Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Arap ve Kürt yetkililer, bu tek taraflı eylemin birleşme anlaşmasını etkilemeyeceğine inanıyor

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
TT

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) kentinde Nevruz kutlamaları sırasında Suriye bayrağının indirilmesi, cumartesi akşamı ülkenin kuzey ve doğusundaki birçok bölgede geniş çaplı öfkeye yol açtı. Olayların ardından güvenlik noktalarına saldırılar düzenlenirken, protesto hareketleri ve bazı bölgelerde halk eylemleri görüldü. Terör örgütü PKK bağlantılı Devrimci Gençlik Hareketi unsurlarının Kamışlı kentinde iç güvenlik merkezine baskın düzenleyerek Suriye bayrağını indirdiği bildirildi.

Haseke İç Güvenlik Komutanı Mervan el-Ali dün, söz konusu binanın üzerine Suriye bayrağını yeniden çekti. Bu anlar, Suriye Enformasyon Bakanlığı bünyesindeki Haseke Medya Müdürlüğü tarafından sosyal medyada paylaşılan görüntülerde yer aldı. Yaşanan gelişmelerin ardından Suriye hükümeti yetkilileri ile Kürt liderler, kuzey ve doğu Suriye’de yükselen tansiyonu düşürmek için temaslarda bulundu. Gerginliğin, 29 Ocak’ta hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmayı riske atabileceği değerlendirilirken, olayın anlaşmadan rahatsız olan kesimler tarafından ‘fitne çıkarma’ girişimi olduğu öne sürüldü. Kürt kaynaklar ise yaşananların münferit bir olay olduğunu ve herhangi bir sonuç doğurmayacağını belirtti.

Gerginliğin, Halep’in kuzey kırsalındaki Ayn el-Arab’ta Nevruz kutlamaları sırasında bir Kürt gencin Suriye bayrağını indirmesiyle başladığı ifade edildi. Kürt yetkililer bu davranışı ‘bireysel’ olarak nitelendirirken, sosyal medyada geniş çaplı kışkırtma kampanyalarının başlatıldığı ve bunun bazı bölgelerde Araplar ile Kürtler arasında yer yer çatışmalara yol açtığı aktarıldı. Yetkililer, sahadaki durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını bildirdi.

Kürt siyaset araştırmacısı Mehdi Davud, yaşanan gerginliğin bazı Kürt çevrelerinde etkili olan PKK ideolojisinden kaynaklandığını savundu. Olayı ‘münferit bir hadise’ olarak tanımlayan Davud, bu tür durumların büyük kalabalıkların bulunduğu etkinliklerde yaşanabileceğini belirtti. Sosyal medyada olayın abartıldığını ifade eden Davud, bazı tarafların kasıtlı olarak gerilimi tırmandırmaya çalıştığını söyledi.

Sahada belirli bir gerginliğin varlığını kabul eden Davud, bunun sosyal medyada yansıtıldığı kadar büyük olmadığını vurguladı.

Bölgede uzun yıllardır birlikte yaşayan toplulukların birbirini tanıdığını dile getiren Davud, kışkırtma faaliyetlerinin arkasındaki aktörlerin bilindiğini ve mevcut gelişmelerin entegrasyon anlaşmasının uygulanmasına etkisi olmayacağını ifade etti.

sdfvfd
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile 29 Ocak’ta varılan anlaşmanın uygulanmasından sorumlu Suriye Cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü Ahmed el-Hilali (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını denetlemekle görevlendirilen ekibin sözcüsü Ahmed el-Hilali, ‘herhangi bir gerekçeyle sivillere yönelik intikam eylemleri veya saldırıları kesin şekilde reddettiklerini’ açıkladı. El-Hilali, güvenlik ve yargı kurumlarıyla devletin, yasayı uygulama ve ihlallerde bulunanları cezalandırma konusunda tek yetkili merci olduğunu vurgulayarak, herkesi sükûnete, sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve kışkırtma çağrılarına kapılmamaya davet etti.

