İsrailli aşırılık yanlıları Trump'ın Gazze planını bozabilir mi?

Netanyahu, Hamas'ın öneriyi reddetmesini bekliyor

ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışıyor. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışıyor. (Reuters)
TT

İsrailli aşırılık yanlıları Trump'ın Gazze planını bozabilir mi?

ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışıyor. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışıyor. (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hükümetindeki iki aşırılık yanlısı bakana (Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir) seslenerek, ABD Başkanı Donald Trump'ın barış planına karşı yürüttükleri kampanyayı durdurmaları çağrısında bulundu.

İsrail Kanal 12 televizyonuna göre Netanyahu onlara, İsrail'in plana herhangi bir şekilde müdahale etmesinin, Trump ile bir krize yol açacağını belirterek, “Bu dönemde tek desteğimiz olan Trump'a hayır dememeliyiz, hatta ‘evet ama...’ bile dememeliyiz” dedi.

Netanyahu, “İsrail'in Trump'ın her önerisine karşı net ve kararlı bir tutum sergilemesi gerekir, sonrasını tartışırız” ifadesini kullandı.

Netanyahu'nun yakın çevresi, Ben-Gvir ve Smotrich'in tutumunu ‘yüzeysel’ buldu ve İsrail siyasetinde en zengin deneyime sahip olan başbakanın taktiklerini anlamadıklarını belirtti.

Bölünme

İsrail sağ kanadı birkaç gruba bölünmüş vaziyette. Likud Partisi’nin büyük bir kesimi bu anlaşmayı, İsrail’in pek çok talebini yerine getiren iyi bir anlaşma olarak görüyor. Bir diğer kesim ise Netanyahu’nun bundan fazlasını başaramadığını düşünüyor. Bu kesim, anlaşmada bazı başarıların bulunduğuna işaret ediyor. Onların bakış açısına göre bu başarılar arasında, Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki varlığının sona erdirilmesi ve bölgenin tamamen silahsızlandırılması yer alıyor. Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ne geri dönmesinin engellenmesi de bu başarılar arasında. Ayrıca, bölgenin güvenlik kontrolünün İsrail’in elinde kalması, İsrail güçlerinin 500 ila 1000 metre genişliğinde bir güvenlik kuşağı üzerinde kontrol sahibi olmasına imkân tanıyor. Diğer yandan anlaşma, İsrail’in uluslararası alandaki yalnızlığını kırıyor ve ABD nezdindeki konumunu güçlendiriyor.

Smotrich ve Ben-Gvir'in temsil ettiği sağ kanadın bir kesimi ise anlaşmayı, Gazze Şeridi'ndeki savaşı sürdürmek ve Batı Şeria'da İsrail egemenliğini dayatmak için kaçırılmış tarihi bir fırsat olarak görüyor.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Knesset'te yan yana oturuyor. (Arşiv – Reuters)İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Knesset'te yan yana oturuyor. (Arşiv – Reuters)

İsrail Kanal 13 televizyonu tarafından yayınlanan bir ankete göre, Trump'ın Gazze savaşını sona erdirme önerisi İsrail halkı arasında önemli bir destek görüyor. Ankete katılanların yüzde 72'si öneriyi desteklerken, yüzde 8'i karşı çıkıyor. Anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 43'ü, savaşın ABD Başkanı’nın önerdiği plana ve İsrail'in hedeflerine uygun olarak sona ermesi halinde, İsrail'in ‘kazanan taraf’ olacağını düşünüyor. Öte yandan yüzde 12'si Hamas'ın kazanan taraf olduğunu söylerken, yüzde 45'i ‘bilmiyorum’ yanıtını verdi.

Netanyahu'nun savaşta ‘hedeflerine ulaşıp ulaşmadığı’ sorulduğunda, katılımcıların yüzde 39'u ulaşmadığını, yüzde 36'sı ulaştığını belirtti.

İsrail’in Katar'daki Hamas liderlerini hedef aldığı için Katar'dan özür dilemesi konusunda ise kamuoyu ‘özür dilemesi gerektiğini’ düşünen yüzde 41 ile ‘özür dilememesi gerektiğini’ düşünen yüzde 40 arasında bölündü.

Hangi parti hükümeti kuracak?

Ancak anket, Netanyahu'nun Trump'ın planına verdiği desteğin kendisine siyasi fayda sağlamayacağını ve kaybettiği popülaritesini geri kazanamayacağını gösterdi. ‘Bugün seçim yapılsa kime oy verirdiniz?’ sorusuna verilen yanıtlar şu şekilde değerlendirilebilir: Neftali Bennett’in liderliğindeki parti seçimde öne çıkarak 25 sandalye kazanacak. Eğer Bennett, Gadi Eisenkot ile ittifak yaparsa bu sayı 32 sandalyeye kadar çıkabilir. Her iki durumda da Likud Partisi 23 sandalye alacak.

