Netanyahu'nun İsrail'deki Dürzileri yatıştırma planı 'yeterli ilgiyi görmedi'

Netanyahu, dün sabah kabine toplantısında konuştu (AFP)
Netanyahu, dün sabah kabine toplantısında konuştu (AFP)
TT

Netanyahu'nun İsrail'deki Dürzileri yatıştırma planı 'yeterli ilgiyi görmedi'

Netanyahu, dün sabah kabine toplantısında konuştu (AFP)
Netanyahu, dün sabah kabine toplantısında konuştu (AFP)

İsrail'deki Dürzi Cemaati Ruhani Lideri Şeyh Muvaffak Tarif, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya Dürzilerin içinde bulundukları şartları iyileştirmek için hükümetin tartışmaya başladığı planın barınma, planlama ve geliştirme boşluklarının doldurulması için yeterli olmadığı ve rüzgar türbini projesinin durdurulması başta olmak üzere birçok eksikliği olduğuna dair bir mesaj gönderdi.

Tarif, kendi arazileri üzerine ev yapan ve bu evlere ruhsat alan Dürzilere uygulanan mali cezaların ve yasal işlemlerin iptalini talep etti. Ayrıca, ‘Beni Maaruf’ adıyla bilinen Dürzi cemaatin statüsünü tesis etmek için yasaların çıkarılması talebinde bulundu.

İsrail'de Dürziler, işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki topraklarına rüzgâr türbini projesi nedeniyle Kurban Bayramı öncesi hükümetle karşı karşıya gelmiş ve gerginlik yaşanmıştı. Dürziler, rüzgar türbini projesinin durdurulmasına ilişkin taleplerine yanıt vermemesi durumunda hükümete karşı eşi benzeri görülmemiş adımlar atmaya ve gerekirse savaşmaya hazır olduklarını söylediler.

İsrail hükümeti, Golan Tepeleri’ndeki Dürzi köylerinde dev rüzgar türbini kurulmasını öngören projeyi yıllar önce onaylamıştı. Ancak Golan Tepeleri sakinleri, 2020 yılında projenin ilk girişimini engellemiş ve projeyi bir ‘savaş ilanı’ olarak değerlendirmişlerdi.

Dürzi eylemciler, rüzgâr türbini inşa etmenin toprağı, ekinleri ve çevreyi yok edeceğini iddia ederken, İsrail hükümeti, projenin yaklaşık 50 bin aileye elektrik sağlamayı hedeflediğini vurguladı.

Hükümet, projeyi kısa bir süreliğine dondurdu, ancak Kurban Bayramı'nın ardından yeniden başlaması beklentilerine rağmen pazar sabahı inşaat çalışmalarına devam edilmedi. Polis, çalışmaların salı günü başlayacağını açıkladı.

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nin sakinleri, geçtiğimiz haziran ayında kendi bölgelerinde dev rüzgar türbinleri inşa edilmesine karşı protesto gösterileri düzenlediler (AP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nin sakinleri, geçtiğimiz haziran ayında kendi bölgelerinde dev rüzgar türbinleri inşa edilmesine karşı protesto gösterileri düzenlediler (AP)

Türbin projesiyle ilgili gerilim, Dürzilerin ‘ikinci sınıf vatandaş’ konumuna düşecekleri gerekçesiyle İsrail hükümetini ‘Siyonizm Yasası’nın çıkarılması konusunda uyardıkları bir başka gerginliğin ortasında patlak verdi.

Dürzileri rüzgar türbini projesinde başlıca düşmanları olarak gören aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü Partisi'nin sunduğu ve hükümetin onaylamaya çalıştığı yasa tasarısında Siyonizmin işaret ettiği ‘değerlere’ demokrasi ve eşitlik hakkı gibi diğer tüm temel yasalardan daha büyük bir yer veriliyor.

Tasarı onaylanırsa, hükümetin tüm bakanlıklara, Necef ve Celile'nin Yahudileştirilmesi planını ilerletmek de dahil başta orduda, güvenlik güçlerinde, muharip askerlikte ve yerleşim bölgelerinde görev yapanlara tanınan ayrıcalıklar olmak üzere her alanda ‘Siyonizmin değerlerini’ desteklenmesi talimatı vermesi garanti altına alınacak.