El-Hilali ayrıca, devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve entegrasyon sürecine yönelik çabaların ‘bu tür münferit olaylardan etkilenmeyeceğini’ belirtti. Mevcut aşamada herkesin sağduyu ve aklıselimi öne çıkarması gerektiğini ifade eden el-Hilali, ‘elde edilen olumlu kazanımların korunmasının önemine’ dikkat çekti.

Öte yandan siyasi analist Halef Ali Halef, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan son anlaşmadan rahatsız olan kesimlerin bulunduğunu söyledi. Halef, söz konusu anlaşmanın olası bir iç çatışmayı engellediğini, SDG güçlerinin Suriye ordusuna, güvenlik unsurlarının ise İçişleri Bakanlığı bünyesine entegre edilmesini öngördüğünü belirtti. Söz konusu kesimlerin yeniden kriz çıkarmaya ve dengeleri bozacak hamleler yapmaya çalıştığını ifade etti.

dvdcfv
Suriye’deki Kürtler cuma akşamı Şam’da Nevruz’u kutladı. (Reuters)

Halef, entegrasyon sürecinin ‘iyi ve sorunsuz şekilde ilerlediğini’ belirterek, SDG içinde ağırlığı olan isimlerin üst düzey devlet görevlerine atanmasının bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Halef, bu adımı ‘engellerin aşılmasına katkı sağlayan isabetli bir karar’ olarak nitelendirdi.

Halef, Ayn el-Arab ve Afrin bölgelerinde yaşananların ‘anlaşmadan zarar gören kesimlerin ürünü’ olduğunu savunarak, bunu ‘elde edilen kazanımlarla kıyaslandığında küçük bir sorun’ olarak değerlendirdi. Beklentilerinin daha büyük olaylar yönünde olduğunu dile getiren Halef, buna karşın en önemli gelişmenin Kürt sivil oluşumların bayrağın indirilmesini açık şekilde kınaması olduğunu söyledi. Halef’e göre, anlaşmaya karşı olan bazı Arap çevreler bu olayı büyütmeye çalıştı. Ayrıca Kürt kökenli Suriyeli hükümet yetkililerinin de sert kınama açıklamaları yaptığını belirten Halef, kamuoyunu kışkırtma girişimlerine karşı uyardıklarını aktardı. Suriye güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesinin olası toplumsal çatışmaları önlemede etkili olduğunu vurgulayan Halef, tüm bu gelişmelerin ‘entegrasyon sürecinin geri döndürülemez olduğunu ve taraflar arasında tam iş birliği bulunduğunu’ gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Ali Asu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bazı mahallelerde Kürtlerin münferit bir olay nedeniyle darp edilip aşağılandığını bildirdi. Bu tür olayların Suriye halkının bileşenleri arasında fitneye yol açtığını belirten Asu, sükûnet çağrısında bulunarak ulusal birlik ruhuna bağlı kalınması ve kışkırtmalara kapılınmaması gerektiğini vurguladı.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da gelişmelere ilişkin bir paylaşımda bulunarak, söz konusu açıklamayı hesabından yeniden yayımladı ve “Kritik bir anda önemli sözler ve bilge liderlik” ifadesini kullandı.

Öte yandan SDG bünyesindeki özerk yönetimin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, Ayn el-Arab’ta Suriye bayrağının indirilmesini ‘münferit bir davranış’ olarak nitelendirdi. Ahmed, bu yıl Nevruz kutlamalarının Suriye’de ilk kez resmi şekilde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, Suriyelilere fitneden uzak durma, sükûneti koruma ve herhangi bir gerilimi tırmandırmaktan kaçınma çağrısında bulundu. Ahmed, “Bölgede yeni bir çatışmanın başlamasına ihtiyaç yok” dedi.

dfvfdfd
Suriyeli Kürtler, cumartesi günü Halep kırsalındaki Afrin’de düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında yerel bayraklarını dalgalandırdı. (Reuters)

