Lübnan: Hizbullah’ın desteklediği Cumhurbaşkanı adayına karşı muhalefet alternatif arayışında

Lübnan’da Özgür Yurtsever Hareket bir yandan Hizbullah ve muhalefet arasında denge sağlamaya çalışıyor

Özgür Yurtsever Hareket Genel Başkanı Cibran Basil (EPA)
Özgür Yurtsever Hareket Genel Başkanı Cibran Basil (EPA)
TT

Lübnan: Hizbullah’ın desteklediği Cumhurbaşkanı adayına karşı muhalefet alternatif arayışında

Özgür Yurtsever Hareket Genel Başkanı Cibran Basil (EPA)
Özgür Yurtsever Hareket Genel Başkanı Cibran Basil (EPA)

Lübnan’da Maruni Hristiyan tabanlı Özgür Yurtsever Hareket Genel Başkanı Cibran Basil, bir yandan (Şii) Hizbullah ile ilişkisi ve diğer yandan muhalif güçlerle ilişkisi arasında denge sağlamaya çalışıyor.

Basil, muhaliflerle yeni cumhurbaşkanı konusunda anlaşmaya vararak, geçen hafta büyük mesafe kat etti. Ancak muhalefetteki bir parlamento kaynağına göre, eski bakan Cihad Azur’un görevlendirilmesine ilişkin uzlaşı, henüz dondurulmuş durumda. Aynı şekilde Basil ile dolaylı temasların sürdüğü ve kesintiye uğramadığı belirtildi.

Geçen hafta Basil ile (Maruni Hristiyan) Lübnan Kuvvetleri Partisi (LKP) başta olmak üzere muhalefet güçleri arasındaki temaslar, cumhurbaşkanlığı yarışında  (Maruni Hristiyan) Marada Hareketi lideri Süleyman Franciyye’ye alternatif bir aday belirlemeye yaklaştı. Temaslar, eski Bakan Cihad Azur’un adı konusunda ‘uzlaşma’ aşamasına ulaştı. Ancak anlaşma, son anlarda Milletvekili Cibran Basil’in kararlı bir pozisyon alma konusundaki isteksizliği ile çarpıştı. Cumhurbaşkanının kimliği konusunda bölünmüş olan güçler, bloğunda 20 milletvekili bulunan Basil’in bugün ‘kazanımlar açısından bir ölçüt oluşturduğuna’ ve ‘Franciyye’ye karşı çıkan herhangi bir tarafın aday gösterilmesinde onsuz ilerlemenin mümkün olmadığına’ inanıyor.

Pek çok kişi, Basil’in belirleyici bir andaki isteksizliğinin, ‘krizi en başa döndürdüğünü’ söylerken, Özgür Yurtsever Hareket ile muhalif güçler arasındaki temasları takip eden bir muhalif kaynak ise bu tahminleri yalanladı. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynak, temasların devam ettiğini ileri sürdü. “Hala olağan dinamiğe göre ilerliyor” diyen kaynak, Hizbullah’ın ‘karşı karşıya gelme’ ya da ‘meydan okuma’ adayı olarak gördüğü bir adayla ilerlemenin mümkün olmadığına inanan görüşler olduğuna ve bu çerçevede Yurtsever Hareket içerisinde bir ‘çatışmaya’ dikkati çekti. Basil’in Hizbullah ile ilişkisi, iki taraf arasında en az bir buçuk aydır görüşme olmaksızın, bir kayıtsızlık döneminden geçiyor.