Ancak yasa tasarısına itiraz eden Tarif, tasarının Dürzi cemaati mensuplarını kendi ülkelerinde yabancı tebaa haline getirmeyi hedeflediğini ve bunun olmayacağını söyledi.

İsrail tarafından 1967'de ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyünde yaralı bir eylemciye yardım eden diğer eylemciler (AFP)
İsrail tarafından 1967'de ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyünde yaralı bir eylemciye yardım eden diğer eylemciler (AFP)

Çok sayıda Dürzi, İsrail ordusunda görev yapıyor. Dürzi cemaatinden askere alınanların yüzdesi azınlıklar arasında en yüksekler arasında yer alırken sayıları Yahudilerden daha fazla. Dürzilerin görev yaptıkları birliklere muharebe birlikleri de dahil.

Netanyahu hükümeti, Dürzilerin öfkesini yatıştırmak amacıyla dün, terhis edilen askerler için yeni mahalleler kurulmasını da içeren yeni bir plan hayata geçirdi. Başbakan Netanyahu, dünkü kabine toplantısının başında yaptığı açıklamada, Dürzilerin önde gelenlerinin bu konudaki çağrılarının hükümete ulaştığını ve hükümetin bunu çözmek için çalıştığını söyledi.



İngiliz Lordlar Kamarası, 16 yaş altındakilerin sosyal medyayı kullanmasını yasaklamayı onayladı

Fransa'da şu anda, biri Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından desteklenen iki yasa tasarısı görüşülüyor; her ikisi de 15 yaşın altındakilerin sosyal medya kullanımını yasaklamayı amaçlıyor (Reuters)
Fransa'da şu anda, biri Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından desteklenen iki yasa tasarısı görüşülüyor; her ikisi de 15 yaşın altındakilerin sosyal medya kullanımını yasaklamayı amaçlıyor (Reuters)
TT

İngiliz Lordlar Kamarası, 16 yaş altındakilerin sosyal medyayı kullanmasını yasaklamayı onayladı

Fransa'da şu anda, biri Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından desteklenen iki yasa tasarısı görüşülüyor; her ikisi de 15 yaşın altındakilerin sosyal medya kullanımını yasaklamayı amaçlıyor (Reuters)
Fransa'da şu anda, biri Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından desteklenen iki yasa tasarısı görüşülüyor; her ikisi de 15 yaşın altındakilerin sosyal medya kullanımını yasaklamayı amaçlıyor (Reuters)

İngiliz Lordlar Kamarası dün, 16 yaşın altındakilerin sosyal medya kullanımını yasaklayan bir değişikliği kabul ederek, İngiliz hükümeti üzerindeki yasağı yürürlüğe koyma baskısını artırdı.

Başbakan Keir Starmer pazartesi günü hiçbir seçeneği dışlamadığını ve çocukları korumak için çalışacağına söz verdiğini açıkladı, ancak hükümeti, yasayı yürürlüğe koymadan önce bu yaz yapılması planlanan bir istişarenin sonucunu beklemek istediğini ifade etti.

Muhalefet ve iktidardaki İşçi Partisi içinde, İngiliz hükümetinin 10 Aralık'tan bu yana 16 yaşın altındakilerin sosyal medya uygulamalarını kullanmasını yasaklayan Avustralya'nın yolunu izlemesi yönünde çağrılar artıyor.

Muhafazakar Parti Milletvekili John Nash tarafından sunulan değişiklik önerisi, Lordlar Kamarası'nda 261'e karşı 150 oyla kabul edildi. Öneri hem İşçi Partisi hem de Liberal Demokrat Parti üyelerinin desteğini aldı.

Nash, “Bu gece, Lordlar Kamarası'ndaki meslektaşlarımız çocuklarımızın geleceğini önceliklendirdi. Bu oylama, sosyal medyanın tüm bir nesle verdiği felaket niteliğindeki zararı durdurma sürecinin başlangıcıdır” dedi.

Oylamadan önce Downing Street, hükümetin değişikliği kabul etmeyeceğini açıkladı ve değişiklik şimdi İşçi Partisi'nin çoğunlukta olduğu Avam Kamarası'na gönderilecek.

60'tan fazla İşçi Partisi milletvekili Başbakan Starmer'ı yasağı desteklemeye çağırdı.