Bu çerçevede el-Cezire bölgesindeki iç güvenlik güçleri dün yayımladığı açıklamada, Afrin ve Halep kentlerinde Nevruz kutlamalarına katılan Kürtlere yönelik saldırıları ve fitne çıkarma girişimlerini kınadı. Açıklamada ayrıca, bir kişinin bireysel davranışla Suriye bayrağını indirmesi de eleştirildi. Olayın hemen ardından Ayn el-Arap İç Güvenlik Müdürlüğü’nün harekete geçerek şüpheliyi gözaltına aldığı ve dosyanın ilgili yargı mercilerine sevk edildiği bildirildi. Açıklamada, Suriyelilerin ortak değerlerini temsil eden sembollere yönelik her türlü saldırının kesin şekilde reddedildiği vurgulandı.

Öte yandan Kobani’de Nevruz etkinliklerini düzenleyen hazırlık komitesi de bir açıklama yaparak, toplumsal istikrara zarar veren davranışlara müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. Komite, söz konusu olayların halkın farklı kesimleri arasında ayrışma ve fitne yaratmak amacıyla kullanılmasına karşı olduklarını ifade ederek, Suriye’de güvenlik ve istikrarı tehdit eden her türlü girişime karşı durma çağrısında bulundu.



Esed'in kimyasal silah programının kalıntıları bulundu

Suriye'nin Lahey'deki Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Daimî Temsilcisi Muhammed Kattub, "Suriye'de Kimyasal Silah Kullanımından Sonra Hesap Verebilirliğin Aranmasında Roller ve Sorumluluklar" konulu müzakere oturumunda. (SANA)
Suriye'nin Lahey'deki Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Daimî Temsilcisi Muhammed Kattub, "Suriye'de Kimyasal Silah Kullanımından Sonra Hesap Verebilirliğin Aranmasında Roller ve Sorumluluklar" konulu müzakere oturumunda. (SANA)
TT

Esed'in kimyasal silah programının kalıntıları bulundu

Suriye'nin Lahey'deki Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Daimî Temsilcisi Muhammed Kattub, "Suriye'de Kimyasal Silah Kullanımından Sonra Hesap Verebilirliğin Aranmasında Roller ve Sorumluluklar" konulu müzakere oturumunda. (SANA)
Suriye'nin Lahey'deki Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Daimî Temsilcisi Muhammed Kattub, "Suriye'de Kimyasal Silah Kullanımından Sonra Hesap Verebilirliğin Aranmasında Roller ve Sorumluluklar" konulu müzakere oturumunda. (SANA)

Suriyeli bir yetkili, devrik lider Beşşar Esed döneminde yürütülen gizli kimyasal silah programına ait kalıntıların bulunduğunu açıkladı. Yetkili, ülkede yıllarca süren iç savaş sırasında gerçekleştirilen ölümcül gaz saldırılarında kullanılanlara benzer mühimmat ve ham maddelerin ele geçirildiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Suriye’nin Lahey’deki Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü nezdindeki daimî temsilcisi Mohammad Kattub, yetkililerin Esed dönemindeki kimyasal silah programıyla bağlantılı oldukları şüphesiyle 18 kişiyi gözaltına aldığını söyledi. Gözaltına alınanlar arasında eski rejimde görev yapmış üst düzey askeri, siyasi ve teknik isimlerin de bulunduğu ifade edildi.

Kattub ayrıca, “Esed güçleri tarafından kullanılan sarin gazı bileşenlerinin” de bulunduğunu açıkladı. Yetkili, kimyasal silahlarda kullanıldığı belirtilen 70’ten fazla füze ve bombanın da ele geçirildiğini kaydetti.

Suriye temsilcisi Kattub, birkaç gün önce Lahey’de düzenlenen “Suriye’de kimyasal silah kullanımının ardından hesap verebilirlik arayışında roller ve sorumluluklar” başlıklı oturuma katılmıştı.


