ODTÜ'lüler, mesajlarının bulunduğu "zaman kapsülü"nü 25 yıl sonra açılmak üzere geleceğe uğurladı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

ODTÜ'lüler, mesajlarının bulunduğu "zaman kapsülü"nü 25 yıl sonra açılmak üzere geleceğe uğurladı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Orta Doğu Teknik Üniversitesince (ODTÜ) düzenlenen geleneksel Mezunlar Günü etkinliğinde Cumhuriyet'in 100'üncü yılı dolayısıyla hazırlanan ve içinde mesaj, dilek, resim ve fotoğrafların bulunduğu "zaman kapsülü", 25 yıl sonra açılmak üzere kilitlendi.

ODTÜ'de düzenlenen etkinliğe akademisyenler ve öğrencilerin yanı sıra önceki dönem mezunlar ve aileleri katıldı.

Program kapsamında bir dizi etkinlik düzenlendi, öğrenci, mezun ve akademisyenlerin dileklerinin yazılı olduğu mektuplar, çizdikleri resimler ve çekildikleri fotoğraflar, 2048 yılında açılmak üzere hazırlanan çelik kapsüle yerleştirildi.

Kapsül, törenle önceden hazırlanan derin çukura indirilerek kapağı kilitlendi. Kapağı açabilecek ve özel tasarlanan tek anahtar, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök'e teslim edildi.

Kök, zaman kapsülü çalışmasının 2016 yılında bir bölümde yapıldığını, üniversite kapsamında ise ilk kez hayata geçirildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Sadece öğrencilerimizden değil, tüm çalışanlarımızdan, akademik ve idari personelimizden, mezunlarımızdan hatta vakıf okulumuzdaki ilk ve ortaokul çağında olan öğrencilerimizin 2048 yılından ne arzuladıklarını, ne düşündüklerini içeren yazılar aldık. Ben de yazdım, herkes yazdı. Bundan 25 yıl sonra, 11 Temmuz 2048'de açıldığında umarım burada indirilişine şahit olan büyük bir çoğunluğunun burada olmasını umuyorum."

Katılımcılara 25 yıl sonrasıyla ilgili sorular yönelttiklerini dile getiren Kök, "'Mesela 2048 yılındaki en güncel meslek ne olacak?' ya da '2048 yılında en önemli buluşlar ne olacak?' Hatta biraz daha açarsam, '2048'in şampiyonu kim olacak?' gibi başka sorular sorduk. Oldukça büyük bir katılım oldu. Umarım açıldığında hem ülkemiz hem de dünyamız için 2048, çok güzel bir yıl olur." diye konuştu.

Kök, zaman kapsülünü açmak için sadece bir anahtar bulunduğuna işaret ederek, "Herhalde her rektör 2048'e kadar devrederken ilk önce anahtarı devredecek gibi geliyor bana. Bu da çok anlamlı. Zaman çok çabuk geçiyor. 2048'de ben de görmek isterim." ifadelerini kullandı.

- Etkinlikler için KKTC'den geldi

ODTÜ'den 1982 yılında mezun olan 64 yaşındaki Mehmet Çağlar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yaşadığını ve etkinlik için bu sabah Türkiye'ye geldiğini belirtti.

Çağlar, 25 yıl sonra 89 yaşında olacağını ve ODTÜ'de kapsülün açılışına şahit olmak istediğini ifade ederek, "Bu sevgi ve barış yolculuğunda daha güzel günlere ulaşacağımız 25 yıl sonra, kapsül açıldığında orada olmayı temenni ettim." şeklinde konuştu.

ODTÜ'de finansal matematik alanında yüksek lisans öğrencisi olan Firdevs Nur Uykun da "Ülkemizin daha aydınlık yarınlara ulaşacağını düşünüyorum. Bütün ODTÜ mezunları, kendim ve arkadaşlarım bunun için çalışıyoruz, ülkemiz çok daha iyi noktalara gelsin diye. Buna dair temennilerimizi bıraktık." şeklinde konuştu.



