Beyaz Saray: Suudi Arabistan, Washington için önemli bir stratejik ortak

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, Riyad'ın Sudan krizinde "paha biçilemez bir rol oynadığını" söyledi

Reuters
Reuters
TT

Beyaz Saray: Suudi Arabistan, Washington için önemli bir stratejik ortak

Reuters
Reuters

Kifaye Euler 

Beyaz Saray tarafından cuma günü yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'ın ABD'nin önemli bir stratejik ortağı olduğu, Washington'un geleceğe odaklandığı ve ilişkilerde ilerleme kaydedildiği ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, önümüzdeki hafta ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ABD'nin müttefiki olan ve ilişkilerin şu anda hassas bir aşamadan geçtiği Suudi Arabistan'ı ziyaret edecek.

Blinken'in 6 Haziran'da başlayıp 8 Haziran'da sona erecek olan Suudi Arabistan ziyareti, iki ülkenin Sudan'da arabuluculuğa öncülük ettiği ve şimdiye kadar çatışmanın iki tarafı arasında ateşkesi tam olarak sağlamayı başaramadığı bir zamana denk geliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Milner yaptığı açıklamada, Blinken'in Suudi Arabistanlı yetkililerle yapacağı görüşmede iki ülke arasında bölgesel ve ikili konularda 'stratejik iş birliğini' ele alacağını söyledi.

Blinken, önümüzdeki çarşamba günü, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) tarafından düzenlenecek bakanlar toplantısına ve Perşembe günü Riyad'da yapılacak IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu toplantısına katılacak.

Blinken'in ziyareti, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan'ın Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaretten birkaç hafta sonra ve ABD Başkanı Joe Biden'ın 2022 yazında yaptığı ziyaretinden yaklaşık bir yıl sonra gerçekleşiyor.

Washington ile Riyad arasındaki ilişkiler çok karmaşık. Biden yönetimi, petrol zengini Suudi Arabistan'ı insan haklarını ihlal etmekle ve ham petrol fiyatlarını yükseltmeye çalışmakla suçluyor.

ABD pozisyonu

Bu kapsamda ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'in Suudi Arabistan'a yapacağı ziyaret hakkında uluslararası medyayı bilgilendirmek için bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu Özel Temsilci Yardımcısı Ian McCurry'nin yanı sıra, ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu Bürosu Arap Yarımadası İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Benaim de katıldı.

Benaim, ABD Dışişleri Bakanı'nın, IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu'n bakanlar düzeyindeki toplantısı kapsamında Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile görüşmek üzere 6-8 Haziran tarihleri arasında Suudi Arabistan'a gitmesinin planlandığını söyledi.

Benaim, toplantının çok çeşitli konularda fikir alışverişinde bulunmak için önemli bir fırsat olacağını da sözlerine ekledi.

Benaim, Suudi Arabistan'ı çeşitli ABD yönetimleri aracılığıyla seksen yılı aşkın bir süredir ABD'nin geniş ölçekte bir stratejik ortağı olarak tanımladı.

"Çok çeşitli konularda sürekli istişare ve iş birliği içindeyiz ve birlikte yapılacak çok iş var" diyen Benaim, diğer ortak konuların, Suudi Arabistan'ın Ukrayna'ya verdiği 410 milyon dolarlık hayati yardım ve iki ülke liderlerinin üst düzey ikili ziyaretlerini içeren desteği olduğunu da sözlerine ekledi.

