Rus futbol fanatikleri kavgayı bırakıp cepheye gitti

"Pitbull" gibi bazı gönüllüler kafalarına Espanola'nın logosunu kazıtmış durumda (AFP)
"Pitbull" gibi bazı gönüllüler kafalarına Espanola'nın logosunu kazıtmış durumda (AFP)
TT

Rus futbol fanatikleri kavgayı bırakıp cepheye gitti

"Pitbull" gibi bazı gönüllüler kafalarına Espanola'nın logosunu kazıtmış durumda (AFP)
"Pitbull" gibi bazı gönüllüler kafalarına Espanola'nın logosunu kazıtmış durumda (AFP)

Geçen yıl Rusya'nın sert geçen bir kuşatmayla işgal ettiği Mariupol'deki büyük stadyumda yerel Ukrayna takımının izleri hâlâ dursa da şimdi tribünlerde futbol fanatiği Ruslar silahlarıyla yer alıyor. 

Turuncu-mavi zemin üstüne martı ve çapanın konduğu FC Mariupol logosu yer yer silik şekilde görülüyor. Ancak daha çok göze çarpanlar, Rus ve Sovyet bayraklarıyla "Yaşasın Rusya" yazılarının yer aldığı pankartlar. Silahların deldiği çatı ve atletizm pistindeki kurşunların yanı sıra Rusya'nın futbol kulüplerinin logoları da dikkat çekenler arasında. 

Futbol fanatiklerinden oluşan "Espanola" adlı Rus birliği, CSKA Moskova ve Zenit Petersburg gibi takımların logolarını da beraberinde getirmiş. 

Geniş çapta yıkılmış Mariupol'de konuşlanan futbol fanatikleri, Azak Denizi kıyısında talim yapıyor. 

İngiliz holiganlarından etkilenen Rus ultraları, 1990'dan beri bu coğrafyalarda etkili. Şimdiyse beyanlarına göre 600 kişilik bir birlikle savaş sahasında kendilerini gösteriyorlar. 

Pitbull lakaplı Mikhail, kendisi Zenit destekçisi olsa da diğer takımlara gönül verenlerle rekabeti savaşta bir kenara bıraktıklarını söylüyor. Elinde kalaşnikofu, kafasında Espanola dövmesiyle şöyle konuşuyor:

Sivil hayatta birbirimizle dövüşürdük. Siperlerdeyse omuz omuzayız.

Geçmişten beri Kremlin'e mesafeli olan bu savaşçılar, yetkililer için değil Rus halkı için savaştıklarını vurguluyor. 

Diğer yandan 2014'te Moskova'yla Kiev arasında gerginlik tırmandığında futbol fanatiklerinin ikiye bölündüğünü ve bazılarının Ukrayna'nın tarafında olduğunu belirtmekte de fayda var. 

Spartak Moskovalı Andrey de 2022'de savaşın ilanıyla beraber bu ayrımın daha da sertleştiğini söylüyor. Kiev'in tarafını tutan futbol fanatikleriyle cephede karşı karşıya gelmek istediğini vurguluyor. 

Espanola savaşçıları saldırı, savunma ve sabotaj görevlerinde yer aldıklarını öne sürüyor. 

Ukrayna'nın doğusundaki Horlivka kentinden gelen 38 yaşındaki Yevgeni, bir yandan keskin nişancılık talimi yaparken diğer yandan da Espanola'nın çabalarını Rusya Savunma Bakanlığı'nın takdir ettiğini bildiriyor:

Kendimizi kanıtladığımız için son silahlar bize gönderiliyor.

Yevgeni, yaşadığı kent 2014'te Rusya yanlıları tarafından ele geçirilene kadar Shakhtar Donetsk'i tuttuğunu ancak kulübün Ukrayna'nın batısındaki Lviv'e yaşınmasıyla birlikte bu takımı bıraktığını söylüyor. 

Üstünde kafatası olan eşarbıyla şu ifadeleri sarf ediyor:

Tüm adamlarımızın spora yönelip içki içmemesi iyi yolda olduğunuzu gösteriyor.
 

Independent Türkçe, AFP



Netanyahu: İran’daki rejimin çöküşü yaklaşıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran’daki rejimin çöküşü yaklaşıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Pazartesi günü, Tahran’daki mevcut rejimin yakın zamanda düşeceğini ifade etti.  Netanyahu “O gün yaklaşıyor; cesur İran halkı baskıdan kurtulacak” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, “Bu operasyonu, İran’ın varoluşsal tehditleri yeniden canlandırma girişimlerini engellemek amacıyla başlattık. Aynı zamanda, cesur İran halkının baskıdan kurtulması için gerekli koşulları oluşturmayı da görev biliyoruz” dedi.

fdghyju
Tahran’a düzenlenen saldırılar sonucu yükselen dumanlar (AP)

Başbakan, Kudüs yakınlarındaki Beit Shemesh’te, Pazar günü düzenlenen ve dokuz kişinin hayatını kaybettiği İran roket saldırısının gerçekleştiği saldırı alanını ziyaret ederken, “O gün yaklaşıyor. Geldiğinde, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri cesur İran halkının yanında olacak… Her şey onlara bağlı” dedi.


