Bu yaz, 80 milyon kişinin yaşadığı Avrupa bölgelerinde sıcaklık 40 derecenin üzerine çıktı

Güneş, Paris’teki «Eyfel Kulesi’nin» yanında doğuyor; şehir, sıcaklıkların yükselmesi nedeniyle en yüksek alarm seviyesinde (AFP)
Güneş, Paris’teki «Eyfel Kulesi’nin» yanında doğuyor; şehir, sıcaklıkların yükselmesi nedeniyle en yüksek alarm seviyesinde (AFP)
TT

Bu yaz, 80 milyon kişinin yaşadığı Avrupa bölgelerinde sıcaklık 40 derecenin üzerine çıktı

Güneş, Paris’teki «Eyfel Kulesi’nin» yanında doğuyor; şehir, sıcaklıkların yükselmesi nedeniyle en yüksek alarm seviyesinde (AFP)
Güneş, Paris’teki «Eyfel Kulesi’nin» yanında doğuyor; şehir, sıcaklıkların yükselmesi nedeniyle en yüksek alarm seviyesinde (AFP)

Avrupa'da yaklaşık 80 milyon kişinin yaşadığı bölgelerde sıcaklıklar 15 Haziran ile 15 Ağustos 2026 tarihleri arasında en az bir kez 40 derecenin üzerine çıktı.

Bu, Avrupa'da ölümcül bir sıcak hava dalgasının yaşandığı 2003 yazında kaydedilen sıcaklığın yaklaşık iki katına denk geliyor. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Türkiye hariç tutularak yapılan hesaplama, Avrupa Kuraklık Gözlemevi'nin günlük maksimum sıcaklık verileri ile Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi'nin nüfus verilerine dayanıyor.

2026'da kaydedilen sıcaklık, 2022 ve 2025 yazlarının aynı dönemlerinde de aşıldı. Söz konusu yıllarda 55 ila 60 milyon kişinin 40 dereceyi aşan sıcaklıklardan etkilendiği belirtilmişti.

Paris'te sıcaklıkların yükseldiği bir günde su içen bir inşaat işçisi (AP)

Batı Avrupa, 2026'da tarihinin en sıcak yaz başlangıcını yaşadı. Haziran ve temmuz aylarında sıcaklıklar daha önce görülmemiş seviyelere ulaşırken, tekrarlayan sıcak hava dalgalarında, geniş çaplı kuraklık ve iklim değişikliğinin etkisiyle şiddetlenen yıkıcı orman yangınları yaşandı.

Haziran ortasından bu yana 40 dereceyi aşan sıcaklıklar Fransa'da, özellikle ülkenin batısında, yaklaşık 30 milyon kişiyi; İspanya'da 23 milyon kişiyi; Almanya ve İtalya'da ise 8'er milyon kişiyi etkiledi.

Daha geniş ölçekte ise Avrupa nüfusunun yüzde 80'inin yaşadığı bölgelerde, yani yaklaşık 490 milyon kişinin bulunduğu alanlarda sıcaklıklar 35 derecenin üzerine çıktı. Dağlık bölgeler, Baltık ülkeleri ve Kuzey Avrupa'nın büyük bölümü ise sıcak hava dalgasından etkilenmedi.

İspanya'daki Carlos III Sağlık Enstitüsü, sıcaklıkların 1 Haziran ile 19 Ağustos arasında yaklaşık 4 bin 500 ilave ölüme yol açtığını açıkladı.

Almanya'da sağlık yetkilileri, 9 Ağustos itibarıyla sıcaklara bağlı ölümlerin sayısını yaklaşık 14 bin olarak tahmin ediyor. Fransa'da ise sağlık yetkilileri, haziran ortası ile 22 Temmuz arasında 7 binden fazla ilave ölüm kaydedildiğini açıkladı. Bu rakam, ülkede yılın üçüncü sıcak hava dalgasının başlamasından önceki döneme ait. Söz konusu sıcak hava dalgası ise en az 23 gün sürdü.



İran, “ekonomik çıkarma”ya hazırlanıyor

Arap Denizi’nden dün geçen “George Washington” uçak gemisinin güvertesinde görev yapan ABD kuvvetleri, (CENTCOM)
Arap Denizi’nden dün geçen “George Washington” uçak gemisinin güvertesinde görev yapan ABD kuvvetleri, (CENTCOM)
TT

İran, “ekonomik çıkarma”ya hazırlanıyor

Arap Denizi’nden dün geçen “George Washington” uçak gemisinin güvertesinde görev yapan ABD kuvvetleri, (CENTCOM)
Arap Denizi’nden dün geçen “George Washington” uçak gemisinin güvertesinde görev yapan ABD kuvvetleri, (CENTCOM)

İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün açıkladığı “ekonomik çıkarma” hamlesine meydan okuyarak buna karşı hazırlık işaretleri verdi.

Trump, İran’ın finansal, petrol ve ticaret kanallarını daraltmaya yönelik bir adım atıldığını açıklamıştı. Askeri gerilime alternatif bir strateji olarak sunulan girişim kapsamında Trump, “eşi benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve tecrit” ilan ederken, İran’a mali, petrol veya ticari destek sağlayan ülke ve kurumları “devasa ekonomik sonuçlarla” karşı karşıya bırakmakla tehdit etti.

Trump, kampanyayı II. Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirilen Normandiya Çıkarması’na atıfla “ekonomik çıkarma günü” olarak nitelendirdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise kampanyanın İran’daki yönetimin “çökertilmesini” hedeflediğini belirterek, Washington’un Tahran’a “tarihteki en ağır yaptırımları” uygulayacağı planı pazartesi günü açıklayacağını söyledi. Bessent, müttefikleri ve Çin’i İran’ı ekonomik olarak tecrit etme konusunda “ya bizimlesiniz ya da karşımızdasınız” seçimiyle karşı karşıya bıraktı.