Bu tutarsızlığın ortasında muhalif kaynağa göre Basil, artık kararsızlık hususunda rahat görünüyor. Ayrıca kendi pozisyonunda sıkışmış gibi görünen blok içinde herhangi bir sorun yaşamaktan ve Hizbullah ile ilişkiyi tamamen bitirmekten kaçınıyor. Bu nedenle muhalefet, Basil’in Hizbullah’a güven verecek ve onu kışkırtmayacak bir adayı desteklemeye kendini adamasından sonra bu durumu, Basil’in muhalefetle ve Hizbullah ile ilişkisini dengeleme girişimini olarak algılıyor. Kaynak, “Basil’in kararsızlığından, Hizbullah adayı Süleyman Franciyye ile ilerlemeyeceği anlaşılıyor. Aynı zamanda Hizbullah’tan yeşil ışık yanmadan, Hizbullah ile tamamen kopmaya yol açacak veya bir adayın başarısına katkıda bulunacak bir aday çıkarmayacak” dedi.

Muhalefete göre bu kararsızlık, cumhurbaşkanlığı boşluğu çerçevesinde Lübnan’a maliyeti de artırıyor. Ancak bugün kendisine yöneltilen suçlamaların uzlaşma bekleyen meseleleri çözmeyerek cumhurbaşkanlığı seçimlerini engellediği düşünülürse, kararsızlık aşamasının uzun sürmeyeceğine dikkati çekti.

Muhalif güçler arasındaki tartışma, Franciyye’yi reddederek, Basil ile başka biraday etrafında yaşanıyor. Cihad Azur isminin ortaya atılmasının ardından Basil olumlu görüş bildirdi ve muhalif güçler de bu tavrı takip etti. Bununla birlikte muhalifler, “Henüz resmi bir cevap almadık, bekliyoruz. Çünkü kararsız kalmak cumhurbaşkanının seçilmesini engeller ve herkes kaybeder” açıklaması yaptı.

Bu atmosfer çerçevesinde Franciyye’yi destekleyenler, muhalefet ile Basil arasındaki anlaşmanın sağlanamamasının veya çözümün gecikmesinin, Hizbullah ve Emel Hareketi ikilisinin desteklediği Franciyye’nin şansını güçlendirdiğine inanıyor. Eski Meclis Başkanı Yardımcısı Elie Ferzli, Meclis Başkanı Nabih Berri ile görüşmesinin ardından “Cumhurbaşkanlığı konusunda önümüzdeki gelişmelerin doğal seyri umut verici. Gerçek cumhurbaşkanı, Temsilciler Meclisi’nde rekabet esasına ve cumhurbaşkanı olabilmek için gerekli yeter çoğunluğu sağlayabilme esasına göre seçilen ve ardından devlete bir başkan olmak için değil, devlet için devletin başı olan kişidir” açıklamasında bulundu.

Milletvekili Muhammed Raad (NNA)
Milletvekili Muhammed Raad (NNA)

Öte yandan Hizbullah parlamentodaki bloğu Direnişe Sadakat’in başkanı Milletvekili Muhammed Raad, “Siyasi muhaliflerimizle diyalog penceresi oluşturanları aday gösterdik. Bu ülkenin tüm bileşenleriyle ortaklığı arzuladığımız için ve Meclis Başkanı Nebih Berri liderliğindeki Emel Hareketi’ndeki kardeşlerimizle aramızdaki anlayış çerçevesinde bu seçeneği değerlendirdik. Ve Süleyman Franciyye’yi destekledik” ifadelerini kullandı. Raad, “Herkes için zaman daralıyor, bir başkan istiyoruz ve bir başkanlık seçimi yapmak istiyoruz. Bize bizim devletimizi, size sizin devletinizi anlatan bir başkan değil, herkes için olan bir başkan seçmek istiyoruz” diyerek, tüm Lübnan ve Lübnanlılar için bir başkan istediklerine vurgu yaptı.



