Reisi’den zorunlu başörtüsü kurallarını kaldırma sözü

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi dün Tahran’daki Devrim Muhafızları Konferansı’nın oturum aralarında kadınlarla görüştü. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi dün Tahran’daki Devrim Muhafızları Konferansı’nın oturum aralarında kadınlarla görüştü. (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

Reisi’den zorunlu başörtüsü kurallarını kaldırma sözü

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi dün Tahran’daki Devrim Muhafızları Konferansı’nın oturum aralarında kadınlarla görüştü. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi dün Tahran’daki Devrim Muhafızları Konferansı’nın oturum aralarında kadınlarla görüştü. (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ülkedeki zorunlu başörtüsü kurallarını ortadan kaldırma sözü verdi. Bu adım, yetkililerin başörtüsü kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklanmasının ardından yaşamını yitiren genç kadın Mahsa Amini’nin ölümünün birinci yıl dönümünde protestoların tekrar patlak vermesi beklentisiyle sıkı güvenlik önlemleri aldığı bir dönemde geldi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Suriye ve Irak’ta ölen Devrim Muhafızları’yla ilgili bir konferansa katılan Reisi, “Hiç endişelenmenize gerek yok. Zorunlu başörtüsü kurallarını ortadan kaldıracağız” dedi.

Amini’nin ölümünden sonra patlak veren protestolar, yetkililer için son 43 yıldaki en büyük zorluk haline geldi. Artık kadınlar Tahran’da ve büyük şehirlerde başörtüsüz dolaşırken görülebiliyor.

İran Cumhurbaşkanlığı’nın internet sitesine göre Reisi, İran sokaklarında yaşananları yönlendirilmiş ve örgütlü bir hareket olarak nitelendirerek, ‘düşmanların planına dahil olanlar’ olarak tanımladığı kişilerle hesaplaşma imasında bulundu.



Myanmar’da cunta, yardımların depremzedelere ulaşmasını güçleştiriyor

Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
TT

Myanmar’da cunta, yardımların depremzedelere ulaşmasını güçleştiriyor

Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)

Myanmar'da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremde can kaybı 3 bini geçerken, darbe yönetiminin afet bölgelerine yardım ulaştırılmasını engellediği bildiriliyor. 

BBC’nin görüştüğü sivil toplum kuruluşları (STK) ve insan hakları örgütleri, cuntanın afet bölgelerine yardım akışını kesintiye uğrattığını savunuyor. 

Myanmar merkezli uluslararası insan hakları örgütü Fortify Rights’tan John Quinley, depremin merkez üssü Sagaing ve Mandalay’de darbe yönetiminin sokağa çıkma yasağı uyguladığını söylüyor. Ayrıca yardım malzemelerinin giriş çıkışlarının yavaşlatıldığını ve kontrol noktalarında uzun kuyruklar oluştuğunu belirtiyor. Myanmar ordusunun yardım çalışanlarına kasten saldırdığını da öne sürüyor.

Depremlerin etkisi Tayland ve Çin’de de hissedilmişti. Çin, Myanmar’ın yardımına koşan ilk ülkelerden biri oldu ancak Çinli Kızılhaç ekibine ateş açılması endişeleri daha da artırdı. 

Myanmar ordusu, depremden etkilenen bölgelere yardım ulaştırmak üzere ülkenin kuzeyindeki Şan eyaletine giden Çin Kızılhaç Cemiyeti konvoyuna ateş açmıştı. Ordudan yapılan açıklamada, salı gecesi yaşanan olayda 9 araçlı konvoya “dur” çağrısına uymadığı için ateş edildiği bildirilmişti. Konvoy, saldırı sırasında cuntaya karşı mücadele eden Ta'ang Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (TNLA) kontrolündeki bölgeden geçiyordu. 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, olayın ardından yaptığı açıklamada, yardım görevlilerinin güvenliğinin sağlanması çağrısında bulunmuştu.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin Myanmar direktörü James Rodehaver da cuntanın, isyancıları ve halkı “cezalandırmak” amacıyla yardımlara el koyduğunu iddia ediyor:

Cunta, yerel nüfus tarafından genel olarak destek görmüyor. Dolayısıyla onları insani yardımdan mahrum bırakarak hem cezalandırıyor hem de direnme kapasitelerini zayıflatıyor.

265 STK’nin ortak imzaladığı ve pazar günü yayımlanan bildiride, depremlerden en kötü etkilenen bölgelerin, cunta karşıtı direniş gruplarının kontrolündeki yerler olduğuna dikkat çekilmişti. 

Myanmar'da askeri darbeyi meşru görmeyenlerin kurduğu Ulusal Birlik Hükümeti’nin (NUG) aktardığına göre depremden kısa süre sonra savaş jetleri, isyancıların elindeki afet bölgelerine saldırı düzenledi. Operasyonlarda 50 sivilin öldüğü ileri sürülüyor. Cunta ise saldırı iddialarını yalanlamıştı. 

Öte yandan cunta lideri General Min Aung Hlaing, yardımların kolay ulaştırılmasını sağlamak için isyancıların yaptığı ateşkes teklifini başta reddetmiş, sonradan kararını değiştirip kabul etmişti. Bu kapsamda çarşamba itibarıyla 20 günlük ateşkes ilan edilmişti. General Min, depremlerin ardından uluslararası yardım çağrısı da yapmıştı. 

Independent Türkçe, BBC, Reuters