Nijer krizine ilişkin üç senaryo

Askeri müdahalenin zorlukları ve ciddi bir arabuluculuk girişiminin olmaması geç kalınmasına neden oluyor.

Darbeci gruptan bir asker pazar günü, başkent Niamey'de kalabalığa hitap etti. (AP)
Darbeci gruptan bir asker pazar günü, başkent Niamey'de kalabalığa hitap etti. (AP)
TT

Nijer krizine ilişkin üç senaryo

Darbeci gruptan bir asker pazar günü, başkent Niamey'de kalabalığa hitap etti. (AP)
Darbeci gruptan bir asker pazar günü, başkent Niamey'de kalabalığa hitap etti. (AP)

Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) tarafından Nijer’de derhal darbeden vazgeçilmesi, alıkoyulan Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum'un serbest bırakılması, anayasal ve kurumsal düzenin yeniden tesis edilmesi için verilen bir haftalık süre dolarken üç senaryo şekillenmeye başladı. Bu senaryoların her biri üstesinden gelinmesi hiç de kolay olmayan çeşitli zorluklar ve bunların aşılmasını güçleştiren sonuçlarla karşı karşıya.

1- Askeri senaryo: Bu senaryo, ECOWAS'ın tehdidinin gerçekleştirilmesi halinde uygulanacak olan ve başkent Niamey'e girilmesini, Cumhurbaşkanı Bazoum’un darbecilerin elinden kurtarılıp yeniden iktidara getirilmesini ve darbecilere karşı askeri bir operasyonun başlatmasını öngörüyor. Edinilen bilgilere göre ECOWAS üyesi 11 ülkenin genelkurmay başkanları bu amaç doğrultusunda, Nijerya'nın başkenti Abuja'da iki gün süren askeri toplantıların ardından 50 bin kişilik bir askeri güç oluşturma kararı aldılar.

fer

Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu cumartesi günü yaptığı açıklamada, Nijerya, Senegal, Fildişi Sahili ve Benin olmak üzere dört büyük ülkenin bu 50 bin kişilik askeri gücün unsurlarını sağlamak için gönüllü olduğunu söyledi. Fransa, ECOWAS kararlarını desteklediğini açıklayan ülkeler arasında en katı ve kararlı olan ülke gibi görünüyor. Savunma Bakanı Lecornu ve Dışişleri Bakanı Catherine Colonna'nın açıklamaları bu katılığın ve kararlığın birer göstergesiydi. Fransa Dışişleri Bakanı Colonna, Lecornu gibi cumartesi günü yaptığı açıklamada, ECOWAS'ın kararlarını güçlü ve kararlı bir şekilde desteklediklerini söyledi. Fransız Bakan sözlerine “Askeri seçeneğe başvurma tehdidini ciddiye almalıyız” diye ekledi.

 

asd
Pazar günü başkent sokaklarına dökülen darbe destekçileri. (AP)

Buna karşın ne Colonna ne de Lecornu, Nijer’de, Niamey Havaalanı’nın askeri kısmında konuşlu havacı ve komando birliklerinden bin 600 askeri bulunan Paris’in söz konusu askeri güce destek verip vermeyeceğine değindi. Fakat askeri gücün oluşturulması durumda Fransa ordusunun olası askeri operasyonlara doğrudan katılmayacağına şüphe yok. Çünkü Fransız siyasi kaynaklarının da belirttiği üzere Paris, böyle bir katılımın Fransız karşıtı duyguları harekete geçireceği gerekçesiyle ön planda olmak istemiyor. Geçtiğimiz günlerde Fransa'nın Niamey Büyükelçiliği’ne yönelik işgal girişimi, binanın girişlerinin ateşe verilmesi, camlarının kırılması ve Fransa bayrağının yakılması gibi olaylar, Paris'i Nijer'deki Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinin vatandaşlarının ülkeden tahliyesini hızlandırmaya itti. Tahliye edilenler arasında Avrupa vatandaşı olmayanların sayısı binin üzerindeydi.