Likud şu anda 120 sandalyeli Knesset'te 32 sandalyeye sahip.

Anket, Yair Golan liderliğindeki solcu Demokrat Parti'nin şu anda sahip olduğu 4 sandalyeye kıyasla 10 sandalye kazanacağını gösteriyor. Bu senaryoda Netanyahu'nun koalisyonu hükümeti kurmak için yeterli sandalyeye sahip olmayacak.

Anket katılımcıları, muhalefet kampının 57 sandalye, Arap partilerinin ise 11 sandalye kazanacağını öngördü. Muhalefet partileri, hiçbir Arap partisiyle koalisyon kurmama konusunda ısrarcı olursa, bu muhalefet de çoğunluk hükümeti kuramayacak. Bu durumda, yeni bir seçim yapılacak.

Walla internet sitesinde dün yayınlanan başka bir ankette, Netanyahu hükümeti için sonuçlar daha da kötüydü. Netanyahu hükümetinin sandalye sayısı 48'e düşerken, muhalefet 62 sandalye kazanarak Araplar olmadan hükümeti kurabiliyor. Bu anket sonuçları, İsraillilerin çoğunluğunun Netanyahu'yu ne pahasına olursa olsun görevden almak istediğini gösteriyor.

‘Evet’ ya da ‘hayır’

Netanyahu'ya yakın kişiler, planı ‘iyi’ ve ‘pazarlık edilemez’ olarak pazarlamaya çalışıyorlar.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN 11 salı akşamı, İsrail müzakere ekibinin görüşmelerin devamı konusunda Netanyahu'dan talimat beklediğini ve önümüzdeki günlerde Katar'da bir müzakere turu olabileceğini bildirdi.

KAN, İsrail'deki tahminlere göre Hamas'ın yanıtının “Evet, ama...” şeklinde olacağını belirterek, hareketin ana tartışma noktalarından birinin İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden çekilmesinin zamanlaması ve mekanizması olduğunu açıkladı. KAN, konunun şu anda sadece Gazze Şeridi'ne Arap-uluslararası güçlerin konuşlandırılması mekanizmasıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.

KAN, müzakerelere aşina olanların, iki taraf arasında bir anlaşmaya varmak amacıyla ABD Başkanı’nın girişiminde değişiklikler yapılmasını dışlamadıklarını da bildirdi.

Öte yandan i24 News bir İsrailli yetkilinin, Trump'ın planının “pazarlık edilemez olduğunu; verilecek cevabın sadece evet ya da hayır olabileceğini” söylediğini aktardı. Şarku'l Avsat'ın i24 News'ten aktardığına göre yetkili, ABD yönetiminin küçük ayrıntılar konusunda ‘sınırlı düzeyde müzakere’ kabul etme olasılığını ima ettiğini, ancak ‘uzun vadeli müzakereleri kesinlikle kabul etmeyeceğini’ belirtti.

İsrailli yetkili, “Resmi tutum, teknik konular dışında müzakereye açık olmayan planın arkasında durmaktır. Herhangi bir değişiklik için yer yoktur. Hamas, evet dediği andan itibaren, tüm rehinelerin 72 saat içinde İsrail'e ulaşmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kanal 12'ye göre üst düzey İsrailli yetkililer, yaklaşan müzakerelerin ‘zorlu geçeceğini ve haftalarca sürebileceğini’ tahmin ediyor.

Ancak İsrail'deki uzmanlar, bu noktanın ‘gerçek bir mayın tarlası’ olduğunu düşünüyorlar. Zira Hamas'ın tüm rehineleri bir kerede serbest bırakmayı kabul etmesi son derece zor olacak. Ayrıca Hamas, plan uygulandıktan sonra tüm cesetleri hemen iade edemeyebilir.

Aynı tahminlere göre temel soru şu: İsrail ve özellikle Netanyahu gerçek bir anlaşma mı yapmak istiyor, yoksa amaç Hamas'ı başarısızlıktan sorumlu tutmak mı?



İsrail’in Mısır-Türkiye arasındaki askeri yakınlaşmaya ilişkin endişeleri neden artıyor?

 Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 19 Aralık 2024’te düzenlenen D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 19 Aralık 2024’te düzenlenen D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

İsrail’in Mısır-Türkiye arasındaki askeri yakınlaşmaya ilişkin endişeleri neden artıyor?

 Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 19 Aralık 2024’te düzenlenen D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 19 Aralık 2024’te düzenlenen D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerde gözlenen yakınlaşma, özellikle iki ülkenin askeri eğitim ve tatbikat alanındaki iş birliğini genişletmesiyle birlikte İsrail’de endişelere yol açıyor. Bölgenin en büyük ordularına sahip ve stratejik ağırlığı yüksek iki güç arasındaki bu gelişmeler, Tel Aviv’de yakından takip ediliyor.

Bu kaygılar, Sirte kentinde Mısır ve Türkiye’nin katılımıyla gerçekleştirilen uluslararası askeri tatbikatın tamamlanmasının ardından yeniden gündeme geldi. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, söz konusu endişelerin iki ülkenin askeri kapasitesi, savunma sanayii alanındaki iş birliği ve bölgesel konulardaki yakınlaşmadan kaynaklandığını belirtti. Uzmanlar, Mısır ile Türkiye arasındaki bu yakınlaşmanın zamanla daha geniş kapsamlı bir bölgesel ittifaka dönüşebileceğini ve farklı alanlarda etkisini artırabileceğini öngörürken, yakın vadede doğrudan bir askeri çatışma ihtimalini düşük görüyor.

İsrail’in endişeleri

İsrail gazetesi Maariv’de yayımlanan bir makalede emekli general Yitzhak Brick, Türkiye ile Mısır arasında oluşabilecek bir ittifakın İsrail’i ‘zorlu bir savaşa’ sürükleyebileceği ihtimalini göz ardı etmedi.

Brick, Kahire ile Ankara arasında stratejik bir iş birliğinin oluşabileceği uyarısında bulunarak, bunun ortak askeri üretim ve savunma alanında entegrasyona kadar uzanabileceğini ifade etti. İki ülke arasındaki olası askeri yakınlaşmanın bölgedeki caydırıcılık dengelerini yeniden şekillendirebileceğini belirten Brick, bunun İsrail’i güvenlik açısından yeni tehditlerle karşı karşıya bırakacağını ve askeri doktrin ile savunma stratejisinin kapsamlı biçimde yeniden değerlendirilmesini gerektireceğini söyledi.

İsrail merkezli i24NEWS ise 18 Nisan’da yayımladığı haberinde, Türkiye ile Mısır arasındaki yakınlaşmaya dair uyarılara yer verdi. Haberde, iki ülke arasında güvenlik, savunma ve istihbarat alanlarındaki parlamenter komisyonlarda ele alınan derinlemesine görüşmelerin bulunduğu aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz şubat ayında Kahire’yi ziyaret etmiş, bu ziyaret kapsamında savunma dahil birçok alanda anlaşmalar imzalanmıştı. Ortak basın toplantısında konuşan Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ise iki ülke arasında Gazze Şeridi, Sudan, Libya ve Afrika Boynuzu gibi bölgesel konularda görüş birliği bulunduğunu açıklamıştı.

Sisi ve Erdoğan, iki ülke arasında askeri alanlarda mutabakat zaptlarının imzalanması sırasında... Şubat 2026 (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Sisi ve Erdoğan, iki ülke arasında askeri alanlarda mutabakat zaptlarının imzalanması sırasında... Şubat 2026 (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail, Türkiye’nin Gazze Şeridi’nde oluşturulması planlanan uluslararası istikrar gücüne katılma ihtimaline temkinli yaklaşıyor. Ankara’nın, ekim ayında Gazze’de sağlanan ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik arabuluculuk ve garanti mekanizmalarına dahil olması, Tel Aviv’de dikkatle takip ediliyor. Bazı medya raporları ise Gazze Şeridi’ndeki gelişmelerin yanı sıra İran’la yaşanan savaşın ardından İsrail ile Türkiye arasında olası bir askeri gerilim ihtimalinin de gündeme gelebileceğini öne sürüyor.

Soğuk barış

Mısırlı strateji uzmanı Semir Ragıb, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Türkiye’nin bölgede doğrudan varlık göstermesinin ve Mısır ile artan yakınlaşmasının İsrail ile ‘soğuk barış’ niteliğindeki mevcut dengeyi daha da pekiştirdiğini belirtti. Ragıb’a göre Mısır ve Türkiye, bölgenin en büyük iki ordusuna sahip ülkeler olarak önemli bir stratejik ağırlık taşıyor ve her ikisinin de bölgesel güç merkezleriyle güçlü ilişkileri bulunuyor. Bu durumun İsrail tarafından dikkatle izlendiği ifade ediliyor.