Rubio: ABD, İsrail’in planlarını öğrenince İran’a önleyici saldırı düzenledi

ABD Başkanı, 28 Şubat 2026’da İran’a düzenlenen askeri operasyonlar sırasında, Palm Beach, Florida’daki Trump’a ait Mar-a-Lago tatil köyünde Beyaz Saray Genel Sekreteri Suzie Wiles ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşüyor (Reuters).
ABD Başkanı, 28 Şubat 2026’da İran’a düzenlenen askeri operasyonlar sırasında, Palm Beach, Florida’daki Trump’a ait Mar-a-Lago tatil köyünde Beyaz Saray Genel Sekreteri Suzie Wiles ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşüyor (Reuters).
TT

Rubio: ABD, İsrail’in planlarını öğrenince İran’a önleyici saldırı düzenledi

ABD Başkanı, 28 Şubat 2026’da İran’a düzenlenen askeri operasyonlar sırasında, Palm Beach, Florida’daki Trump’a ait Mar-a-Lago tatil köyünde Beyaz Saray Genel Sekreteri Suzie Wiles ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşüyor (Reuters).
ABD Başkanı, 28 Şubat 2026’da İran’a düzenlenen askeri operasyonlar sırasında, Palm Beach, Florida’daki Trump’a ait Mar-a-Lago tatil köyünde Beyaz Saray Genel Sekreteri Suzie Wiles ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşüyor (Reuters).

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un Cumartesi günü İran’a önleyici bir saldırı gerçekleştirdiğini açıkladı. Bakan, bu adımın, İsrail’in planladığı saldırıyı önceden öğrenmelerinin ardından atıldığını ve eylemin Amerikan askerlerini olası misillemeden korumayı amaçladığını ifade etti.

Rubio, Pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Eğer onlar saldırıyı başlatmadan önce biz harekete geçmeseydik, daha büyük kayıplar verirdik” dedi.

Rubio, Washington’un İran halkının Tahran’daki hükümeti devirmesini umduğunu belirtirken, ABD operasyonunun esas amacının İran’ın balistik füze kapasitesini yok etmek ve ülkenin nükleer silah sahibi olmasını engellemek olduğunu vurguladı.


ABD’den Lübnan’ın Hizbullah’ın güvenlik faaliyetlerini yasaklama kararına övgü

Beyrut’un güney banliyösü Burc el-Baracine bölgesine düzenlenen İsrail saldırısının ardından yoğun yangınlar yükseldi (AP)
Beyrut’un güney banliyösü Burc el-Baracine bölgesine düzenlenen İsrail saldırısının ardından yoğun yangınlar yükseldi (AP)
TT

ABD’den Lübnan’ın Hizbullah’ın güvenlik faaliyetlerini yasaklama kararına övgü

Beyrut’un güney banliyösü Burc el-Baracine bölgesine düzenlenen İsrail saldırısının ardından yoğun yangınlar yükseldi (AP)
Beyrut’un güney banliyösü Burc el-Baracine bölgesine düzenlenen İsrail saldırısının ardından yoğun yangınlar yükseldi (AP)

ABD yönetiminde bir yetkili, Başkan Donald Trump döneminde, Hizbullah’ın Lübnan’ı ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın içine çekmesini, “Ortadoğu’da çatışmayı ciddi şekilde tırmandıran bir adım” olarak nitelendirdi. Öte yandan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, ABD Başkanından bölgedeki “İran rejiminin en tehlikeli ajanlarından birini” ortadan kaldırmak için harekete geçmesini talep etti.

Graham, Fox News kanalına yaptığı açıklamada, “Sayın Başkan, Amerikan güçlerini İsrail ile birlikte ‘Hizbullah’a karşı harekete geçirin.Bu alçakları ortadan kaldırın. Ellerinde Amerikalıların kanı var.” Dedi. Graham, Tahran yanlısı örgütün İsrail’e roket ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlemesinin, İran’ın çaresizliğini ve “Hizbullah’a olan bağımlılığını” gösterdiğini vurguladı.

Graham, “Burada bir fırsatımız var. Sadece İran’ın terör kalesini yıkmakla kalmıyoruz, aynı zamanda Ortadoğu’daki en tehlikeli ajanlardan birini de ortadan kaldırma şansımız var, o da Hizbullah. Sayın Başkan, yapın, hemen yapın. Onlar zayıf. Onları ortadan kaldırabiliriz ve yapmalıyız” şeklinde konuştu.

ABD’nin eski özel temsilcisi Amos Hochstein ise Başkanlar Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam’ın Lübnan’ı “Hizbullah’ın İran ile savaşın içine çekme girişiminden” koruma yönündeki tutumlarını övdü ve liderlerin Lübnan’ı “doğru yola götürdüğünü” ifade etti. Hochstein, X (eski Twitter) platformunda yaptığı paylaşımda, “Devletin üzerine kan emici bir terör örgütünün, Lübnan halkını çıkarı olmayan bir savaşa tekrar sürüklemesine izin verilemez. Hizbullah’ın herhangi bir askeri faaliyette bulunması engellenmeli” dedi. Hochstein, Lübnan ordusunu bu adımı derhal atmaya çağırdı.

ABD yönetimi, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarını Ortadoğu’daki gerilimi tırmandıran ciddi bir adım olarak görüyor. Yetkililer, ABD askerleri ve bölgesel güvenlik açısından riskleri değerlendirmek için örgütün hareketlerini yakından izliyor.

ABD yönetimi, Lübnan yetkilileriyle doğrudan iletişime geçerek, “Hizbullah ile çatışmanın tırmanmasının bölgesel savaşı derinleştirebileceğini” iletti. Diplomatlar, Lübnan’a İsrail’in, Hizbullah herhangi bir düşmanca operasyon başlatmadıkça Lübnan topraklarına saldırıları artırmayı planlamadığını bildirdi; bu, açıkça yeni bir cephe açılmasını önlemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirildi.

Ancak son gelişmeler, bu çabaların beklenen sonuçları vermediğini ortaya koydu.