Çin'de bir bakanlık yetkilisi, "ABD için casusluk yaptığı" şüphesiyle gözaltına alındı

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın Virginia'daki karargahı (arşiv - Reuters)
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın Virginia'daki karargahı (arşiv - Reuters)
TT

Çin'de bir bakanlık yetkilisi, "ABD için casusluk yaptığı" şüphesiyle gözaltına alındı

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın Virginia'daki karargahı (arşiv - Reuters)
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın Virginia'daki karargahı (arşiv - Reuters)

Çin'de bir bakanlık görevlisinin ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) için casusluk yaptığı şüphesiyle gözaltına alındığı bildirildi.

İstihbarattan sorumlu Devlet Güvenliği Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, soyadının "Hao" olduğu belirtilen 39 yaşındaki yetkilinin, Japonya'da öğrenimini sürdürürken CIA tarafından "işe alındığı" öne sürüldü.

Açıklamada, hangi bakanlıkta çalıştığı belirtilmeyen yetkilinin casusluk faaliyetinin farkına varılmasının ardından gözaltına alındığı, hakkındaki soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.

Hao'nun Japonya'da öğrenciyken vize başvurusu için gittiği ABD'nin Tokyo Büyükelçiliğinde "Ted" adlı Amerikalı görevliyle tanıştığı ifade edilen açıklamada, görevlinin "yemek davetleri ve hediyelerle Hao ile yakın ilişki kurduğu", "ondan para karşılığı makaleler yazmasını istediği" anlatıldı.

Açıklamada Ted'in, ilerleyen zamanda Hao'yu "Li Cün" adlı, Çin asıllı olduğu anlaşılan meslektaşıyla tanıştırdığı, ikilinin birlikte çalıştıkları, Japonya'daki öğreniminin sonuna doğru Li Cün'in Hao'ya CIA'in Tokyo istasyonunda çalıştığını itiraf ederek ona casusluk önerdiği ve "Çin'in kilit kurumlarında çalışmasını" telkin ettiği öne sürüldü.

Hao'nun teklifi onaylayarak ABD ile "casus sözleşmesi imzaladığı", sınav ve eğitimlerden geçmeyi kabul ettiği" ileri sürülen açıklamada, Çin'e dönüşünde adı verilmeyen bakanlıkta çalışmaya başlayan şüphelinin, bilgi aktarmak amacıyla CIA personeliyle çok kez buluştuğu ve casusluk ücreti aldığı iddia edildi.

Devlet Güvenliği Bakanlığı, 10 Ağustos'ta da devlet ait silah şirketinin 52 yaşındaki çalışanını casusluk şüphesiyle gözaltına almış, zanlının İtalya'da öğrenim görürken CIA için çalışmaya başladığı öne sürülmüştü.

Bakanlığın yeni oluşturduğu sosyal medya hesabında her iki vakayla ilgili paylaşımlarında doğrudan CIA'e işaret etmesi dikkati çekti.

Bakanlık, 1 Ağustos'ta yaptığı paylaşımda ülkedeki casusluk faaliyetlerinin "vahim ve karmaşık durumda" olduğunu belirterek, vatandaşlardan karşı casusluk faaliyetlerine destek olmaları çağrısında bulunmuştu.

CIA Direktörü William Burns, geçen ay ülkesindeki Aspen Güvenlik Forumu'nda yaptığı konuşmada, CIA'in 10 yıl önce yaşadığı ciddi kayıpların ardından "Çin'deki casus ağını yeniden kurmakta mesafe kaydettiğini" ifade etmişti.

Pekin yönetimi, "ulusal güvenliği korumak için her türlü karşı tedbiri alacağını" belirterek açıklamaya tepki göstermişti.



Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
TT

Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'yi Irak hükümetinin başına getirmeyi reddetmesi, "Koordinasyon Çerçevesi" ittifakının hesaplarını alt üst eden siyasi bir depreme dönüştü.

El-Maliki, "açık Amerikan müdahalesi" olarak nitelendirdiği durumu reddetti ve "koordinasyon çerçevesi" anlaşmasına dayanarak adaylığının devam edeceğini teyit etti; tehditlerin devletler arası ilişkilerle bağdaşmadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, El-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde ABD'nin Irak'a desteğini keseceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliki liderliğindeki İslami Davet Partisi yaptığı açıklamada, "Çerçeve kararında bir boşluk açılmasının siyasi süreci bu karmaşaya sürükleyeceğini" belirterek, "tüm bileşenlerden uzman siyasi güçleri bağımsız Irak ulusal kararını savunmaya" çağırdı.

