İnternetteki en büyük savaş: Threads vs Twitter

Sanal alemden gerçek ringe: Musk vs Zuckerberg

İllüstrasyon: Nash Weerasekera
İllüstrasyon: Nash Weerasekera
TT

İnternetteki en büyük savaş: Threads vs Twitter

İllüstrasyon: Nash Weerasekera
İllüstrasyon: Nash Weerasekera

Halid el-Kassar

Bu yazı yazılırken Threads uygulaması yaklaşık 100 milyon yeni kullanıcıya ulaştı. Böylece toplumları boğan ve bu toplumların önde gelenlerini bir platformdan diğerine savuran sosyal medya alemlerindeki yüz milyonlarca kişinin arasına katıldılar.

Twitter platformundan kopyalanan yeni yazılı sohbet uygulaması, mavi kuşa büyük bir rakip olarak değil, ‘Twitter katili’ olarak tanıtıldı. Uygulamanın adı medyada büyük yankı uyandırdı. Twitter ise buna avukatı tarafından Meta'nın kurucusu Mark Zuckerberg'e gönderilen ve onu dava etmekle tehdit eden bir mektupla karşılık verdi. Zuckerberg’i ticari sırlara ve diğer çok gizli bilgilere erişimleri olan ve halen de olmaya devam eden eski Twitter çalışanlarını işe almakla suçladı. META'nın şirketler arasındaki ticari ilişkiler etiği açısından bu tür bilgileri kasıtlı olarak elde etmeyi düşünüyorsa bu, büyük bir ihmal olarak kabul edilebilir.

Threads, özellikleri arasında herhangi bir yenilik sunmamasına rağmen ‘olumlu ve yaratıcı’ paylaşımlar için ek bir alan olarak tanımlanıyor. META, Twitter platformunun Elon Musk tarafından geçtiğimiz ekim ayında satın alınmasından bu yana yaşadığı karmaşadan yararlanarak açıklamalarda bulunmak, reklam ve tanıtım yapmak ve daha birçok amaçla kullanılmak üzere benzer bir platformu hayata geçirdi.

Peki, Threads kullanıcılarına ne gibi faydalı sağlayabilir? Cevap, sosyal medya kullanıcılarının platformların çeşitliliği konusunda verecekleri yanıt olacak. Fakat içerik mi daha önemli yoksa takipçi sayısı ve çoğu zaman önemsizliğe doğru bir yarış olan ‘beğeniler’ ve ‘trendler’ yarışı mı?

Threads, şimdiye kadar heyecan verici sayıda takipçi kazanıyor gibi görünüyor. Threads'in sunduğu en büyük özellik, Twitter’dan atılan ya da baskı altına alınan ‘mültecilerin’ kabul edildiği yer olması ve özellikle yeni hayata geçilen uygulamanın ağabeyleri olan Facebook ve Instagram’ın itibarını da hesaba katarsak ciddiyetine dair henüz bir kanıtın olmadığı ‘özgürlükler vahası’ olarak görülmesinde saklı. Buna karşın Twitter'ın yeni CEO'su Linda Iaccarino, geçtiğimiz haziran ayında göreve geldiğinde verdiği sözü tutarsa platform dünyanın en doğru bilgi kaynağı haline gelecek.

Threads kullanıcılarına ne gibi faydalar sağlayabilir? içerik mi daha önemli yoksa takipçi sayısı ve çoğu zaman önemsizliğe doğru bir yarış olan ‘beğeniler’ ve ‘trendler’ yarışı mı?

Twitter platformuyla biçim ve içerik olarak rekabet etme niyetini açıklayan yeni uygulamanın arkasında Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın çatı şirketi META olmasaydı Threads, bu çılgın katılıma ve büyük ilgiye tanık olmazdı. Yöntem, iki taraf arasında katılık, esneklik ve hatta kabalık arasında farklılık gösterse bile, her biri saf ticari kar elde etmeye çalışan iki milyarder arasındaki bir düello olduğu kadar iki platform arasındaki bir rekabet değildir.

Musk ve Zuckerberg ringte

Belki de Threads’ın yarattığı heyecanı artıran ve yaygınlaştıran, rakip platformun kurulduğunun duyurulmasından önce çıkanlardı. Twitter'ın sahibi Elon Musk (52), rakibi META'nın sahibi Mark Zuckerberg'i (39) geçtiğimiz ay gerçek bir fiziksel düello için kafes dövüşü için ringe davet etti. Hem Musk hem de Zuckerberg fitness eğitimi alıyor ve dövüş için ciddi bir şekilde hazırlanıyorlar. Eğer dövüşürlerse iki milyarder arasında eşi ve benzeri görülmemiş tarihi bir olay olacak. Ultimate Fighting Championship (UFC) Dana White, bunu teknoloji, zenginlik ve özellikle de iki adam arasındaki ego düzeyinde eşit bir şekilde organize etme konusunda oldukça hevesli görünüyor.

