Hamas'ın geleceği için son hamlesi

Hamas, silahların teslim edilmesi, ABD'nin vesayeti ve Gazze Şeridi’nin yönetimi konularını Filistin ulusal konsensüsüne ve Arap ülkelerine havale etti

Hamas’ın savaşın ertesi gününden itibaren dışlanmasına ilişkin Arap ülkeleri ve uluslararası toplumda fikir birliği oluştu (AFP)
Hamas’ın savaşın ertesi gününden itibaren dışlanmasına ilişkin Arap ülkeleri ve uluslararası toplumda fikir birliği oluştu (AFP)
TT

Hamas'ın geleceği için son hamlesi

Hamas’ın savaşın ertesi gününden itibaren dışlanmasına ilişkin Arap ülkeleri ve uluslararası toplumda fikir birliği oluştu (AFP)
Hamas’ın savaşın ertesi gününden itibaren dışlanmasına ilişkin Arap ülkeleri ve uluslararası toplumda fikir birliği oluştu (AFP)

Halil Musa

Hamas Hareketi, ABD Başkanı Donald Trump'ın planı çerçevesinde tüm İsrailli rehineleri serbest bırakmayı kabul etmesine rağmen, planın geri kalan hükümlerini Filistin ulusal konsensüsüne ve Arap ülkelerinin Gazze savaşının ertesi gününe ilişkin vizyonuna havale etti.

Hamas, Gazze Şeridi’nin yönetimini Filistin hükümetinin yetkisi altındaki bir kuruma devretmeyi kabul ettiğini açıklayarak Trump'ın, kendi başkanlığındaki uluslararası bir kurumun denetimi altında Filistinli uzmanlardan oluşan bir komitenin başında olacağı geçici bir geçiş yönetimin kurulmasını öngören planını reddetti.

Hamas, Filistin Yönetimi'nin tam olarak geri dönmesi için hazırlık amacıyla Gazze Şeridi’ni geçici olarak yönetmek üzere bir komite kurması için Arap ve uluslararası tarafların desteğini temel alıyor.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, “Trump'ın planında, özellikle yönetim ve güvenlik düzenlemeleri konusunda doldurmamız gereken birçok boşluk var” dedi.

Gücün geri dönüşü

Hamas, Trump'ın Gazze’deki hükümette hiçbir şekilde yer almayacağı ve Gazze Şeridi'nin silahlardan arındırılacağı yönündeki planına yanıt olarak, bunun kendisinin de dahil olduğu kapsamlı bir Filistin ulusal çerçevesi içinde tartışılacağını ve bu konuda tam sorumlulukla katkıda bulunacağını belirtti.

Açıklamada, Hamas’ın tüm mültecilerin Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki evlerine ve topraklarına geri dönme hakkının yer almadığı hiçbir çözümü kabul etmeyeceği vurgulandı.

Hamas Hareketi’nden bir yetkiliye göre Mısır, Gazze Şeridi'nin yönetimi de dahil olmak üzere Gazze'nin geleceği konusunda kapsamlı bir Filistin-Filistin diyaloğu çağrısında bulunmaya başlayacak.

Hamas, bu tutumuyla Filistin Ulusal İdaresi'nin Gazze Şeridi'ne geri dönmesinin önünü açmış oldu. Ancak bunun için Filistin ulusal diyaloğu ve savaşın ertesi günü Hamas’ın dışlanmasına ilişkin Arap ülkeleri ve uluslararası toplum arasında fikir birliği şartı konuldu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'na göre Kahire, uluslararası toplumun üzerinde anlaşmaya vardığı iki devletli çözümün önünü açan siyasi bir çerçevede, Trump’ın vizyonunu uygulamak için gerekli ayrıntıları ve mekanizmaları müzakere etmeye başlamak istiyor.

Öte yandan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Gazze Şeridi üzerindeki egemenliğin Filistin Devleti'ne ait olduğunu iddia ediyor. Abbas, Batı Şeria ile Gazze Şeridi'ni birbirine bağlamanın gerekliliğini vurguladı.