Hamas kaynakları, Şarku’l Avsat’a yeni Kassam Tugayları komutanının suikasta uğradığını doğruladı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail saldırıları sonucu yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 26 Mayıs 2026 (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail saldırıları sonucu yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 26 Mayıs 2026 (AFP)
TT

Hamas kaynakları, Şarku’l Avsat’a yeni Kassam Tugayları komutanının suikasta uğradığını doğruladı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail saldırıları sonucu yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 26 Mayıs 2026 (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail saldırıları sonucu yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 26 Mayıs 2026 (AFP)

Hamas Hareketi’nden 3 kaynak dün akşam yaptıkları açıklamada, hareketin silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın yeni lideri Muhammed Avde’nin, İsrail ordusunun Gazze kentinin merkezindeki er-Rimal mahallesinde bir apartman dairesine düzenlediği hava saldırısında öldürüldüğünü doğruladı.

Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Avde’nin cenazesinin saldırının şiddeti nedeniyle parçalanmış halde enkaz altından çıkarıldığını, olay yerinde ailesine ait olduğu değerlendirilen başka insan kalıntılarının da bulunduğunu belirtti.

Aynı kaynaklar, Avde’nin naaşının aile üyeleri tarafından teşhis edildiğini, ayrıca yerini bilen yakın çevresinden bir kişinin de kimliğini doğruladığını aktardı.

Sahadaki bir kaynak ise İsrail savaş uçaklarının söz konusu daireye en az 3 füze fırlattığını, saldırının bina ile çevresinde büyük yıkıma yol açtığını ifade etti. Saldırıda yoldan geçen bir kadının hayatını kaybettiği, er-Rimal mahallesindeki mağazalarda alışveriş yapan çocuklarının ise yaralandığı bildirildi.

İlk saldırıdan yaklaşık 20 dakika sonra bir helikopterin, ilk hedef alınan daireden yüzlerce metre uzaklıktaki başka bir apartman dairesine ikinci bir hava saldırısı düzenlediği kaydedildi. Saldırıda aralarında Kassam Tugayları istihbarat biriminde görevli bir saha komutanının da bulunduğu çok sayıda kişinin yaralandığı, söz konusu komutanın durumunun ağır olduğu belirtildi. Avde, Kassam Tugayları liderliğine getirilmeden önce örgütün istihbarat biriminin başında bulunuyordu. Önceki lider İzzeddin el-Haddad ise yaklaşık 10 gün önce öldürülmüştü.

İsrail, dün daha erken saatlerde yaptığı açıklamada, Kassam Tugayları’nın yeni liderini Gazze’de hedef aldığını duyurmuş, ancak saldırıda hedef alınan kişinin öldürülüp öldürülmediğine ilişkin bilgi vermemişti.

Başbakan Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından yayımlanan ortak açıklamada, İsrail ordusunun ‘bugün Gazze’de terör örgütü Hamas’ın askeri kanadının yeni lideri ve 7 Ekim saldırısının planlayıcılarından biri olan Muhammed Avde’ye yönelik operasyon gerçekleştirdiği’ ifade edildi.

Sağdan: Kassam Tugayları'nın mevcut komutanı Muhammed Avde  ve yanında İsrail'in ayrı ayrı saldırılarında suikasta kurban giden Tugayların 3 lideri: Rafa Salame, Ebu Ubeyde ve Muhammed Dayf (İsrail ordusu).Sağdan: Kassam Tugayları'nın mevcut komutanı Muhammed Avde  ve yanında İsrail'in ayrı ayrı saldırılarında suikasta kurban giden Tugayların 3 lideri: Rafa Salame, Ebu Ubeyde ve Muhammed Dayf (İsrail ordusu tarafından yayınlanan fotoğraf).

Netanyahu, Avde’nin 7 Ekim 2023’te İsrail’e yönelik sınır ötesi saldırı sırasında Hamas’ın istihbarat biriminin başında bulunduğunu söyledi. Avde’nin yaklaşık bir hafta önce, 15 Mayıs’ta İsrail ordusu tarafından öldürülen Kassam Tugayları Komutanı İzzeddin el-Haddad’ın yerine göreve getirildiği belirtildi.