Hizbullah, Lübnan’ın İsrail’le müzakerelerine siyasi ve askeri gerilimle karşılık veriyor

Güney Lübnan’daki beldelerde yıkıma ait bir görüntü (AFP)
Güney Lübnan’daki beldelerde yıkıma ait bir görüntü (AFP)
TT

Hizbullah, Lübnan’ın İsrail’le müzakerelerine siyasi ve askeri gerilimle karşılık veriyor

Güney Lübnan’daki beldelerde yıkıma ait bir görüntü (AFP)
Güney Lübnan’daki beldelerde yıkıma ait bir görüntü (AFP)

Hizbullah, ABD’nin himayesinde Lübnan ile İsrail arasında yürütülen doğrudan müzakerelere iki yönlü siyasi ve askeri bir yaklaşım ile karşılık veriyor. İlk yaklaşım, müzakereleri reddetme ve devleti “İsrail ile müzakere kararını gözden geçirmeye” çağırma şeklinde ortaya çıkarken, bu adımın “Lübnanlılar arasındaki ayrışmayı artıracağı” savunuluyor. Öte yandan örgüt, İsrail’e yönelik roket saldırılarını artırarak sahadaki yanıtın devam edeceği mesajını veriyor.

Siyasi açıklamalar

Hizbullah’ın parlamentodaki Direnişe Vefa Bloku milletvekillerinden Hüseyin Fadlallah, yaptığı açıklamada “Beyrut’taki iktidarın yeterli olmadığını, bireysel ve zaman zaman mezhepsel çıkarların ulusal çıkarların önüne geçtiğini” söyledi.

Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, hükümetin düşmana taviz vermeyi artırdığını ve Lübnanlılar arasındaki ayrışmayı derinleştiren yanlış bir yola girdiğini belirten Fadlallah, “Lübnan makamları hesaplarını yeniden gözden geçirmeli ve halkına dönmelidir” dedi.

Fadlallah güneyden ordunun çekilerek bölgenin işgale açık hale getirildiğini ve böylece düşmana fırsatlar verildiğini ileri sürdü.

“Düşman, Bint Cubeyl sahasını yok etse de içinde fotoğraf çekmeyi başaramadı” diyen Fadlallah, İsrail’in “sahadaki yenilgisini Washington’daki müzakerelerle telafi etmeye çalıştığını” iddia etti.

Milletvekili, Lübnan hükümetine “İsrail ile müzakere kararını yeniden gözden geçirme” çağrısını yineleyerek, bunun “Lübnanlılar arasındaki ayrışmayı artıracağını” savundu.

vd
Güney Lübnan’da yıkılmış binaların enkazı arasında dalgalanan bir İsrail bayrağı (AFP)

Bu açıklamalar, Hizbullah Siyasi Konseyi üyesi Vekif Safa’nın, örgütün devam eden müzakerelerle ilgilenmediğini söylemesinin ardından geldi. Safa, AP’ye yaptığı açıklamada “Müzakerelerin sonuçlarıyla hiç ilgilenmiyoruz, bizi bağlamıyor. Anlaşmalar ne olursa olsun bağlı değiliz” ifadelerini kullanmıştı.

Askeri gerilimi

Hizbullah, bu tutumunu sahada da yaklaşık bir saat içinde İsrail’e 40’a yakın roket atarak göstermeye çalıştı. Özellikle kuzeydeki yerleşim yerleri hedef alındı.

Örgüt ayrıca, Yukarı Celile’de bir askeri noktaya yönelik bir seyir füzesinin fırlatıldığını gösteren bir video yayımladı ve İsrail’in “Maskaf Am” mevkiinde askerlerin toplandığı bir alanın hedef alındığını duyurdu.

Buna ek olarak, insansız hava aracı (İHA) saldırıları ve farklı bölgelere roket salvoları düzenlendiği de açıklandı.

Devlet dışı müzakere denklemi

Gelişmelerin anlamına ilişkin değerlendirmede bulunan emekli tuğgeneral Said Kazzah, “Hizbullah’ın bu aşamada İsrail’e net bir denklem dayatmaya çalıştığını; kendisini Lübnan devleti üzerinden yürütülen müzakerelerden bağımsız, ateşkes konusunda muhatap alınması gereken tek taraf olarak konumlandırmak istediğini” söyledi.

