Rekor seviyedeki sıcak hava dalgası tüm dünyayı kavuruyor

Sıcaklıklar, Avrupa’dan ABD ve Çin’e kadar tüm bölgeleri etkisi altına aldı.

Lübnan’ın güneyindeki bir bölgede, cuma günü erken saatlerde yangın çıktı. (AFP)
Lübnan’ın güneyindeki bir bölgede, cuma günü erken saatlerde yangın çıktı. (AFP)
TT

Rekor seviyedeki sıcak hava dalgası tüm dünyayı kavuruyor

Lübnan’ın güneyindeki bir bölgede, cuma günü erken saatlerde yangın çıktı. (AFP)
Lübnan’ın güneyindeki bir bölgede, cuma günü erken saatlerde yangın çıktı. (AFP)

Avrupa ve ABD’nin büyük bir kısmı, yaz mevsiminin ve eşi benzeri görülmemiş sıcak hava dalgalarının geri gelmesiyle birlikte adeta kavurucu bölgelere dönüştü.

İklim değişikliği krizinin şiddetlenmesi ve uzmanların sıcak hava dalgalarının Avrupa ve ABD’de normal bir olay olarak artacağı yönündeki uyarıları ile birlikte bir dizi Avrupa ülkesi ve ABD eyaleti, önümüzdeki günlerde şiddetli sıcak hava dalgalarına karşı dikkatli olmaları yönünde halka uyarılarda bulundu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre geniş kapsamlı yapılan yeni bir çalışma, ‘rahatsız edici sıcak günlerdeki’ göreli artıştan küresel düzeyde en çok etkilenecek ülkelerin İngiltere ve İsviçre olacağı konusunda uyarıda bulunuyor.

ABD’de devlet kurumları Teksas, Arizona, Nevada ve Kaliforniya’da sıcaklıkların tehlikeli seviyelere çıkmasını beklerken İtalya, İspanya, Fransa, Almanya, Polonya ve Yunanistan gibi Avrupa ülkeleri, yer yer sıcaklıkları 48 santigrat dereceye ulaştıracağı tahmin edilen şiddetli sıcak hava dalgalarıyla karşı karşıya.

Rekor sıcaklık dereceleri

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) İtalya’daki Sicilya ve Sardunya adalarında önümüzdeki günlerde Avrupa’nın tanık olduğu en yüksek sıcaklıkların kaydedilebileceğini duyurdu.

ABD Kaliforniya ajansındaki meteorologlar, önümüzdeki iki gün içinde sıcaklığın, Death Valley (Ölüm Vadisi) çölünde daha önce güvenilir araçlarla kaydedilen en yüksek hava sıcaklığına eşitleneceğini veya aşacağını tahmin ediyorlar. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) mutlak dünya rekorunu 56,7 santigrat derece olarak kaydetmişti.

Sıcak hava dalgaları Kuzey Afrika’ya da uzanıyor. Fas, tehlikeli sıcak hava dalgalarının yaşandığı birkaç ilde kırmızı alarm verdi. Bu yıl sıcak hava dalgaları Çin’i de vurdu. Geçen pazartesi günü, büyük elektrik şirketlerinden biri, sıcaklığın artmasıyla bağlantılı olarak talep artışı sebebiyle günlük elektrik üretiminde rekor bir seviye kaydedildiğini duyurdu.

Bu yaz sıcak hava dalgalarının geri dönmesiyle birlikte sıcaktan yaşamını yitirenlerin sayısının da artması bekleniyor.

Ölüm ve yangın riskleri

Geçen yaz, sıcaklıklarda en hızlı artışın yaşandığı Avrupa’da, sıcaklığa bağlı yaklaşık 60 bin ölüm kaydedilmişti. WMO’ya göre, son 20 yılda Avrupa’da sıcaklık her 10 yılda yarım santigrat derece arttı. Şimdi uzmanlar, küresel sıcaklıkların 2050 yılına kadar 2 santigrat derece artmaya devam edeceğini tahmin ediyor. Ancak uzmanlar, Avrupa’daki sıcaklıklardaki artışın daha da yüksek olacağı konusunda uyarıda bulunuyor.

İngiltere’deki Bristol Üniversitesi’nden Coğrafi Bilimler öğretim üyesi Alan Kennedy-Asser, yeryüzünün sıcaklığında iki derecelik artış olacağı yönündeki tahminin, karadan daha yavaş ısınan okyanusları da içeren genel bir oran olduğunu belirtiyor. Asser, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte bunun karadaki sıcaklıkların daha da artarak Avrupa’da 3 derece veya üzerine çıkacağı anlamına geldiğini bildirdi.

Söz konusu tahminler, mevcut küresel iklim değişikliğiyle mücadele planlarını da dikkate alıyor. Dünya genelindeki iklim değişikliği önleme planlarının tam anlamıyla uygulanacağı ve 2050’ye kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşılacağı varsayımına göre yeryüzündeki sıcaklığın artışına ilişkin tahminlerde bulunuyor.

Fotoğraf Altı: Bükreş’te çocuklar sıcaktan kaçmak için halka açık parklara akın etti. (AP)
Bükreş’te çocuklar sıcaktan kaçmak için halka açık parklara akın etti. (AP)

Şimdiye kadar 10 yılda yaşanan yarım santigrat derecelik bir artış Avrupa’da önemli iklim değişikliklerine neden oldu. Genellikle soğuk olan Güney Avrupa ülkelerinde, yazın şiddetli sıcak hava dalgaları normalleşerek her yıl daha da şiddetlenmeye başladı. Orman yangınları da her yıl yeni alanları içine alarak büyüyor. Peki, sıcaklıklar artmaya devam ederken, önümüzdeki yıllarda Avrupa’yı gerçek anlamda ne bekliyor?