Abbas'a göre bu hedef, tek bir sistem ve yasa çerçevesinde, Arap ve uluslararası desteğiyle, Filistin idari komitesi ve birleşik Filistin güvenlik güçleri aracılığıyla gerçekleştirilecek.

Abbas, uluslararası meşruiyete uygun olarak istikrar ve kalıcı ve adil bir barışın sağlanması için bundan böyle ABD başkanı ve tüm ilgili ortaklarla yapıcı bir şekilde çalışmaya hazır olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı hbaere göre Filistinli bir yetkili, Trump'ın planının Hamas'ı Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Filistin Yönetimi'ni Filistin halkını temsil eden resmî kurumlar olarak tanımaya zorladığını söyledi.

Yetkili, Hamas'ın tutumunun, savaş sonrası Gazze'nin geleceğine ilişkin FKÖ ve Arap ülkelerinin vizyonuyla uyumlu olduğunu belirtti.

Filistinli yetkiliye göre Hamas, silahsızlanma ve ABD'nin Gazze Şeridi’ni kontrol etmesi konusundaki tutumunu Filistin ulusal konsensüsüne bağladı. Bu da önceki formüllerden farklı, ciddi bir diyalog başlatılmasını gerektiriyor.

Ancak yetkili, Hamas'ın tutumunun, Gazze Şeridi'nin yönetiminde rol oynamaya dair hala hayaller beslediğini gösterdiğini belirterek “Eğer bu rolü bırakmak isteseydi, yönetiminin sona erdiğini ve ulusal bölünmenin bittiğini ilan ederdi” diye ekledi.

Yetkili, savaş sonrası dönemde bu hareketin sektördeki herhangi bir rolden dışlanması konusunda Filistinli, Arap, uluslararası ve Amerikan tarafları arasında fikir birliği olduğunu vurguladı.

Öte yandan Filistin Devlet Başkanlığı, Hamas’ın Trump planına kısmen onaylamasından önce, savaşın ertesi gününe ilişkin bir yol haritası açıkladı. Bu plan, bir yıl içinde seçimlerin yapılmasını ve FKÖ’nün yükümlülüklerine karşı çıkanların bu seçimlere katılmasının yasaklanmasını öngörüyor.

Filistin Devlet Başkanlığı, seçimlere katılacak tarafların ‘FKÖ’nün uluslararası ve yasal yükümlülüklerine, Arap Barış Girişimi’ne, tek yönetim ve tek hukuk ilkelerine, meşru bir güvenlik gücünün varlığına’ uymasını şart koştu.

Yön değişikliği

Filistin Devlet Başkanlığı, İsrail ve ABD’nin terörle mücadele taleplerine yanıt olarak, hükümetine uluslararası taahhütleri çerçevesinde UNESCO standartlarına uygun olmak kaydıyla eğitim müfredatını geliştirmeye ve güncellemeye devam etmesini ve bu çalışmanın iki yıl içinde tamamlanmasını talimat verdi.

Filistin Devlet Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre bu güncelleme, ‘Filistin ulusal kimliğine, ulusal sabitelere ve barış, şiddetten uzak durma değerlerine bağlı kalınarak; medya, eğitim müfredatı ve kültürel alan başta olmak üzere tüm alanlarda nefret söyleminin reddedilmesi’ ilkesi çerçevesinde yürütülecek.

Filistin Devlet Başkanlığı, mahkûm ve şehit ailelerine maaş ödenmesini öngören yasaların iptali ve yeni bir sosyal koruma kurumunun kurulmasının ardından, ilgili Filistin kurumlarını ‘yasa hükümlerine ve uygulama prosedürlerine tam uyum göstermeye’ çağırdı.

Siyaset araştırmacısı Cihad Harb’a göre Filistin Yönetimi, Arap ülkeleri ve bazı Avrupa ülkelerinin Trump'ın planının gidişatını, özellikle yönetim, yönetişim ve silahsızlanma ile ilgili hükümleri değiştirmeye çalıştıklarına inanıyor.

