Milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından, muhalefet saflarındaki kutuplaşma ve çekişmeler devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kaybeden, Millet İttifakı’nın adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Kılıçdaroğlu ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğindeki değişim arayışıyla, partisi içinde istifa etmesi yönünde baskı görmeye devam ediyor.
Aynı zamanda Meral Akşener liderliğindeki İYİ Parti saflarında, partinin yönetim anlayışına ve Mayıs ayında yapılan milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde net bir yol haritası çizilememesine itiraz edenlerin istifaları arttı.
Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a yönelik oyların çoğunun kırsal kesimden olduğuna ve deprem bölgelerinin yanı sıra bu bölgelerde yaşayanların, devletin sağladığı yardımlar nedeniyle ekonomik krizi hissetmediğine dair açıklamalarına sert tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı;
Artık kimse bu milletin evlatlarını aşağılama cesareti bulamayacak. Kimse Anadolu insanına hakaret edemeyecek, tehditler savuramayacak. Aman ya Rabbi ne diyor? ‘Kırsal kesimden aldığı oylarla Cumhurbaşkanlığını kazandı.’ Hani partinizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ‘Köylü, milletin efendisidir’ demedi mi? Bir taraftan öyle, bir taraftan böyle. Artık bunu yemezler. Geçti bu iş. Şimdi bu millet daha ileri, daha ileri, daha ileri gidiyor ve gidecek. Sırf oy tercihlerinden dolayı kimse vatandaşa parmak sallayamayacak. Milletimizi kimse makarnacı, kömürcü, cahil, göbeğini kaşıyan adam diye tahkir edemeyecek.
Cumhurbaşkanı ayrıca, “Sandıktan çıkan iradeye saygı duymak yerine hala vatandaşa ‘500 liraya oylarını satıyorlar’ imasında bulunmak siyasi tükenmişliğin daniskasıdır. Son 13 yılda 12 seçim kaybeden birinin kabahati kendinde aramak yerine halen seçmeni suçlaması artık siyasetin değil psikolojinin konusudur. Çünkü bu zat artık psikolojik bir vakadır. Milletim de bunu sezdiği için gereğini yapmıştır. Çok açık ve net söylüyorum. CHP, bu şekilde siyaset yaptığı sürece bu ülkede iktidar yüzü göremez” dedi.
Muhalefetin kendini yenileyerek, Türkiye Yüzyılı'na ayak uydurmasını samimiyetle temenni ettiklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti;
Muhalefetin ülkenin ve millet hayrına olan işlerde bizi desteklemesini, gerektiğinde de yapıcı eleştirileriyle önümüzü açmasını ümit ediyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılında vaktimizi ve enerjimizi bozuk plak misali sürekli aynı şeyi tekrarlayan, hep aynı yoldan giderek farklı menzile varacağını düşünen çapsız siyasetçilerle harcamak istemiyoruz. İşimize bakalım. Hedefe kilitlenelim. Hep birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa edelim istiyoruz.
Kılıçdaroğlu neler demişti?
Kılıçdaroğlu, birkaç gün önce seçim sonrası ilk kez katıldığı bir televizyon programında şunları söylemişti;
Biz nerede kaybettik?' bu soruya yanıt verilmesi lazım, bunu da değerlendirdik. CHP kırsalda yeteri kadar etki gösteremedi. Buralara daha fazla gidilebilirdi. Kentlerde oturanların tamamı demokrasiden yana oy kullanmış. Ortaya çıkan tablonun ağır yenilgi olarak görülmesini doğru bulmam. Beklediğimiz ölçüde kayıp olmadı. Biz kazanamadık doğru. Biz şunu da araştırdık; acaba kırsaldaki insan neden ekonomik yıkımdan etkilenmedi diye, çok basit, ayda 500 lira verdiğinizde zaten harcayacak yer yok, köyde nerede harcayacak para. Deprem bölgesi de halkın kendi tercihidir. Dağıtılan paralar, imkanlar var.

Kılıçdaroğlu söz konusu programda, İmamoğlu başta olmak üzere istifa etmesine yönelik geşen çağrılara da şu yanıtı vermişti;
Bundan sonraki süreçte bayrağı teslim alanlar elbette daha ileriye taşıyacaktır. İl başkanları değişecek, ilçe başkanları değişecek her kes değişecek kimsenin kazık çakacak hali yok… CHP’de kişiler önemli değil. Değişimin önünü açtık. Aday olup olmamanın hiçbir önemi yok. Ben 'Adayım' demem. Partimizin kurumsal kimliği var. Bu seçim genel başkanın da seçileceği bir kurultay. Bugüne kadar hiç çıkıp ‘adayım’ demedim. Partinin yetkili organları karar verecektir. Bu parti bir kişinin partisi değildir. Bu partide herkes gelip Genel Başkanlığa aday olabilir. Bu partinin bir sağ duyusu vardır. Hayatımda hiçbir delegeye ‘gel bana oy ver’ demedim. Ben kurultay kararı aldım, aday olacaklar çalışacaklar. Ben el veririm, neden vermeyeyim?
Sarıgül’ün partisi TDP, 23 Haziran’daki kongresiyle CHP’ye katılıyor
Öte yandan, son seçimlerde memleketi Erzincan’dan milletvekili seçilen Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, partisinin 23 Haziran’da yapılacak olağanüstü kongre ile CHP’ye katılacağını açıkladı.
Gözlemciler bu birleşme adımını, Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu arasındaki anlaşmazlığın çıkmaza girmesi ya da İmamoğlu’nun partiden çekildiğini açıklaması durumunda, Sarıgül’ün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yerel seçimlerinde aday olması için bir hazırlık olarak yorumluyor.
Meral Akşener liderliğindeki İYİ Parti’de istifalar devam ediyor
İYİ Parti kurucusu ve 27. dönem milletvekili Ahat Andican, istifasını sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile duyurdu.
Andican açıklamasında şu ifadeleri kullandı;
Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada İYİ Parti yönetimi ile siyasal ve yapısal açıdan uyumlu bir çalışma yürütme imkanı kalmamış durumdadır. Diğer taraftan oy için devletin tüm kurum ve kaynaklarını insafsızca kullanmaktan, din suistimali yapmaktan, vatandaşlık satmaktan, cumhuriyet düşmanlarını Meclis'e taşımaktan, yalan sloganlar ve montaj videolarla halkı aldatmaktan çekinmeyen bu zihniyet küçük bir farkla da olsa seçimleri kazanmıştır ve iktidarını sürdürmektedir. Bu nedenle ‘partisiz muhalefet’ saflarına katılmış bulunuyorum. Bugünden sonra sade bir vatandaş olarak bulabildiğim her mecrada yukarıda tanımladığım zihniyete karşı mücadeleyi sürdüreceğim.
Andican’ın istifasından önce, İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu ve İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Aytun Çıray istifa etmişti.