Ragıb, İsrail açısından en rahatsız edici başlıklardan birinin insansız hava araçları (İHA) alanındaki askeri iş birliği olduğunu vurguladı. Mısır ve Türkiye’nin bu alanda önemli üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Ragıb, bu ortaklığın iki ülkenin ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra bölgede İsrail’in İHA pazarındaki rekabet gücünü de zayıflatabileceğini söyledi. Özellikle İsrail ürünlerine yönelik olumsuz algının arttığı bir ortamda, Türk-Mısır üretiminin daha çok tercih edilebileceğini dile getirdi.

Ragıb, iki ülke arasındaki koordinasyonun Somali’den Suriye’ye, Libya üzerinden geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve bunun İsrail açısından rahatsız edici bir gelişme olduğunu belirtti. Ayrıca Türkiye’nin Afrika ile ilişkilerini Mısır üzerinden güçlendirme çabasının, Kahire’nin kıta için ana giriş kapısı konumunu pekiştirdiğini ve bunun İsrail’in bölgesel etkisini sınırladığını ifade etti.

Türkiye üzerine çalışan araştırmacı Taha Avdetoğlu da değerlendirmesinde, Mısır ile Türkiye arasındaki Gazze Şeridi, Libya ve Afrika eksenli iş birliğinin İsrail tarafındaki endişe seviyesini daha da yükselttiğini söyledi.

Artan askeri iş birliği

Mısır ile Türkiye arasındaki askeri iş birliği son dönemde belirgin şekilde artış gösterdi. Geçtiğimiz yılın sonunda, 13 yıl aradan sonra ilk kez Mısır Silahlı Kuvvetleri unsurları Türk karasularında düzenlenen ortak deniz tatbikatına katıldı. Söz konusu tatbikatta Türk fırkateynleri, hücum botları, bir denizaltı ve F-16 uçakları yer alırken, Mısır donanmasına ait birlikler de etkinlikte görev aldı.

Millî Savunma Bakanlığı (MSB) yaptığı açıklamada Flintlock 2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı kapsamındaki faaliyetlerin tamamlandığını duyurdu. Açıklamaya göre tatbikat, 13-30 Nisan tarihleri arasında Sirte kentinde gerçekleştirildi ve Mısır’ın da aralarında bulunduğu birçok ülke katılım sağladı. Tatbikatın temel amacının askeri iş birliğini geliştirmek ve kara, hava ve deniz unsurlarını içeren entegre senaryolar üzerinden muharip kabiliyeti artırmak olduğu belirtildi.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Kahire’de Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırladı... Şubat 2024 (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Kahire’de Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırladı... Şubat 2024 (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, eylül ayında katıldığı bir televizyon programında Mısır ile savunma sanayii ve ortak güvenlik alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, bölgedeki tehditlerin iki ülkeyi güvenlik konularında daha yoğun temas kurmaya yönelttiğini ifade etti.

Semir Ragıb, İsrail’in Mısır ya da Türkiye ile askeri bir maceraya girmesinin mümkün olmadığını savunarak, İsrail askeri doktrininin aynı anda birden fazla büyük cephede savaşmayı zorlaştırdığını ifade etti. Ragıb ayrıca, ABD’nin de Türkiye ve Mısır büyüklüğündeki ülkelerle yaşanabilecek bir çatışmada İsrail’e açık destek vermesinin beklenmediğini söyledi. Ragıb’a göre her iki ülke de söylemden ziyade güç üzerinden caydırıcılık üreten aktörler konumunda.

Ragıb, Mısır-Türkiye yakınlaşmasının doğrudan İsrail karşıtı bir hat oluşturmadığını ancak zamanla Pakistan gibi ülkeleri de içerebilecek daha geniş bir bölgesel ittifaka dönüşme potansiyeli taşıdığını belirtti.

Taha Avdetoğlu ise iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da genişleyeceğini, farklı coğrafyalara yayılacağını ancak bunun İsrail ile doğrudan bir çatışmaya dönüşmesinin beklenmediğini ifade etti.


Katz: "Hameney hanedanlığının" ortadan kaldırılmasını tamamlamak için Amerika'dan onay bekliyoruz

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
TT

Katz: "Hameney hanedanlığının" ortadan kaldırılmasını tamamlamak için Amerika'dan onay bekliyoruz

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, yaptığı açıklamada, ülkesinin “İran’a karşı savaşı yeniden başlatmaya hazır olduğunu” duyurdu. Katz dün, geniş çaplı ve İran’da büyük yıkıma yol açabilecek saldırıların gerçekleştirilmesi için ABD’nin onayının beklendiğini belirtti.

