Demokratlar salı günü Michigan'daki en büyük ön seçim sınavına çıkıyor

Michigan Senatosu için Demokrat Parti ön seçimlerinde yarışan ilerici aday Abdul El-Sayed. (AP)
Michigan Senatosu için Demokrat Parti ön seçimlerinde yarışan ilerici aday Abdul El-Sayed. (AP)
TT

Demokratlar salı günü Michigan'daki en büyük ön seçim sınavına çıkıyor

Michigan Senatosu için Demokrat Parti ön seçimlerinde yarışan ilerici aday Abdul El-Sayed. (AP)
Michigan Senatosu için Demokrat Parti ön seçimlerinde yarışan ilerici aday Abdul El-Sayed. (AP)

Michigan'daki Demokratlar, salı günü kasım ayı başında yapılacak ABD Kongresi ara seçimleri öncesindeki en kritik ön seçimlerinden birine gidiyor. Özellikle Senato koltuğu için yapılacak yarış, partinin geleceğine ilişkin bir referandum olarak görülüyor. Mısır kökenli doktor ve ilerici aday Abdul El-Sayed ile parti yönetimi ve Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) tarafından güçlü şekilde desteklenen Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens karşı karşıya geliyor.

Michigan'daki yarış, yalnızca 5 Kasım'daki ara seçimler açısından değil, 2028 başkanlık seçimleri üzerinde de etkili olabilecek Demokrat Parti'nin en sert ve en pahalı ön seçim mücadelesi olarak değerlendiriliyor.

Seçime günler kala RealClearPolitics tarafından yayımlanan ankete göre El-Sayed, Demokrat seçmenler arasında yüzde 54 destekle Stevens'ın önünde bulunuyor. Stevens'ın desteği yüzde 39 seviyesinde ölçülürken, seçmenlerin yüzde 6'sı henüz kararını vermediğini belirtti. Kararsız seçmenlerin eğilimleri de hesaba katıldığında El-Sayed'in desteği yüzde 57'ye, Stevens'ın ise yüzde 41'e yükseliyor.

İki aday, emekliye ayrılacak Demokrat Senatör Gary Peters'ın boşaltacağı Senato koltuğu için Demokrat Parti'nin adaylığını kazanmak amacıyla yarışıyor. Ön seçimi kazanan isim, üç ay sonra yapılacak genel seçimde Cumhuriyetçilerin adayı eski Temsilciler Meclisi üyesi Mike Rogers ile karşı karşıya gelecek.

İlerici kanadın gücü test edilecek

Salı günkü ön seçim, ilerici ve demokratik sosyalist hareketin ABD'nin merkez eyaletlerine kadar ulaşıp ulaşmadığını da gösterecek.

Yarış, Demokrat Parti içinde 2024 seçim yenilgisinin sorumluluğu, Cumhuriyetçiler ve Başkan Donald Trump'a karşı en doğru adayın kim olduğu, büyük şirketlerin ve seçim kampanyası finansmanının rolü ile ABD'nin İsrail politikası gibi konularda süren görüş ayrılıklarının simgesi olarak görülüyor.

El-Sayed, Demokratik Sosyalistler tarafından güçlü şekilde destekleniyor. Başkan Trump ve Cumhuriyetçiler ise bu grubu sık sık "komünistler" olarak nitelendiriyor.

Partinin geleneksel kanadı ise El-Sayed'in sol görüşlerinin kararsız seçmenleri uzaklaştıracağı gerekçesiyle aday olmasını engellemeye çalışıyor.

Bağımsız analizlere göre Michigan Senato yarışı Cumhuriyetçi aday Mike Rogers ile başa baş geçecek.

Analistler, Demokratların Michigan'ı kaybetmesi hâlinde Senato'da dört sandalye kazanarak çoğunluğu ele geçirme hedeflerinin ciddi biçimde zorlaşacağını belirtiyor. Trump, 2024 seçimlerinde Michigan'ı 1,4 puan farkla kazanmıştı.

Zafer sola yönelişi güçlendirebilir

El-Sayed'in kazanması hâlinde bunun, Demokrat Parti'nin sola yönelişinin artık yalnızca New York ve Colorado gibi kıyı eyaletleriyle sınırlı olmadığını göstereceği değerlendiriliyor.