Mark Zuckerberg ve Elon Musk (AFP)
Mark Zuckerberg ve Elon Musk (AFP)

Kafes dövüşünün Threads'in tanıtılmasına hizmet ettiğinin en büyük kanıtı, yeni uygulamayla ilgili neredeyse hiçbir haber ya da makalede Musk ve Zuckerberg'in ringte karşı karşıya boks eldivenleri giymiş fotoğraflarının yer almıyor olması.

Geçtiğimiz nisan ayında Twitter'ın tepe şirketini X Corp yaptıktan sonra Twitter’ın ‘Everything App’ (Her Şey Uygulaması) olması için çeşitli adımlar atan Musk, 250 milyondan fazla kullanıcısı olan Twitter’ın dünyanın en güçlü finansal teknoloji şirketi Fintech olmasını mı hedefliyor? Bunu ne zaman duyuracak? Uygulama neden halen hayatta kalma savaşı veriyor ve dört bir yandan gelen zorluklarla karşı karşıya kalıyor?

Threads beş günlük oldu

Threads, beşinci gününde daha da tanınır hale gelirken uygulamayı telefonuna indirenlerin kimlikleri Instagram sayfalarında bir sayı ile özetlendi. Duyurulmasından sonraki ilk dört saat içinde beş milyon kullanıcıyı aşan uygulama, ilk 24 saat içinde 30 milyon yeni kullanıcıya ulaştı. Sadece 5 günde bir milyon kullanıcıya ulaşan ChatGPT’nin rekorunu egale etti! Ancak burada bir milyar 350 milyon kullanıcısı olan Instagram tabanlı klonlanmış bir uygulama ile devrim niteliğinde bir yapay zeka ürünü arasındaki karşılaştırmanın eşit olmadığı unutulmamalı.

Bir milyar ve 350 milyon kullanıcısı olan Instagram tabanlı klonlanmış bir uygulama ile ChatGPT gibi devrim niteliğinde bir yapay zeka ürünü arasında takipçi hızı açısından kıyaslama yapılmamalı

Ancak kamuoyu ve ne yazık ki medya için Threads'in Kim Kardashian, Shakira, Jennifer Lopez, Hugh Jackman, eski ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Jeff Bezos gibi ünlülerin yanı sıra The Washington Post, Reuters ve The Economist gibi medya kuruluşlarını ve The Hollywood Reporter, Vice ve Netflix gibi platformları hemen kendine çekmesi önemli görünüyor.

Bu durum elbette Threads'in bir milyar 350 milyonu aşan Instagram’ın kullanıcı tabanından yararlandığı gerçeğine dayanıyor. Fotoğraf ve video paylaşımı yapılan ikizi Instagram'ın metin tabanlı bir uzantısı olarak kabul edilen Threads, tüm kullanıcılarına, resim ve kısa videolarla birlikte metin yayınlama olanağı sunan özellikleriyle ve hizmetleriyle sağlam temellerden yola çıktığı için yoktan doğmadı. Instagram ve Threads birbiriyle o kadar bağlantılı ki, Threads’da yalnızca Instagram üzerinden profil oluşturulabiliyor. Ancak işin kötü ya da rahatsız edici olan tarafı Threads profili silinmek istenirse Instagram hesabının da silinmesi gerekiyor. Bu durum uygulamanın daha fazla kullanıcıya ulaşmasını engeller mi? Zuckerberg, Threads’ı daha önce Snapchat ile rekabet etmek amacıyla Instagram'ın bir uzantısı olarak 2019 yılında tanıtmıştı. Ancak başarısız olmuş ve Threads’ı geri çekmişti. Son iki yılda kripto para birimi ve Metaverse tabanlı girişimlerinde de bazı başarısızlıklarla karşı karşıya kaldı.

Mahremiyetin utanmazca ihlali

Öte yandan Threads’ı Twitter'dan ayıran üç ana özellik var. Bunlardan ilki, Twitter mesajları halen 280 karakterle sınırlıyken, Threads 500 karaktere kadar metin yazabilme olanağı tanıyor. Twitter’ın ilk kullanıcıları, uygulamanın ilk çıktığı dönemdeki diğer iletişim araçlarına kıyasla çok az sayıda karaktere izin vermesi nedeniyle söyleyeceklerini kısaltmanın ne kadar zor olduğunu hep söylediler. İkinci özellik ise Threads’ın video süresinin iki dakika ile sınırlandıran Twitter’ın aksine beş dakikaya kadar olan videoların yayınlanmasına izin vermesi. Belki de Threads’ı işletmelerini ve ürünlerini tanıtmak için geniş pencereler arayan sosyal medya kullanıcıları için daha çekici kılan da bu. Başta TikTok olmak üzere bu hizmeti veren uygulama sayısının çokluğu rekabetin tersine dönmesine neden oluyor. Böylece kullanıcılar sıkılmadan ve yayıncıyı takip etme şevkini kaybetmeden daha fazla veriye daha kısa sürede ulaşabilirler.