Yaşlıları saran tehlike

Uzmanlar, artan sıcaklıkların etkilerinin insanlarda ve kısıtlamalarda kendini göstereceği görüşünde Almanya’nın Potsdam kentindeki İleri Sürdürülebilirlik Çalışmaları Enstitüsü’ne (IASS) göre önümüzdeki yıllarda yüksek sıcaklıklara bağlı ölümlerin sayısı artacak. Enstitü araştırmacısı Erika von Schneidemesser, havadaki ozon gazı miktarının artmasının neden olduğu yüksek sıcaklıklar ve kirliliğin, erken ölüm sayısında bir artışa neden olacağını ve akciğer işlevleri ve solunum yolu ile ilgili hastalıkları artıracağını belirtiyor. Erika von Schneidemesser Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, yüksek sıcaklıktan kaynaklanan havadaki ozon artışının aynı zamanda pek çok kişinin çalışamaz hale gelmesine veya işini yapamamasına yol açacağını vurgulayarak özellikle yaşlıların bu durumdan büyük ölçüde etkileneceğini söyledi.

Fotoğraf Altı: Piazza del Popolo’daki bir çeşmede serinlemeye çalışan bir İtalyan. (Reuters)
Piazza del Popolo’daki bir çeşmede serinlemeye çalışan bir İtalyan. (Reuters)

Araştırmacı, bunun hastaneler üzerindeki artan baskı nedeniyle Avrupa’daki sağlık sistemleri üzerinde doğrudan etkilerinin olacağını öne sürüyor.

Ekonomide ve tarımsal verimde düşüş

İklim değişikliğinin etkileri tarım ürünlerine de uzanıyor. Erika von Schneidemesser, iki yıl önce yönetip yayınladığı bir araştırmasına göre, Avrupa’da buğday üretiminin 2025 yılına kadar 2000 yılına göre yüzde 10 ve hasat edilen mısır miktarının yüzde 40 oranında düşeceğini tahmin ediyor.

Uzmanlar, canlılar üzerindeki etkilerinin ötesinde, Avrupa ülkeleri için büyük ekonomik sonuçları olacak başka etkiler konusunda da uyarıda bulunuyor. Potsdam İklim Etkisi Araştırma Enstitüsü’nde (PIK) araştırmacı olan Hazem Krichene, Avrupa ülkelerindeki ekonomik kayıpların milyarlarca euroyu bulacağını tahmin ediyor. Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, başlıca Avrupa ekonomileri üzerinde yapılan iklim riski stres testine göre İtalya’nın Avrupa’nın en riskli ülkesi olduğunu, Almanya’nın ise en risksiz ülkesi olduğunu söylüyor. Krichene, Avrupa’nın en büyük beş ekonomisinde (Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda) yeşil enerjiye geçiş maliyetine ek olarak esas olarak orman yangınları, su kıtlığı ve sellerin neden olduğu kayıpların 2020 ile 2025 arasında 30 trilyon euro olacağını tahmin ediyor. Sadece İtalya’nın 2025 yılına kadar Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’sının (GSYH) yüzde 14’ü kadar bir kayıpla karşı karşıya kalacağını söylüyor. Krichene, bu kayıpların mevcut iklim planlarını uygulama taahhüdü baz alınarak tahmin edildiğine dikkat çekiyor.

Fotoğraf Altı: İspanya’da kuraklık ormanları ve tarım alanlarını da vuruyor. (AFP)
İspanya’da kuraklık ormanları ve tarım alanlarını da vuruyor. (AFP)

İklim değişikliği uzmanları, Almanya gibi aşırı sıcaklara hazırlıksız olan ülkelerde birçok mülkün değerini kaybetme riskinin arttığına dikkat çekiyor. Yıkılma korkusuyla sigortasındaki artışa karşılık artan riskler nedeniyle değer kaybına uğrayan sel bölgelerinde veya ormanlardaki evleri örnek olarak gösteriyor.

Sıcaklıkla mücadelede altyapı yetersizliği

Başta güney bölgeleri olmak üzere Avrupa ülkelerinin, özellikle altyapılarının uygun olmadığı göz önüne alınınca aşırı sıcak hava dalgalarıyla ne derece başa çıkabileceği karşısında endişeler artıyor.

İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi güney Avrupa ülkeleri iklim değişikliği nedeniyle kabarık bir fatura ile karşı karşıya kalabilecek olsalar da aşırı sıcaklarla baş etmeye alışkınlar ve altyapıları sıcaklıklarda beklenen artışa hazırlık açısından daha nitelikli sayılıyor. Buna karşın, sıcaklıklar artmaya devam ederken kuzey Avrupa ülkeleri benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya kalıyor.

Bristol Üniversitesi’nden Alan Kennedy-Asser, geçen yaz İngiltere’nin temmuz ortasında sıcaklığın 39 santigrat dereceye ulaşmasının ardından Londra Luton Havalimanı’ndaki iki pistin asfaltının erimesini örnek olarak verdi. Kennedy-Asher, yüksek sıcaklıkların etkisinin, bazı istasyonların yüksek sıcaklıklara maruz kalması nedeniyle trenlerin ve elektrik tedariğinin gecikmesine kadar uzandığına dikkat çekti. Özellikle 19’uncu yüzyılda soğuk hava nedeniyle ısıyı tutacak şekilde inşa edilen eski evlerin yapısına atıfta bulunan Kennedy-Asher, geçmiş yıllardaki yüksek sıcaklıkların, yağmur suyuyla genişlerken kuraklık ve yüksek sıcaklıkla çekilen bir harç kullanılan bu eski binalarda çatlaklara neden olduğunu kaydetti.

Kennedy-Asser, Kıta’nın güneyinde yer alan Avrupa ülkelerinin, yoğun sıcağa nasıl uyum sağlayacaklarını kuzey ülkelerinden ‘öğrenmesi’ ve sıcaktan kaynaklanan sorunların azaltılmasına katkıda bulunacak adımlar atması gerektiğini vurguluyor.

