Afrika Birliği Komisyonu Başkanı: Demokratik olarak seçilmiş Nijer Cumhurbaşkanı’na yönelik muamele kabul edilemez

8 Kasım 2021’de Addis Ababa’da bulunan genel merkez binasındaki Afrika Birliği logosu (Reuters)
8 Kasım 2021’de Addis Ababa’da bulunan genel merkez binasındaki Afrika Birliği logosu (Reuters)
TT

Afrika Birliği Komisyonu Başkanı: Demokratik olarak seçilmiş Nijer Cumhurbaşkanı’na yönelik muamele kabul edilemez

8 Kasım 2021’de Addis Ababa’da bulunan genel merkez binasındaki Afrika Birliği logosu (Reuters)
8 Kasım 2021’de Addis Ababa’da bulunan genel merkez binasındaki Afrika Birliği logosu (Reuters)

Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Muhammed, darbeciler tarafından alıkonulan Nijer Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum’un ‘kötüleşen gözaltı koşulları’ konusundaki ciddi endişesini dile getirdi.

Askeri yetkililerin Bazoum’a yönelik muamelesini ‘kabul edilemez’ olarak değerlendirdi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, Faki Muhammed, dün anayasal düzeni yeniden sağlamak için bir ‘yedek güç’ konuşlandırmaya karar veren Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu olan ECOWAS’ın kararlarına güçlü desteğini ifade etti.

2021’de cumhurbaşkanı seçilen Bazoum, 26 Temmuz’da kendisini deviren darbeden bu yana eşi ve oğluyla birlikte ev hapsinde tutuluyor.

Bazoum ile görüşen İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne (HRW) göre, Bazoum kendisi ve ailesine yönelik muameleyi ‘insanlık dışı ve zalimce’ olarak nitelendirdi ve 2 Ağustos’tan bu yana elektriği ve bir haftadır herhangi bir insan ile teması olmadığını söyledi.

Musa Faki Muhammed, “Olağan bir seçim süreci yoluyla demokratik olarak seçilmiş bir cumhurbaşkanına bu tür bir muamele kabul edilemez” diyerek, tüm uluslararası toplumu Bazoum’un hayatını, psikolojik ve fiziksel sağlığını kurtarmak için tüm çabalarını somut bir şekilde birleştirmeye çağırdı.

ECOWAS zirvesinin ertesi günü konuşan Afrikalı yetkili, askeri yetkililere, bölgesel örgütle gerginliği durdurmaya ve cumhurbaşkanının endişe verici bir şekilde kötüleşen koşullarda alıkonulmasına son verme çağrısında bulundu.



Dünyanın gözü İslamabad'daki "düelloda"

Dünyanın gözü İslamabad'daki "düelloda"
TT

Dünyanın gözü İslamabad'daki "düelloda"

Dünyanın gözü İslamabad'daki "düelloda"

Dünyanın dikkati, ABD ve İran arasında yarın yapılması beklenen ve İran'ın katılım konusundaki çelişkili pozisyonlarıyla bir "düello"yu andıran ikinci tur görüşmelerin gerçekleşeceği İslamabad'a çevrildi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bölgesel gelişmeleri ve bunların güvenlik ve ekonomik etkilerini görüştüler. Çin Devlet Başkanı, Hürmüz Boğazı'nın seyrüseferlere açık tutulmasının, bölge ülkelerinin ve uluslararası toplumun çıkarlarına hizmet ettiğini ve bölgede kalıcı istikrarı desteklediğini vurguladı.

Washington'da ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin yarın sona ereceğini belirterek, bir ABD heyetinin Pakistan'a gideceğini yineledi. Bir ABD yetkilisi, heyete Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in başkanlık edeceğini söyledi.

Yarın yapılması beklenen ikinci tur müzakereler için güvenlik önlemleri ve yoğun siyasi temaslar sürerken, İran'dan yapılan açıklamalar katılım konusunda açık bir çelişki ortaya koydu. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran'ın bir sonraki tur için planı olmadığını belirtirken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan savaşın devamının kimseye fayda sağlamadığını vurgulayarak, rasyonel bir yaklaşım çağrısında bulundu. Bu arada, silahlı kuvvetler İran'a ait bir kargo gemisinin ele geçirilmesine misilleme yapacaklarını açıkladı.


Zelenskiy ABD elçilerini Ukrayna'ya saygısızlık etmekle suçladı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
TT

Zelenskiy ABD elçilerini Ukrayna'ya saygısızlık etmekle suçladı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, ABD elçileri Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı Ukrayna'ya saygı göstermemekle suçladı.