Kazzah’a göre örgüt Lübnan devletinin bu dosyada yetkinliğini ve özellikle güney sınırındaki güvenlik müzakerelerini yürütme kapasitesini fiilen tanımıyor. Bu yaklaşımın iki hedefi olduğunu belirten Kazzah, bunlardan ilkinin örgütün müzakere şartlarını dayatabilen bir aktör olarak konumunu güçlendirmek, ikincisinin ise bu kartı İran’ın ABD ile yürüttüğü daha geniş müzakere sürecinde kullanmak olduğunu ifade etti.

dvfv
Güney Lübnan’da yıkılmış binaların yanından geçen bir yolda ilerleyen İsrail ordusuna ait zırhlı araçlar (AFP)

Kazzah ayrıca zamanlamaya dikkat çekerek, güneydeki askeri operasyonların sürdüğünü ve “Hizbullah’ın İsrail ordusuyla fiili çatışma halinde olmaya devam ettiğini” söyledi. Sabah saatlerinde yaklaşık 40 roket atılmasının, İsrail yerleşimlerinde okulların yeniden açılmasıyla aynı zamana denk gelmesinin sembolik bir anlam taşıdığını belirterek bunun “savaşın sona ermediği ve Washington’daki müzakere sürecinin otomatik bir ateşkes anlamına gelmediği” mesajını taşıdığını ifade etti.

Kazzah, örgütün geçmişte olduğu gibi dolaylı müzakere modelini yeniden üretmeye çalıştığını, 1993, 1996 ve 2000 yılları ile 2006 savaşı örneklerinde olduğu gibi uluslararası arabulucular üzerinden bir iletişim kanalı kurulduğunu hatırlattı. Lübnan devletinin ise çoğu zaman bu süreçte doğrudan taraf olmaktan ziyade, sonuçların resmileştirildiği bir yapı olarak kaldığını söyledi.

Bu yaklaşımın daha yakın dönemde deniz sınırlarının belirlenmesi sürecine de yansıdığını belirten Kazzah, burada da fiilen Hizbullah’ın dayattığı bir denklem oluştuğunu, devletin ise çoğunlukla süreci tamamlayan resmi bir aktör rolünde kaldığını ifade etti.

Siyasi mesajlar, askeri örtüyle

Emekli Tuğgeneral Naci Melaab ise farklı bir değerlendirme yaparak, askeri gerilimin belirleyici bir savaş kapasitesinden ziyade “siyasi ve varoluşsal bir mesaj” taşıdığını söyledi.

Melaab, İran’ın füze doktrininde çoklu salvo saldırılarının hava savunma sistemlerini yıpratmaya yönelik olduğunu, ancak mevcut operasyonların bu düzeyde bir etkinlik taşımadığını belirtti.

“Hizbullah’ın bugün yürüttüğü askeri faaliyetler, İsrail’e yalnızca sınırlı zararlar verebiliyor; güç dengesi üzerinde belirleyici bir değişiklik yaratmıyor” diyen Melaab, İsrail’in gelişmiş savunma sistemleri ve sivil altyapı hazırlığı sayesinde bu tür saldırılara karşı yüksek bir dayanıklılık sergilediğini ifade etti.

İsrail’in özellikle insansız hava araçları alanındaki teknolojik üstünlüğüne dikkat çeken Melaab, bunun sahada bu tür operasyonlara karşı koymayı zorlaştırdığını söyledi.

Tırmanışın müzakere bağlamıyla bağlantılı olduğunu belirten Melaab “Yaşananlar askeri olmaktan çok siyasi bir mesajdır; devlet değil, savaş ve barış kararının hâlâ Hizbullah’ın elinde olduğu vurgulanmaktadır. İsrail saldırılarını sürdürürse biz de devam ederiz” mesajını taşıdığını ancak bunun sahada belirleyici bir askeri sonuç üretmediğini ifade etti.