İşin kötü ya da rahatsız edici olan tarafı ise Threads profili silinmek istenirse Instagram hesabının da silinmesi gerekiyor. Bu durum uygulamanın daha sonra daha fazla kullanıcıya ulaşmasını engeller mi?

Kayda değer olan üçüncü özellik ise META'nın yeni uygulamasıyla kullanıcıların mahremiyetini ihlal etme konusundaki utanmazca sürdürdüğü ısrarı ve hassas olarak kabul edilen en fazla kişisel veriyi (yaklaşık 25 kategoride) toplama çabası. META zaman zaman kullanıcılarına sağlık, spor, finansal bilgiler, iletişim bilgileri, arama ve satın alma geçmişi ve hatta diğer şeylerin yanı sıra kullanıcının fiziksel adresini soracak kadar ileri gidebiliyor.

Sonuçta bu uygulamalar yüz milyonlarca dolarlık reklam gelirleriyle geçiniyorlar ve kullanıcılarının verilerini kullanarak şirketlerinin kasalarını doldurmaktan ve mahremiyetleri pahasına büyük karlar elde etmekten çekinmiyorlar.

Threads uygulamasının logosu (Reuters)
Threads uygulamasının logosu (Reuters)

Threads henüz ilk aşamalarında olmasına rağmen reklamsızdır. Ancak, müşterinizin hayatına ne kadar çok nüfuz ederseniz, getirisi o kadar büyük olur. Örneğin META hiç ırksal ya da etnik veriler, sosyal yönelim, aile durumu, engellilik, dini yahut felsefi inançlar, siyasi konumlar, genetik bilgiler ya da biyometrik veriler hakkında bilgi istiyor mu? Eğer bunları talep ederse şimdiye kadar İngiltere dahil 100 ülkede kullanıma sunulan yeni uygulama Avrupa Birliği'ne (AB) giremez. İrlanda Veri Koruma Komisyonu’na (DPC) göre yeni Dijital Pazarlar Yasası (DMA) büyük sosyal medya şirketlerinin hassas verileri izinsiz reklamlar için kullanmasına ilişkin katı düzenlemeler ve kurallar getirdi.

Bunları, gizlilik politikası uyarınca Twitter’da bulamazsınız. Threads ise Twitter uygulamasının kullanıcılarına dayatmaya devam ettiği kısıtlamalar karşılığında META’nın gösterdiği bir tür esneklik ve açıklık olarak kullanıcıların takipçilerini seçtikleri herhangi bir alternatif platforma aktarılabilecekleri ActivityPub protokolüne dayanarak kullanıcıların bir gün takipçi kaybetmeden platformdan ayrılabilme isteğini dikkate alıyor. Twitter’ın kullanıcılarına dayattığı kısıtlamaların sonuncusu, özellikli mavi tikli olmayan hesaplar ve üçüncü şahıslar aracılığıyla yapay zeka kullanılarak verilerin çekildiği bahanesiyle Musk'ın platform kullanıcılarının bir günde görüntüleyebileceği gönderi sayısı oldu. Bu sayı, mavi tikli, yani ücret ödeyen hesaplar için günlük 10 bin gönderi olarak belirlendi.

Kriterlerin yitirildiği gün!

META'nın AB ülkelerinden kullanıcıların verilerini ABD'ye aktardığı ve geçtiğimiz mayıs ayında yaklaşık 1,3 milyar dolar para cezasına çarptırıldığı olayda olduğu gibi AB Genel Veri Koruma Tüzüğü’nü (GDPR) ihlal ettiği birçok örnek söz konusu.

Kullanıcılar, Twitter'da kısıtlanan ifade özgürlüğünü kendilerine garanti eden ücretsiz bir platformda yayınlarını serbestçe yapabilmek için tüm bunları görmezden mi gelecekler?

Twitter'ın zayıflığı, Threads için bir sıçrama rampası oldu

Threads’in Twitter’daki kısıtlamalardan kaçan mülteci kullanıcıları Twitter'dan almak için kapı açmaktan başka yeni bir şey sunmuyor. Musk'ın Twitter’ı satın almasından bu yana uygulamanın politikalarında meydana gelen bazen mantıksızlık olan değişiklikler halen tartışılıyor.