Mısır’ın Arap ülkeleriyle iş birliğinde merkezi bir rol oynadığını ifade eden Harb’a göre Trump’ın planının ikinci aşaması Arap-İslam dünyasının planına geri dönüş, Gazze'de yeni bir yönetim kurulması ve iki devletli çözümün başlatılması olacak.

Harb, Trump için şu anda önemli olanın İsrail ile Hamas arasında esir takası olduğunu, ardından Gazze meselesinin ötesine geçen daha geniş bir barışın sağlanmasının geldiğini ekledi.

Öte yandan eski Filistin Bakan Nebil Amr, Filistin Yönetimi’nin savaşın ardından bir rol oynamayı umarak, bazı Arap ülkelerinin taleplerine göre pozisyon aldığını düşünüyor.

Mısır'ın Filistin Yönetimi'nin bayrağını dalgalandırarak Gazze Şeridi'nin yönetiminde önemli bir rol oynamasını sağladığını söyleyen Amr'a göre Hamas, Trump'ın planını kabul etmekten başka seçeneği yoktu, neyse ki bu plan ABD başkanının onayladığı bir şekildeydi.

Kahire'de ertesi gün için düzenlemeleri tartışmak üzere yapılan Filistin ulusal diyaloğunun Hamas'a siyasi bir rol kazandırmaya katkıda bulunduğunu açıklayan Amr, “Ateşkes sağladık, ancak bundan sonra ne olacağı henüz belirsiz ve müzakerelere tabi. Trump da hareketin silahları konusunu henüz acil olarak gündeme getirmedi” diye ekledi.

Diğer taraftan İsrail işleri uzmanı Amir Mahul, Hamas'ın yanıtının Kahire, Doha ve Ankara tarafından Washington ile görüşüldüğünü düşünüyor. Hamas’ın savaş bittikten sonra Gazze Şeridi’nin yönetiminde hiçbir rolü olmayacağını belirten Mahul, bunun Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetiminin yeniden Filistin halkının meşru yönetimine devredilmesini kabul etmesinden sonra gerçekleştiğini açıkladı.



Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
TT

Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)

Hamas, Gazze'de kurulacak geçiş yönetimiyle işbirliği içinde bölgeye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Hamas yönetiminin örgüt üyelerine pazar günü gönderdiği mektupta, 40 binden fazla memur ve güvenlik görevlisinin, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'yle ortak çalışmasını istedi. 

Kaynaklar, yaklaşık 10 bin kişilik polis gücünün de bu rakama dahil olduğunu söylüyor. 

Hamas sözcüsü Hazım Kasım, Reuters'a gönderdiği açıklamada örgütün Gazze'nin yönetimini komiteye devretmeye hazır olduğunu söyledi. 

Sözcü, 40 bin nitelikli personele komite tarafından iş sağlanmasını talep ettiklerini belirtti. 

Yetkililer, Hamas'ın komitenin Gazze'deki bakanlıkları yeniden yapılandırmasına ve bazı çalışanları emekliye ayırmasına açık olduğunu da söylüyor. Diğer yandan toplu işten çıkarmaların kaosa yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. 

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin başkanlığını eski Filistin Ulaştırma Bakan Yardımcısı Ali Şaas yürütüyor. Şaas'la Hamas yöneticilerinin henüz buluşmadığı belirtiliyor. 

Diğer yandan Gazze'nin geleceğinde Hamas'ın söz sahibi olmamasını isteyen İsrail yönetiminin böyle bir adıma nasıl yaklaşacağı bilinmiyor. 

Washington yönetimi, Gazze'de barış anlaşmasının ikinci aşamasına geçildiğini 14 Ocak'ta duyurmuştu. Bu kapsamda Hamas'ın silah bırakması da öngörülüyor. Beyaz Saray, silah bırakmaları karşılığında örgüt üyeleri hakkında af çıkarılabileceğini de söylemişti. 

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan Filistinli bir yetkili İsrail, Katar, Mısır ve Türkiye gibi tarafların da dahil olduğu silahsızlanma mekanizmalarını görüşmek için ABD'nin Hamas'la irtibata geçtiğini belirtiyor. 