Yüksek sıcaklıklar binaların kusurlarını ortaya çıkarıyor

İngiltere’deki Open Üniversitesi’nden İklim Sistemleri alanında öğretim görevlisi Leslie Mabon, sıcaklık artışlarıyla ilişkili sorunların hazırlıksız ülkelerde artacağını söylüyor. Örnek olarak İngiltere’deki balkonsuz ve havalandırmaya müsait olmayan yapıları veriyor. Serin kalabilen ve sıcaklıkla başa çıkabilen evlerin inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ayrıca, Avrupa’nın sadece evler açısından değil, daha geniş anlamda yollar ve altyapılar açısından da sivil mühendislikle ilgili krizlerle karşılaşacağını belirtiyor. Hükümetlerin iklim değişikliğiyle başa çıkabilme konusunda daha fazla planlama yapması, inşaat ve sivil mühendislik sektörüyle ortak projeler oluşturması, bu alanlarda gerekli kişileri eğitmesi ve istihdam yaratması gerektiğini vurguluyor.

Su seviyesinin yükselme tehlikesi

Dünyanın diğer tarafında, Antarktika’da buz kütleleri küçülmeye devam ediyor. Bu tabakalarının erimesi, okyanus sularının yükselmesi ve sel riskini artırıyor. Uzmanlara göre Antarktika’daki yüzen buz kütleleri, geçen ay sanayi öncesi döneme göre en düşük seviyelerine ulaştı.

Fotoğraf Altı: İspanya, Kastilya-La Mancha’da su eksikliği nedeniyle artan deniz yosunlarını temizleme operasyonu yapıldı. (AFP)
İspanya, Kastilya-La Mancha’da su eksikliği nedeniyle artan deniz yosunlarını temizleme operasyonu yapıldı. (AFP)

Dünyanın sıcaklığı artmaya devam ettikçe, buzullar daha hızlı bir şekilde erimeye devam edecek. Çevre uzmanları, Grönland ve Batı Antarktika’da ne kadar buzun eriyip okyanuslara ulaşacağını kestiremiyorlar. Ancak dünyadaki tüm buz tabakalarının erimesi deniz seviyesini ortalama 70 metre yükseltecek ve bu da kıyı kentlerinin sular altında kalacağı ve kara alanının büyük ölçüde azalacağı anlamına geliyor.

Bununla birlikte, buz tabakasının erimeye devam edeceği yönündeki beklentilere rağmen uzmanlar, geçmişte tamamen erime olmadan sıcak dönemler yaşandığı gerçeğinden hareketle buzdağlarının tamamen eriyeceğine ihtimal vermiyorlar.



Fransız istihbaratı, Davud Yıldızı eylemlerinden Kremlin'i sorumlu tuttu

Fransa'nın geçen ay istifa eden başbakanı Elisabeth Borne, yaşananları "iğrenç bir eylem" diye nitelemişti (AFP)
Fransa'nın geçen ay istifa eden başbakanı Elisabeth Borne, yaşananları "iğrenç bir eylem" diye nitelemişti (AFP)
TT

Fransız istihbaratı, Davud Yıldızı eylemlerinden Kremlin'i sorumlu tuttu

Fransa'nın geçen ay istifa eden başbakanı Elisabeth Borne, yaşananları "iğrenç bir eylem" diye nitelemişti (AFP)
Fransa'nın geçen ay istifa eden başbakanı Elisabeth Borne, yaşananları "iğrenç bir eylem" diye nitelemişti (AFP)

Fransa'nın iç güvenlikten sorumlu istihbarat teşkilatı İç Güvenlik Genel Müdürlüğü (DGSI), başkent Paris'te duvarlara çizilen Davut Yıldızı grafitilerinin ardında Rusya'nın olduğunu öne sürdü. 

DGSI'dan kimliğinin paylaşılmasını istemeyen bir yetkili, Fransız gazetesi Le Monde'a, kasımda düzenlenen Yahudi karşıtı eylemin Rusya'nın iç güvenlik kurumu Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından organize edildiğini söyledi.

Yetkili, bu dezenformasyon kampanyasının, FSB'nin uluslararası operasyonlardan sorumlu "5. Birimi" tarafından gerçekleştirildiğini savundu.

7 Ekim'de başlayan Gazze savaşının ardından Paris'te Yahudilerin yaşadığı en az 60 binada 200'den fazla Davud Yıldızı grafitisi görülmüştü. Bazı çizimlerde "Filistin kazanacak" ifadeleri de yer almıştı. 

Bunun üzerine inceleme başlatan savcılık, eylemi ülkeye kaçak yollarla giren iki Moldovalının yaptığını belirlemişti. Moldovalı çift, polis sorgusunda grafitileri üçüncü bir kişinin talebiyle para karşılığı çizdiklerini söylemişti. 

DGSI yetkilisi, bu kişilerin FSB'nin emirleri doğrultusunda hareket eden Rusya yanlısı Moldovalı bir iş insanı tarafından yönlendirildiğini tespit ettiklerini savundu.

İstihbarat yetkilisi, Fransa'daki olayın FSB'nin Avrupa'da yürüttüğü daha geniş kapsamlı bir dezenformasyon kampanyasının parçası olduğunu da iddia etti.

Fransız haber ajansı AFP, DGSI'nın cuma günü polisle paylaştığı mesajda, Rusya'nın toplumu ayrıştırmak için eylemler düzenleyebileceğini bildirdiğini, güvenlik güçlerinin teyakkuza geçmesini istediğini aktardı. 

İstihbarat kaynaklarına göre söz konusu eylemler arasında grafiti çizme, poster asma, broşür dağıtma ve vandalizm gibi faaliyetler olabilir. 

Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu, perşembe günkü açıklamasında Rus pilotların, Karadeniz'de serbest uluslararası bölgede devriye yapan Fransız uçaklarını "düşürmekle tehdit ettiğini" de ileri sürmüştü. Kremlin'den iddialarla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştı.