Zuckerberg, Threads için yalnızca Instagram ve diğer kardeş uygulamalarına değil, New York Times'a göre Twitter’ın geçtiğimiz yıl 5 milyar dolar el ettiği reklam gelirinde bir önceki yıla kıyasla yüzde 59 düşüşe neden olan idari zayıflığına da güveniyor. Twitter’ın gelirinin yüzde 90'ını reklamcılık oluşturuyor. ‘Twitter katili’ olarak adlandırılan Threads’ın hızlı başlangıcı, Twitter'ın ve özellikle Musk'ın gelir mücadelesi verdiği bir zamana denk geliyor. Araştırma şirketi Sensor Tower'ın tahminlerine göre Musk'ın Twitter’ı satın almasından sonra platforma reklam veren ilk on, geçtiğimiz yılın eylül ve ekim aylarında harcamalarını yüzde 89 azaltarak 71 milyon dolardan 7,6 milyon dolara düşürünce Twitter bu alanda ağır bir darbeyle sarsıldı.

Elon Musk'ın sosyal medyada dolaşan ve Mark Zuckerberg’İn görüldüğü Threads uygulamasına ait bir sayfaya tiksintiyle baktığına gösteren bir resim (AFP)
Elon Musk'ın sosyal medyada dolaşan ve Mark Zuckerberg’İn görüldüğü Threads uygulamasına ait bir sayfaya tiksintiyle baktığına gösteren bir resim (AFP)

Twitter’ın son umudu Linda Yaccarino

Musk, Twitter'ın CEO'luğu görevinden istifa etti. Şimdi şirkette yönetim kurulu başkanı ve baş teknoloji sorumlusu olarak yoluna devam ediyor. Yerine ise reklamcılık alanında önde gelen bir isim olan ve NBCUniversal İcra Direktörü olarak tanınan Linda Yaccarino’yu getirdi. Yaccarino’nun hedefi, Twitter'ı terk edip özellikle Bluesky, Mastodon ve Post'a giden General Motors ve United Airlines gibi markalar ve ünlüler, siyasetçiler ve diğer etkili taraflarla ilişkilerini geliştirmek.

Bahsi geçen kurumlar ve şahıslar, Musk’ın radikal hesapların yeniden aktifleştirilmesine izin verilmesi, birçok gazetecinin hesabının askıya alınması, nefret söylemiyle mücadelede daha  dikkatli olan içerik yöneticilerinin Twitter’dan uzaklaştırılması gibi adımlarının ve bazı ırkçı davranışları ve tartışmalı tweetlerinin yanı sıra çalışanlarının, içerik oluşturucuların ve Twitter kullanıcıların duyduğu memnuniyetsizlik nedeniyle Twitter’ı terk ettiler.

Eski Twitter CEO'su Jack Dorsey, daha önce yaptığı bir açıklamada Musk'ın Twitter’ın CEO’su olmasını eleştirmişti. Dorsey, nisan ayında Twitter’ın çehresindeki olumsuz değişime, pratik ve mali düzeyde uğradığı kayıplara atıfta bulunarak “her şey kötüye gitti” demişti. Dorsey, Bluesky Social adında Twitter'a alternatif ve Threads'e rakip olarak kabul edilen bir uygulama üzerinde çalışıyor. Halen test aşamasında olan Bluesky Social’ın ne zaman kamuoyunun kullanımına açılacağı bilinmiyor.

Genellikle taklit ediliyoruz, ancak Twitter topluluğu asla kopyalanamaz

 Twitter CEO’su Linda Yaccarino

AJL Advisory'nin CEO'su ve pazarlama uzmanı Lou Paskalis, Yaccarino’nun Musk’ın reklam gelirini ve şirketin değerini kurtarması için son umut olduğunu, ancak Yaccarino'nun güvenilirliğinin Musk’ın Twitter'da neden olduğu karmaşayı toparlamak için tek başına yeterli olmayabileceğini söyledi.

META, klonlama kültürü ve başarısızlığı

Forrester Research'ün araştırma direktörü Mike Proulx’e göre META’nın geçmişinde, başarılı deneyimlerin, uygulamaların ve işletmelerin klonlamasından ötürü kara lekeler söz konusu. Çok az durumda bu başarıları klonlayabilmiştir. Bu başarılar arasında Snapchat Stories'in özelliklerini taklit eden Instagram Stories yer alıyor. Diğer yandan TikTok’un başarısını kopyalama çabaları sürüyor. 2021 yılında Substack 'özel' haber bültenlerini Facebook’ta klonlama girişimi ise başarısız oldu. META tarafından daha önce ortaya koyulan, ancak başarısız olunca kaldırılan uygulamalar da var. Slingchat, Piper, Rooms ve AGTF yer alıyor.

Tüm bu deneyimler, Twitter'ın karşılaştığı zorluklara rağmen Threads'in Twitter gibi köklü bir uygulamanın yerine geçmeye çalışırken önemli engellerle karşılaşmasını ve bunun pazar payı için çetin bir mücadele olmasını bekleyen ilk değerlendirmeleri haklı çıkarabilir.

Zuckerberg, Musk ile aralarındaki savaşın uzayacağını kabul ediyor. Zuckerberg, Threads'in Twitter'ın yerini alıp alamayacağı sorusuna ise bunun biraz zaman alacağını, ancak bir milyardan fazla insanı bir araya getiren sohbetler için bir uygulama olması gerektiğini düşündüğü yanıtını verdi. Zuckerberg'e göre böyle bir sohbet uygulaması, Twitter'ın yakalama fırsatını kaçırdığına iddialı bir vizyon.

Threads metin platformlarının zirvesine oturacak mı yoksa sadık ve prestijli destekçileri Twitter’ın itibarını koruyup onu zirvede tutmaya devam mı edecek?

Belki de Yaccarino'nun Zuckerberg'in Threads adımıyla ilgili üstü kapalı “Genellikle taklit ediliriz, ancak Twitter topluluğu asla kopyalanamaz” tweeti, Threads ve Twitter arasındaki savaşının geleceğine ışık tutabilir.

Deneyimlerimiz ise bize en nihayetinde içeriğin kazandığını öğretti.

* Şarku’l Avsat okurları için Londra merkezli Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir



Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün (Perşembe) kendi çağrısıyla oluşturulan Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek. Toplantıya 45’ten fazla ülkeden temsilcinin katılması beklenirken, Gazze’nin geleceğine ilişkin çözümsüz başlıkların gündeme damga vurması bekleniyor.

Hamas mensuplarının silahsızlandırılması, yeniden imar fonunun büyüklüğü ve savaş nedeniyle ağır yıkıma uğrayan Gazze halkına insani yardım akışının sağlanması gibi konuların, Konsey’in önümüzdeki haftalar ve aylardaki etkinliğinin sınanacağı temel dosyalar olması bekleniyor.

Trump’ın Washington’da kısa süre önce adını verdiği “Donald J. Trump Barış Enstitüsü” binasında katılımcılara hitap etmesi ve katılımcı ülkelerin yeniden imar fonu için 5 milyar dolar topladığını açıklaması planlanıyor. Söz konusu tutarın, ilerleyen dönemde milyarlarca dolarlık ek kaynağa ihtiyaç duyulması beklenen fon için ilk katkı niteliğinde olacağı belirtiliyor.

Trump’ın çağrısıyla kurulan Barış Konseyi geniş tartışmalara yol açtı. Konsey’de İsrail yer alırken Filistinli temsilcilerin bulunmaması dikkat çekiyor. Trump’ın Konsey’in ilerleyen aşamada Gazze’nin ötesindeki küresel meydan okumaları da ele alabileceğini önermesi, bunun Birleşmiş Milletler’in küresel diplomasi ve ihtilaf çözümündeki merkezi rolünü zayıflatabileceği yönündeki kaygıları artırdı.

Üst düzey ABD’li yetkililer, Trump’ın ayrıca bazı ülkelerin Gazze’de barışın korunmasına yardımcı olmak amacıyla kurulacak uluslararası bir istikrar gücüne binlerce asker göndermeyi planladığını açıklayacağını bildirdi.

Hamas mensuplarının silahsızlandırılması ve böylece barış gücü birliklerinin göreve başlayabilmesi konusu ise temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Hamas, İsrail’in olası misilleme adımlarına ilişkin endişeler nedeniyle silah bırakmaya yanaşmıyor. Silahsızlandırma, Trump’ın iki yıl süren Gazze savaşının ardından Ekim ayında başlayan kırılgan ateşkese zemin hazırlayan planının maddeleri arasında yer alıyor.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, “Silahsızlanmaya ilişkin zorlukların tamamen farkındayız, ancak arabuluculardan gelen mesajlar bizi cesaretlendiriyor” dedi.

Güvenlik Konseyi üyelerinin çoğu yok

ABD’li yetkililer, etkinliğe 47 ülkeden heyetlerin ve Avrupa Birliği’nin katılımının beklendiğini belirtti. Listede İsrail’in yanı sıra Arnavutluk’tan Vietnam’a kadar geniş bir ülke yelpazesi yer alıyor.

Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olan Fransa, Birleşik Krallık, Rusya ve Çin listede bulunmuyor.

Etkinlikte Trump’ın yanı sıra ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair’in konuşma yapması bekleniyor. Konsey’de önemli bir rol üstlenmesi öngörülen Blair’in yanı sıra, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ve Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov’un da etkinlikte yer alacağı ifade ediliyor.

İsmini açıklamak istemeyen bir Konsey üyesi, Gazze planının ciddi engellerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Yetkili, diğer alanlarda ilerleme sağlanabilmesi için Gazze’de güvenliğin tesis edilmesinin temel şart olduğunu, ancak polis güçlerinin henüz yeterince hazır ve eğitimli olmadığını kaydetti.