Herkes Nijerya’nın, kendisiyle aynı görüşteki diğer tarafların etrafında toplanacağı bir eksen haline geleceğini biliyor. Bu da özellikle Nijerya’nın Batı Afrika ülkeleri ve ECOWAS üyeleri arasında demografik, siyasi, ekonomik ve askeri açıdan başlıca güç olmasından kaynaklanıyor. Şarku’l Avsat’ın gözlemlerine göre Nijerya’nın yeni Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu, askeri müdahaleyi destekleyen, darbe dalgasının diğer Batı Afrika ülkelerine sıçramasını engelleyecek lokomotif olarak kabul ediliyor. Tinubu, sürece öyle sirayet etti ki, geri çekilmesi kendisi ve ülkesi için bir düşüş anlamına gelecektir. Ancak muhalefet, müdahaleyi reddettiği ve müdahaleyi ‘yararsız ve sorumsuz’ bir girişim olarak gördüğü için Tinubu’nun politikası konusunda ülke içinde uzlaşıya varılamıyor.

Nijerya’nın önde gelen siyasetçileri, Devlet Başkanı Tinubu'dan politikasını yeniden gözden geçirmesini istedi. Nijerya Senatosu da aynı zamanda ECOWAS Başkanı olan Tinubu'yu ‘ekonomik topluluktaki önde gelen isimleri, siyasi ve diplomatik seçenekleri geliştirmeye teşvik etmeye’ çağırdı. Yedisi Nijer ile aynı sınırları paylaşan ülkenin kuzey eyaletlerinden senatörler de diğer tüm seçeneklere başvurulmadan ve bu seçenekler tüketilmeden askeri müdahalede bulunulmamasını tavsiye ettiler.

Nijerya Anayasası’na göre ordu, ulusal güvenliğe karşı ‘yakın bir tehdit ya da tehlike durumu’ oluşmadıkça Senato'nun onayı olmadan sınır ötesi operasyonlara katılamaz. Nijerya, petrol zengini bir ülke olmasına rağmen nüfusunun yarısı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Ülke, ekonomik bir krizle ve yüksek enflasyonla boğuşuyor. Ülkenin yaşadığı güvenlik sorunları ve güvenlik güçlerinin suç çeteleri, cihatçı ve ayrılıkçı gruplar karşısında aciz kalması da bu sorunları körükleyen etkenler arasında yer alıyor.

fedee
Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu. (AP)

Nijerya için ne geçerliyse her biri ekonomik ve güvenlik sorunları yaşayan diğer üç ülke için de o geçerlidir. Bu ülkelerden biri olan Senegal'de muhalefet lideri ve Ziguinchor Belediye Başkanı Ousmane Sonko’nun tutuklanıp hapse atılmasının ardından ülkede cadı kazanları kaynamaya başladı. Afrika Birliği (AfB) Komisyonu Başkanı Musa Faki, geçtiğimiz haziran ayı başlarında güvenlik güçlerinin protesto gösterilerine sert müdahalesinin ardından duyduğu endişeyi dile getirdi. Faki, Senegal hükümetini ‘vatandaşların ifade özgürlüğüne ve barışçıl gösteriler düzenlenme hakkına saygı göstermeye’ çağırırken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ise itidal çağrısında bulundu. Diğer iki ülke olan Fildişi Sahili ve Benin de çeşitli benzer zorluklarla boğuşuyorlar.

Zorluklar bu kadar da değil. Zira eğer askeri müdahalede bulunulursa Afrika’da iki karşıt kampın ortaya çıkması kaçınılmaz. Bu kamplardan biri ECOWAS üyelerinden oluşacak. İkincisi ise Nijer, Mali, Burkina Faso ve Gine'den oluşacak ve Rus paralı asker grubu Wagner bu kampa sızacak. Paris, Savunma Bakanı Lecornu’nun ağzından ‘darbenin arkasında Wagner'in olmadığını’ düşündüğünü ifade etse de sanki bir batı kampı ile ona düşman olan başka bir taraf arasında, Rusya esintileri taşıyan bir çatışmaymış gibi görünecek. Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Anne-Claire Legendre, Rusya'nın ‘darbeye doğrudan karışmadığını, ancak bulunduğu yerde istikrarı sarsmaya çalıştığı için fırsatçı bir yaklaşım benimsediğini’ söyledi. Bu durumda ‘darbeciler cephesi’ ile ECOWAS cephesi arasında çıkacak bir savaşın Nijer ve diğer ülkeler için bir felaket olacağı ve radikal gruplara, savaştıkları güçlerin başka yerlerle meşgul olacağı göz önüne alındığında nüfuz alanlarını genişletmeleri için mükemmel bir fırsat sunacağı belirtilmeli.