Tüm dikkatler yarın yapılacak İsrail-Lübnan müzakerelerinde

Güney Lübnan’ın el-Bazuriye beldesinde İsrail’in düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan bir bina (AFP)
Güney Lübnan’ın el-Bazuriye beldesinde İsrail’in düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan bir bina (AFP)
TT

Tüm dikkatler yarın yapılacak İsrail-Lübnan müzakerelerinde

Güney Lübnan’ın el-Bazuriye beldesinde İsrail’in düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan bir bina (AFP)
Güney Lübnan’ın el-Bazuriye beldesinde İsrail’in düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan bir bina (AFP)

Yarın ABD Dışişleri Bakanlığı'nda İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh Moawad arasında başlayacak olan Lübnan-İsrail doğrudan müzakerelerinin ilk turu öncesinde temkinli bir bekleyiş hâkim.

Tel Aviv'de ise İsrail'in tutumu, İsrail yönetiminin Lübnan'daki mevcut durumun olduğu gibi kalmasını tercih ettiğini gösteriyor. Zira bir anlaşmaya varılması halinde, Litani Nehri’nin güneyinde kontrol ettiği bölgeden çekilmek zorunda kalacak ve nehrin kuzeyine çekilen Hizbullah'ın silahsızlandırılacağına dair gerçek bir garanti verilmiş değil.

Beyrut'ta ise, her iki tarafın da kendi şartlarında ısrar etmesi nedeniyle müzakerelerin başarısızlığa uğrayacağına dair endişeler söz konusu. Ayrıca, müzakerelerin başarılı olması durumunda bile, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını veya sahada yeni dengelerin kurulmasını amaçlayan herhangi bir anlaşmayı kategorik olarak reddetmesi nedeniyle, olası bir uzlaşmanın Lübnan iç politikasına yansıyacağına dair endişeler de var. Bu durum, müzakerelerin daha başlamadan başarısızlığa uğrayacağına işaret ediyor.


İsrail Genelkurmay Başkanı: Hizbullah'a güçlü bir darbe indirdik

Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen fotoğrafta, İsrail'in sınır kasabası Nakura'yı bombalamasının ardından yükselen duman (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen fotoğrafta, İsrail'in sınır kasabası Nakura'yı bombalamasının ardından yükselen duman (AFP)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı: Hizbullah'a güçlü bir darbe indirdik

Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen fotoğrafta, İsrail'in sınır kasabası Nakura'yı bombalamasının ardından yükselen duman (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen fotoğrafta, İsrail'in sınır kasabası Nakura'yı bombalamasının ardından yükselen duman (AFP)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordusunun kara harekatı yürüttüğü güney Lübnan'a yaptığı ziyaret sırasında dün yaptığı açıklamada, çarşamba günü Lübnan'ı hedef alan yoğun hava saldırılarıyla Hizbullah'a "ağır bir darbe" indirildiğini duyurdu.

İsrail ordusu dün akşam, Lübnan'daki Hizbullah fırlatma rampalarını hedef almaya başladığını açıkladı.

İsrail sınırına beş kilometre uzaklıktaki Bint Cubeyl kasabası yakınlarında konuşlanmış birliklere hitap eden Eyal Zamir, "Siz cephede ilerleyip operasyonlar yürütürken, dün Hizbullah'a ağır ve güçlü bir darbe indirdik" ifadesini kullandı.

Lübnan yetkilileri, İran yanlısı grubun savaşçılarının, 300'den fazla kişinin ölümüne yol açan bu benzeri görülmemiş baskınların ardından, partinin kalesi olan Beyrut'un güney banliyölerini "terk ettiklerini" doğruladı.

Hizbullah dün yaptığı açıklamada, iki tarafın daha önceki savaş turlarında şiddetli çatışmalar yaşadığı Bint Cubeyl şehrinde İsrail güçleriyle yakın mesafeli çatışmaya girdiğini duyurdu.

Zamir, Hizbullah'ın artık "Lübnan'da izole edildiğini ve İran ile olan stratejik ekseninden koptuğunu" ifade etti.

"Özel hedefiniz, kuzey İsrail sakinlerine yönelik doğrudan tehdidi ortadan kaldırmaktır ve bunu sahada başarıyorsunuz," diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Kalıcı güvenliği yeniden sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz."