı. Yolun zaten sakin olduğunu belirten kaynak, uzun araç konvoylarının yalnızca düğün ve nişan gibi özel günlerde, gelin almaya veya gelin götürmeye yönelik geçişlerde görüldüğünü ifade etti.

Kaynağa göre, İsrail'in halk arasında korku yaratmayı ve yaşam hayatı zorlaştırmayı amaçlayan yeni uygulamaları, bölge sakinlerinin zorunlu göçe maruz kalabileceklerine ilişkin kaygılarını artırdı.
Kaynak, “İşgal güçlerinin ihlalleri daha önce bölgeye girme, kontrol noktaları kurma, arama yapma ve topraklara el koymayı kapsıyordu. Şimdi ise uyarı tabelaları ve halka yönelik tehditler eklendi. İnsanlar, önümüzdeki günlerde durumun daha da kötüleşebileceği endişesini taşıyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak, Kuneytra kırsalındaki halkın ortak görüşünün, yaşananların artık kabul edilemez boyutlara ulaştığı yönünde olduğunu belirterek, “Herkes şu soruyu soruyor: Hükümet, uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler, İsrail'in yaptıkları karşısında nerede?”
Bölge sakinlerinin, savaşa yol açabilecek girişimlerde bulunarak yeni Suriye yönetimini zor durumda bırakmak istemediğini kaydeden kaynak, özellikle ülkenin güneyindeki Dera ilinde halka itidal çağrısı yapıldığını söyledi. Yetkililerin, sorunun hükümetin sürdürdüğü yoğun diplomatik girişimlerle çözülmesi gerektiğini anlattığını ifade etti.

Kuneytra'nın kuzey kırsalındaki hatta da İsrail askerlerinin bölge halkına benzer uyarılarda bulunduğu bildirildi.
Şeyh Dağı eteklerinde bulunan ve nüfusunun çoğunluğunu Dürzilerin oluşturduğu Hader beldesinden yerel bir kaynak, İsrail askerlerinin halkı, beldenin kuzeyindeki “İstiraha” ile “Kurs en-Nefel” arasındaki bölgede saat 18.00'den sonra bulunmamaları konusunda uyardığını söyledi. Bölgede İsrail ordusuna ait bir askerî noktanın da bulunduğu belirtildi.
Kaynak, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, uyarının muhtemelen İsrail askerî noktasına yönelik olası saldırı endişesinden kaynaklandığını öne sürdü. Söz konusu bölgede motosiklet trafiğinin genellikle yoğun olduğunu da ifade etti.
İsrail ordusunun, Beşşar Esed yönetiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinin hemen ardından Golan Tepeleri'nin Suriye tarafındaki tampon bölgeye girdiği ve bölgenin geniş kesimlerine yayıldığı biliniyor. Bu adım, 1974 yılında imzalanan Ateşkes Anlaşması'nın açık ihlali olarak değerlendiriliyor.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, cumartesi günü 22. Manama Diyaloğu Konferansı kapsamında düzenlenen bölgesel güvenliğin temel unsurlarına ilişkin oturumda yaptığı konuşmada, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırılarına dikkat çekti.
Şeybani, “Topraklarımız iki yıldan kısa bir süre içinde binden fazla İsrail saldırısına maruz kaldı ve bu saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti. Suriye'nin egemenliği her gün ihlal edilirken ve hedef alınırken, sınırların kontrol altına alınması ve silahların sınırlandırılması talebi nasıl tutarlı olabilir?” dedi.
Şeybani, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan saldırılarını kınayarak, 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara dönülmesi ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın yeniden uygulanması çağrısını yineledi.