Açıklamaya göre henüz karara bağlanmamış temel soru, Hamas’la görüşmeleri kimin yürüteceği. Konsey temsilcilerinin, örgüt üzerinde nüfuz sahibi aktörler — özellikle Katar ve Türkiye — aracılığıyla süreci ilerletebileceği değerlendiriliyor. Ancak İsrail’in bu iki ülkeye mesafeli yaklaşımı sürecin önündeki başlıca engellerden biri olarak görülüyor.

İnsani yardımın ulaştırılması da çözüm bekleyen başlıklar arasında yer alıyor. Yetkili, mevcut durumu “katastrofik” olarak nitelendirirken, yardım akışının süratle genişletilmesi çağrısında bulundu. Buna karşın, dağıtımın sahada hangi yapı tarafından koordine edileceğinin netleşmediğini belirtti.


İsrail, ABD'nin yakında İran'a saldıracağı beklentisiyle hazırlık yapıyor

İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
TT

İsrail, ABD'nin yakında İran'a saldıracağı beklentisiyle hazırlık yapıyor

İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, İsrailli yetkililerin, Tahran'ın Cenevre'de yapılan son müzakerelerde ABD'nin taleplerini karşılamaması üzerine, ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘yakında’ İran'a karşı büyük çaplı bir askeri saldırı başlatabileceğini öngördüklerini aktardı. Gazeteye göre Trump yönetiminin yetkilileri, İranlıların zaman kazanmaya ve ABD'yi yanıltmaya çalıştığını düşünüyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başkanlığında kısa bir süre önce gerçekleşen istişarelerde, İran'ın İsrail ordusu olası bir ABD saldırısına katılmasa bile İsrail'e füze saldırısı düzenleyebileceği yönünde bir değerlendirme yapıldı. Buna göre acil durum hizmetleri ve sivil savunmadan sorumlu askeri kurum olan İç Cephe Komutanlığı'ndan savaşa hazırlık yapması istendi. Çeşitli güvenlik kurumları da en yüksek savunma hazırlık seviyesine geçtiklerini açıklarken, güvenlik kurumları da yüksek alarm durumuna geçti.

Ne zaman olacağı bilinmiyor

ABD, Trump'ın ‘güzel filo’ olarak nitelendirdiği, İran ile kısa süreli bir çatışma yerine uzun süreli bir savaş yürütebilecek güçleri bölgeye çoktan konuşlandırdı. Ancak İsrailli yetkililer, ABD'nin saldırısının kesin zamanlamasının bilinmediğini ve nihai olarak Trump'ın kararına bağlı olduğunu belirtiyor. Karar verildikten sonra bile planlar değişebilir. İsrail'de karar anının yaklaştığı ve zamanın daraldığı yönünde bir izlenim hakim. Yetkililer birkaç gün önce iki haftalık bir süreden, ondan önce de yaklaşık bir aydan bahsetmişlerdi, ancak şimdi birkaç gün içinde harekete geçilebileceğine dair işaretler var.

Öte yandan saldırıyı geciktirebilecek birkaç faktör de söz konusu. Gazze Barış Kurulu, perşembe günü Washington'da toplanacak ve İtalya'daki Kış Olimpiyatları 22 Şubat'ta sona erecek. Trump'ın bu faktörlere ne kadar ağırlık vereceği belirsiz.

Her ne kadar kesin bir tarih belirlenmemiş olsa da ABD'nin İran ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığına dair işaretler giderek artıyor. Geçtiğimiz yıl haziran ayında yaşanan 12 günlük savaştan bu yana yüksek seviyede olan gerginlik, İran rejiminin son zamanlarda protestoculara yönelik sert müdahalelerinin ardından daha da tırmandı. ABD'li yetkililer, büyük çaplı bir operasyonun hızlı bir saldırı olmayacağını, aksine haftalarca sürebilecek bir kampanya olacağını tahmin ediyorlar. Bu da Ortadoğu'daki askeri yığınağı açıklıyor.

Herhangi bir saldırının olası hedeflerinden biri İran'da rejim değişikliği olacak. Ancak ABD yetkilileri, bu hedefin tek bir saldırıyla değil, haftalarca sürecek bir dizi saldırıyla gerçekleştirilebileceğini kabul ediyor.

Bu da İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney'in yanı sıra, bazıları toplu katliamlardan sorumlu tutulan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kurumlarını da hedef alabilir. Washington ayrıca İranlıların sokaklara dökülmesini istiyor, ancak bunun için rejim muhaliflerini ABD'nin onları desteklemeye hazır olduğuna ikna etmek gerekiyor.

CNN'in haberine göre iki İsrailli yetkili, önümüzdeki günlerde ABD ve İsrail'in İran'a ortak bir saldırı düzenleyeceğine dair ‘artan işaretler’ üzerine İsrail'in askeri alarm ve hazırlık seviyesini yükselttiğini söyledi.