Independent Türkçe, AFP, Times of Israel


Gaz sızıntısının ardından İsveç istihbarat binası boşaltıldı: 8 kişi hastaneye nakledildi

Gaz maskesi takan bir polis memuru, Stokholm'ün kuzeyindeki Solna'daki güvenlik polis merkezine giden yolda nöbet tutuyor (EPA)
Gaz maskesi takan bir polis memuru, Stokholm'ün kuzeyindeki Solna'daki güvenlik polis merkezine giden yolda nöbet tutuyor (EPA)
TT

Gaz sızıntısının ardından İsveç istihbarat binası boşaltıldı: 8 kişi hastaneye nakledildi

Gaz maskesi takan bir polis memuru, Stokholm'ün kuzeyindeki Solna'daki güvenlik polis merkezine giden yolda nöbet tutuyor (EPA)
Gaz maskesi takan bir polis memuru, Stokholm'ün kuzeyindeki Solna'daki güvenlik polis merkezine giden yolda nöbet tutuyor (EPA)

İsveç istihbarat servisinin genel merkezi dün (Cuma) gaz sızıntısı nedeniyle boşaltılırken, olayın ardından sekiz kişi bazı ‘semptomlar’ gösterdikleri gerekçesiyle hastaneye kaldırıldı.

AFP’nin haberine göre, olay yerinden çekilen görüntülerde, gaz maskeli iki polisin yanı sıra binanın yakınında ambulanslar da görülüyor.

Stockholm bölgesindeki sağlık hizmetlerinden sorumlu Patrick Söderberg, AFP’ye "Bugün (dün) saat 13.00 civarında, (SAPO) genel merkezinde tehlikeli bir maddenin varlığına dair belirtiler vardı" dedi.

Stockholm Bölge İdaresi ise yaptığı açıklamada, ‘toplam 8 kişinin semptomlar gösterdikten sonra hastanede tedavi altına alındığını’ belirterek, gaz sızıntısının nedeninin belli olmadığını ekledi.

Gaz maskesi takan iki polis, Solna'daki Güvenlik Polisi karargahına giden yolda bekliyor (EPA)
Gaz maskesi takan iki polis, Solna'daki Güvenlik Polisi karargahına giden yolda bekliyor (EPA)

İsveç istihbarat servisi sözcüsü Karen Lutz, önlemlerin alındığını belirterek, uyarı aldıktan sonra acil servislerin olay yerine gittiğini kaydetti.

Rusya'nın iki yıl önce Ukrayna'yı işgal etmesinden sonra kararlaştırılan NATO’ya katılım prosedürlerini tamamlamak üzere olan İsveç, Rusya'nın kendisine yönelik olası bir tehdidi korkusuyla alarm durumuna geçmiş durumda.

Sözcü, ayrıntılara girmeyi reddederek binanın ‘kısmen boşaltıldığını’ doğruladı.

Öte yandan İsveç istihbarat servisleri Çarşamba günü, ülkenin güvenliğine yönelik Rusya, Çin ve İran'dan gelebilecek potansiyel tehditler konusunda uyarıda bulundu.


İran, Ukrayna savaşında kullanılmak üzere Rusya'ya balistik füzeler gönderdiğine dair iddiayı yalanladı

İran'ın yeni balistik füzeleri Ağustos 2022'de tanıtılmıştı (Reuters)
İran'ın yeni balistik füzeleri Ağustos 2022'de tanıtılmıştı (Reuters)
TT

İran, Ukrayna savaşında kullanılmak üzere Rusya'ya balistik füzeler gönderdiğine dair iddiayı yalanladı

İran'ın yeni balistik füzeleri Ağustos 2022'de tanıtılmıştı (Reuters)
İran'ın yeni balistik füzeleri Ağustos 2022'de tanıtılmıştı (Reuters)

 İran, Rusya'ya Ukrayna'daki savaşta kullanmak üzere balistik füze gönderdiği yönündeki iddiaları yalanladı.

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği, Reuters haber ajansının "İran'ın Rusya'ya balistik füze tedarik ettiği" yönündeki iddiasına X sosyal medya platformu üzerinden cevap verdi.

Açıklamada, "Balistik füze satışlarına ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama olmamasına rağmen İran ahlaki olarak Rusya-Ukrayna çatışması sırasında savaşı körüklememek için silah ticaretinden kaçınmakla yükümlüdür ve bu, İran'ın uluslararası hukuka ve BM Antlaşmasına bağlılığından kaynaklanmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Reuters'in isimleri açıklanmayan İranlı yetkililere dayandırdığı 21 Şubat'taki haberinde, İran'ın Rusya'ya yaklaşık 400 balistik füze tedarik ettiği öne sürülmüştü.

ABD Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, konuya ilişkin açıklamasında, söz konusu iddiayı teyit edemediklerini ancak İran'ın Rusya'ya olası balistik füze tedarikine "uluslararası toplumun tepkisinin hızlı ve sert olacağını" söylemişti.


Rusya: ABD uzaya nükleer silah yerleştirme iddialarına dair kanıt sunmadı

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov (Reuters)
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov (Reuters)
TT

Rusya: ABD uzaya nükleer silah yerleştirme iddialarına dair kanıt sunmadı

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov (Reuters)
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov (Reuters)

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD'nin Rusya'nın uzaya nükleer silah yerleştirme iddialarına ilişkin herhangi bir kanıt sunmadığını söyledi.

Rusya İstihbarat Ajansı da Ryabkov'a atıfta bulunarak, bu konuda ABD ile temasların ‘tamamen sonuçsuz’ olduğunu bildirdi.

Reuters bu ay ABD istihbaratının, Rusya'nın uyduların içindeki elektronik parçaları bozmak veya yok etmek için nükleer enerjiyle çalışan bir cihaz geliştiriyor olabileceğine inandığını bildirdi.


Rusya-Ukrayna Savaşı'nda 2 yıl geride kaldı

Rusya-Ukrayna Savaşı'nda 2 yıl geride kaldı
TT

Rusya-Ukrayna Savaşı'nda 2 yıl geride kaldı

Rusya-Ukrayna Savaşı'nda 2 yıl geride kaldı

Rusya'nın, Batı ile NATO'nun kendi sınırlarına yaklaşacağı ve Rusça konuşanları koruma gerekçesiyle başlattığı Ukrayna'daki savaşın ikinci yılı tamamlandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, 2 yıl önce 24 Şubat'ın sabahında duyurduğu "özel operasyon"nun başlamasıyla Rus ordusu, Ukrayna topraklarına girdi.