Benaim, "Açık Radyo Erişim Ağı (Open RAN), yeşil enerji ve uzay alanı da dahil olmak üzere teknoloji ve iletişim gibi yeni iş birliği alanlarımız, beşinci ve altıncı nesil teknolojilerdeki (6G/5G) gelişmiş ortaklığımız ve teknoloji alanındaki iş birliğimiz de var" ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan-ABD ortaklığının derinleştirilmesi

ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu Bürosu Arap Yarımadası İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Benaim, konuşmasını şöyle sürdürdü:

ABD, Suudi Arabistan ile yüzbinlerce ABD'li işçinin yararına olan ticari ortaklıkları derinleştirmek için çalışıyor. Suudi Arabistan ile geçen Mart ayında duyurulan yaklaşık 37 milyar dolar değerindeki ve ülke çapında 140 binden fazla istihdamı destekleyecek olan Boeing anlaşması gibi, savunma iş birliğimiz de güçlü olmaya devam ediyor. Suudi Arabistan ile güvenlik ilişkimiz, bölgesel savunma ve güvenlik yaklaşımımızın ve ülkede yaşayıp çalışan 80 binden fazla ABD vatandaşının korunmasının temel taşı olmaya devam ediyor. Son yıllarda yüzbinlerce Suudi Arabistanlı öğrencinin ABD üniversitelerinde eğitim gördüğünü de belirtmek isterim.

Afrika'da IŞİD'e karşı mücadele

IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu Özel Temsilci Yardımcısı Ian McCurry, Riyad'da IŞİD'e karşı mücadele konulu toplantıya 30'dan fazla dışişleri bakanı ve onlarca başka üst düzey yetkilinin katılmasının planlandığını söyledi.

"Şiddet yanlısı grupların IŞİD ideolojisini benimsediği, masum insanlara saldırdığı, yerel ekonomileri yok ettiği, okulları ve sağlık merkezlerini yaktığı, toplulukları gasp ettiği ve istihdam yaratılmasını engellediği Afrika'ya özellikle odaklandık" diyen McCurry, IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu'nun, Afrika hükümetleriyle koordinasyon halinde, halklarını savunabilmeleri ve istikrar ve ekonomik kalkınma için koşullar yaratabilmeleri için terörle mücadele yetenekleri oluşturmaya çalıştığını vurguladı.

Asıl odak noktasının el-Hol Kampı olacağını söyleyen McCurry, "mümkün olduğu kadar çok insanı kamptan çıkarıp kendi ülkelerine geri göndermeli ve henüz eve dönemeyenler için hizmetleri, eğitimi, sağlığı ve barınma koşullarını iyileştirmeliyiz" ifadelerini kullandı.

IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu'nun geçen yıl, Irak ve Suriye'deki istikrar ihtiyaçlarını desteklemek için 445 milyon dolar topladığına işaret eden Blinken, bu yıl önemli bir yeni ABD katkısının açıklanacağına işaret etti. Blinken ayrıca, "Geçen yıl topladığımız sayıyı aşmak umuduyla bu yıl ortaklarımızla çok fazla konuştuk" dedi.

Rusya-Çin gelgitiyle yüzleşmek

Blinken, ABD ile Suudi Arabistan arasındaki geniş ikili ilişkilere ve bazı konularda görüş ayrılıklarına ilişkin bir soruya cevaben, "Yemen ve Sudan'da yapmaya çalıştığımız ikili ticaret, eğitim, terörle mücadele, savunma, güvenlik ve bölgesel diplomasi alanlarında çok büyük işler olduğunu açıkça ifade ettim. Pozitif gündeme, iki ülkenin birlikte yapabileceği çok sayıda çalışmaya ve bunun getirebileceği geniş kapsamlı faydalara odaklanıyoruz" diye konuştu.

Blinken, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

Gerçekleştireceğim ziyaret sırasında fark edeceğimiz şeyin, ABD ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkinin savunma, güvenlik ve terörle mücadele gibi alanlarda tarihi iş birliğimizin temellerine dayandığını görmek olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda görüşmemiz, özellikle Yemen ve Sudan'da devam eden ve önemli görülen bölgesel diplomasiyi de kapsayacak. İkimiz de (ABD-Suudi Arabistan) bölgesel gerilimi azaltma ve bölgesel entegrasyon için fırsatlar arayacağız. İki ülke, uzay alanında iş birliğinin yanı sıra, örneğin beşinci ve altıncı nesil teknolojiler (5G/6G) dahil olmak üzere, ekonomik, teknik vb. alanlarda yeni potansiyel alanlarını dört gözle bekliyor.