Aktör Hugh Grant de dahil olmak üzere kamuoyunda tanınan isimler de hükümeti öneriyi desteklemeye çağırdı ve ebeveynlerin tek başına sosyal medyanın yol açtığı zararı engelleyemeyeceğini savundu.

Bazı çocuk koruma örgütleri, yasağın yanlış bir güvenlik duygusu yaratabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre aralık ayında yapılan bir YouGov anketi, İngilizlerin yüzde 74'ünün yasağı desteklediğini gösterdi.


Tayland'ın gizli tapınağından turistlere uyarı: Burası spor salonu değil

Fotoğraf: Wikimedia Commons
Fotoğraf: Wikimedia Commons
TT

Tayland'ın gizli tapınağından turistlere uyarı: Burası spor salonu değil

Fotoğraf: Wikimedia Commons
Fotoğraf: Wikimedia Commons

Tayland'da 14. yüzyıldan kalma bir tapınağı yöneten yetkililer, yabancıların tapınak yerleşkesinde "açık" kıyafetlerle jimnastik ve yoga yapmamaları uyarısında bulunarak bu tür davranışların saygısız ve uygunsuz olduğunu belirtti.

Kuzeydeki Chiang Mai şehrinde yer alan Wat Pha Lat, son yıllarda turistler arasında popülerlik kazandı ve Doi Suthep Dağı'nın yamaçlarındaki ormanın içindeki huzurlu ve tenha konumu nedeniyle "gizli tapınak" diye anılmaya başladı. Burası, Chiang Mai'deki ünlü Budist tapınağı Wat Phra That Doi Suthep'e giden yolun yaklaşık yarısında yer alıyor.

Tapınak, bazı yabancı turistlerin tapınak yakınında bikiniyle güneşlenirken görülmesi ve internette paylaşılan resimlerin yerel halkın tepkisini çekmesinden sonra bu uyarıyı yayımladı. Başkaları da tapınağı arka plana alarak yoga ve jimnastik pozları verdikleri fotoğraflarını paylaştı. Bu davranışlar, uygunsuz olduğu gerekçesiyle geniş çapta eleştirildi.

Tapınak, Facebook gönderisinde ziyaretçilere "keşişlerin aktif ibadet yeri"ne saygı duymaları çağrısı yaptı.

Paylaşımda, "Wat Pha Lat bir Budist tapınağı ve kutsal bir sığınaktır, eğlence parkı veya spor salonu DEĞİLDİR" ifadeleri yer aldı.

Son zamanlarda bazı ziyaretçilerin acroyoga yapma, antik yapılarla kayalara tırmanma ve tapınak alanında açık giysiler giyme gibi uygunsuz davranışlar sergilediğini gözlemledik.

Tapınak, bu tür davranışların devam etmesi halinde yönetimin alanı turistlere kalıcı olarak kapatmak zorunda kalacağına dair uyardı.

Tapınak ayrıca bir erkeğin bir kadına acroyoga pozunda yardım ettiğini gösteren bir fotoğraf paylaştı. Fotoğraflarda adam, kadına ellerinin üzerinde baş aşağı durmasına yardım ederken, çevredekiler bunu izliyor veya fotoğraf çekiyordu. Acroyoga, yoga ve akrobasiyi birleştiren bir fiziksel aktivite.

Geçen yıl Endonezya'nın Bali adasındaki yetkililer, adanın kültürel bütünlüğünü korumak amacıyla yabancı turistlerin "uygunsuz davranışlarına" yönelik yeni kurallar yayımlamıştı. Bunlar arasında adet gören kadınların kutsal tapınak alanlarına girmesini yasaklayan bir kural da var.

Kurallar arasında kutsal yerlere saygı göstermek, mütevazı giyinmek, kibar davranmak, turist vergisini internetten ödemek, lisanslı rehberler ve konaklama yerlerini kullanmak, trafik kurallarına uymak ve yetkili satış noktalarında döviz bozdurmak yer alıyor.

Japonya'nın Tsushima Adası'ndaki Watadzumi Tapınağı, yabancı bir ziyaretçinin tekrar tekrar saygısız davranışlar sergilemesi nedeniyle ibadet etmeyenlerin tapınağa girişini kısıtlamıştı. Tapınak, fotoğraf çekmeyi ve gezinti amaçlı ziyaretleri bile yasaklamıştı. Olayın ayrıntıları açıklanmamıştı.