Rus askeri birlikleri, Ukrayna'nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinden Kiev yönetiminin kontrolündeki yerlere, aynı anda Rusya sınırından Harkiv, Sumi ve Çernigiv ile Belarus üzerinden Çernobil bölgesine giriş yaptı.

Kırım üzerinden de Herson ve Melitopol bölgelerine doğru asker çıkaran Rus ordusu, hava ve karadan asker sevk ettiği Kiev'i kuşattı.

Rus ordusu, Kiev çevresinde beklerken iki taraf İstanbul'da müzakere masasına oturdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın arabuluculuk girişimlerinin neticesi olarak İstanbul'da 29 Mart 2022'de yapılan müzakereler sonucunda Ukrayna tarafı, Rus tarafına gelecekteki olası yazılı anlaşmanın ilkelerini teslim etti, anlaşmaya çok yaklaşıldı.

Kiev yönetimi birkaç gün sonra Rus silahlı güçlerinin boşalttığı Buça ve İrpin şehirlerinde toplu mezarlar açtı, Rusya'yı katliam yapmakla suçladı. Ukrayna, İstanbul'daki anlaşmadan çekildiğini bildirdi.

İki tarafın İstanbul'daki görüşmelerde ön şatlarda anlaştığı ileri sürülürken, Ukrayna heyetinin Kiev'e döndükten sonra anlaşmadan vazgeçmesinin nedeni aylar sonra ortaya çıktı.

Bazı Ukraynalı yetkililer, dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson'un Kiev yönetimine baskı yaptığını, anlaşmayı bozduğunu söyledi. Bunu Putin de dile getirdi.

Rus ordusu, Kiev'den çekildikten sonra tahkimatını Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson hattında güçlendirdi. Böylece Rusya, Kiev'in Azak Denizi ile bağlantısını kesti, ayrıca 2014'te yasa dışı ilhak ettiği Kırım ile kara yolu bağlantısı kurmuş oldu.

Rusya, liman şehirleri Odessa ve Mıkolayiv bölgelerini de hedef alarak Karadeniz'de stratejik konuma sahip Yılan Adası'nı ele geçirdi. Aynı yılın haziran sonunda Rusya, adadan çekildiğini açıkladı.

Ukrayna'nın kuzeyindeki Sumi ve çevresi, haziranda yeniden Kiev yönetiminin kontrolüne girdi.

Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson'da eylül sonunda Rusya'ya katılım için sözde referandumlar yapıldı. Yasa dışı referandumlara katılanların çoğunluğu ilhak kararına "evet" dedi. Böylece Rusya, Kırım'dan sonra Ukrayna topraklarının yüzde 15'ini daha yasa dışı ilhak etmiş oldu.

Ukrayna, 29 Ağustos 2022'de Herson'u kurtarmak için karşı saldırı başlattığını duyurdu.

Yasa dışı ilhak ettiği Herson'daki vatandaşların büyük çoğunluğunu başka bölgelere tahliye eden Rusya, 9 Kasım'da bu şehirdeki savunma hattının Dnipro Nehri'nin sol yakasına çekileceği kararını açıkladı. Böylece Rus askerleri, Herson şehir merkezinden çıkmış oldu.

Savaş devam ederken Rusya ve Ukrayna heyetleri, ateşkes sağlanması için 3'ü Belarus, 1'i Türkiye'de olmak üzere 4 kez yüz yüze müzakere yaptı. Bu görüşmelerde iki taraf, sadece çatışma bölgelerinden sivillerin tahliyesi için insani yardım koridorları açılması konusunda anlaşabildi.

Tarafların aynı metne imza attığı bir diğer anlaşma ise tahıl anlaşması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın girişimleriyle 22 Temmuz 2022'de Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında, dünyadaki olası gıda krizini önleyecek "Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi" imzalandı. Bu anlaşma da Rusların bazı taleplerinin yerine getirilmemesi gerekçesiyle 1 yıl sürdürülebildi.

- Savaşın ikinci yılında haritayı değiştirmek kolay olmadı

Savaşın ikinci yılında özellikle Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Rus güçleri, Ukrayna'nın başkenti Kiev dahil büyük şehirlerini İskender, S-300 gibi füzelerle vururken Ukrayna ordusu, Rusya'nın sınır şehirlerindeki stratejik hedeflerine saldırılara yoğunluk verdi.

Ukrayna'nın geçen yıl haziranda Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde karşı taarruz başlatması 2023'e damga vurdu.

Ukrayna ordusu, yaklaşık 6 ay süren taarruz sırasında Donetsk bölgesindeki Staromayorske, Urojayne, Andriyivka, Klişiyivka, Blagodatne köylerini kurtardığını duyurdu.

Ukrayna makamlarına göre, savaşın başlamasından bu yana ülke topraklarının yaklaşık yüzde 74'ü kurtarıldı, yüzde 26'sı hala Rusya'nın kontrolünde bulunuyor.

- Rusya, Bahmut'u ve Avdiyivka'yı ele geçirdi

Donetsk bölgesinin Bahmut ve Avdiyivka istikametlerinde savaşın en yoğun çatışmaları yaşandı. Her iki taraf önemli kayıplar verirken Rusya, 21 Mayıs 2023'te Bahmut şehrini ele geçirdiklerini duyurdu.

Rus ordusu, daha sonra Avdiyivka istkametinde saldırılarını yoğunlaştırdı. Ukraynalı yetkililere göre, bu saldırılar, 2014'ten beri yapılan en büyük saldırılardı.

Ukrayna, yaklaşık 5 ay süren şiddetli çatışmaların ardından 17 Şubat'ta, daha fazla kayıp vermemek için askerlerini Avdiyivka'dan çektiğini açıkladı. Bu, Rusların yaklaşık 9 ay aradan sonra ilk ilerleyişiydi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vlodimir Zelenskiy, geri çekilmelerini ortaklarından yeterince destek alamadıklarına bağladı.

Savaşın ikinci yılına, Ukrayna ordusunun ABD ve Avrupa Birliği'nden (AB) yeterince destek alıp alamayacağı tartışmaları damgasını vurdu.