Benaim, "Yalnızca bu değil, iki tarafın gelişen ilişkisini yansıtan başka sorunlar da olacak. Uzun vadeli ekonomik ve ticari ilişkilerimiz var ve bu ilişkiler her iki taraftaki insanların da menfaatine devam ediyor" dedi.

 

 

Independent Arabia



Kiev’in suikast operasyonu: Moskova’dan 500 bin dolar ödül aldık

Batılı istihbarat kaynaklarına göre, savaşın başladığı 2022'den bu yana yaklaşık bir milyon Rus askeri öldü ya da yaralandı (Reuters)
Batılı istihbarat kaynaklarına göre, savaşın başladığı 2022'den bu yana yaklaşık bir milyon Rus askeri öldü ya da yaralandı (Reuters)
TT

Kiev’in suikast operasyonu: Moskova’dan 500 bin dolar ödül aldık

Batılı istihbarat kaynaklarına göre, savaşın başladığı 2022'den bu yana yaklaşık bir milyon Rus askeri öldü ya da yaralandı (Reuters)
Batılı istihbarat kaynaklarına göre, savaşın başladığı 2022'den bu yana yaklaşık bir milyon Rus askeri öldü ya da yaralandı (Reuters)

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Baş Müdürlüğü (GUR), Kiev safında savaşan Rus Gönüllüler Kolordusu'nun (RDK) kurucusunu ölü gibi göstererek Kremlin'in para ödülünü aldı.

RDK, Denis Kapustin'in Rus ordusunun Zaporijya'da düzenlediği saldırıda öldürüldüğünü 27 Aralık'ta duyurmuştu.

Savaş yanlısı Rus blogger'lar da Rus istihbaratının Kapustin'in gizli bir drone saldırısıyla öldürüldüğünü yazmıştı.

Ancak GUR'den dün yapılan açıklamada, RDK liderinin bir istihbarat operasyonu çerçevesinde ölü olarak gösterildiği belirtildi.

Açıklamada, Rus istihbaratının Kapustin'e suikast düzenlenmesi emrini verdiği, savaşçının başına yaklaşık 500 bin dolarlık ödül koyduğu ifade edildi.

Ukrayna istihbaratıysa Kapustin'i korumak ve suikast girişimlerine katılan Rus ajanları tespit etmek için aylar süren gizli bir operasyon yürüttü.

Bu kapsamda Moskova'ya karşı savaşan Rus vatandaşı Kapustin, suikastla öldürülmüş gibi gösterildi.  

Ukraynalı yetkililer, operasyonun başarılı olduğuna inanan Rus istihbaratının 500 bin dolarlık ödülü kendilerine ilettiğini savundu. Para ödülüyle cephedeki Ukraynalı askerlerin ihtiyaçlarının karşılanacağı belirtildi. Moskova yönetiminden olaya ilişkin henüz açıklama gelmedi.

cdfvgth
Kapustin'in radikal sağcı hareketlerle bağlantıları gerekçesiyle Schengen bölgesine girişi 2019'da yasaklanmıştı (​​​​​​armyinform.com.ua)

GUR Direktörü Kirilo Budanov, operasyondan övgüyle söz ederek Kapustin'i "yeniden hayata döndüğü" için kutladı.

"White Rex" adıyla da tanınan Moskova doğumlu Kapustin, 2017'de Ukrayna'ya taşınmıştı. Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesiyle başlayan savaşa katılarak RDK'yi kurmuştu.

Rus medyası, "Nikitin" takma adını da kullanan savaşçının Neonazi olduğunu öne sürmüştü. Hollanda merkezli gazetecilik kuruluşu Bellingcat'in araştırmasında da Kapustin'in Almanya, Fransa ve Bulgaristan'daki radikal sağcı hareketlerle bağlantıları olduğu yazılmıştı.