İsrail Genelkurmay Başkanı: Tüm cephelerde ‘derhal ve güçlü bir şekilde’ savaşa dönmeye hazırız

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı: Tüm cephelerde ‘derhal ve güçlü bir şekilde’ savaşa dönmeye hazırız

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordunun ‘yüksek alarm durumunda olduğunu ve tüm cephelerde yeniden çatışmaya dönmeye hazır bulunduğunu’ söyledi. Açıklama, İran ve Lübnan’daki kırılgan ateşkes ortamı sürerken geldi.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre Zamir, Bağımsızlık Günü münasebetiyle düzenlenen törende onurlandırılan 120 askere hitaben yaptığı konuşmada, “7 Ekim’de yaşanan yıkımdan bu yana, sürekli çatışma içinde askeri gücümüzü yeniden inşa ediyoruz” ifadesini kullandı.

Zamir, Gazze’de İsrail ordusunun Hamas karşısında ‘zafer kazandığını’ ve ‘kimseyi geride bırakmama’ ilkesini uyguladığını söyledi.

Lübnan’da ise kuzey bölgelerinin güvenliğini güçlendirmek amacıyla ‘yoğun çatışmaların’ sürdüğünü belirtti.

Ayrıca İran’la yaşanan gerilime de değinerek Haziran 2025’teki savaş ve 40 gün süren son çatışma dönemini hatırlattı. İsrail ordusunun yüksek hazırlık seviyesini koruduğunu ve tüm cephelerde ‘derhal ve güçlü şekilde’ yeniden savaşa girme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.

Öte yandan İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Washington’da yapılması planlanan görüşmeler öncesinde Lübnan’a çağrıda bulunarak, Hizbullah ile mücadelede iş birliği ve ortak çaba gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

Saar, Kudüs’te düzenlenen bir etkinlikte diplomatlara yaptığı konuşmada, yarın İsrail ile Lübnan arasında Washington’da doğrudan müzakerelerin yeniden başlayacağını söyledi.

Saar, Lübnan hükümetine çağrıda bulunarak ‘Lübnan topraklarında Hizbullah tarafından kurulan terör devletine karşı birlikte hareket edilmesi’ gerektiğini ifade etti. İş birliğinin daha çok Lübnan tarafından ihtiyaç duyulduğunu savunan Saar, bunun ‘ahlaki netlik ve risk almaya cesaret’ gerektirdiğini ancak bölge için barıştan başka gerçek bir alternatif bulunmadığını dile getirdi.

Bir ABD’li yetkili ise AFP’ye yaptığı açıklamada, ABD’nin yarın İsrail ile Lübnan arasında yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yapacağını ve bu görüşmelerin anlaşmaya varılması sürecini ilerletmeyi hedeflediğini belirtti.

Bölgedeki çatışmaların ardından İsrail ile Lübnan arasında, perşembe gecesi ateşkes yürürlüğe girmişti.

Ancak Ortadoğu’daki savaşın genişlemesiyle birlikte Lübnan da çatışmalardan etkilenmiş, Hizbullah’ın İran’a destek amacıyla İsrail’e roket saldırıları düzenlediği belirtilmişti. Resmî verilere göre savaşta 2 bin 454 kişi hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kişi ise yerinden edildi.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Paris’te yaptığı açıklamada, ülkesinin insani krizle mücadele edebilmesi için 500 milyon euroya ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Hizbullah ve destekçileri İsrail ile doğrudan müzakerelere karşı olduklarını belirtirken, daha önce hükümetin örgütün silahsızlandırılması yönündeki kararını da reddetmişti.

Örgüt dün yayımladığı açıklamada, ateşkes ihlallerine karşılık olarak kuzey İsrail’i hedef aldığını duyurdu. Öte yandan bugün Lübnan’ın doğusundaki Batı Bekaa bölgesine düzenlenen bir hava saldırısında bir kişinin öldüğü bildirildi; İsrail ordusu ise saldırıyla bağlantısı olmadığını açıkladı.


Çin: Ortadoğu ‘kritik bir aşamadan’ geçiyor

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun (DPA)
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun (DPA)
TT

Çin: Ortadoğu ‘kritik bir aşamadan’ geçiyor

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun (DPA)
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun (DPA)

Çin bugün yaptığı açıklamada, Ortadoğu’daki durumun ‘kritik bir aşamadan’ geçtiği uyarısında bulundu. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a müzakereler için daha fazla zaman tanımak amacıyla ateşkesi uzatmasının ardından geldi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun düzenlediği basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, “Bölgedeki mevcut durum savaş ile barış arasında kritik bir aşamada bulunuyor. Öncelik, çatışmaların yeniden başlamasını önlemek için tüm çabaların gösterilmesidir” ifadelerini kullandı.