Yetkiliye göre örgüt, 5 yıl ya da daha uzun süreli bir ateşkese hazır olduğunu söylemiş. Diğer yandan kaynak, örgütün bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik sürecin başlatılmasını istediğini de vurguluyor. Tel Aviv yönetimi iki devletli çözüme yanaşmadığını defalarca bildirmişti.

Öte yandan iki Hamas yetkilisi, Washington'ın ya da arabulucu ülkelerin somut bir silahsızlanma önerisi sunmadığını ifade ediyor. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında Hamas silah bırakmadan Gazze'nin yeniden inşasına başlanmayacağını söylemişti. 

Netanyahu, İsrail ordusunun bölgeden çekilmesinin silahsızlanma sürecine bağlı olduğunu belirterek, Gazze ve Batı Şeria'daki “güvenlik önlemlerini” sürdüreceklerini ifade etmişti. 

Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel


Barzani’nin Suriye’deki arabuluculuğu, PKK’yı dışta tutmaya bağlı

Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)
Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)
TT

Barzani’nin Suriye’deki arabuluculuğu, PKK’yı dışta tutmaya bağlı

Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)
Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) kuzeydoğu Suriye’de tırmanmayı önlemeye yönelik arabuluculuk faaliyetlerini sürdürerek kalıcı bir çözüm için çalışmalar yürütüyor. Ancak sürecin ilerlemesi, Ankara ve Şam’ın PKK’nın olası etkilerinin ortadan kaldırılacağı konusunda ikna edilmesine bağlı.

SDG bölgelerini kaybetti

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Şam’ın başlattığı ve Türkiye’nin güçlü destek verdiği askeri operasyonlar sonucunda kontrolündeki bazı bölgeleri kaybetti. Şam Suriye’nin tüm topraklarında kontrolü sağlamak isterken, Kürtler hükümette “adil temsil” talep ediyor.

efd
Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, 10 Mart 2025’te Şam’da Suriye Demokratik Güçleri lideri Mazlum Kobani ile el sıkışıyor (SANA)

Türkiye’nin SDG’ye yönelik müdahalede bulunmasının temel nedeni, Suriye’de özerk bir Kürt yönetiminin kurulmasının ileride ayrılıkçılığa zemin hazırlayabileceği endişesi. Ankara, Kürt bölgeleri Suriye ordusuna entegre edilmezse sınırda askeri operasyon tehdidini defalarca dile getirdi.

Çözümün parçası

Erbil’deki bazı politikacılar, “Türkiye ile iyi komşuluk ilişkilerini koruyan ve Suriye’deki tüm bileşenlerin haklarını güvence altına alan” bir çözümü destekliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan IKBY hükümet danışmanı Cewhar Faiq, Kürtlerin 1991’den bu yana bölge istikrarının bir unsuru olduğunu vurgulayarak, “Kürtler çözümün ve bölgede istikrarın bir parçası olmaya devam edecek” dedi.

Faiq, Kürtlerin vizyonunun yeni demokratik, anayasal bir Suriye; etnik ve dini grupların haklarını garanti altına alan, aynı zamanda Türkiye ve diğer bölge ülkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerini gözeten ve dış müdahaleye kapalı bir sistem olduğunu belirtti.

rgtyhu
Mesut Barzani ve yanında Mazlum Kobani, Erbil’de ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yapılan görüşmeler sırasında (Kürdistan Demokrat Partisi)

Erbil, Suriye’deki taraflarla, özerk yönetim bölgelerinden Şam yönetimine ve Amerikalılara kadar temaslarını sürdürüyor. Faiq, bu temasların amacının “kalıcı bir çözüme ulaşmak” olduğunu ifade etti. Son haftalarda Mesut Barzani, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD özel temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi ile görüşmeler yaparak diyalog ve ortak anlayış yoluyla sivil barışı güçlendirmeye çalıştı. Faiq, “Askeri çözüm, Suriye’deki bileşenlere ve devlete zarar verir; DEAŞ’ın yeniden toparlanma ihtimalini artırır” dedi.