Son dönemde Demokratik Sosyalistler tarafından desteklenen adaylar, bu eyaletlerde ön seçimlerde daha ılımlı Demokratları mağlup etmişti.

Böyle bir sonuç, gelecek hafta Wisconsin ve Minnesota'da yapılacak Demokrat ön seçimlerindeki ilerici adayların da elini güçlendirebilir.

El-Sayed; Senatör Bernie Sanders, Temsilciler Meclisi üyeleri Alexandria Ocasio-Cortez ve Birleşik Otomotiv İşçileri Sendikası'nın desteğini alıyor.

Ayrıca antisemitizmle suçlanan internet fenomeni Hasan Piker ile de ortak seçim etkinlikleri düzenledi.

Eski Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Cheri Bustos ise, "Bu kadar kritik bir yılda salıncak eyaletlerden birinde aşırı sol bir aday göstermek büyük bir risk olur" değerlendirmesinde bulundu.

Bustos, "El-Sayed Demokratlar için ciddi bir sorun hâline gelir." diyerek partinin "en soldaki sosyalist adayların en çekişmeli eyalet ve seçim bölgelerinde kazanamayacağı gerçeğinden ders çıkarması gerektiğini" söyledi.

Parti içi merkez kanat endişeli

Partinin merkez kanadı, ilerici adayların zaferlerinin Demokratların seçimlerde büyük başarı elde etme ihtimalini zayıflatabileceğini düşünüyor.

Stevens ise Senato'daki Demokrat Azınlık Lideri Chuck Schumer, Michigan Valisi Gretchen Whitmer, çok sayıda önde gelen Demokrat isim, bazı sendikalar ve İsrail yanlısı gruplar tarafından destekleniyor.

İlerici Değişim Kampanya Komitesi'nin kurucularından ve El-Sayed'i destekleyen Adam Green ise seçimleri "Demokrat Parti'nin geleceği açısından dönüm noktası" olarak nitelendirdi.

Green, "El-Sayed, özel çıkar gruplarının kendisine karşı harcadığı 60 milyon dolara rağmen kazanırsa bu, tüm Demokrat siyasetçilere halk yanınızdaysa bu çıkar gruplarına karşı durabileceğiniz mesajını verecektir" dedi.

Rekor düzeyde seçim harcaması

Reklam harcamalarında ise büyük fark bulunuyor.

AdImpact verilerine göre cumartesi gününe kadar Stevens'ın kampanyası ve destekçileri reklamlara 61 milyon dolar harcarken, El-Sayed ve destekçilerinin harcaması 6,5 milyon dolarda kaldı.

Bu yarış, ABD tarihindeki en pahalı üçüncü Senato ön seçimi, 2025-2026 seçim döneminin ise şimdiye kadarki en pahalı ikinci Senato yarışı olarak kayıtlara geçti.

Stevens'ı destekleyen AIPAC bağlantılı grup, 30 milyon dolarlık reklam harcamasıyla en fazla para harcayan kuruluş oldu.

Merkez çizgideki Third Way düşünce kuruluşunun Başkanı Jonathan Cowan ise Stevens'ın Senato çoğunluğunu kazanmak isteyen Demokratlar için "en güçlü aday" olduğunu savundu.

Cowan, El-Sayed hakkında ise, "Bu aşırı söylem genel seçimde işe yaramaz. Trump'ın iki kez kazandığı bir eyalette merkez seçmenden oy alabilmesi için Demokratik Sosyalistleri ve onların radikal gündemini açıkça reddetmeli, Hasan Piker ile arasına mesafe koymalı ve İsrail'in var olma hakkını desteklediğini ilan etmelidir" ifadelerini kullandı.

El-Sayed'in kasım ayındaki genel seçimi kazanması hâlinde ABD tarihindeki ilk Müslüman senatör olacağı belirtiliyor.



