Dağcıların can çekişen Pakistanlının üzerinden atlamasıyla ilgili soruşturma başlatıldı

Yetim kalan çocuklar, bağış kampanyasıyla okutulacak (Kolaj: Independent Türkçe, Fotoğraflar: AP ve Lakpa Sherpa)
Yetim kalan çocuklar, bağış kampanyasıyla okutulacak (Kolaj: Independent Türkçe, Fotoğraflar: AP ve Lakpa Sherpa)
TT

Dağcıların can çekişen Pakistanlının üzerinden atlamasıyla ilgili soruşturma başlatıldı

Yetim kalan çocuklar, bağış kampanyasıyla okutulacak (Kolaj: Independent Türkçe, Fotoğraflar: AP ve Lakpa Sherpa)
Yetim kalan çocuklar, bağış kampanyasıyla okutulacak (Kolaj: Independent Türkçe, Fotoğraflar: AP ve Lakpa Sherpa)

Dünyanın en yüksek ikinci dağı K2'ye tırmanış sırasında düşerek yaralanan Pakistanlı yük taşıyıcının ölümüyle ilgili tartışma sürüyor. 

Ulaşması en zor zirvelerden biri olarak kabul edilen dağı barındıran Pakistan'ın konuyla ilgili soruşturma başlattığı dün açıklandı. Ülkedeki dağcılık işlerini yöneten Pakistan Dağcılık Kulübü'nün yöneticilerinden Karrar Haidri, bölgedeki yetkililerin soruşturmayla ilgilendiklerini duyurdu.

Olayda hayatını kaybeden Muhammed Hassan'ın köyü Tisar'daysa yas var. Komşular ve dostları taziyelerini sunmak için ailesini ziyaret ediyor. 

Çocukluk arkadaşı Beşarat Hüseyin, Hassan'ın hiç bir zaman sahip olamadığı imkanları çocuklarına sunmaya çalıştığını söyledi:

'Tüm hayatım boyunca acı çekmek ve çok çalışmak zorunda kaldım, çocuklarıma iyi bir eğitim sağlamak için çok çalışıyorum' derdi.

Bir daha benzer bir olayın yaşanmasını istemediğini vurgulayan Hüseyin, "Sanırım hayatımda bir kişinin bundan daha fazla insan olarak görülmediği başka bir olay tecrübe etmedim" dedi. 

Hassan'ın işvereni Enver Seyid'se zirvenin yaklaşık 150 metre altında meydana gelen olayda etraftakilerin yardım çabası gösterdiğini ancak zor koşulların kurtarılmasını imkansızlaştırdığını öne sürdü. Cesedin de bu yüzden indirilemediğini belirten Seyid, aileye yardımlarının süreceğini bildirdi. 

Seyid, eksik ekipman konusundaysa Hassan'ı işaret etti. Ona bu iş için de para verildiğini ama ölen işçinin gerekli malzemeleri almadığını söyledi. 

Diğer yandan, gündem olan görüntüleri çeken Avusturyalı Wilhelm Steindl, Hassan'ın ailesini ziyaret edip onlar için yardım kampanyası başlattı. 120 bin euroluk hedef 4 gün içinde aşıldı. 

Steindl, "Ailenin acısını gördüm. Dul kalan eşi, çocukları okuyabilsin ve hayatta bir şansa sahip olsun diye, kocasının tüm bunları yaptığını söyledi" dedi.

Norveçli dağcının rekoru ölümle gölgelendi

Norveçli dağcı Kristin Harila, 92 gün içinde 14. zirvesine çıkarak dünya rekoru kırmak için ekibiyle birlikte 27 Temmuz'da K2'ye tırmanmıştı.

İlk kez yüksek rakımda görev alan 27 yaşındaki Pakistanlı Muhammed Hassan, yaklaşık 8 bin 200 metre yükseklikte sarp bir kayalıktan düşmüştü.

Dağcıların yerde can çekişen Hassan'ın üzerinden atlayarak tırmanışa devam ettiği görüntüler tepki çekmişti. 