Haberin kaynaklarından biri olan bir askeri yetkiliye göre İsrail operasyonel ve savunma planlamasını hızlandırdı. Bir kaynak, Trump tarafından onaylanması halinde beklenen saldırının önceki 12 gün süren savaşın ötesine geçeceğini ve ABD ile İsrail arasında koordineli saldırılar içereceğini ekledi.

Diğer taraftan bugün yapılması planlanan İsrail Savaş Kabinesi toplantısı pazar gününe ertelendi. Bu ertelemenin nedeni, ABD ve İsrail'in herhangi bir karar vermeden önce İran'ın yanlış bir hesap yapıp önleyici bir saldırı düzenlemesini önlemek olabilir.

Hizbullah ve Husiler hesapların merkezinde

Son iki gün içinde, Ortadoğu'ya doğru takviye savaş uçakları, yakıt ikmal uçakları, keşif ve istihbarat uçakları ile komuta ve kontrol uçaklarının yola çıktığı görüldü. Bu hareketlilik, bölgede uzun zamandır görülmemiş büyüklükte bir ABD askeri gücü oluşturuyor. Bu devasa bir savaş makinesi ve bölgede sadece ‘pozisyon almak’ için konuşlandırılmış olması pek olası değil. Amaç sadece müzakerelerde baskı uygulamaksa, bu olağanüstü bir baskı olur, çünkü ABD İran'a çok daha az güçle saldırabilir.

Bu büyük ölçekli tehdit ve caydırıcı etkisinin, İran'ı son dakikada ABD'nin taleplerini kabul etmeye zorlayabileceği ihtimali göz ardı edilemez. Trump daha önce tehditlerinin boş olmadığını göstermişti ve müzakereler sırasında Washington’ın Tahran'a ilettiği mesaj açıktı: “Sabrımı sınama!”

Ancak, en azından kamuoyu önünde İran bu tür sonuçlara varmış gibi görünmüyor. Hatta Hamaney, Amerikan uçak gemilerini vurmakla tehdit etti. İsrail'de bu durum, iktidar sahibine pahalıya mal olabilecek aşırı bir kibir olarak görülüyor.

Çoğu gösterge, İsrail'in bu tür bir saldırıya katılacağını ve kenara çekilmesinin istenmeyeceğini işaret ediyor. ABD’li yetkililerin İsrail'in yeteneklerine, özellikle de İsrail ordusunun uzmanlığına ihtiyaç duyduğu söyleniyor. İsrail'in başlıca hedefi, İran'ın balistik füze sistemini yok etmek ya da ona ciddi şekilde hasar vermek olacak. Aynı zamanda, İsrail ordusundan iki cephede daha mücadele etmesi istenebilir. Bunlar Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husiler.

Husilerin hemen savaşa katılıp İsrail'e füze ve insansız hava araçları (İHA) ile saldıracağı tahmin ediliyor. Ayrıca, daha önce 12 gün süren savaşta olduğu gibi Hizbullah'ın bu kez tarafsız kalmayıp savaşa katılma ihtimali de var. Bu durumda İsrail, bunu hesaplaşmak için bir fırsat olarak görebilir.


İsrail muhalefet partileri kafa karışıklığı ve bölünmüşlük içinde… Netanyahu’yu devirme fırsatı kaçabilir

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)
TT

İsrail muhalefet partileri kafa karışıklığı ve bölünmüşlük içinde… Netanyahu’yu devirme fırsatı kaçabilir

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)

İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde kamuoyunda muhalefet partilerinin Binyamin Netanyahu hükümetini devirmeye yönelik mücadelede yeterince profesyonel davranmadığı ve seçim kazanma fırsatını heba edebileceği yönündeki görüşler güç kazanırken, sol eğilimli Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, üç partinin birleşmesini önerdi. Golan, kendi liderliğini yaptığı Demokratlar Partisi’nin yanı sıra, Yair Lapid liderliğindeki Yesh Atid Partisi ve Gadi Eisenkot’un başında bulunduğu Yashar Partisi’nin tek çatı altında toplanmasını teklif etti. Golan, söz konusu ittifakın başına Eisenkot’un getirilmesi konusunda uzlaşmaya varılmasını önererek, “Çünkü anketler onun hem benden hem de Lapid’den daha fazla beğeni topladığını gösteriyor” ifadesini kullandı.

sdvfgt
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid (Reuters)

Golan dün yaptığı basın açıklamasında, önerdiği üçlü ittifakın mevcut anketlere göre şimdiden 31-33 sandalye kazanabileceğini ve böylece en büyük parti konumuna yükselebileceğini söyledi. Golan, söz konusu bloğun kurulması ve Netanyahu’yu kendi seçmeni nezdinde de zorlayacak mücadeleci bir seçim kampanyası yürütmesi halinde, desteğini daha da artırabileceğini ve bir sonraki hükümeti kurabilecek güce ulaşabileceğini ifade etti.