Avde kimdir?

Muhammed Avde’nin Hamas ile ilişkisi, 1987 yılında başlayan Birinci İntifada dönemine kadar uzanıyor. Avde, bir süre Hamas’ın eski liderlerinden Yahya Sinvar tarafından ‘İsrail adına çalışan ajan ve iş birlikçileri takip etmek’ amacıyla kurulan ‘el-Mecd’ adlı güvenlik yapılanmasının faaliyetlerinde yer aldı.

Kaynakların tahminine göre 40’lı yaşlarının sonu ile 50’li yaşlarının başında olan Avde, 2000 yılının sonunda başlayan İkinci İntifada sırasında Kassam Tugayları’nda görev yapan ilk isimler arasında yer aldı. Avde’nin, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda bulunan Hulefâ-i Râşidîn bölgesinde yaşadığı belirtildi.

Hulefâ-i Râşidîn bölgesi, Hamas’ın ilk önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor. Avde’nin de hareketin üst düzey isimleriyle yakın ilişkiler kurduğu ifade ediliyor. Bunlar arasında, Hamas ve Kassam Tugayları içinde militan devşirme konusunda etkili isimlerden biri olarak görülen ve örgüt liderlerinin belirlenmesinde rol oynayan Nizar Reyyan da bulunuyordu.

Söz konusu bölge uzun yıllar boyunca Kassam Tugayları’nın askeri merkezi niteliğinde faaliyet gösterdi. Hamas’ın askeri kanadının önde gelen liderlerinden Muhammed ed-Dayf ile diğer askeri komutanların da burada bulunduğu, Avde ile Dayf arasındaki ilişkinin de bu dönemde aynı bölgede yürüttükleri faaliyetler sırasında başladığı aktarıldı.

Avde’nin askeri geçmişinde güvenlik ve istihbarat faaliyetleri öne çıksa da zaman içerisinde saha komutanlığı görevlerinde yükseldiği belirtiliyor. Buna göre Avde, uzun yıllar Cibaliya Mülteci Kampı’nın merkez taburunun komutanlığını yürüttü. Daha sonra bir süre askeri üretim biriminde görev alan Avde, 2017-2019 yılları arasında yaklaşık 2 ila 3 yıl boyunca Kuzey Tugayı Komutanı olarak görev yaptı.

Avde’nin Kuzey Tugayı Komutanlığı döneminde, Kassam Tugayları’nın saha komutanlarından Muhammed Sinvar’ı ağırladığı ve ikilinin Beyt Hanun (Erez) Sınır Kapısı yakınlarında bir tünelde araçla dolaştıkları belirtildi. Daha sonra İsrail’in ele geçirdiği görüntülerde, Avde ile Sinvar’ın tünel içinde araçla ilerlediği anların yer aldığı ifade edildi.

Hamas kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Muhammed Avde’nin Kassam Tugayları bünyesinde son derece önemli hale gelen istihbarat yapılanmasının geliştirilmesinde büyük rol oynadığını belirtti. Kaynaklara göre Avde, doğrudan saha faaliyetlerinden ziyade istihbarat çalışmalarını tercih ediyor, kişisel koruma ya da şoför kullanmaktan kaçınıyor ve yüksek güvenlik hassasiyeti nedeniyle görevlerini tek başına yürütmeyi benimsiyordu.

Avde’nin hem savaş sürecinde hem de öncesinde birçok suikast girişiminin hedefi olduğu, ancak çoğu saldırı sırasında hedef alınan noktalarda bulunmadığı ifade edildi. Ayrıca 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkesin ardından Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki baba evinin bombalandığı, saldırıda büyük oğlu Amr’ın hayatını kaybettiği aktarıldı.

