İngiltere, Türkiye'nin desteği ile Rusya'nın tahıl anlaşmasına geri dönmesini umuyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İngiltere, Türkiye'nin desteği ile Rusya'nın tahıl anlaşmasına geri dönmesini umuyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly, Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nı sonlandıran Rusya'yı yeniden masaya oturtabileceği konusunda umutlu olduklarını söyledi.James Cleverly, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması, İngiltere ve Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşması ve Suriye'deki Beşşar Esed yönetimine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Moskova'nın tahıl anlaşmasından çekilmesine ilişkin Cleverly, "Cumhurbaşkanı'nın (Recep Tayyip Erdoğan), insanları açlıktan kurtarmaya ve uluslararası tahıl fiyatlarının düşmesine yardımcı olan Karadeniz Tahıl Anlaşmasının öneminin anlaşılmasında etkili rol oynayacağını gerçekten umuyorum." dedi.

Cleverly, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, tahıl anlaşmasının yapılmasında Birleşmiş Milletler (BM) ile dünya çapında pek çok insan adına inanılmaz önemli bir iş yaptı." diye konuştu.

Rusya'yı dünyadaki açlığı "siyasi çıkarlarına alet etmekle" suçlayan Cleverly, "Top büyük ölçüde Rusya'nın elinde ve onları bu girişime (tahıl anlaşması) katılmaya davet ediyoruz." ifadesini kullandı.

Cleverly, ülkesinin Ukrayna'ya sağladığı yardımlara değinerek, İngiltere'nin Rus askerleri Ukrayna'dan çıkana kadar Kiev'e desteğini sürdüreceğini vurguladı.

Türkiye ile göç anlaşması iddiaları
İngiliz basınındaki, İngiltere’nin Türkiye ile göçmen ve sığınmacı akışının kontrol altına alınmasına ilişkin bir anlaşma imzalama istediği yönündeki haberlere de yanıt veren Cleverly, böyle bir anlaşmanın söz konusu olup olmadığını teyit etmedi.

Cleverly, “Bu konuyu Türkiye Dışişleri Bakanı (Hakan Fidan) ile görüştüm ve (İngiltere Başbakanı) Rishi Sunak da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü. Ortak bir sorun olan bu konuyla mücadele konusunda görüşmelerimizi sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin çok sayıda göçmene ev sahipliği yaptığının ve bu konuda oldukça “cömert” davrandığının farkında olduklarını ifade eden Cleverly, "Bu pek çok ülkenin karşı karşıya olduğu ortak bir sorun. Bu sorunun uluslararası niteliği nedeniyle hiçbir ülke tek başına bu sorunu çözemez." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye-İngiltere arasında yeni bir serbest ticaret anlaşması
İngiltere ve Türkiye'nin, yeni ve modernize edilmiş bir serbest ticaret anlaşması (STA) için müzakerelere başlayacağına dikkati çeken Cleverly, İngiltere hükümetinin "bu anlaşmaların en kısa zamanda yapılmasını istediğini" söyledi.

Cleverly, İngiltere'nin Türkiye'yi "güçlü ve önemli bir dost" olarak gördüğünü vurgulayarak, "Türkiye önemli ekonomiye sahip ve dostlarımızla daha çok ticaret yapmak isteriz." ifadesini kullandı.

İngiltere Suriye'de Beşşar Esed'i eylemleriyle değerlendirecek
Cleverly, Arap ülkelerinin Suriye ile ilişkilerin normalleştirilmesi konusundaki çabalarına ilişkin İngiltere'nin bu konuda kendi duruşu olduğunu ancak "Arap ülkelerinin kararlarına da saygı duyduğunu" ifade etti.

James Cleverly, "Eğer Esed ciddiyse, bu tutumunu davranışlarına yansıtmalı. Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönebilmesi için güvenli bir ortam yaratmalı. Onların güvenliği için garanti vermeli." ifadelerini kullandı.

Suriye'ye sınır ötesi yardım sevkiyatını kolaylaştırmak için Esed'in uluslararası toplumla çalışması gerektiğini belirten Cleverly, bu eylemleri doğrultusunda Esed'i değerlendireceklerini sözlerine ekledi.



İran’daki şahinler kritik nükleer anlaşmadan çekilmek istiyor

İran yönetimi, nükleer programlarının sivil amaçlı olduğunu savunuyor (Reuters)
İran yönetimi, nükleer programlarının sivil amaçlı olduğunu savunuyor (Reuters)
TT

İran’daki şahinler kritik nükleer anlaşmadan çekilmek istiyor

İran yönetimi, nükleer programlarının sivil amaçlı olduğunu savunuyor (Reuters)
İran yönetimi, nükleer programlarının sivil amaçlı olduğunu savunuyor (Reuters)

İran'da radikal kanattakiler nükleer silah edinme çağrılarını artırdı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan İranlı yetkililer, ülkenin dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından nükleer silah politikasının değişmesine yönelik taleplerin daha ısrarcı şekilde dile getirildiğini söylüyor.