Trump, İran ile ateşkesin süresiz olarak uzatılacağını ve savaşın sona erdirilmesine yönelik daha fazla müzakereye imkân tanınacağını açıkladı. Ancak bugün itibarıyla, iki ay önce başlayan savaşta ABD’nin müttefiki olan İsrail’in ve İran’ın bu kararı kabul edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD’nin Pakistanlı arabulucuların talebini kabul ederek İran’a yönelik saldırıyı durdurduğunu belirtti. Trump, bu kararın ‘İran liderleri ve temsilcilerinin birleşik bir öneri üzerinde uzlaşmalarına ve müzakereleri bir şekilde sonuçlandırmalarına’ fırsat vermek amacıyla alındığını ifade etti. Öte yandan Pakistanlı yetkililerin, İslamabad’da savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptığı ve çatışmanın binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve küresel ekonomide ciddi sarsıntılara yol açtığı bildirildi.

Trump, tek taraflı bir ateşkes uzatması gibi görünen açıklamasına rağmen, ABD Donanması’nın İran’a yönelik deniz ticaretini engelleyen ablukayı sürdüreceğini de söyledi. Tahran yönetimi ise bu uygulamayı ‘savaş eylemi’ olarak değerlendiriyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) yakın Tasnim Haber Ajansı, İran’ın ateşkesin uzatılmasını talep etmediğini bildirdi ve ABD’nin deniz ablukasını güç kullanarak kırma tehdidini yinelediğini aktardı. Öte yandan İranlı müzakere heyetinin başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın bir danışmanı, Trump’ın açıklamasının ‘bir aldatmaca olabileceğini’ ifade etti.


Askeri planlamacılar Londra'da Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını görüşecek

İngiltere Savunma Bakanı John Healey (DPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey (DPA)
TT

Askeri planlamacılar Londra'da Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını görüşecek

İngiltere Savunma Bakanı John Healey (DPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey (DPA)

İngiliz hükümeti, 30'dan fazla ülkeden askeri planlamacıların, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma görevini ilerletmek ve ayrıntılı planlar hazırlamak amacıyla bugün itibarıyla Londra'da iki gün sürecek görüşmelerde bulunacaklarını açıkladı. Geçtiğimiz hafta 10'dan fazla ülke, koşullar elverdiğinde Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini korumak için İngiltere ve Fransa liderliğindeki uluslararası göreve katılmaya hazır olduklarını teyit etmişti.

Söz konusu ülkeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefiklerin yardımına ihtiyaç duymadığını söylemesinin ardından, Washington’a bir mesaj göndermek amacıyla Avrupa, Asya ve Ortadoğu’dan yaklaşık 50 ülkenin katılımıyla düzenlenen video konferans sonrasında taahhütlerini açıkladılar.

İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bugün başlayacak görüşmelerin geçtiğimiz hafta yapılan görüşmelerde kaydedilen ilerlemeye dayanacağını belirtti.

dsvdff
Dün Hürmüz Boğazı yakınlarında bir helikopterden İran gemisine uyarıda bulunan bir Amerikan askerinin videosundan alınan bir kare (CENTCOM)

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, yaptığı açıklamada “Bugün ve yarınki görev, diplomatik mutabakatı boğazdaki seyrüsefer özgürlüğünü korumak ve kalıcı bir ateşkesi desteklemek için ortak bir plana dönüştürmek” ifadelerini kullandı.

Healey, “Önümüzdeki iki gün içinde gerçek bir ilerleme kaydedilebileceğinden eminim” diye ekledi.

İngiltere, görüşmelerin, sürdürülebilir bir ateşkesin ardından uygun koşullar oluştuğunda Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya yönelik askeri planları güçlendireceğini belirtti.

Katılımcıların askeri yetenekleri, komuta ve kontrol düzenlemelerini ve bölgedeki kuvvetlerin nasıl konuşlandırılacağını tartışması bekleniyor.