- Ukrayna'ya savaş döneminde sağlanan destek 170 milyar avroya ulaştı

Ukrayna 2 yıldır savunmasını tamamen İngiltere, ABD ve AB'nin destekleriyle sağladı. Ancak Ukrayna'ya vadedilen insani, askeri ve finansal desteklerin sağlanması konusu, ABD Kongresi'ndeki Demokratlar ile Cumhuriyetçileri, AB ile bazı üyelerini karşı karşıya getirdi.

Ukrayna Geçici İşgal Altındaki Toprakların Yeniden Entegrasyonu Bakanlığına göre, savaşın başlamasından bu yana ülkeye yapılan uluslararası yardım 170 milyar avroya ulaştı.

Ukrayna'ya ortaklarının destek vaadinin toplamı, verilen katkının yaklaşık 2 katını oluşturuyor. Ukrayna, ortaklarından bir yandan yaptırım paketlerini genişletmelerini diğer yandan savaş uçağı ve daha fazla cephane istiyor.

ABD'li bir üst düzey yetkili, geçen günlerde, savaşın Rusya'ya maliyetinin 211 milyar dolar olduğunu öne sürdü.

Aynı zamanda Rusya'nın, silah satış anlaşmalarının iptal edilmesi ya da ertelenmesi nedeniyle 10 milyar dolardan fazla zarara uğradığı iddia ediliyor. Savaşın ikinci yılının sonlarında, Batı ülkelerinde dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılması da tartışılmaya başlandı.

- Batı, Rusya'ya her alanı kapsayan yaptırımlar uyguladı

Savaşın siyasi ve sosyal etkileriyle birlikte ekonomik alanda alınan Rusya'ya yönelik yaptırım kararları, tüm dünyada doğrudan veya dolaylı olarak etkisini gösterdi.

AB üyesi ülkeler, ABD ve diğer Batılı ülkeler, Ukrayna'ya askeri müdahalede bulunan Rusya'ya karşı finans, enerji, ulaşım, ihracatın kontrolü ve finansmanı ile vize politikası gibi çeşitli alanlarda onlarca yaptırım paketi belirledi.

Rusya'ya karşı 2022'den bu yana 12 yaptırım paketi yürürlüğe koyan AB, 13. yaptırım paketini savaşın ikinci yılı tamamlandığında açıkladı. AB, yeni yaptırım listesine 200'e yakın kişi ve kuruluş eklerken, ABD son yaptırım listesine 500 isim kattı.

AB'nin Ukrayna dolayısıyla Rusya'ya uyguladığı yaptırım listesindeki kişi ve kuruluş sayısı 2 bini buldu. Yaptırım paketlerinde Rusya'nın askeri üretim malzemelerine ulaşması da zorlaştırıldı.

- AB, siyasi anlamda da Ukrayna'ya destek verdi

Rusya'nın savaşı başlatma nedenlerinden biri de Ukrayna'nın AB ve NATO'ya yakınlaşma isteğiydi. Savaşa rağmen AB'ye üyelik sürecinden vazgeçmeyen Ukrayna, bu yönde ilerleme kaydetti. AB üyesi ülkelerin liderleri, 14 Aralık 2023'te Ukrayna ve Moldova ile AB üyelik müzakerelerini başlatma kararı aldı.

Ukrayna'nın başka bir hedefi de NATO üyesi olmak ancak bu konuda ittifak liderleri henüz fikir birliğine sahip değil.

Zelenskiy, Ukrayna'nın "NATO üyeliğini hak ettiği ve ülkesini ittifaka yakınlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını" belirtiyor.

- Savaştaki can kayıpları tam bilinmiyor

Ukrayna, savaş boyunca ölen Rus asker sayısının 407 binden fazla olduğunu ileri sürüyor. Rusya da savaşta hayatını kaybeden toplam Ukraynalı asker sayısını açıklamazken, günde ortalama 400-500 Ukrayna askerinin öldürüldüğünü iddia ediyor.

Ancak her iki taraf da kendi kayıplarına ilişkin net ve yeni açıklama yapmadı. Savaştaki sivil kayıplara ilişkin her iki taraf da net rakam veremiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana 10 bin 65 sivil hayatını kaybetti, 18 bin 679 sivil yaralandı.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, 6 milyon 479 bin 700 Ukraynalı, savaş nedeniyle hala yurt dışında bulunuyor.

Avrupa İstatistik Ofisi, Ekim 2023 sonu itibarıyla AB ülkelerinde 4 milyon 24 bin Ukraynalıya geçici koruma statüsü verildiğini bildirdi.

Rusya'nın tam 2 yıl önce "özel operasyon" adıyla başlattığı savaşta, bugün gelinen noktada ne Moskova'nın hedefleri ne de Kiev'in toprak bütünlüğünü sağlama isteği değişti.

Savaşın ne zaman biteceği ise belirsizliğini koruyor.


Ukrayna savaşından iki yıl sonra Batılı liderler Kiev’de

Soldan sağa Trudeau, Meloni, Zelenski, von der Leyen ve De Croo savaşın ikinci yıldönümünde Kiev'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuşuyor (DPA)
Soldan sağa Trudeau, Meloni, Zelenski, von der Leyen ve De Croo savaşın ikinci yıldönümünde Kiev'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuşuyor (DPA)
TT

Ukrayna savaşından iki yıl sonra Batılı liderler Kiev’de

Soldan sağa Trudeau, Meloni, Zelenski, von der Leyen ve De Croo savaşın ikinci yıldönümünde Kiev'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuşuyor (DPA)
Soldan sağa Trudeau, Meloni, Zelenski, von der Leyen ve De Croo savaşın ikinci yıldönümünde Kiev'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuşuyor (DPA)

Kanada, Belçika ve İtalya başbakanlarının da aralarında bulunduğu dört Batılı lider, Rus işgalinin ikinci yıldönümünde Ukrayna ile dayanışma içinde olduklarını göstermek için bugün Kiev'e gitti.

İtalyan hükümeti yaptığı açıklamada, Başbakan Georgia Meloni, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Belçikalı mevkidaşı Alexander De Croo ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Polonya'dan trenle Ukrayna'nın başkentine gittiğini belirtti.