2017'de Amerikalı iki turist, Bangkok'taki ünlü bir tapınak önünde kalçalarını gösteren fotoğraflarını paylaştıktan sonra Tayland'dan ayrılmaya çalışırken gözaltına alınmıştı. Her biri 150 dolar para cezasına çarptırılmıştı.

Independent Türkçe


ABD ve Avrupa’nın Grönland kavgası Çin’e yarayabilir

Grönland'ın başkenti Nuuk'taki ABD Konsolosluğu önünde 17 Ocak'ta Trump karşıtı gösteriler düzenlenmişti (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'taki ABD Konsolosluğu önünde 17 Ocak'ta Trump karşıtı gösteriler düzenlenmişti (AP)
TT

ABD ve Avrupa’nın Grönland kavgası Çin’e yarayabilir

Grönland'ın başkenti Nuuk'taki ABD Konsolosluğu önünde 17 Ocak'ta Trump karşıtı gösteriler düzenlenmişti (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'taki ABD Konsolosluğu önünde 17 Ocak'ta Trump karşıtı gösteriler düzenlenmişti (AP)

ABD ve Avrupa arasındaki gerginliği artıran Grönland meselesi Çin için fırsat yaratabilir.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a askeri müdahale tehdidi Avrupa ülkelerinin yanı sıra NATO'dan da tepki çekmeye devam ediyor.

Guardian'ın analizinde, Trump'ın Avrupa'yla ittifakını zedeleyecek hareketlerinin Pekin yönetimi için Grönland'da nüfuzunu artırma fırsatı yaratabileceğine dikkat çekiliyor.

Pekin'deki Renmin Üniversitesi'nden Wang Wen şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

Çoğu Çinli bunu Trump'ın zorbalığının, hegemonyacı ve baskıcı davranışlarının bir başka tezahürü olarak görüyor. Trump'ın Grönland'ı işgal etmesi NATO'nun çöküşü anlamına gelir ve bu da Çin halkını çok memnun eder.

ABD uzun süredir Çin ve Rusya'nın Arktika bölgesindeki askeri nüfuzunu artırma çabalarından endişeleniyor. 2019'da dönemin ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Pekin'in faaliyetlerinin bölgeyi "yeni Güney Çin Denizi'ne çevirebileceğini" savunmuştu.

Ancak Çin, kısmen ABD ve Danimarka'nın işbirliği nedeniyle Grönland'da etkisini artırmakta güçlük yaşıyor.

Çin devletine ait bir şirketin, Grönland'daki havalimanı ağını genişletme teklifi, ABD'nin de baskısıyla Danimarka tarafından 2018'de engellenmişti. İki yıl önce de Çinli bir firmanın Grönland'da kullanılmayan bir deniz üssünü satın alması durdurulmuştu.

Trump ise Grönland'ı ABD toprağına katma planını, Rusya ve Çin'in askeri tehditlerine karşı bir ulusal güvenlik meselesi olarak gerekçelendiriyor.

Pekin yönetiminin Arktik politikasını özetleyen 2018 tarihli yönergede, bölgedeki nakliye rotalarının geliştirilmesiyle "Kutup İpek Yolu" inşasının hedeflendiği belirtilmişti. Böylelikle bölgeye yönelik strateji, Çin lideri Şi Cinping'in Kuşak ve Yol projesinin bir parçası olarak konumlandırılmıştı.

"Trump'a diplomatik müdahale"

İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen 56. Dünya Ekonomik Forumu, üçüncü gününde devam ederken siyasetçiler, Trump'ın Avrupa ekonomisini ve Grönland'ı hedef alan açıklamalarına odaklandı.

Dünkü oturumlarda Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump'ın Grönland'ın ilhakına yönelik taleplerini ve Avrupa'ya ek gümrük vergisi tehditlerini kınadı.

CNN'in analizinde, Avrupa liderlerinin Davos görüşmelerini NATO ve Avrupa Birliği'ni tehdit eden krizin büyümesini engellemek amacıyla "Trump'a diplomatik müdahale" için kullanacağı yazılıyor.

Independent Türkçe, CNN, Guardian