2- Şu an kimsenin arabuluculuk rolü üstlenmediği Nijer’deki krizde diplomatik çözüm ve garip bir sınır etme senaryosu yaşanıyor. Başlarda Çad Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Mahamat İdris Debi Itno fiilen arabuluculuk girişiminde bulundu. Itno, 30 Temmuz Pazar günü Niamey'e gelip Nijer Devlet Başkanı Bazoum ve darbecilerle görüştü, ancak arabuluculuk girişimi sonuç vermedi. Aynı şekilde ECOWAS tarafından Niamey'e gönderilen bir heyet, darbenin başı olan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı General Abdurrrahman (Ömer) Tchiani ve Devlet Başkan Bazoum ile görüşmeyi başaramazken General Tchiani tarafından görevlendirilen bir subayla görüşmekle yetindi ve doğruca Abuja’ya geri döndü. Bu iki arabuluculuk girişimlerinin sorunu, tarafsız değil taraf olmaları idi. Ardından darbecilere geri adım atmaları için bir hafta süre tanınması ters tepti ve darbeciler uzlaşıya yanamayıp geri adım atmamakta kararlı hale geldiler. Darbeciler, Afrikalıların Mali, Burkina Faso ve Gine’deki darbecilere yönelik tutumlarının kendileri için de geçerli olacağı, yani darbenin dayattığı yeni ‘oldu-bittileri’ er ya da geç kabul edecekleri fikrine dayanarak, Bamako ve Vagadugu’daki darbe yönetimlerinden aldıkları cesaret ve Wagner’in desteğiyle daha da güçlendiler.

Darbecilere geri adım attırmak amacıyla askeri operasyon tehdidinde bulunulması, bunun için hazırlık yapılması ve bunun ciddi bir tehdit olduğu konusunda ısrar edilmesi gerektiğini düşünenler olsa da Fransız siyasi kaynaklar, darbecileri çıkmaza sokmak ve teslim olmaya zorlamak yerine güvende olduklarına ve bazı kazanımlar elde edeceklerine dair birtakım garantileri öngören bir teklif sunulması gerektiğini düşünüyorlar.

3- Darbecilere tanınan sürenin uzatılması: Bu senaryoda Sahel bölgesi ve Batı Afrika ülkelerinde daha fazla trajedinin yaşanmasını önlemek amacıyla barışçıl çabalarda bulunulması için ek süre tanınması öngörülse de BM’nin şimdiye kadar gerek Genel Sekreteri Guterres’in şahsında ve gerek Yemen'de ve Sudan'da gerekse dünyanın dört bir yanında yaşanan krizlerde özel temsilcileri düzeyinde neden boş durduğu ve genel açıklamalarla yetindiğini anlaşılmış değil.

Bu yüzden Guterres'in uluslararası desteğe sahip bir girişim başlatarak, savaşa sürüklenen bir duruma müdahale etmede ciddi rol oynamasını engelleyen nedenlerin ne olduğu sorusu ortaya çıkıyor.

Darbecilere tanınan sürenin son saatleri ağır geçerken tarafların her biri, sunulan senaryolarda kar-zarar hesabı yaptılar. Etkili faktörlerin ve hesapların çok olmasına rağmen değişmeyen tek sonuç başta Nijer halkı olmak üzere herkesin kaybedeceği gerçeği olacak.



ABD Güney Komutanlığı komutanı Venezuela'yı ziyaret ederek geçici cumhurbaşkanıyla görüştü

General Francis Donovan ve Savaş Bakan Yardımcısı Joseph Humer Karakas'ta (ABD Güney Komutanlığı'nın X hesabı)
General Francis Donovan ve Savaş Bakan Yardımcısı Joseph Humer Karakas'ta (ABD Güney Komutanlığı'nın X hesabı)
TT

ABD Güney Komutanlığı komutanı Venezuela'yı ziyaret ederek geçici cumhurbaşkanıyla görüştü

General Francis Donovan ve Savaş Bakan Yardımcısı Joseph Humer Karakas'ta (ABD Güney Komutanlığı'nın X hesabı)
General Francis Donovan ve Savaş Bakan Yardımcısı Joseph Humer Karakas'ta (ABD Güney Komutanlığı'nın X hesabı)

Karayipler'de uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen tekneleri hedef almakla görevli ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) komutanı, Venezuela hükümetine göre dün Venezuela'yı ziyaret ederek geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez ve bakanlarıyla görüştü.

X platformunda yayınlanan hükümet açıklamasına göre, Güney Komutanlığı komutanı General Francis Donovan, Rodriguez, Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez ve İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ile görüşmeler gerçekleştirdi.