Zelenskiy dün devlet haber programında yaptığı açıklamada, "Moskova'ya gidip Kiev'e gelmemek saygısızlıktır" dedi. Savaşın harap ettiği bir ülkeye seyahat etmenin zorluklarını anladığını belirten Zelenskiy, başkalarının Kiev'e ulaşmayı başardığını ifade etti.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Wittkoff ve Kushner'in Kiev'e olası bir ziyareti hakkında konuşan Zelenskiy, "Bizim buna ihtiyacımız yok, onların ihtiyacı var" diyerek, kendisi için önemli olanın görüşmelerin nerede yapıldığı değil, sonucunun olduğunu vurguladı.

Zelenskiy ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'nın doğudaki Luhansk ve Donetsk bölgelerinden çekilmesi yönündeki talebini reddettiğini yineleyerek, "Bu şüphesiz bizim için stratejik bir yenilgi olurdu" dedi.

Ukrayna'nın tahkimatları ve ileri savunma hatları olmadan zayıflayacağını açıklayan Zelenskiy, düzenli bir geri çekilmenin Ukrayna ordusunun moralini de olumsuz etkileyeceğini ifade etti.

Savaşın sona ermesinin en hızlı yolunun mevcut cephe hatlarında ateşkes sağlanması olduğunu söyledi.

Ukrayna, Batı'nın desteğiyle dört yıldan fazla süredir Rus saldırısını püskürtmeye çalışırken, Washington aylardır çatışmanın her iki tarafına da barış anlaşmasına varmaları için baskı yapıyor. Ancak, İran'la olan savaş nedeniyle müzakereler şubat ayından bu yana durmuş durumda.

Bundan önce Witkoff ve Kushner, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere birkaç kez Moskova'yı ziyaret ettiler. Kiev'e ilk ziyaretlerinin 12 Nisan'a denk gelen Ortodoks Paskalyası'ndan sonra gerçekleşmesi bekleniyordu, ancak bu ziyaret henüz gerçekleşmedi.


Japonya, ölümcül silahların ihracatına getirilen yasağın kaldırılmasını onayladı

Japonya ordusu füze fırlatma tatbikatı gerçekleştirdi (AFP)
Japonya ordusu füze fırlatma tatbikatı gerçekleştirdi (AFP)
TT

Japonya, ölümcül silahların ihracatına getirilen yasağın kaldırılmasını onayladı

Japonya ordusu füze fırlatma tatbikatı gerçekleştirdi (AFP)
Japonya ordusu füze fırlatma tatbikatı gerçekleştirdi (AFP)

Japonya, ölümcül silahların ihracatına getirilen yasağın kaldırılmasını onayladı. Bu gelişme, Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana benimsediği barışçıl politikasında büyük bir dönüşüm anlamına geliyor.

Japonya hükümeti sözcüsü Minoru Kihara, düzenlediği basın toplantısında, “Savunma teçhizatı ve teknolojisi transferine ilişkin üç ilke ve ilgili kurallarda yapılan bu kısmi değişiklik sayesinde, artık prensip olarak tüm nihai ürünler dahil olmak üzere savunma teçhizatının transferine izin verilmesi mümkün hale geldi” dedi.

Associated Press'in (AP) bildirdiğine göre bu adım Tokyo'nun askeri sanayisini güçlendirme ve savunma ortaklarıyla işbirliğini genişletme çabaları çerçevesinde atıldı.

Başbakan Sanae Takaiçi hükümetinin yeni yönergeyi onaylaması, savaş sonrası dönemde Japonya'nın silah ihracatının önündeki son engelleri de ortadan kaldırdı.

Başbakan Takaiçi, Japonya'nın ulusal savunmayı güçlendirmek ve aynı zamanda ekonomik büyümenin itici gücü olarak yerli silah sanayisini canlandırmak amacıyla silah ihracatı kısıtlamalarını hafifletmesi gerektiğini söyledi.

Bu karar, Japonya'nın bölgedeki artan güvenlik tehditleri karşısında askeri kapasitesini güçlendirme sürecini hızlandırması çerçevesinde alındı.

AP'ye göre Çin bu politika değişikliğini eleştirmesine rağmen, karar Avustralya gibi Japonya'nın savunma ortakları tarafından geniş çapta memnuniyetle karşılanırken Güneydoğu Asya ile Avrupa ülkelerinin dikkatini çekti.

Ancak karara karşı çıkanlar, bu değişikliğin Japonya'nın barış anayasasını ihlal ettiğini, küresel gerilimleri artıracağını ve Japon halkının güvenliğini tehdit edeceğini savunuyor.