ABD ve İsrail, Tahran yönetiminin nükleer bomba geliştirmek istediğini öne sürse de İran bunu sürekli yalanlıyor.

Kaynaklar, İran'ın 1970'den beri taraf olduğu Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'ndan (NPT) çekilmesine yönelik taleplerin arttığını belirtiyor.

Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim Haber Ajansı'nda dün yayımlanan yazıda, İran'ın sivil nükleer programına sadık kalarak NPT'den bir an önce çekilmesi gerektiği ileri sürüldü.

İsrail saldırısında öldürülen İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin radikal çizgideki kardeşi Muhammed Cevad Laricani de ülkenin NPT'den çekilmesi gerektiğini savunanlardan.

Muhafazakar siyasetçi, bu hafta devlet televizyonunda yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

NPT askıya alınmalı. Anlaşmanın bizim için herhangi bir fayda sağlayıp sağlamadığını değerlendirecek bir komite kurulmalı. Eğer faydalı olduğu görülürse geri döneriz, değilse kalsın.

İranlı yetkililer, NPT'den çekilme ve nükleer bomba geliştirme gibi adımlarla ilgili tartışmaların iktidar çevrelerinde ihtilaf yarattığını da söylüyor.

Tahran yönetimi, Batı ülkeleriyle nükleer müzakerelerde koz olarak NPT'den çekilme tehdidinde bulunmuş fakat bu yönde herhangi bir adım atmamıştı.

Hamaney, İslam'da nükleer silahların caiz olmadığına dair fetvasını 2000'lerin başında vermişti. Hiçbir zaman yazılı olarak yayımlanmayan bu fetvayı 2019'da yinelemişti.

Analize göre, yazılı olmadığından ötürü fetvaya uyma yükümlülüğünün devam edip etmediği net değil.

Hamaney'in yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney tarafından iptal edilmedikçe fetvanın geçerliliğini koruyabileceği görüşü paylaşılıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Tesnim


Miami'deki Geleceğe Yatırım Girişimi’nin kapanışında Trump'ın yapacağı konuşma büyük bir heyecanla bekleniyor

ABD Başkanı, Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin önceki oturumuna katılımı sırasında. (Şarku’l Avsat)
ABD Başkanı, Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin önceki oturumuna katılımı sırasında. (Şarku’l Avsat)
TT

Miami'deki Geleceğe Yatırım Girişimi’nin kapanışında Trump'ın yapacağı konuşma büyük bir heyecanla bekleniyor

ABD Başkanı, Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin önceki oturumuna katılımı sırasında. (Şarku’l Avsat)
ABD Başkanı, Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin önceki oturumuna katılımı sırasında. (Şarku’l Avsat)

Future Investment Initiative (Geleceğe Yatırım Girişimi )  zirvesinin Miami’de düzenlenen dördüncü kapanış oturumunda, Donald Trump’ın vereceği mesajlar merakla bekleniyor.

Küresel ekonomik ve siyasi çevrelerin dikkati bugün, Trump’ın zirvenin kapanış oturumunda yapacağı konuşmaya çevrildi. Trump’ın, Miami saatiyle 17.30’da (Riyad saatiyle 00.30) sahne alması bekleniyor.

Zirveye “onur konuğu” olarak katılan Trump’ın bu konuşması, uluslararası liderler, yatırımcılar ve karar alıcıların yer aldığı bir kitle karşısında gerçekleştireceği ikinci doğrudan hitap olma özelliği taşıyor. Bu katılım, jeopolitik gerilimler ve küresel yatırım önceliklerindeki değişimlerin etkisiyle sermaye hareketlerinin hızla yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor.

Elde edilen ilk bilgiler ve zirvenin gündem başlıkları doğrultusunda, Trump’ın konuşmasında Suudi Arabistan ile ABD arasındaki ekonomik ve yatırım ilişkilerinin geleceğine odaklanması bekleniyor. Özellikle enerji, teknoloji, altyapı ve ortak yatırımlar alanlarında son dönemde hız kazanan iş birliğine dikkat çekmesi öngörülüyor.

fdfd
ABD Başkanı, Geleceğin Yatırım Girişimi zirvesinin önceki edisyonuna katılırken (Beyaz Saray)

Trump’ın ayrıca İran ile yaşanan savaşın küresel ekonomi ve özellikle enerji sektörü üzerindeki etkilerine değinmesi ve bu etkilerin nasıl yönetilebileceğine ilişkin kendi perspektifinden çözüm önerileri sunması bekleniyor.