Anlaşmazlıkta engel PKK

PKK, yürütülen müzakerelerde önemli bir engel olarak öne çıkıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Kürdistan Demokrat Partisi üyesi Abdulselam Berwari, “Erbil’in çabaları devam ediyor, gerilimi önlemeye çalışıyor. Ancak Türkiye, Suriye Kürtleri konusunu yıllarca silahlı mücadele yürüttüğü PKK perspektifinden değerlendiriyor” dedi.

Türkiye, PKK ile barış süreci başlattı ancak silahsızlanma şartı koştu. Kuzey Suriye’deki çatışmalar, taraflar arasındaki müzakereleri tehlikeye atıyor. Erbil, Ankara’nın endişelerini anlıyor ve Kürt meselesiyle ilgili yanlış anlamaları düzeltmeye çalışıyor.

Berwari, “Kürt halkının hakları, PKK’nın kuruluşundan çok önceye dayanıyor. Kürt meselesi çözülürse, tırmanma bahanesi ortadan kalkar” dedi.

Berwari, Erbil’in Ankara ile ilişkilerini iyi olarak nitelendirerek, “Erbil, Türkiye ve uluslararası toplumla birlikte Suriye Kürtleri ile Şam yönetimi arasındaki sorunu çözmeye çalışıyor; bu öncelikli hedefimiz” ifadelerini kullandı.

Arabuluculuk yavaş ilerliyor

Kürdistan Birliği Partisi yetkilisi Soran Davudi, “Irak Kürdistan Bölgesi, Türkiye ile Suriye Kürtleri arasında kontrollü bir çerçevede resmi olmayan bir arabulucu rolü üstlenmeye çalışıyor” dedi.

Davudi, Erbil’in rolü, büyük ölçüde Ankara ile sağlanan siyasi ve ekonomik bağlantılar ve PKK etkisinden bağımsız Suriye Kürtleriyle yürütülen tarihî temas kanallarına dayandığını belirtti.

dfrgt
Polis güçleri, Türkiye’nin güneydoğusundaki Mardin’de Nusaybin kapısından Kamışlı’ya geçmeye çalışan ve SDG’yi destekleyen Kürtleri dağıtmak için su sıkıyor (AP)

Davudi, “Erbil ile etkili Kürt liderler arasında resmi olmayan, temaslar sürüyor; ancak Türkiye’nin YPG’ye (Demokratik Birlik Partisi’nin silahlı kanadı ve SDG’nin ana birleşeni) bakışı, PKK’nın uzantısı olarak görülmesi büyük bir engel oluşturuyor” dedi. Ayrıca, Suriye Kürtleri arasında SDG ile Kürt Ulusal Konseyi arasındaki bölünmenin krizi derinleştirdiğine dikkat çekti.

Erbil’in diyaloğu sürdürme çabalarına rağmen Davudi, arabuluculuğun etkisinin hâlâ sınırlı ve yavaş ilerlediğini belirtti. Öte yandan, krizle ilgili kilit isimlerin sık sık Erbil’e gelmesi, şehrin Şam, Ankara, Kürt tarafları ve Washington arasında gerçek anlaşmalar için uygun bir sahne olabileceği yönünde iyimserlik yaratıyor.


Hamas, aracılardan Refah Sınır Kapısı’nın açılacağına dair teyitler alırken İsrail ise süreci yavaşlatıyor

Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)
Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)
TT

Hamas, aracılardan Refah Sınır Kapısı’nın açılacağına dair teyitler alırken İsrail ise süreci yavaşlatıyor

Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)
Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)

Hamas, ABD de dahil olmak üzere aracılardan, Gazze ile Mısır arasındaki Refah kara sınır kapısının yeniden açılacağına dair teyitler alırken, İsrail hükümeti başkanı Binyamin Netanyahu’nun bu adımı olabildiğince yavaşlatmaya çalıştığı yönünde İsrail medyasından bilgiler geliyor.