#SOUTHCOM Commander Gen. Francis L. Donovan concluded a visit to Venezuela today, joining Amb. Laura F. Dogu and @jmhumire for productive meetings with Venezuelan interim authorities. The U.S. is committed to a free, safe and prosperous Venezuela for the Venezuelan people, the… pic.twitter.com/Gkd6vjT3VW

— U.S. Southern Command (@Southcom) February 18, 2026

 

Açıklamada, iki ülkenin "uyuşturucu kaçakçılığı, terörizm ve göçle mücadele için ikili iş birliğine yönelik bir eylem programı" geliştirme konusunda anlaştığı belirtildi.

Bu ziyaret, geçen ay ABD askeri operasyonuyla Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun devrilmesinin ardından gerçekleşti.

ABD Büyükelçiliği, X platformunda Donovan'ın Venezuela başkentine yaptığı ziyaret sırasında çekilmiş bir fotoğrafını yayınladı.

Otro día histórico en el que dimos la bienvenida al comandante del @SOUTHCOM, el general Donovan, a Venezuela. En Caracas, el General Donovan comenzó reuniéndose con su equipo de miembros del servicio de la Fuerza Conjunta, una vez más vigilando las instalaciones de la embajada… pic.twitter.com/mjkWmfUlOd

— Embajada de los EE.UU., Venezuela (@usembassyve) February 18, 2026

 

Büyükelçilikten yapılan açıklamada, Donovan'ın önce büyükelçilik tesislerini korumakla görevli ABD askeri personeliyle, ardından da geçici hükümet üyeleriyle "güvenlik durumunu değerlendirmek" amacıyla görüştüğü ifade edildi.

Southcom, Washington'ın kanıt sunmadan uyuşturucu taşıdığını iddia ettiği onlarca tekneye yönelik saldırılar emri verdi.

Aileleri ve hükümetlere göre, bu saldırılarda 130'dan fazla kişi öldü ve bunların bazıları balıkçıydı.

Maduro'nun devrilmesinden bu yana diplomatları yeniden görevlendirilen büyükelçilik, Donovan'ın Venezuela'nın geçici yetkilileriyle "verimli görüşmeler" yaptığını belirtti.

 vfdgb
General Francis Donovan, büyükelçilik tesislerini korumakla görevli ABD askeri personeliyle konuşuyor (AFP)

Konuşmasına şöyle devam etti: “Görüşmeler, güvenlik durumu ve Başkan Donald Trump’ın üç aşamalı planının uygulanmasını sağlamak için gerekli adımlar üzerinde yoğunlaştı. Özellikle Venezuela’nın istikrara kavuşturulması ve Batı Yarımküre genelinde ortak güvenliğin önemi üzerinde duruldu.”

Planın daha önce duyurulan son aşaması ise “dostane, istikrarlı, müreffeh ve demokratik bir Venezuela’ya geçiş”tir.

ABD Başkanı Donald Trump, Maduro'nun tutuklanmasından günler önce, aralık ayında Donovan'ı atamıştı.

Donovan, medya haberlerine göre teknelere yapılan saldırıları eleştiren bir amiralin yerine geçti.


ABD ordusu, cumartesi günü Başkan Trump'a İran'a saldırı hazırlığında olduğunu bildirdi

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
TT

ABD ordusu, cumartesi günü Başkan Trump'a İran'a saldırı hazırlığında olduğunu bildirdi

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)

ABD televizyonu CBS News’e konuşan kaynaklar, ABD’li üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin, cumartesi günü Başkan Donald Trump'a ordunun İran'a olası saldırıları gerçekleştirmeye hazır olduğunu ve herhangi bir eylemin takviminin hafta sonunu aşabileceğini bildirdiklerini söyledi.

Ulusal güvenlik konularının hassasiyeti nedeniyle kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen yetkililer, Trump'ın saldırı konusunda henüz nihai bir karar vermediğini belirterek, istişarelerin devam ettiğini ve çeşitli olasılıklara açık olduğunu vurguladı.

Kaynaklardan bazıları, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Washington’ın operasyona devam etmesi halinde İran'ın başlatabileceği olası eylemler veya karşı saldırılara hazırlık olarak bazı personeli geçici olarak Ortadoğu'dan Avrupa'ya veya ABD içindeki başka yerlere naklettiğini de sözlerine ekledi.

Kaynaklardan biri, varlıkların ve personelin yeniden konuşlandırılmasının, olası bir ABD askeri harekâtı öncesinde rutin bir prosedür olduğunu ve İran'a bir saldırının yakın olduğu anlamına gelmediğini açıkladı.