2023 ve 2024'te Rusya'nın Belgorod ve Kursk bölgelerinde düzenledikleri yıldırım operasyonlarıyla seslerini duyuran RDK, Kremlin tarafından "terör örgütü" olarak görülüyor.

Independent Türkçe, Telegraph, Moscow Times, Guardian


Erdoğan: Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı durdurmak için temaslarını sürdürüyor

TT

Erdoğan: Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı durdurmak için temaslarını sürdürüyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma günü İstanbul'da gazetecilere açıklama yaptı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma günü İstanbul'da gazetecilere açıklama yaptı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili olarak ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışın tesis edilmesi amacıyla ilgili tüm taraflarla temaslarını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğini belirterek, görüşmede Rusya-Ukrayna savaşının yanı sıra Filistin meselesinin de ele alınacağını söyledi.

Cuma namazının ardından İstanbul’da gazetecilere açıklamalarda bulunan Erdoğan, liderlerle temaslarının devam ettiğini vurgulayarak, “Şu anda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Sayın Trump ve Avrupa ülkelerinin liderleriyle temaslarımı sürdürüyorum” dedi.

Beyaz Saray, 23 Kasım’da ABD ve Ukrayna heyetleri arasında yapılan görüşmelerin ardından, Trump’ın savaşı sona erdirmeye yönelik planına ilişkin güncellenmiş ve revize edilmiş bir barış planı taslağının hazırlandığını duyurmuş, ancak planın içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmamıştı.

Yoğun diplomasi trafiği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bu hafta Paris’te düzenlenecek olan ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaların ele alınacağı “İstekliler  (Gönüllüler) Koalisyonu” toplantısına kendisini temsilen katılacağını bildirdi.

Hakan Fidan, perşembe günü Ankara’da Ukrayna’nın baş müzakerecisi ve Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov ile Dışişleri Bakanlığı’nda bir araya geldi. Görüşmede, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili gelişmeler ve Ukrayna’daki güvenlik durumu ele alındı. Umerov, görüşmenin ardından X hesabından yaptığı paylaşımda, Fidan ile Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye yönelik müzakereleri ve önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki koordinasyonu değerlendirdiklerini belirtti.

Umerov ayrıca güvenlik durumunun yanı sıra insani yardımların sağlanması ve Ukrayna vatandaşlarının ülkelerine geri dönüşü konularını da görüştüklerini ifade ederek, Türkiye’nin Ukrayna için önemli bir ortak ve diyalog açısından kilit bir platform olduğunu, Kiev yönetiminin Ankara ile yakın iş birliğini sürdüreceğini vurguladı.

Fidan, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 2025 yılında krizlerin çözümünde önemli bir aktör ve Gazze’den Ukrayna’ya, Güney Kafkasya’dan Afrika Boynuzu’na uzanan geniş bir coğrafyada güvenilir bir güç olarak öne çıktığını ifade etti. Fidan, “Çok boyutlu, proaktif, dengeli ve gerçekçi bir dış politika izledik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ulusal çıkarlarımızı korumak, haklı davalarımızı savunmak ve Türkiye’nin etkisini artırmak için aralıksız çalıştık” dedi.

Türkiye’nin katkıları sürecek

Türkiye, geçen yaz İstanbul’da Rusya ve Ukrayna arasında üç tur doğrudan müzakereye ev sahipliği yapmış, bu görüşmeler savaşın 24 Şubat 2022’de başlamasından bu yana gerçekleştirilen en kapsamlı esir takasıyla sonuçlanmıştı. Ancak söz konusu müzakereler ateşkes ve savaşın sona erdirilmesi konusunda somut bir ilerleme sağlamamıştı.

