BRICS'e yeni katılan ülkeler kararı memnuniyetle karşıladı

Çin Devlet Başkanı Cinping, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ve Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa BRICS 2023 zirvesinde (AFP)
Çin Devlet Başkanı Cinping, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ve Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa BRICS 2023 zirvesinde (AFP)
TT

BRICS'e yeni katılan ülkeler kararı memnuniyetle karşıladı

Çin Devlet Başkanı Cinping, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ve Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa BRICS 2023 zirvesinde (AFP)
Çin Devlet Başkanı Cinping, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ve Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa BRICS 2023 zirvesinde (AFP)

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS grubuna yeni katılan ülkelerin liderleri 5 ülkeden oluşan ekonomik blokta yer almaktan memnun olduklarını dile getirdi.

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa bugün Johannesburg’da Suudi Arabistan, Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran, Mısır ve Etiyopya'yı BRICS üyeliğine davet etme kararı aldıklarını ifade etti.  BRICS örgütünün kurucuları, 1 Ocak 2024’ten itibaren birliğe tam üyelikleri için bu ülkelere davette bulunduklarını duyurdu.

BRICS liderleri Johannesburg'daki zirvede (EPA)
BRICS liderleri Johannesburg'daki zirvede (EPA)

BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “BRICS liderlerinin vizyonuna saygı duyuyor, bu önemli birliğe BAE’nin de dahil edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz” ifadelerini kullandı.

Arap Haber Ajansı’nın (ANA) haberine göre, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ise bugün yaptığı açıklamada, BRICS’in ülkesini gruba katılmaya davet etmesinin duyurusunu takdir ettiğini belirterek, Mısır'ın önümüzdeki dönemde grupla işbirliği ve koordinasyon içinde olacağını söyledi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Sisi, Kahire'nin BRICS'e katılmaya davet edilen ülkelerle işbirliği yapma arzusunu da dile getirerek, 'blokun aralarındaki ekonomik işbirliğini güçlendirmeye yönelik hedeflerine ulaşmak ve birliğin sesini yükseltmek için çalışmak' istediğini ifade etti.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, BRICS'in genişlemesinin grubun işbirliği mekanizmasına yeni bir ivme kazandıracağını ifade etti.

Diğer yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Güney Afrika Cumhurbaşkanına BRICS zirvesindeki liderliği ve bloğu genişletme çabaları nedeniyle teşekkür etti. Putin bugün video konferans yöntemi ile Johannesburg’da düzenlenen zirveye bağlanarak açıklamalarda bulundu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, BRICS zirvesinde video görüşmesi sırasında konuşuyor (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, BRICS zirvesinde video görüşmesi sırasında konuşuyor (Reuters)

Tahran ise BRICS grubuna katılımını ‘dış politikası açısından stratejik bir başarı’ olarak gördü.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ise gelişmekte olan ülkelerle işbirliğini canlandırma zamanı geldiğine dikkati çekti.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed de sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, ülkesinin ‘kapsayıcı ve müreffeh bir küresel düzen’ için işbirliği yapmaya hazır olduğunu ifade etti.

Çin, ABD ile şiddetli rekabetin yaşandığı ortamda BRICS'i hızla genişletmeye çalışıyor.

Güney Afrikalı yetkililer, şu anda dünya nüfusunun yüzde 40'ını ve küresel ekonominin dörtte birini temsil eden gruba katılmak için yaklaşık 24 ülkenin resmi talepte bulunduğunu söyledi.

Kararlarını oybirliğiyle alan BRICS grubu, Güney Afrika'nın 2010'daki katılımından bu yana yeni bir üyeyi bünyesine dahil etmedi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.