İsrail, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik iki yıl süren yoğun saldırılar sırasında, Kassam Tugayları’nın üst düzey komutanları ile Hamas’ın Gazze çevresindeki yerleşimlere düzenlediği saldırının planlama ve yönetiminde rol oynayan birçok kilit ismi hedef alarak öldürdü.

Avde’nin yönettiği Kassam Tugayları askeri istihbarat biriminin, İsrail ordusunun Gazze Tümeni’ndeki zayıf noktaları analiz ederek belirli bölgelere yönelik saldırı planları hazırladığı belirtildi. Elde edilen bilgilerin düzenli olarak askeri konsey liderliğine iletildiği ifade edildi.

Kaynaklar, Avde’nin, İzzeddin el-Haddad’ın öldürülmesinin ardından fiilen Kassam Tugayları liderliğine seçildiğini aktardı. Avde’nin, Haddad’a yakın isimlerden biri olduğu ve özellikle Muhammed ed-Dayf ile Muhammed Sinvar’ın öldürülmesinin ardından Haddad’ın yürüttüğü ‘örgütsel yapılanmayı yenileme’ planları konusunda sürekli temas halinde bulunduğu kaydedildi.

Avde’nin öldürülmesiyle birlikte, Kassam Tugayları’nın ana askeri konseyinden geriye yalnızca iç cephe komutanı İmad Akl’ın kaldığı belirtildi. Hamas kaynakları, Akl’ın 7 Ekim saldırısının planlanması ya da yönetiminde etkin bir rol üstlenmediğini ifade etti.


İsrail, Hizbullah'ın İHA’larını durdurmak için Litani Nehri'ni geçti

 İsrail'in hava saldırılarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bölgelerden duman bulutları yükseliyor (Reuters)
İsrail'in hava saldırılarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bölgelerden duman bulutları yükseliyor (Reuters)
TT

İsrail, Hizbullah'ın İHA’larını durdurmak için Litani Nehri'ni geçti

 İsrail'in hava saldırılarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bölgelerden duman bulutları yükseliyor (Reuters)
İsrail'in hava saldırılarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bölgelerden duman bulutları yükseliyor (Reuters)

İsrail ordusu, Güney Lübnan’daki “sarı hat” olarak bilinen hattın kuzeyine geçerek Litani Nehri çevresinde kara operasyonları ve ilerleme hamleleri gerçekleştirdi. Bu gelişme, İsrail’in Nebatiye halkına yaptığı tahliye uyarısıyla eş zamanlı yaşanırken, çatışmaların daha geniş çaplı bir sahaya yayıldığını gösterdi.

İsrail medyası, operasyonların Hizbullah’a ait insansız hava araçlarını (İHA) durdurmayı hedeflediğini bildirirken, Doğu Zutar ekseninde şiddetli çatışmalar yaşandı. Hizbullah ise İsrail güçlerinin nehir yatağına doğru ilerleme girişimlerine roketler, topçu atışları ve kamikaze İHA’larla karşılık verdiğini açıkladı.

İsrail hava saldırıları ayrıca Sur, Bint Cubeyl, Cezzin ve Batı Bekaa bölgelerine kadar genişledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre özellikle Meşgara kasabası, “ateş kuşağını” andıran yoğun hava saldırılarının hedefi oldu.

Sahadaki gerilim sürerken, cuma günü Washington’da ABD arabuluculuğunda Lübnanlı ve İsrailli askeri yetkililer arasında bir toplantı düzenlenecek. Lübnan tarafı toplantının tamamen teknik nitelikte olduğunu ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesiyle Lübnan ordusunun Litani Nehri’nin güneyine konuşlanmasının ele alınacağını belirtiyor.

Lübnanlı kaynaklar ayrıca, Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın doğrudan talebi doğrultusunda “silahların sınırlandırılması” konusunun toplantıda gündeme getirilmeyeceğini, bu başlığın siyasi süreç ve ileride yapılacak doğrudan müzakerelerin konusu olduğunu ifade etti.