Hakan Fidan, Türkiye’nin 2026 yılında da aynı kararlılıkla barış, istikrar ve refahın tesisine öncülük etmeyi, çok taraflı diplomasiye katkı sunmayı ve insani sorumluluklarını yerine getirmeyi sürdüreceğini belirtti.

gbh
İstanbul'da Rus ve Ukrayna heyetleri arasında yapılan görüşme turlarından bir kare  (AFP)

Öte yandan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın da Rüstem Umerov ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Ukrayna’daki güvenlik durumu, Rusya-Ukrayna savaşı ve bunun bölgesel ve küresel yansımaları ele alındı. Türk kaynaklar, tarafların barışın sağlanmasına yönelik yolları, müzakere süreçlerinde gelinen son noktayı ve mevcut bölgesel koşullar dikkate alınarak atılabilecek adımları da değerlendirdiğini aktardı.

dfrgthy
Türk İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Perşembe günü Ankara'da Rüstem Umarov ile görüşmesi sırasında (Türk medyası)

Son haftalarda Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasında ticari gemilere yönelik karşılıklı saldırılar nedeniyle gerilimin arttığına dikkat çekildi. Türkiye’nin, Karadeniz üzerinden hava sahasına giren ve Rusya’ya ait olduğu değerlendirilen İHA’lar düşürüldü. Ankara’nın, bölgesel istikrarı tehdit eden tırmanmaya karşı her iki tarafa da uyarılarda bulunduğu kaydedildi.

Taraflar ayrıca Rusya’daki Ukraynalı savaş esirlerinin serbest bırakılması ve esir değişimi konusunu ele aldı. Görüşmelerde, mevcut iş birliği mekanizmaları çerçevesinde iki ülke arasında sistematik çalışmanın sürdürülmesi konusunda mutabakata varıldı.


Putin’e yönelik sözde suikast girişiminden kim fayda sağlıyor?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)
TT

Putin’e yönelik sözde suikast girişiminden kim fayda sağlıyor?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen pazar günü ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde çarpıcı bir iddiayı gündeme getirerek adeta “bomba etkisi” yarattı. Putin, Ukrayna’nın Novgorod yakınlarındaki Valday Tepeleri’nde bulunan konutuna insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediğini öne sürdü.

Ancak iddia edilen saldırının ardından yaklaşık üç gün boyunca Moskova’dan herhangi bir somut kanıt sunulmadı. Ancak 31 Aralık’ta ABD Doğu Yakası saatiyle sabah geç saatlerde, internette düşürüldüğü öne sürülen İHA’lara ait, ikna edici bulunmayan bir video yayılmaya başladı.

juık
Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan bir videodan alınan, yeri belirtilmeyen bir noktada düşürülen Ukrayna’ya ait insansız hava aracının (İHA) enkazını gösteren görüntü. (AP)

Washington merkezli The National Interest dergisinde kıdemli araştırmacısı ve Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu  (SAIS) öğretim üyesi siyasi analist Andrew Kuchins’e göre Putin’in iddiasının doğruluğu konusunda şu aşamada kesin bir sonuca varmanın erken olduğunu vurguladı.

Buna rağmen Hindistan, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Özbekistan, Kazakistan ve Nikaragua’nın da aralarında bulunduğu birçok ülke, söz konusu saldırıyı kınadı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise belirsiz ifadelerle, Rusya’nın saldırıya “kendi seçeceği zaman ve yerde” karşılık vereceği uyarısında bulundu ve Moskova’nın Ukrayna savaşıyla ilgili barış müzakerelerindeki tutumunu yeniden değerlendirebileceğini söyledi.

hyu
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin Ukrayna’ya karşı yürüttüğü askeri operasyon kapsamında görev yapan askerlere madalya verdiği törende, Moskova, 17 Aralık. (Reuters)

Kuchins, “Sovyet ve Rus dış politikasını 47 yıldır inceliyorum. Araştırmacı bir bakış açısı geliştirmek için her zaman klasik Rus sorusunu sormanın faydalı olduğunu gördüm: ‘Bundan kim fayda sağlıyor?’” ifadelerini kullandı.