De Croo Kiev tren istasyonuna varırken (DPA)
De Croo Kiev tren istasyonuna varırken (DPA)

Kiev’e vardığı sırada Ukrayna’nın olağanüstü direnişini öven Leyen sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşının ikinci yıldönümünde ve Ukrayna halkının olağanüstü direnişini kutlamak için Kiev'de olduğunu" söyledi.

Leyen, “Her zamankinden daha güçlü bir şekilde Ukrayna'nın yanındayız. Mali olarak, ekonomik olarak, askeri olarak, ahlaki olarak. Ta ki ülke nihayet özgürleşene kadar” dedi.

Meloni'nin bugün ilerleyen saatlerde Kiev'den, G7 grubunun liderlerinin yanı sıra çok sayıda yetkili ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin katılımıyla bir video konferansa ev sahipliği yapması planlanıyor.

Şoygu birlikleri denetledi

AFP’nin haberine göre, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ise Ukrayna’da Rus güçleri tarafından işgal edilen bölgelerdeki birlikleri denetledi.

Şoygu, “Bugün, güçlerin oranı açısından avantaja sahibiz” dedi.

Ordudan yapılan açıklamada, Şoygu’ya, Rus kuvvetlerinin stratejik sanayi şehri Avdiyivka'nın kontrolünü ele geçirmesinin ardından saldırı modunda olduğu konusunda bilgi verildiği belirtildi.

“Işık her zaman karanlığa galip gelir”

Öte yandan Ukrayna Genelkurmay Başkanı Oleksandr Sirsky, Ukrayna'nın Rus 'karanlığını' yeneceğini söyledi ve "Zaferimizin birlik içinde yattığına inanıyorum. Bu kesinlikle olacak; Çünkü ışık her zaman karanlığa galip gelir" dedi.


Google'dan "Gmail kapatılıyor" söylentilerine yanıt

AFP
AFP
TT

Google'dan "Gmail kapatılıyor" söylentilerine yanıt

AFP
AFP

Google, sahte bir e-postanın kullanıcıları arasında paniğe yol açması üzerine Gmail'in kapatıldığını yalanlamak zorunda kaldı.

Eskiden Twitter diye bilinen X'te yayımlanan gönderide hizmetin "kullanımdan kaldırıldığı" iddia ediliyordu. İlk gönderi bunun bir şaka olduğunu açıkça ortaya koyuyordu (Google'ın Gemini AI hizmetiyle ilgili bir karışıklık nedeniyle kazara gerçekleştiğini iddia ediyordu) ancak hizmetin kapatıldığına dair gerçek gibi görünen bir mesaj içeriyordu.

Ancak bu mesaj, Google'ın temel HTML görünümünü ortadan kaldırmasıyla ilgili gerçek bir e-postaya dayanıyordu. Gmail'in tamamen hizmetten kaldırıldığı izlenimini vermek için yeniden düzenlenmişti.

Viral gönderide "Gmail'le ilgili önemli bir güncellemeyi paylaşmak üzere sizlere ulaşıyoruz" deniyor.

Yıllarca dünya çapında milyonları birbirine bağlayan, kesintisiz iletişim sağlayan ve sayısız bağlantıyı teşvik eden Gmail'in yolculuğu sona eriyor.

Duyuru kısmen gerçek gibi görünmüş olabilir çünkü Google, popüler olsalar bile hizmetlerini kapatmakta bir üne sahip. O kadar çok Google ürünü kaldırıldı ki bunlar artık "Killed by Google" (Google Tarafından Kaldırıldı) diye bilinen ve toplam 293 uygulama, hizmet ve donanımın listelendiği özel bir internet sitesinde takip ediliyor.

Ancak bu mesaj sahteydi. Google e-posta hizmetinden kurtulacak gibi görünmüyor.

Şirket X'te "Gmail kalıcı" diye yazdı.

Gmail 2004'te, 1 Nisan'da kullanıma sunulmuş ve pek çok kişi tarafından bir aldatmaca olduğu sonucuna varılmıştı. Ancak çok daha fazla özellik ve kullanıcı kazanmaya devam etti.

Google hizmeti kaç kişinin kullandığına dair bilgi vermiyor fakat tahminler yaklaşık 2 milyar aktif kullanıcı olduğunu gösteriyor. Bu da onu kolayca dünyanın en büyük e-posta hizmeti haline getirecektir.

Independent Türkçe


Japonya'da tema park "terör tehdidi" şüphesiyle geçici kapatıldı

Japonya'daki Hello Kitty bebeği (Arşiv - Reuters)
Japonya'daki Hello Kitty bebeği (Arşiv - Reuters)
TT

Japonya'da tema park "terör tehdidi" şüphesiyle geçici kapatıldı

Japonya'daki Hello Kitty bebeği (Arşiv - Reuters)
Japonya'daki Hello Kitty bebeği (Arşiv - Reuters)

Japonya'nın başkenti Tokyo'daki "Hello Kitty" karakterli tema park, "terör tehdidi" şeklinde tanımlanan uyarı almasının ardından geçici olarak kapatıldı.

Resmi Kyodo ajansının haberine göre, başkentin batısında bulunan Tama bölgesindeki "Sanrio Puroland" tema park yönetimi, "tehlikeli" başlıklı e-posta aldı.

"Terör tehdidi" şeklinde tanımlanan e-postada, tema park sahasına "tehlikeli nesnenin yerleştirildiği" uyarısı yapıldı.

Söz konusu e-posta, park yönetimince, emniyet güçlerine ihbar edildi. İhbarda, "terör tehdidinden" şüphelenildiği aktarıldı.

Sanrio Puroland'ın internet sitesinde "Müşterilerin, oyuncuların ve sahadaki personelin güvenliğini tam olarak sağlayamadığımız için geçici olarak kapalıyız." ifadesi kullanıldı.

Bölgeye sevk edilen polislerin tema parkta yaptığı aramada, şüpheli bir nesne saptanmadığı açıklandı.