Aynı gün K2'de tırmanışta olan Avusturyalı Wilhelm Steindl ve Alman Philip Flämig bu görüntüleri yayımladıktan sonra "Bölgede hemen harekete geçebilecek şerpalar ve dağ rehberleri olmasına rağmen organize bir kurtarma operasyonu yapılmadı" ve "Alpler'de böyle bir şey olması düşünülemez. Ona, ikinci sınıf insan muamelesi yapıldı. Eğer o bir Batılı olsaydı, hemen kurtarılırdı. Yaşayan bir insan rekor kırmak için orada bırakıldı" gibi ifadelerle durumu eleştirmişti. 

Suçlamaları reddeden Harila ise kazanın yaşandığı bölgenin çok tehlikeli bir yer olduğunu vurgulayarak "Ona yardım etmek için hiçbir şey yapmadığımızı söylemek doğru değil. 1,5 saat boyunca onu taşımayı denedik. Ardından kameramanımız bir saat boyunca onunla ilgilenmek için bekledi. Hiçbir zaman yalnız bırakılmadı" demişti.

Independent Türkçe, AP, Guardian



Venezuela Geçici Cumhurbaşkanı ABD'yi ziyaret edecek

Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez (AFP)
Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez (AFP)
TT

Venezuela Geçici Cumhurbaşkanı ABD'yi ziyaret edecek

Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez (AFP)
Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez (AFP)

Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez dün, ABD’li üst düzey bir yetkilinin tarafından Washington'ı ziyaret edeceğinin duyulmasının ardından, ABD ile ‘korkusuzca’ görüşmeler yaptığını açıkladı.

Delcy Rodríguez, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul toplantılarına katılan devlet başkanları dışında, çeyrek asırdan fazla bir süredir ABD'yi ziyaret eden ilk Venezuela devlet başkanı olacak.

Bu davet, ABD özel kuvvetlerinin Başkan Nicolás Maduro'yu tutuklayarak uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla ABD'deki bir hapishaneye naklettiği operasyondan bu yana Washington ile Karakas arasındaki ilişkilerde ani bir değişim olduğunu yansıtıyor.

Rodríguez yaptığı açıklamada, “ABD ile diyalog sürecindeyiz ve korkusuzca, hassas ya da daha az hassas olan farklılıklarımız ve zorluklarımızla yüzleşmek ve bunları diplomatik kanallardan çözmek için çalışıyoruz” dedi.

Rodríguez, Maduro'nun yardımcısı ve Venezuela’nın ABD karşıtı hükümetinin önde gelen isimlerinden biriydi, ancak geçici devlet başkanlığı görevini devraldıktan sonra politikasını değiştirdi. Ancak ABD, halen Rodríguez’e mal varlıklarının dondurulması da dahil olmak üzere yaptırımlar uygulamaya devam ediyor.

Ancak Rodríguez, ABD savaş gemileri filosu ülkesinin deniz kıyılarının açıklarında demirliyken ABD'nin Venezuela petrolünün satışını aracılık etmesine izin verdi, yabancı yatırımları kolaylaştıracağı vaadinde bulundu ve onlarca siyasi tutukluyu serbest bıraktı.

Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkili, Rodriguez'in yakında Washington'ı ziyaret edeceğini, ancak henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi. Venezuela'nın görevdeki bir devlet başkanının ABD’ye gerçekleştirdiği son ziyaret, merhum solcu lider Hugo Chavez'in iktidara gelmesinden önceki 1990'lı yıllarda gerçekleşmişti.

Venezuelalı yetkililer tarafından henüz onaylanmayan ABD ziyareti, Rodríguez'e, ‘Amerikan emperyalizmine’ karşı çıkan yetkililerin de bulunduğu hükümet içinde sorunlar yarattı. Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez hala ülkede önemli bir nüfuza sahip ve analistlere göre Rodriguez'e destekleri kesin değil.

Trump, ABD’nin dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip Venezuela'nın petrolüne erişimi olduğu sürece, Rodríguez ve Maduro hükümetinin büyük bir kısmının iktidarda kalmasına şimdilik razı gibi görünüyor.


Britanya, Typhoon savaş uçaklarını modernize etmek için yüz milyonlarca sterlin harcamayı planlıyor

Britanya, Typhoon savaş uçaklarını modernize etmek için yüz milyonlarca sterlin harcamayı planlıyor
TT

Britanya, Typhoon savaş uçaklarını modernize etmek için yüz milyonlarca sterlin harcamayı planlıyor

Britanya, Typhoon savaş uçaklarını modernize etmek için yüz milyonlarca sterlin harcamayı planlıyor

İngiltere, Rus tehditlerine karşı savunmayı güçlendirmeyi amaçladığını söylediği bir hamleyle, Typhoon savaş uçaklarının radar sistemlerini yükseltmek için BAE Systems ve Leonardo da dahil olmak üzere askeri yüklenicilere 453 milyon sterlin (608 milyon dolar) tutarında bir sözleşme verdi.