Analize göre, söz konusu saldırı iddiasının zamanlaması dikkat çekici. Zira iddia, Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Florida’daki Mar-a-Lago’da pazar günü yaptıkları görüşmeyle neredeyse eş zamanlı olarak gündeme geldi. Kuchins, bunun “neredeyse gerçek olamayacak kadar tuhaf” olduğunu belirtti.

Kimin fayda sağladığı sorusuna gelince, Kuchins’e göre ilk bakışta ve daha derin bir değerlendirmeyle, bu durumdan kazançlı çıkan tarafın Putin olduğu görülüyor. Zelenskiy ve Ukrayna açısından ise böyle bir girişimin fayda sağlaması pek mümkün görünmüyor.

Trump-Zelenskiy görüşmesinin büyük bir diplomatik atılım üretmediğini ancak her iki taraf açısından da yapıcı geçtiğini hatırlatan Kuchins, görüşmenin Şubat ayında Oval Ofis’te yaşanan “felaket” toplantıdan tamamen farklı bir atmosferde gerçekleştiğine dikkat çekti. Putin’in görüşmenin kötü geçtiğini düşünmesi hâlinde dahi, bir “sahte bayrak operasyonuna” ya da uydurma bir saldırı iddiasına başvurması için makul bir neden bulunmadığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Alman Haber Ajansı DPA’dan aktardığı değerlendirmelerde Kuchins, Putin’in bu hamleyle Zelenskiy’yi Trump’ın gözünde “sorunun kaynağı” gibi göstermeyi amaçladığını ve Kremlin liderinin savaşı bitirme yönünde herhangi bir niyeti olmadığını savundu. Kuchins, yaklaşık bir yıldır Rus devlet medyasını yakından izlediğini ve Putin’in Ukrayna savaşını sona erdirmek için taviz vermeye hazır olduğuna dair hiçbir işaret görmediğini söyledi.

cdfvghyj
ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında Florida’da yapılan görüşmelerden bir kare. (Ukrayna Devlet Başkanlığı – DPA)

Rusya’da devlet medyasının, savaşın yakın zamanda sona ermesi hâlinde ülke ve halkın karşılaşabileceği sonuçları neredeyse hiç tartışmadığına dikkat çeken Kuchins, toplumun böyle bir ihtimale kesinlikle hazırlanmadığını vurguladı.

Putin’in hedefinin Ukrayna’nın Donbas bölgesinin tamamını ele geçirmek olduğunu belirten analist, bunun müzakereler yoluyla mümkün olmaması hâlinde Kremlin’in askeri güç kullanma konusunda kararlı olduğunu ifade etti.

Rus kamuoyuna, çoğu Doğu Ukrayna’da yer alan, büyük ölçüde yıkılmış ve neredeyse boş köylerde elde edilen “büyük askeri zaferler” hakkında sürekli haberler servis edildiğini belirten Kuchins, devlet medyasının Rusya’nın savaşı kazandığı, Ukrayna’nın ise asker kaçakları ve yolsuzluk nedeniyle çöktüğü algısını yaratmaya çalıştığını söyledi.

Ancak bu tablonun büyük ölçüde bir “Potemkin köyü” anlatısı olduğunu ifade eden Kuchins, ironik bir tarihsel göndermeyle, Donbas ve Kırım’ı Rus İmparatorluğu’na katan kişinin de 18. yüzyılda İmparatoriçe II. Katerina’nın danışmanı olan Grigory Potemkin olduğunu hatırlattı. 12 Ocak 2026 itibarıyla Rusya’nın, Ukrayna ile olan savaşının süresi, Nazi Almanyası’na karşı yürüttüğü İkinci Dünya Savaşı’ndan daha uzun olacak.

hyju
ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’i 28 Aralık’ta Florida’daki Mar-a-Lago konutunda karşılarken. (AP)

1945’ten bu yana Sovyetler Birliği ve Rusya’nın, Nazi Almanyası’na karşı kazanılan zaferi modern tarihin en büyük başarısı olarak andığını vurgulayan Kuchins, mevcut savaşın toprak kazanımları açısından “Büyük Vatanseverlik Savaşı” ile kıyaslanamayacağını belirtti.