Devlet televizyonu NHK'ye göre, emniyet güçleri, "tehlikeli nesne" uyarısı yapılan e-postanın kaynağını araştırıyor.

Hem çocuk hem yetişkinlere yönelik "Hello Kitty" dahil Sanrio marka birçok çizgi dizi karakterinin yer aldığı iç mekan tema parkı, Aralık 1990'da hizmete açılmıştı.


Çin'in Nancing şehrinde apartmanda çıkan yangında 15 kişi öldü

Ciangsu eyaletinin merkezi Nancing şehrinde apartmanda yangın çıktı (AFP)
Ciangsu eyaletinin merkezi Nancing şehrinde apartmanda yangın çıktı (AFP)
TT

Çin'in Nancing şehrinde apartmanda çıkan yangında 15 kişi öldü

Ciangsu eyaletinin merkezi Nancing şehrinde apartmanda yangın çıktı (AFP)
Ciangsu eyaletinin merkezi Nancing şehrinde apartmanda yangın çıktı (AFP)

Çin'in Ciangsu eyaletinin merkezi Nancing şehrinde apartmanda çıkan yangında 15 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Yerel yönetimden yapılan açıklamaya göre, Yuhuatay merkez ilçesindeki çok katlı konut kompleksinde dün sabah yangın çıktı.

Yangında 15 kişi hayatını kaybetti, 44 kişi yaralandı. Yaralılardan birinin sağlık durumunun kritik olduğu belirtildi.

Sosyal medyada yer alan videolarda, alt kattan çıkan alevlerin binanın cephesini sararak üst katlara yükseldiği görüldü.

İtfaiye ekipleri 25 araçla yangına müdahale ederken, söndürme ve kurtarma çalışmaları 8 saate yakın sürdü.

Olayla ilgili soruşturmada, ilk belirlemelere göre yangının, apartmanın zemin katında elektrikli bisikletlerin park edildiği bölümde başladığı belirlendi.

Çin'de bu yılın başında meydana gelen ölümlü yangın vakalarının ardından merkezi hükümet, yerel yönetimlerden güvenlik tedbirlerini artırmalarını istemişti.

Hınan eyaletinde 20 Ocak'ta kır yatılı ilköğretim okulundaki yangında 13 öğrenci, 24 Ocak'ta Ciangşi Cuang Özerk Bölgesi'nin merkezi Şinyü şehrinde apartmanda çıkan yangında ise 39 kişi yaşamını yitirmişti.


‘DEAŞ’ın gelini’ olarak bilinen Şamima Begüm, İngiliz vatandaşlığını geri alma mücadelesini kaybetti

Şamima Begüm'ün fotoğrafı. (AFP)
Şamima Begüm'ün fotoğrafı. (AFP)
TT

‘DEAŞ’ın gelini’ olarak bilinen Şamima Begüm, İngiliz vatandaşlığını geri alma mücadelesini kaybetti

Şamima Begüm'ün fotoğrafı. (AFP)
Şamima Begüm'ün fotoğrafı. (AFP)

Londra Temyiz Mahkemesi, bugün itibarıyla, öğrenci olduğu dönemde Suriye'ye giderek DEAŞ’a katılmak amacıyla ülkesini terk eden İngiltere doğumlu Şamima Begüm'ün, vatandaşlığının iptaline yönelik karara yönelik itirazı reddetti.

İngiliz hükümeti, ulusal güvenlik gerekçesiyle Begüm'ün vatandaşlığını 2019 yılında, Suriye'deki bir gözaltı kampında bulunmasının ardından iptal etmişti. Şu an 24 yaşında olan Begüm, alınan kararın yasa dışı olduğunu savunarak İngiliz yetkililerin kendisini insan ticareti mağduru olup olmadığını doğru bir şekilde değerlendirmediğini iddia etti. Bu argüman, Şubat 2023 yılının şubat ayında gerçekleşen alt mahkeme tarafından reddedilmişti.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre ekim ayında yapılan temyiz başvurusu üzerine mahkeme bugün yaptığı açıklamada, Begüm'ün durumuna ilişkin kararın zorlu olduğunu kabul etmekle birlikte, durumdan kendisinin sorumlu olduğunu belirtti. Yargıç Sue Carr, mahkemenin görevinin kararı yasal açıdan değerlendirmek olduğunu, bu bağlamda yapılan inceleme sonucunda vatandaşlıktan mahrumiyet kararının yasa dışı olmayıp temyizin reddedildiğine karar verdiğini ifade etti.

Hükümet, mahkemenin kararını memnuniyetle karşıladı. İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, İngiltere’nin ve halkının güvenliğinin önceliği kapsamında bu yönde alınan her kararın güçlü bir şekilde savunulacağını belirtti.

Begüm'ün avukatları, onun ve Suriye'de kalmış diğer kişilerin İngiltere'ye geri dönüşü için çağrıda bulundu ve bu talebin reddedilmesini ‘utanç verici’ olarak niteledi.

Begüm'ün avukatı Gareth Peirce, gazetecilere şun açıklamayı yaptı:

"Fransa, Almanya, Belçika, ABD, Kanada ve Avustralya gibi diğer tüm ülkeler, vatandaşlarını geri getirdi. Benzer durumda olan her ülke, vatandaşlarını geri almak dışında bir çözüm olmadığını kabul etti. Şimdi İngiltere neredeyse yalnız kaldı."

Begüm'ün durumu, onun terör örgütüne kendi iradesiyle katıldığını iddia edenlerle, henüz bir çocukken ayrıldığı ve iddia edilen suçlar için İngiltere'de yargılanması gerektiğini savunanlar arasında tartışma konusu oldu

Begüm, 2015 yılında 15 yaşındayken iki okul arkadaşıyla birlikte Londra'dan ayrılarak Suriye'ye gitmiş, orada DEAŞ mensubu biriyle evlenmişti. Doğurduğu üç çocuk henüz bebekken yaşamını yitirmişlerdi.

Genç kadın, 2019 yılından bu yana Suriye'de, Roj Kampı'nda, diğer yabancı kadın ve çocuklarla birlikte yaşıyor.