Trump, İran’la görüşme olmadığını doğruladı; Hürmüz Boğazı için ABD haritası yayımladı

Trump, İran’la görüşme olmadığını doğruladı; Hürmüz Boğazı için ABD haritası yayımladı
TT

Trump, İran’la görüşme olmadığını doğruladı; Hürmüz Boğazı için ABD haritası yayımladı

Trump, İran’la görüşme olmadığını doğruladı; Hürmüz Boğazı için ABD haritası yayımladı

ABD Başkanı Donald Trump, bugün (Salı), İran’la devam eden veya planlanan herhangi bir görüşmenin bulunmadığını belirterek Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu söyledi.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti ile devam eden veya planlanan hiçbir görüşme yok. Deniz ablukası tamamen yürürlükte. Hürmüz Boğazı açık ve normal şekilde işliyor. Tüm deniz mayınları temizlendi veya patlatıldı” ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca Truth Social hesabından, Hürmüz Boğazı’nı gösteren ve bölgeyi “yeni Amerikan toprağı” olarak tanımlayan bir harita yayımladı. Trump, son günlerde dile getirdiği bu fikri haritayla yeniden gündeme getirdi.

Bu gelişmeler yaşanırken, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, “Hürmüz Boğazı, ABD geçici anlaşmanın hükümlerine uyana kadar kapalı kalacak” dedi. Galibaf ayrıca Washington’ın İran’a yönelik ablukayı kaldırmasını ve yaptırımlara son vermesini istedi.

İran Meclisi’nde konuşan Galibaf, koşullar arasında ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması, petrol yaptırımlarına son vermesi, Tahran’ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakması ve tüm cephelerdeki tehditler ile askeri operasyonlara son vermesinin bulunduğunu belirtti.


Nijerya Ordusu, 160'tan fazla teröristin öldürüldüğünü açıkladı

Ülkenin kuzeydoğusunda bir askeri araç, sivil araç konvoyuna eşlik etmek için hazırlanıyor (Arşiv- AFP)
Ülkenin kuzeydoğusunda bir askeri araç, sivil araç konvoyuna eşlik etmek için hazırlanıyor (Arşiv- AFP)
TT

Nijerya Ordusu, 160'tan fazla teröristin öldürüldüğünü açıkladı

Ülkenin kuzeydoğusunda bir askeri araç, sivil araç konvoyuna eşlik etmek için hazırlanıyor (Arşiv- AFP)
Ülkenin kuzeydoğusunda bir askeri araç, sivil araç konvoyuna eşlik etmek için hazırlanıyor (Arşiv- AFP)

Nijerya ordusu, ülkenin farklı bölgelerinde terör örgütlerine karşı yürüttüğü askeri operasyonların sonuçlarını açıkladı. Ordu, özellikle ülkenin kuzeyinde, DEAŞ’ın Batı Afrika kolunun faaliyet gösterdiği eyaletlerde yoğunlaşan operasyonlarda 160’tan fazla teröristin öldürüldüğünü bildirdi.

Savunma Bakanlığı Medya Operasyonları Direktörü Tümgeneral Michael Onouha tarafından dün yapılan açıklamada, Nijer eyaletinde (kuzey Nijerya) hava kuvvetlerinin geçen hafta Mariga bölgesindeki Sanjiku ve Baba-Duka çevresinde teröristlerin mevzilerine düzenlediği hava saldırılarında “büyük başarı” sağladığı belirtildi.

Ordu, hava saldırılarında “çoğu motosiklet kullanan çok sayıda teröristin oluşturduğu büyük bir grubun” hedef alındığını bildirdi. Açıklamada, “Uçaklar teröristleri füzeler ve makineli tüfek ateşiyle hedef aldı; böylece hareket ve faaliyetleri etkili biçimde engellendi” denildi.

cgtnht
Pazartesi günü teröristlerin bölge sakinlerine yönelik saldırısının ardından Kebbi eyaletinde devriye gezen güvenlik güçleri (Reuters)

Ordu sözcüsü Tümgeneral Onouha, ilk raporlara göre bölgede yaklaşık 120 ceset ve 300 motosiklet bulunduğunu, sahadaki sonuçlara ilişkin askeri değerlendirmelerin sürdüğünü belirtti. Sözcü ayrıca hava kuvvetlerinin başka bir operasyonda, bölge halkından çalınan hayvanlara el koymaya çalışan bir terörist grubu hedef aldığını ve 46 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Ordu, 7-13 Ağustos tarihleri arasındaki askeri operasyonların bilançosunu da açıkladı. Buna göre onlarca terörist etkisiz hale getirilirken, bölgede terörist gruplar tarafından kaçırılan 40 rehine kurtarıldı.