İran Dışişleri Bakanlığı, yaptırımları “ekonomik terörizm” olarak nitelendirdi. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise söz konusu kampanyanın ABD’nin “başarısız” politikalarının devamı olduğunu söyledi.

Milletvekili İbrahim Rızai, İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’ndan (NPT) çekilmesi çağrısında bulundu. İran Merkez Bankası Başkanı Abdünnasır Himmeti ise ülkenin petrol ihracatının durduğunu kabul ederek, mutabakat zaptının yeniden canlandırılması ve müzakerelerin tekrar başlatılması umudunu dile getirdi.


Ukrayna'nın Kırım'a saldırısında iki kişi öldü

Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla saldırısının ardından Kırım'da acil durum ekipleri yangınları söndürme çalışması yürütüyor (Arşiv- AP)
Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla saldırısının ardından Kırım'da acil durum ekipleri yangınları söndürme çalışması yürütüyor (Arşiv- AP)
TT

Ukrayna'nın Kırım'a saldırısında iki kişi öldü

Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla saldırısının ardından Kırım'da acil durum ekipleri yangınları söndürme çalışması yürütüyor (Arşiv- AP)
Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla saldırısının ardından Kırım'da acil durum ekipleri yangınları söndürme çalışması yürütüyor (Arşiv- AP)

Rus yetkililerin bugün yaptığı açıklamaya göre Kırım Yarımadası'ndaki Simferopol kenti yakınlarında düzenlenen Ukrayna saldırısında 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Moskova tarafından atanan Kırım Valisi Sergey Aksyonov, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, yarımadanın başka bir bölgesinde de bir kişinin yaralandığını belirtti. Aksyonov olayla ilgili daha fazla ayrıntı vermedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Rusya, Kırım Yarımadası'nı 2014 yılında ilhak etti ve bölgeyi askeri operasyonlar için bir üs ve ikmal merkezi olarak kullanmaya başladı. Bu nedenle Kiev, yarımadadaki hedeflere düzenli olarak saldırılar düzenliyor.

Ukrayna, Batılı ülkelerin desteğiyle yaklaşık dört buçuk yıldır Rusya'nın geniş çaplı işgaline karşı savaşını sürdürüyor.


Rusya safında savaşan Ukraynalılar: Biz hain değiliz

ABD'nin arabuluculuğuna rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)
ABD'nin arabuluculuğuna rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)
TT

Rusya safında savaşan Ukraynalılar: Biz hain değiliz

ABD'nin arabuluculuğuna rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)
ABD'nin arabuluculuğuna rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)

Ukrayna'nın güneydoğusunda Rus işgali altındaki topraklarda doğup esir düşen askerler, neden Moskova'nın safında savaştıklarını anlattı.

Donbas'ın Kremlin yanlısı güçlerin kontrolüne geçtiği 2014'te 10 yaşında olan Anton, 2022'de 18 yaşına basar basmaz Rus ordusuna katılmış.

BBC'nin görüştüğü asker, "Seçimimden pişman değilim. Toprağımı savundum" diyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için "benim liderim" diyen Anton, arkadaşlarının da gönüllü olduğunu ancak kısa süre sonra cepheden ölüm haberleri almaya başladığını söylüyor.

Donetsk'te doğup büyüyen Artyom ise Rus ordusuna yalnızca para için katılmadığını, 2014'te Ukrayna güçlerinin saldırıları sırasında bölgede yaşananların tekrar etmemesini istediğini söylüyor.

Cephede iki ay geçirdikten sonra yaralanarak hastaneye kaldırılan asker, Rusya'nın kendisine vaat ettiği 400 bin rublelik (yaklaşık 230 bin TL) primi ödemediğini söylüyor.

Esirlerden bazılarıysa Rus ordusuna hapis cezasından kurtulmak amacıyla katılmış. Uyuşturucu ticaretinden hüküm giyen 44 yaşındaki Konstantin, 15 yıl hapis yatmak yerine Rusya safında savaşa katıldığını belirtiyor.

Luhansk doğumlu Sergey de Anton ve Artyom gibi Putin'in, Donbas'ın tamamını ele geçirmeden savaşı durdurmayacağını savunuyor.

Kiev yönetimi, cephede Rusya tarafında savaşırken yakaladığı Ukraynalıları vatana ihanetle yargılıyor. Bazılarını da Rus savaş esirlerinin tutulduğu kamplara gönderiyor.

Ukrayna'nın savaş esirlerinden sorumlu koordinasyon merkezinden Petro Yatsenko, bu kişilerin tutumunun işgal altındaki topraklarda uzun süre Rus propagandasına maruz kalmalarından kaynaklandığını savunarak, "ulusal kimlikleriyle ilgili kafa karışıklıkları" olduğunu söylüyor. 

Anton ise kendisini hain olarak görmüyor:

Kendimi Rus olarak görüyorum. Ülke hiçbir şey ifade etmiyor, mesele milliyet. Ailemin tamamı Rusya'dan, bütün köklerim orada.

Diğer yandan Ukrayna savaşının 5. yılına yaklaşılırken, cephedeki ağır kayıplar ve gönüllü asker alımındaki yavaşlama nedeniyle Kremlin'in yeni bir seferberlik ilan edip etmeyeceği de tartışılıyor.

Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, geçen ayki açıklamasında Rusya'nın bu sonbaharda yeni bir seferberlik ilan edeceğini öne sürmüştü.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev ise Zelenski'nin açıklamasına tepki göstererek iddiaları "saçmalık ve gerçeği yansıtmayan provokasyonlar" diye nitelemişti.

Independent Türkçe, BBC, TASS