Katz, “Öncelikle ABD’den yeşil ışık bekliyoruz; İsrail’in yok edilmesi projesinin mimarı olan Ali Hameney çizgisinin tamamen ortadan kaldırılması ve İran rejimi liderliğinin devamını sağlayan unsurların hedef alınması için” ifadelerini kullandı. Ayrıca İran’ın enerji ve elektrik tesislerinin yok edilmesi ve ekonomik altyapısının parçalanmasıyla “karanlık ve taş devri” koşullarına geri döndürülmesini hedeflediklerini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump salı günü yaptığı açıklamada, 8 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan İran ile ateşkesin, Tahran ile müzakerelere alan açmak amacıyla uzatıldığını duyurmuştu.

Katz, yayımladığı video mesajında, “İsrail İran’a karşı savaşı yeniden başlatmaya hazır. İsrail ordusu hem savunma hem de saldırı düzeyinde hazır durumda ve hedefler belirlenmiş bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Bu kez saldırılar yeniden başladığında farklı ve daha ölümcül olacak” diyen Katz, “İran rejiminin aldığı ağır darbelerin ardından en hassas noktaları hedef alan yıkıcı saldırılar olacak ve bu durum rejimin temellerini sarsarak çöküşüne yol açacak” şeklinde konuştu.

İran ile savaş, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in düzenlediği sürpriz saldırıyla başlamış; ilk gününde İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesi, binlerce kişinin hayatını kaybettiği bölgesel bir çatışmayı tetiklemişti. Çatışmalar özellikle İran ve Lübnan’da ağır kayıplara yol açtı.

Küresel ekonomi de bu çatışmadan olumsuz etkilendi. Özellikle normal şartlarda dünya ham petrolünün yaklaşık beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğal gazın geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanması, ekonomik baskıyı artırıyor.


İsrail ve Hizbullah arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi, tüm gözler Beyaz Saray'da

16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)
16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)
TT

İsrail ve Hizbullah arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi, tüm gözler Beyaz Saray'da

16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)
16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)

Lübnan'da «Hizbullah» ile İsrail arasında imzalanan ateşkes anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamasından birkaç saat sonra dün gece yarısı yürürlüğe girdi. Trump, ayrıca Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun birkaç gün içinde Beyaz Saray'da bir araya geleceğini belirtti.

Bu gerçekleşirse, 1948'den beri resmi olarak savaş halinde olan iki ülke arasında bu düzeyde ilk görüşme olacak. 2 Mart'ta İran'a destek vermek amacıyla çatışmayı başlatan “Hizbullah” ile İsrail, ateşkes anlaşmasına bağlı kalacaklarını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı

ABD Dışişleri Bakanlığı daha önce, İsrail ve Lübnan'ın, kalıcı bir barış ve güvenlik anlaşmasına varılması için müzakerelere fırsat tanımak amacıyla, dün gece yarısı Lübnan yerel saatiyle 00.00 itibarıyla başlayacak 10 günlük bir ateşkes uygulayacağını duyurmuştu.

Bakanlık, ateşkes süresinin karşılıklı anlaşma ile uzatılabileceğini belirtti.

Lübnan ve İsrail, iki ülke arasında kalıcı bir barışın sağlanması, her iki ülkenin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün tam olarak tanınması ve ortak sınırlarında etkin güvenliğin sağlanması için elverişli koşullar yaratmak üzere çalışacakları, aynı zamanda İsrail'in doğal öz savunma hakkını koruyacakları konusunda bir anlaşmaya vardılar.

Taraflar, Lübnan devletinin egemenliğini zayıflatan ve bölgesel istikrarı tehdit eden devlet dışı silahlı grupların varlığı nedeniyle karşı karşıya kaldığı önemli zorlukları kabul etmektedir. Ayrıca, bu grupların faaliyetlerinin sınırlandırılmasının gerekliliğini de anlamaktadırlar; bu nedenle Lübnan'da silah taşıma yetkisine sahip güçler yalnızca Lübnan Ordusu, İç Güvenlik Kuvvetleri, Genel Güvenlik Müdürlüğü, Devlet Güvenlik Genel Müdürlüğü, Lübnan Gümrük İdaresi ve Belediye polisi (bundan sonra "Lübnan güvenlik kurumları" olarak anılacaktır) ile sınırlı kalmalıdır.

 16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Trump, İsrail ve Lübnan'ın 10 günlük bir ateşkes üzerinde anlaştığını duyurdu.

Trump, “Truth Social” platformundaki hesabından, ateşkes anlaşmasının Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapılan “mükemmel” görüşmelerin ardından geldiğini yazdı.