Ancak Lapid teklifi kabul etmedi. Lapid, bu girişimin kendisini solcu bir parti lideri gibi göstermeyi amaçladığını savunurken, kendisini sağ liberal olarak tanımladığını belirtti. Golan’a saatler içinde yanıt veren Lapid, birlik önerisinin Golan’ın kendi popülaritesini artırma amacı taşıdığını öne sürdü. Lapid ayrıca Golan’ı ve ‘şu dönemde birlik adı altında safları dağıtmaya çalışan tüm muhalefet liderlerini’ sert sözlerle eleştirdi.

Lapid, “Kamuoyu blokların birleşmesini istemiyor; bizi olduğumuz gibi görmek istiyor. Her parti kendi ilkeleri temelinde mücadele etmeli. Seçimden sonra bloklar arasında bir birleşme yolu bulunabilir” dedi. Muhalefet liderlerini son dönemde ‘zırhlı aracın içinde ateş açmakla’ suçlayan Lapid, bunun ‘Netanyahu’nun iktidarını sonsuza dek sürdürmesine yol açabilecek bir intihar eylemi’ olduğunu söyledi.

Lapid, seçim hazırlıklarında kendisiyle çalışan uzmanların hükümetin düşmesinin ‘teorik olarak artık kesinleştiği’ görüşünde olduğunu belirterek, muhalefet partilerinin bu gerçeği pekiştirmeye odaklanması gerektiğini kaydetti. Lapid’e göre Netanyahu, yenilginin eşiğinde olduğunu biliyor ve iki hedefe yöneliyor: Araplar ile liberal kesim arasındaki katılım oranını düşürmek ve seçimlere hile karıştırmak. Bu çerçevede önceliğin, Yahudiler arasında yüzde 70, Araplar arasında ise yüzde 48 seviyesinde olan oy verme oranını artırmak ve özellikle kırsal bölgelerde seçim hilesini önlemek amacıyla sıkı denetim mekanizmaları oluşturmak olduğunu ifade etti.

juıo9
Tel Aviv’de düzenlenen Netanyahu karşıtı gösteriden (Arşiv – AFP)

Lapid iki gün önce yaptığı açıklamada, ‘liberal kamp içindeki tüm partilerin, Netanyahu’nun yer alacağı herhangi bir koalisyona katılmama taahhüdünde bulunmasını’ şart koştu. Lapid’in bu sözlerle, birlikte önceki hükümeti kurduğu müttefiki Naftali Bennett’e gönderme yaptığı değerlendirildi. Bennett, Netanyahu ile bir hükümet kurmayacağına dair açık bir taahhütte bulunmayı reddediyordu. Bennett’e yakın kaynaklar ise bu tutumun Likud’dan oy çekme amacı taşıdığını savundu. Nitekim Likudlu Bakan Idit Silman, Bennett’in açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek sağ seçmene seslendi ve “Bennett sizi, geçmişte sağ seçmeni kandırdığı gibi kandırıyor; sol ve Araplarla hükümet kuruyor” ifadesini kullandı. Silman daha önce Lapid hükümetinde yer almış, ancak 2022 yılında koalisyondan çekilerek hükümetin düşmesine yol açmıştı.

Lapid’in bir yandan, sağ kanadın ise diğer yandan baskısı altında kalan Bennett, Netanyahu liderliğinde kurulacak bir hükümete katılmayacağını açıkladı. Ancak Likud ile Netanyahu’suz bir senaryoda iş birliğine açık olup olmadığı konusunda net bir ifade kullanmadı.

Öte yandan, Avigdor Lieberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu Partisi de muhalefet cephesindeki yön arayışını yansıtan açıklamalarda bulundu. Lieberman, muhalefet partilerinin seçmenlere, Netanyahu ile ya da Arap partileriyle hükümet kurmayacaklarına dair açık ve samimi bir taahhüt vermeleri gerektiğini söyledi.

dfgthy
Netanyahu ve Bennett (İsrail medyası)

İsrail’de yayımlanan son Maariv gazetesi anketine göre, seçimlerin bugün yapılması halinde Arap partileri hesaba katılmaksızın muhalefet partileri 60 sandalye kazanıyor. Aynı ankette, Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyonun sandalye sayısının 68’den 50’ye gerilediği belirtiliyor. Bu tablo karşısında Netanyahu’nun, özellikle Arap seçmenler arasında katılım oranını düşürmeye yönelik bir plan üzerinde çalıştığı öne sürülüyor. İddiaya göre bu plan, korku siyaseti yürütmeyi ve Arap listeleri ile adayları seçim sürecinden diskalifiye etmeyi içeriyor. Muhalefet ise Netanyahu’yu ve müttefiklerini ‘geniş çaplı bir seçim sahtekârlığı kampanyasına hazırlanmakla’ suçluyor.