Pentagon’un bir sözcüsü ise çarşamba öğleden sonra CBS News'e yaptığı açıklamada, paylaşacak herhangi bir bilgisi olmadığını söyledi.

CNN'e konuşan bazı kaynaklar da ABD ordusunun bu hafta sonu İran'a saldırı düzenlemeye hazır olduğunu, ancak Başkan Trump'ın böyle bir harekatı onaylayıp onaylamayacağına dair henüz nihai bir karar vermediğini söyledi.

Kaynaklar, Beyaz Saray’ın, Ortadoğu'daki ABD hava ve deniz kuvvetleri de dahil olmak üzere son günlerde önemli takviye güçlerin gönderilmesinin ardından, ordunun hafta sonu itibarıyla saldırıya hazır olabileceği konusunda bilgilendirildiğini belirtti. Ancak bir kaynak, Trump'ın özel olarak gerçekleştirilen toplantılarda askeri harekatın lehine ve aleyhine olan argümanları tartıştığını ve en iyi hareket tarzı konusunda danışmanlarının ve müttefiklerinin görüşlerini aldığını belirterek, hafta sonuna kadar bir karar verip vermeyeceğinin belirsiz olduğunu ekledi. Kaynak, “Bu konuyu düşünmek için çok zaman harcıyor” ifadelerini kullandı.

ABD merkezli haber sitesi Axios daha önce bazı kaynaklara dayanarak, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran ile büyük bir savaşa daha yakın olduğunu ve devam eden diplomatik çabaların başarısız olması halinde bunun yakında gerçekleşebileceğini öne sürmüştü.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran ve ABD'nin dün Cenevre'de yapılan ikinci tur müzakerelerde temel ‘kılavuz ilkeler’ üzerinde anlaşmaya vardığını, ancak iki tarafın hala üzerinde çalışması gereken konular olduğunu açıkladı.

Öte yandan ABD'li bir yetkili, İran'ın nükleer müzakerelerdeki uçurumları kapatmak için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı öneriler sunacağını söyledi. Kimliğini açıklamak istemeyen yetkili, “İlerleme kaydedildi, ancak hala tartışılması gereken birçok ayrıntı var” diye ekledi.

Trump, müzakerelerin öncesinde yaptığı bir açıklamada, Cenevre’deki görüşmelere ‘dolaylı olarak’ katılacağını söylemiş ve Tahran'ın bir anlaşmaya varmak istediğine inandığını ifade etmişti.


Ukrayna, Moskova'ya verdiği destek nedeniyle Belarus Cumhurbaşkanına yaptırımlar uyguladı

Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
TT

Ukrayna, Moskova'ya verdiği destek nedeniyle Belarus Cumhurbaşkanına yaptırımlar uyguladı

Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)

Ukrayna, Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko'ya yaptırımlar uyguladı ve savaş sırasında Rusya'ya verdiği destek nedeniyle Minsk'e karşı "karşı önlemleri yoğunlaştıracağını" belirtti.

Rusya'nın en yakın müttefiklerinden biri olan Belarus, Moskova'nın 2022'deki işgaline bir sıçrama tahtası görevi görmüş ve Rus güçlerinin geri püskürtülmeden önce Ukrayna başkentine yaklaşmasına imkan sağlamıştı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Ukraynalıların öldürülmesinde (Lukashenko tarafından sağlanan) her türlü yardıma karşı önlemleri önemli ölçüde yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı.

Belarus cumhurbaşkanlığı basın ofisi henüz yorum talebine yanıt vermedi.

Zelenskiy, Ukrayna ile 1.000 kilometreden fazla sınırı paylaşan Belarus'un, Moskova'nın ülkesine yönelik büyük ölçekli insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlemesine yardımcı olduğunu belirtti.

Ukrayna ve Belarus arasındaki sınırda fiili bir çatışma olmamasına rağmen, Zelenskiy, Minsk'in Rusya'ya 2025'in ikinci yarısında Ukrayna'ya yönelik saldırılarda kullanılan İHA’ları kontrol etmek için kendi topraklarında sistemler konuşlandırma izni verdiğini ifade etti.

Lukaşenko zaten ABD ve Avrupa yaptırımlarına tabi. Ukrayna'nın bu adımı büyük ölçüde sembolik olsa da Zelenskiy ülkesinin yeni önlemlerin "küresel bir etkiye" sahip olmasını sağlamak için ortaklarıyla birlikte çalışacağını belirtti.