"Çerçeve" liderleri, dün gece Bağdat'ta düzenlenen acil toplantının ardından, ABD başkanının açıklamalarının "egemenliğin ihlali" teşkil ettiğini belirterek, Maliki'nin yeni hükümetin başına geçmesi yönündeki desteklerini yinelediler. Eski Başbakan Haydar el-Abadi, krizin "akılcı ve sorumlu bir şekilde" ele alınması ve istikrarı koruyacak şekilde zorluklarla başa çıkılması çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, "çerçevedeki seçeneklerin sınırlı ve maliyetli hale geldiğini" belirterek, "şu an alınacak herhangi bir kararın iç ve dış yankıları olacağını" belirtti. Kaynak, ancak parti liderlerinin "mevcut krizden uygun bir çıkış yolu bulmalarını sağlayacak yeni mekanizmalar" üzerinde anlaşacaklarını öngördü.


Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ı anlaşmaya varmak için zamanın daraldığı konusunda uyardı ve anlaşmaya varılmaması halinde bir sonraki saldırının çok daha şiddetli olacağı tehdidinde bulundu. Tahran ise gerilimi kontrol altına almak için bölgesel diplomatik çabalar sürerken, "tehdit altında" müzakere etmeyi reddettiğini yineledi.

Trump, "İran'a doğru ilerleyen devasa filo hazır, hazırlıklı ve gerekirse görevini hızlı ve güçlü bir şekilde yerine getirebilecek kapasitede" diyerek Tahran'ı "nükleer silahlar olmadan adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için hızla müzakere masasına oturmaya" çağırdı ve "Zamanın daraldığını" vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada İran'ın "her zamankinden daha zayıf" olduğunu belirterek, protestoların yeniden başlayacağını öngördü. Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde yaptığı konuşmada, İran rejiminin "protestocuların temel taleplerine yanıt verecek hiçbir yolu olmadığını" ifade etti.

Bölgesel olarak, gerilimi azaltmak için temaslar yoğunlaştı; diplomatik yolun önceliği ve Washington ile Tahran arasında diyaloğun yeniden başlatılması vurgulandı. Öte yandan, İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, "sınırlı saldırı diye bir şey yoktur" uyarısında bulunarak, herhangi bir askeri eylemin "savaşın başlangıcı" olarak değerlendirileceğini ve "acil ve kapsamlı" bir cevapla karşılanacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran güçlerinin "tamamen hazır" olduğunu belirterek, baskıdan uzak, "adil ve eşitlikçi" bir nükleer anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını yineledi.

İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Habib Seyyari de Washington'un "silahlı diplomasiye" başvurmasına karşı uyararak, ülkesinin ABD filosuna zarar vereceğini vurguladı.


İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
TT

İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın iletişim ve medya işlerinden sorumlu yardımcısı Mehdi Tabatabai dün yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının "tahrif ve yanlış istatistiklere yanıt olarak" son ulusal protestoların kurbanlarının isimlerinin yayınlanmasını emrettiğini söyledi.

Bu açıklama, pazar günü Time dergisinde iki İranlı yetkiliye atıfta bulunarak yayınlanan ve yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki protestolarda 30 bin kişinin öldürülmüş olabileceğini belirten bir haberin ardından geldi.

İran'daki huzursuzluk, 28 Aralık'ta çarşı esnafının ekonomik koşullar ve enflasyona karşı protestolarıyla başladı ve daha sonra İran geneline yayılarak rejimin yıllardır karşılaştığı en büyük muhalefet dalgasını oluşturdu.

Tabatabai, X'te yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda, son trajik olayların tüm kurbanlarının isimleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklanacak. Çelişkili bilgi veya iddiaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve doğrulamak için de bir mekanizma oluşturuldu" dedi. Tabatabai,  "Bu önlem, sahtekarlığa ve yanlış istatistiklere karşı açık bir yanıttır" ifadesini kullandı.