Siyasi açıdan ise konuşmanın, Ortadoğu’daki son askeri gerilimler ve İran’la devam eden savaş çerçevesinde bölgesel gelişmelere dair bir değerlendirme içermesi öngörülüyor. Bu gelişmelerin bölge güvenliği ve küresel enerji piyasaları üzerindeki yansımalarına da değinmesi bekleniyor.

Zirvenin organizatörü, Trump’ın katılımını programın öne çıkan başlıklarından biri olarak nitelendirirken, bunun arkasında Trump’ın siyasi ve ekonomik ağırlığının yanı sıra, risklerin arttığı ve sermayenin yeniden konumlandığı bir dönemde küresel iş dünyasına hitap etme kapasitesinin bulunduğunu vurguladı.

Trump’ın konuşması, jeopolitik riskler ile ekonomik dönüşümlerin kesiştiği kritik bir dönemde gerçekleşmesi nedeniyle, özellikle yatırımcılar ve karar alıcılar açısından büyük önem taşıyor. Bu kapsamda, başta Washington ile Ortadoğu’daki ortakları arasındaki ilişkilerin geleceğine dair verilecek mesajlar yakından izlenecek.


ABD mahkemesi, Trump yönetiminin Anthropic yazılımlarına uyguladığı yasağı askıya aldı

İran savaşının başlamasından bu yana yapay zekâ tarafından oluşturulan videolar ve görüntüler sosyal medyayı adeta ele geçirdi. (Reuters)
İran savaşının başlamasından bu yana yapay zekâ tarafından oluşturulan videolar ve görüntüler sosyal medyayı adeta ele geçirdi. (Reuters)
TT

ABD mahkemesi, Trump yönetiminin Anthropic yazılımlarına uyguladığı yasağı askıya aldı

İran savaşının başlamasından bu yana yapay zekâ tarafından oluşturulan videolar ve görüntüler sosyal medyayı adeta ele geçirdi. (Reuters)
İran savaşının başlamasından bu yana yapay zekâ tarafından oluşturulan videolar ve görüntüler sosyal medyayı adeta ele geçirdi. (Reuters)

ABD merkezli yapay zekâ şirketi Anthropic, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından getirilen kullanım yasağının durdurulmasına yönelik davada geçici bir hukuki zafer elde etti. Şirket, söz konusu yasağın milyarlarca dolarlık gelir kaybına yol açabileceğini savunmuştu.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’ten aktardığına göre, ABD Bölge Yargıcı Rita Lin, federal mahkemede süren dava kapsamında hükümetin şirketle tüm ilişkileri kesme planlarını geçici olarak durduran bir ara karar verdi. Dava, San Francisco federal mahkemesinde görülmeye devam ediyor.

Yargıç Lin, karar gerekçesinde, şirketin geliştirdiği Claude adlı yapay zekâ uygulamasına yönelik yasağın dayanağını sorgulayarak, uygulamanın ABD ulusal güvenlik çıkarlarını hedef aldığına dair açık bir gerekçe bulunmadığını ifade etti.

Lin ayrıca, “Eğer endişeler operasyonel komuta zincirinin güvenliğiyle ilgiliyse, Savunma Bakanlığı ‘Claude’ uygulamasını kullanmayı durdurabilir. Ancak mevcut önlemler, daha çok Anthropic şirketini cezalandırmaya yönelik görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Mahkeme, ABD hükümetine karara itiraz etme imkânı tanımak amacıyla uygulamanın yürürlüğünü yedi gün süreyle erteledi.

dev
ABD Başkanı Donald Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth eşliğinde basın mensuplarının sorularını yanıtlarken (EPA)

Anthropic, ayın başlarında ABD Savunma Bakanlığı’nın şirketi Amerikan tedarik zincirleri için risk olarak nitelendiren kararının iptali talebiyle dava açmıştı. Bu adım, ABD ordusunun yapay zekâ uygulamalarını kullanımına getirilen sınırlamalar konusunda şirket ile hükümet arasında süregelen anlaşmazlığın tırmanması olarak değerlendiriliyor.

Girişim niteliğindeki teknoloji şirketi ayrıca, geliştirdiği yapay zekâ uygulamalarının ABD halkına yönelik kitlesel gözetim faaliyetlerinde veya otonom silah üretiminde kullanılmayacağına dair güvenceler talep ediyor.