Hamas kaynaklarına göre Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta içinde açılması bekleniyor ve tarih olarak da Perşembe günü öne çıkıyor. Buna karşın İsrail’den gelen bilgiler farklı; Walla haber sitesi kapının Pazar günü açılacağını duyurdu.

dcfrgt
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafı, İsrail’in kontrolü altında (Reuters)

Hamas kaynaklarına göre aracılardan gelen güvence, kapının açılacağının garantisi niteliğinde. Hamas, en son bir İsrailli rehinenin cesedinin bulunmasıyla başlayan süreçte, liderliğe kapının bu hafta açılacağına dair teyitler geldiğini açıkladı.

Gaza Yönetim Komitesi’nin girişi

Hamas yakın kaynaklar önümüzdeki günlerde Refah üzerinden bazı Gaza Yönetim Komitesi üyelerinin bölgeye girişine izin verilmesinin muhtemel olduğunu ve bu kişilerin Hamas yetkilileriyle görüşmeler yaparak bazı hükümet görevlerini devralma sürecini başlatacağını söyledi.

Filistin Yönetimi ve Avrupa Birliği delegasyonu da 2005 anlaşması çerçevesinde sınır kapısında çalışmaya hazır olduklarını açıkladı.

fgthy
Kahire’deki Gaza Yönetim Komitesi toplantısı (Mısır Basın Enformasyon Kurumu)

Hamas kaynakları, kapının tam işleyişiyle açılması gerektiğini savunurken, Netanyahu Salı günü düzenlediği basın toplantısında kapının “sınırlı ve anlaşmalı düzenlemeler çerçevesinde, günlük belirli sayıda Filistinliye giriş-çıkış izni verecek şekilde” açılacağını söyledi.

Netanyahu ayrıca İsrail’in “sınır kapısı ve tüm Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolüne sahip olacağını” vurguladı.

Tam güvenlik kontrolü ne anlama geliyor?

Netanyahu’nun bu açıklamaları, Filistinli gruplar arasında İsrail’in bunu nasıl uygulayacağı konusunda endişe ve soru işaretleri yarattı.

Grup kaynakları, İsrail’in “sarı çizgi” olarak adlandırılan sınır hattında yüzde 53’ün üzerinde bir alan üzerinde kontrol sağlamayı hedefleyebileceğini belirtiyor. İkinci aşama koşulları İsrail’in bölgeden çekilmesini öngörse de, Netanyahu hükümeti bunu Hamas’ın silahsızlandırılmasıyla bağdaştırıyor; bu konu halen tartışma aşamasında ve birçok engelle karşılaşabilir.

ty6
ABD Başkanı Donald Trump'ın planına göre Gazze Şeridi'nden çekilme aşamalarının haritası (Beyaz Saray)

Eğer ikinci aşama koşulları uygulanmazsa, İsrail muhtemelen kuzey ve doğu bölgelerinde askeri varlığını artırarak güvenliği sağlamayı ve batıdaki alanları kontrol etmeyi sürdürecek. Güneyde ise askeri varlığını koruyacak.

Olası çekilme durumunda, İsrail sınır hattında daha geniş bir tampon bölge oluşturabilir; bazı yerlerde bu alan bir ila iki kilometreyi bulabilir. Aynı zamanda Refah Sınır Kapısı ve Philadelphia hattındaki kontrolünü de sürdürerek, silah veya patlayıcı kaçakçılığını engellemeyi planlıyor. Özellikle tüm tünellerin tahrip edilmesinin ardından bu kontrol, deniz sınırlarında da devam edecek; 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail, Filistinli balıkçıların bu alanlara yaklaşmasına veya bir deniz mili batıya, Mısır sınırına doğru 5 deniz mili güneye ilerlemesine izin vermiyor.

rty6
Gazze’nin güneyindeki Han Yunus sahili (AFP)

Filistinli gruplar, İsrail’in “tam güvenlik kontrolü” açıklamalarını sürdürmesinin, Lübnan’daki gibi ani suikastlar, askeri hedefler bahane edilerek bombalamalar veya Hamas ve diğer Filistinli aktivistlerin bölgelerinde yapılan kaçırma operasyonlarıyla güvenliği sağlamaya yönelik olabileceğini öngörüyor.