ABD Dışişleri Bakanı Blinken’dan Guta saldırı için ‘hesap verebilirlik’ çağrısı

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın çağrısı Guta’da kimyasal silah kullanımının yıl dönümünde geldi.

Şam’da, Guta yakınlarında 2013’te düzenlenen sarin gazı saldırısının neden olduğu hasar. (AP)
Şam’da, Guta yakınlarında 2013’te düzenlenen sarin gazı saldırısının neden olduğu hasar. (AP)
TT

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’dan Guta saldırı için ‘hesap verebilirlik’ çağrısı

Şam’da, Guta yakınlarında 2013’te düzenlenen sarin gazı saldırısının neden olduğu hasar. (AP)
Şam’da, Guta yakınlarında 2013’te düzenlenen sarin gazı saldırısının neden olduğu hasar. (AP)

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken dün, 10 yıl önce Şam’ın Guta şehrinde, uluslararası olarak yasaklanan sarin gazı saldırısı ile yaklaşık bin 400 kişinin ölümüne neden olan ‘korkunç eylemlerin’ sorumluları için ‘adalet ve hesap verme’ çağrısında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken yaptığı açıklamada, “10 yıl önce, ölümcül sinir gazı sarini taşıyan füzeler Şam’ın Guta yakınına fırlatıldı ve bin 400’den fazla kişinin ölümüne neden oldu” diyerek, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed liderliğindeki Suriye rejimine yönelik suçlamaları tekrarladı. ABD’nin ‘Guta saldırısı ve diğer kimyasal saldırıların kurbanlarını ve hayatta kalanları andığını’ vurgulayan Blinken ‘bu korkunç eylemlerin sorumluları için adalet ve hesap sormaya devam edilmesi’ çağrısında bulundu.

Fotoğraf Altı: Şam yakınlarındaki Duma’ya düzenlenen kimyasal saldırıların onuncu yıl dönümü dolayısıyla Suriye’nin kuzeyindeki Afrin’de asılan bir poster (AFP)
Şam yakınlarındaki Duma’ya düzenlenen kimyasal saldırıların onuncu yıl dönümü dolayısıyla Suriye’nin kuzeyindeki Afrin’de asılan bir poster (AFP)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre ABD Dışişleri Bakanı ‘Kimyasal Silahlar Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2118 sayılı Kararı kapsamındaki uluslararası yükümlülüklerine rağmen Suriye’nin kimyasal silah programını tam olarak açıklamadığını ve doğrulanabilir bir şekilde ortadan kaldırmadığını’ belirtti. Suriyeli yetkililerin ‘kimyasal silah kullanmaya yönelik alçakça adımlarının sorumluluğunu üstlenmeyi’ reddettiklerine vurgulayan Blinken sözlerine şöyle devam etti:

“Bu, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW) Soruşturma ve Tespit Ekibi ve OPCW-BM Ortak Soruşturma Mekanizması tarafından onaylanan, Suriye’de ardı ardına gerçekleşen dokuz kimyasal silah saldırısıyla net bir şekilde görüldü. Suriye halkının ve sivil toplumun, Suriye’de işlenen zulümlere ilişkin adalet ve hesap verebilirlik yönündeki çağrılarını desteklemeye devam edeceğiz.”



Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)

İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni, dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmeden önce Ukrayna'daki savaşı sona erdirmesini umduğunu belirtti.

 Meloni, ödülü alamadığı için hayal kırıklığını gizlemeyen Trump ile dostane ilişkiler sürdürüyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Umarım bir gün Donald Trump'a Nobel Barış Ödülü'nü verebiliriz" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre sözlerine şöyle devam etti: "Eğer Ukrayna için adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasında fark yaratırsa, biz de Donald Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterebiliriz."

Trump, pazartesi günü yayınlanan Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store'ye yazdığı mektupta, ödülü almamış olmanın kendisini artık "sadece barış için çalışmak" zorunda hissetmediği anlamına geldiğini belirtti.

Trump perşembe günü, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi ve Filistin topraklarının yeniden inşasını denetlemek amacıyla kurulan, ancak o zamandan beri çeşitli çatışmaları çözmeyi amaçlayan bir mekanizmaya dönüşen "Barış Konseyi"nin kurulduğunu duyurdu.

İtalya'yı Konseye katılmaya davet etti, ancak Meloni, Trump'ı "anayasal sorunlar" konusunda bilgilendirdiğini söyledi.

Medya haberlerine göre, İtalyan yasaları, yalnızca yabancı bir lider tarafından yönetilen kuruluşa üye olmaya izin vermiyor.

Meloni, Trump'tan konseyi "sadece İtalya'nın değil, diğer Avrupa ülkelerinin ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde" yeniden yapılandırmasını istediğini söyledi.


Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Politico, kaynaklara dayandırdığı dünkü haberinde, Trump yönetiminin Küba'yı hayati önem taşıyan petrol ithalatından mahrum bırakmak için deniz ablukası uygulamayı değerlendirdiğini bildirdi.

Web sitesi, yönetimin Küba'da rejim değişikliği için Karayip ülkesine petrol ithalatına tamamen ambargo uygulanması da dahil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

Politico, plana aşina üç kaynağa atıfta bulunarak, yönetim içindeki Küba hükümeti eleştirmenlerinin Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun desteğiyle bu gerilimi tırmandırmayı amaçladığını bildirdi.

Kaynaklar, Trump yönetiminin henüz bu konuda bir karar vermediğini, ancak bunun Trump'a Küba'yı komünist yönetimine son vermeye zorlamak için sunulan bir dizi seçenek arasında olabileceğini belirtti.

Küba'ya petrol ithalatına tam ambargo uygulanması insani bir krize yol açacak ve bu da bazı yönetim yetkililerinin buna karşı çıkmasına neden olacak bir olasılık.

Ancak bu tartışmalar, Trump yönetimi içindeki bazı kişilerin, düşman olarak gördükleri Latin Amerika liderlerini izole etmeyi ne ölçüde düşündüklerini ortaya koyuyor.

Şarku’l Avsat’ın Politico n aktardığına göre plan hakkında bilgi sahibi olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, “Enerji, rejimi devirmek için en güçlü silahımızdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak ayrıca, 1959 Küba Devrimi'nden beri ülkeyi yöneten komünist hükümetin devrilmesinin, ABD yönetimi açısından “2026'da kesinleşmiş bir durum” olduğunu da belirtti.


Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
TT

Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)

Avrupa Birliği, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik devam eden saldırıları nedeniyle elektrik ve ısıtma kesintilerinden etkilenen Ukraynalılara yardım etmek amacıyla 447 acil durum jeneratörü göndereceğini duyurdu.

Polonya üzerinden teslim edilecek bu jeneratörler, hastanelere, sığınaklara ve temel hizmetlere elektrik tedarikinin sağlanmasına yardımcı olacak.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Avrupa Komisyonu açıklamasında, Rus hava saldırıları nedeniyle yaklaşık bir milyon Ukraynalının dondurucu soğukta ısıtma ve elektrik olmadan yaşadığını belirtti.

Avrupa Birliği bugüne kadar Ukrayna'ya yaklaşık 9 bin 500 jeneratör gönderdi ve kış gelmeden önce Litvanya tarafından bağışlanan komple bir termik santral sağladı.