Typhoon, İngiltere'nin hava savunmasının temel direğidir. Yükseltilmesi sadece İngiltere'nin güvenliği için değil, aynı zamanda diğer ülkeleri de bu uçakları almaya teşvik etmek, üretimi sürdürmek ve yurt içinde istihdamı korumak için de önemlidir.

Savunma Bakanı John Healey, bugün Edinburgh'daki Leonardo tesisini ziyaret öncesi yaptığı açıklamada, "Karşı karşıya kaldığımız artan tehditler ve Rus insansız hava araçlarının (İHA) Ukrayna'ya saldırmaya ve NATO hava sahasını ihlal etmeye devam etmesiyle birlikte, bu gelişmiş radar yeteneği, İngiltere'yi önümüzdeki yıllarda hem yurt içinde güvende tutacak hem de yurt dışında güçlü kılacaktır" ifadelerini kullandı.

İngiltere'nin durgun ekonomisini canlandırmak amacıyla hükümet, ekim ayında Türkiye'ye 8 milyar sterlinlik Typhoon savaş uçağı satışı sözleşmesini imzaladıktan sonra yeni savunma anlaşmaları yapmayı hedefliyor. Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan'a da satışlar gerçekleştirebilir.

Hükümet, 2027'den itibaren savunma harcamalarını GSYİH'nin %2,6'sına çıkaracağını duyurdu.


ABD, Suriye’deki DEAŞ’lı tutukluları Irak'a nakletmeye başladı

Haseke’deki el-Hol kampında bir grup tutukluyu koruyan Suriye hükümeti güvenlik güçleri mensupları (Reuters)
Haseke’deki el-Hol kampında bir grup tutukluyu koruyan Suriye hükümeti güvenlik güçleri mensupları (Reuters)
TT

ABD, Suriye’deki DEAŞ’lı tutukluları Irak'a nakletmeye başladı

Haseke’deki el-Hol kampında bir grup tutukluyu koruyan Suriye hükümeti güvenlik güçleri mensupları (Reuters)
Haseke’deki el-Hol kampında bir grup tutukluyu koruyan Suriye hükümeti güvenlik güçleri mensupları (Reuters)

ABD ordusu, Suriye'nin kuzeydoğusunda tutulan DEAŞ’lı tutukluları Irak'a nakletmeye başladığını açıkladı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), nakil işleminin dün başladığını ve şimdiye kadar 150 örgüt üyesini Haseke’den Irak'taki güvenli yerlere nakledildiğini duyurdu.

Terör örgütü DEAŞ’ın 7 bin kadar tutuklu üyesinin Suriye'den Irak makamlarının kontrolündeki tesislere nakledilmesi bekleniyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan Iraklı bir yetkili, Irak Ulusal Güvenlik Bakanlar Konseyi'nin DEAŞ’lı tutukluların Irak'a nakledilmesinin, kaçma olasılıklarıyla ilgili son zamanlarda ortaya çıkan endişeleri gidereceğini söyledi.

Kaynak, Irak hükümetinin gözetiminde ve ABD ile doğrudan koordinasyon içinde bu kişileri hapishanelere koymanın, onların yeniden örgütlenme ve güçlerini yeniden inşa etme olasılığını tamamen ortadan kaldıracağını da sözlerine ekledi.

Öte yandan Suriye hükümeti, Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) Haseke kırsalında insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenleyerek yedi Suriye askerini öldürmekle suçladı. Hükümet, bunun salı günü başlayan ateşkes anlaşmasının ihlali olduğunu vurguladı. Ancak SDG bunu suçlamayı reddetti.

Suriye ordusu ‘tehlikeli bir tırmanış’ olarak nitelendirdiği saldırının, askerlerin ‘Haseke kırsalındaki El-Yarubiye Sınır Kapısı yakınlarında bulunan ve içinde patlayıcı maddeler ve kamikaze ihaları bulunan’ SDG kontrolündeki bir askeri üssün güvenliğini sağlarken gerçekleştiğini belirtti.