Rus devlet medyasının bir diğer yönteminin de, ele geçirilen toprakların gerçek büyüklüğünü gösteren haritaları yayınlamamak olduğunu ifade eden analist, coğrafi verilerin çarpıtılarak Rus ordusunun büyük ilerleme kaydettiği izlenimi yaratıldığını, gerçekte ise ilerlemenin son derece yavaş olduğunu söyledi.

Putin’e yönelik olduğu iddia edilen saldırının “son anda kurgulanmış” bir girişim izlenimi verdiğini belirten Kuchins, internette dolaşan görüntülerde karda duran bir ya da iki İHA’nın görüldüğünü, Rus hava savunması tarafından vurulduklarına dair çok sınırlı hasar işareti bulunduğunu ve parçaların yeni ve parlak göründüğünü kaydetti.

frvf
ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Florida’da pazar günü gerçekleştirdikleri görüşmede el sıkıştıkları an. (AFP)

Buna rağmen Kuchins, daha fazla bilgi ortaya çıkmadan kesin hüküm vermekten kaçınılması gerektiğini vurgulayarak şu soruyu sordu: “Zelenskiy ve Ukrayna, Putin’e yönelik bir suikast girişiminden nasıl fayda sağlayabilir?” Analiste göre bunun mantıklı bir açıklaması yok; zira Kiev için riskler son derece yüksek. Böyle bir durumda Batı’nın Ukrayna’ya desteği zayıflayabilir ve Rusya’nın çok sert karşılıklar vermesi kaçınılmaz olabilir.

Kuchins, söz konusu operasyon türünün, eski bir KGB mensubu olan Putin’in psikolojisiyle büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, bu savaşın Putin açısından son derece kişisel bir mesele haline geldiğini ve hedeflerine ulaşmak için neler yapabileceğinin asla hafife alınmaması gerektiğini ifade etti.

Bununla birlikte, alternatif bir senaryonun da tamamen göz ardı edilemeyeceğini belirten Kuchins, Ukrayna güçlerinin Zelenskiy’nin bilgisi dışında, hatta Rus istihbaratının yardımıyla böyle bir girişimde bulunmuş olabileceği ihtimaline dikkat çekti. Putin’in Zelenskiy’den uzun süredir nefret ettiği ve onu iktidardan düşürmek istediği biliniyor.

Bu çerçevede dikkat çekici bir gelişme olarak, perşembe günü üst düzey bir Rus askeri yetkili, bir ABD askeri ataşesine, Ukrayna’ya ait olduğu iddia edilen ve Putin’in konutunun hedef alındığını kanıtladığını öne sürdüğü bir İHA parçasını teslim etti.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın Telegram kanalında yayımlanan videoda, Rus Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Dairesi Başkanı Amiral Igor Kostyukov’un, hava savunması tarafından düşürülen enkaz arasında bulunduğu belirtilen bir İHA’ya ait kontrol mekanizmasını ABD’li askeri ataşeye verdiği görülüyor.

Kostyukov videoda, “Yönlendirme verilerinin çözülmesi, 29 Aralık 2025’teki Ukrayna İHA saldırısının nihai hedefinin Novgorod bölgesindeki Rusya Devlet Başkanlığına ait bir tesis olduğunu ortaya koydu” dedi ve “Bu adımın tüm soru işaretlerini ortadan kaldıracağını ve gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayacağını varsayıyoruz” ifadelerini kullandı.