Açıklamada, operasyonlar kapsamında teröristlerle iş birliği yapan kişilerin ve lojistik destek sağlayanların da gözaltına alındığı; silah ve mühimmatın yanı sıra büyük miktarda çalıntı ham petrol ve yasa dışı yöntemlerle rafine edilmiş petrol ürünlerinin ele geçirildiği belirtildi.

Tümgeneral Michael Onouha, bu sonuçların “kararlı saldırı operasyonlarının ve terörle mücadele çalışmalarının” sürdürülmesi sayesinde elde edildiğini belirtti. Ordunun hedefinin “terör ağlarını zayıflatmak, lojistik ikmal hatlarını kesmek ve suçluları hareket ve manevra kabiliyetinden mahrum bırakmak” olduğunu ifade etti.

Tümgeneral Onouha, operasyonların kuzeydoğu Nijerya’da görev yapan Hadin Kai askeri gücü tarafından yürütüldüğünü belirtti. Söz konusu güçlerin yıllardır kuzeydoğudaki Borno ve Adamawa eyaletlerinde teröristlere yönelik operasyonlarını sürdürdüğünü, bu bölgelerde DEAŞ ve Boko Haram örgütlerinin önemli mevzilerinin bulunduğunu kaydetti.

Bu eyaletlerdeki operasyonlarda çok sayıda militanın “etkisiz hale getirildiği”, örgütlerle iş birliği yaptığından şüphelenilen kişilerin gözaltına alındığı ve Mandara Dağları’ndaki bir terörist bölgesinden kaçan 5 kadın rehinenin kurtarıldığı bildirildi. Ayrıca Borno eyaletinin farklı bölgelerinde aralarında terörist militanların yanı sıra kadın, çocuk ve gençlerin de bulunduğu 19 kişinin güvenlik güçlerine teslim olduğu açıklandı.

Tümgeneral, teslim olanların kararlarını “gıda sıkıntısı, devam eden askeri baskı ve terörist gruplar arasındaki iç çatışmalar” ile gerekçelendirdiklerini söyledi.

vfgbhyj
Pazartesi günü Kebbi eyaletindeki bir güvenlik merkezini koruyan iki polis (Reuters).

Kuzeybatıda ise Fansan Yama Operasyonu güçleri Zamfara, Kebbi ve Katsina eyaletlerinde çeşitli başarılar elde etti. Askeri sözcü, Zamfara’da teröristlere aktarılmak üzere olduğu öne sürülen parayı taşıyan şüpheli bir lojistik destekçinin gözaltına alındığını açıkladı. Ayrıca Zurmi’de, el yapımı patlayıcı imalatında uzman oldukları düşünülen iki yabancının yakalandığı bildirildi.

Bu bölgede en önemli kara çatışması, Kebbi eyaletindeki Sakaba yerel yönetim bölgesine bağlı Makoko köyünde yaşandı. Askerler silahlı çatışmada 18 teröristi öldürdü. Ordu, operasyon sırasında yerel güvenlik teşkilatından bazı personelin, bir yerel güvenlik grubunun bir üyesinin ve bir sivilin de hayatını kaybettiğini bildirdi.

Öte yandan ordu, ülkenin kuzeydoğusundaki Borno eyaletinde DEAŞ militanlarının ileri bir askeri üsse düzenlediği saldırının püskürtüldüğünü ve güvenlik güçlerinin saldırganlara ağır kayıplar verdirdiğini açıkladı.

Kuzeydoğudaki Hadin Kai Ortak Görev Gücü askeri medya sorumlusunun vekili Yüzbaşı Mohammed Goni, erken uyarı ve gözetleme sistemleri üzerinden ilerleyen teröristlerin tespit edilmesinin hemen ardından, saldırganları ilerledikleri güzergâhlardan birinde durdurmak üzere bir muharebe ekibinin gönderildiğini belirtti.

Goni, çatışmanın yoğun karşılıklı ateş altında gerçekleştiğini ve muharebe ekibinin saldırganları bu hatta kesin olarak püskürtmeyi başardığını söyledi. Teröristlerden ikinci bir grubun pusu ekibinin çevresinden dolaşarak kampa sızmaya çalıştığını, ancak yoğun ateşle karşılaşarak geri püskürtüldüğünü ifade etti.

dfvg
Nijerya ordusuna ait bir helikopter, ülkenin kuzeydoğusundaki bir üste teröristlere yönelik operasyonlara katılıyor (Arşiv-AFP)

Goni, güvenlik güçlerinin çok sayıda teröristi etkisiz hale getirdiğini ve aralarında dolu şarjörleriyle birlikte Kalaşnikof tüfekleri, roketatar ve roketatar mühimmatı ile itici barutları, dijital video kamera ve çok sayıda destek ekipmanının bulunduğu önemli miktarda askeri malzeme ele geçirdiğini belirtti. Bunun sahadaki taktik kapasite ve kontrolün açık göstergesi olduğunu söyledi.

Ordu sözcüsünün açıklamasında, “Gözetleme sistemlerinden elde edilen sonraki görüntüler, teröristlerin öldürülen militanlarının çok sayıda cesedini Timbuktu Üçgeni olarak bilinen bölgeye doğru sürüklediğini gösterdi. Dikkat çekici olan, güçlerimiz arasında herhangi bir kayıp yaşanmamış olmasıdır” ifadelerine yer verildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Afrika’nın nüfus bakımından en büyük ülkesi ve Batı Afrika’nın en güçlü ekonomisine sahip Nijerya, 2009’dan beri silahlı bir isyanla mücadele ediyor. Boko Haram ve DEAŞ’ın Batı Afrika kolunun öncülük ettiği saldırılarda şimdiye kadar binlerce kişi hayatını kaybetti.


Netanyahu ve Kushner’ın görüşmesi sırasında İsrail’den sert açıklamalar

Netanyahu, geçen ekim ayında Kudüs’te düzenlenen İsrail hükümeti toplantısında ortada, sağında Tikov ve Kushner ile birlikte (EPA)
Netanyahu, geçen ekim ayında Kudüs’te düzenlenen İsrail hükümeti toplantısında ortada, sağında Tikov ve Kushner ile birlikte (EPA)
TT

Netanyahu ve Kushner’ın görüşmesi sırasında İsrail’den sert açıklamalar

Netanyahu, geçen ekim ayında Kudüs’te düzenlenen İsrail hükümeti toplantısında ortada, sağında Tikov ve Kushner ile birlikte (EPA)
Netanyahu, geçen ekim ayında Kudüs’te düzenlenen İsrail hükümeti toplantısında ortada, sağında Tikov ve Kushner ile birlikte (EPA)

İsrail, Kudüs'te Başbakan Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve Ortadoğu Özel Temsilcisi Jared Kushner ve beraberindeki heyetin gerçekleştirdiği görüşme sırasında Gazze ve Lübnan'a yönelik sert mesajlar gönderdi.

Kushner ile Netanyahu'nun dün dört saat süren toplantısı devam ederken, İsrail ordu sözcüsü birliklerinin Gazze Şeridi'ndeki çeşitli bölgelerin yanı sıra güney Lübnan'daki Ali et-Tahir tepeleri bölgesine de hava saldırıları düzenlediğini teyit etti.

İsrail ordusu yayımladığı uyarıda, Hamas'ın sahte bir ılımlılık sergileyerek ABD'yi ve arabulucuları kandırdığını, gerçekte ise İsrail'i yok etme amacına sıkı sıkıya bağlı kalmaya devam ettiğini belirtti.

Görüşme sert ABD mesajlarıyla ön plana çıkarken, İsrail medyasında yer alan haberler Kushner-Netanyahu görüşmesine dair farklı bir tablo ortaya koydu. Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığına göre Netanyahu, Hamas'ın aldatıcı bir politika izlediğini, güçlerini yeniden tahkim etmeye devam ettiğini, vergiler ve yağmalanan yardımlar yoluyla maddi kazanç elde ettiğini belirterek Kushner'i ikna etti. Bu doğrultuda, Hamas silahlarını bırakana kadar operasyonların sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.