İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakan Momika'ya yüksek sesle karşı çıkan kişiyi polis susturmaya çalıştı

Momika'nın Kur'an-ı Kerim'i yakarken sarf ettiği sözlere cevap veren Kais Tunusia'yı, sivil polis susturmaya çalıştı

Kais Tunusia (solda) (AA)
Kais Tunusia (solda) (AA)
TT

İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakan Momika'ya yüksek sesle karşı çıkan kişiyi polis susturmaya çalıştı

Kais Tunusia (solda) (AA)
Kais Tunusia (solda) (AA)

İsveç'in başkenti Stockholm'de, Irak asıllı Salwan Momika'nın bir cami önünde Kur'an-ı Kerim'i yakmasına karşı çıkarak güvenlik şeridinin arkasında bağıran vatandaşı, sivil polis susturmaya çalıştı.

Momika'nın Stockholm Camisi önünde Kur'an-ı Kerim'i yakarken sarf ettiği sözlere yüksek sesle cevap veren Kais Tunusia, sivil polis tarafından susturulmaya çalışıldı. Tunusia, ifade özgürlüğü çerçevesinde bunu yapmaya hakkı olduğunu söyleyerek polise tepki gösterdi.

AA muhabirine konuşan Tunusia, "Momika, Kur'an-ı Kerim'e hakaret ediyor. Bizlere hakaretler ediyor. Biz karşılık verince de polis, sesimi yükseltmememiz için hemen uyarıda bulunuyor" dedi.

Polisin bu tavrının kendisini çok şaşırttığını aktaran Tunusia, şöyle konuştu:

Provokatörü camimizin önüne getirmişler, eline de megafon vermişler. Caminin içinden bizi hedef alan hakaretleri duyuluyor. Biz de insanız. Buna çıkıp tepki gösterdiğimizde polisin tepkisiyle karşılaşıyoruz. Bunu da ben kınıyorum.

Eylem sonrası olay yerinden zırhlı polis aracıyla ayrılan Momika'ya, 10'u zırhlı olmak üzere 20 polis aracı ve yaklaşık 100 polis eşlik etti.

Medbargareplatsen'de bulunan Stockholm Camisi önüne geniş polis koruması altında gelen Momika, çevredekilerin tepkisine rağmen Kur'an-ı Kerim'i yere atıp üzerine basarak İslam'a hakaret içeren sözler sarf etti ve ateşe verdi. Momika, sözde Hz. Ali'ye benzetilen bir resmin bulunduğu kağıt parçasına ayaklarını sildi.

İsveçli kadın ülkesinde Kur'an-ı Kerim yakılmasına isyan etmişti

İran'ın Stockholm Büyükelçiliği önünde 18 Ağustos'ta Kur'an-ı Kerim yakan Momika'ya yangın söndürme tüpüyle müdahale eden 47 yaşındaki İsveçli kadın Cecilia Saav da Aftonbladet gazetesine konuştu.

Birçok İsveç vatandaşının, Kur'an-ı Kerim yakılmasına karşı harekete geçmesi gerektiğini söyleyen Saav, şunları kaydetti:

Dünya bizim fanatikler ve ırkçılarla dolu bir ülke olduğumuzu düşünüyor. Ancak biz bu aptalların arkasında durmuyoruz.



Bir ilk olarak... Trump'ın imzası ABD para biriminde yer alacak

Trump, Rubio ve Hegseth eşliğinde, kabine toplantısı sırasında medya mensuplarının sorularını yanıtlıyor (EPA)
Trump, Rubio ve Hegseth eşliğinde, kabine toplantısı sırasında medya mensuplarının sorularını yanıtlıyor (EPA)
TT

Bir ilk olarak... Trump'ın imzası ABD para biriminde yer alacak

Trump, Rubio ve Hegseth eşliğinde, kabine toplantısı sırasında medya mensuplarının sorularını yanıtlıyor (EPA)
Trump, Rubio ve Hegseth eşliğinde, kabine toplantısı sırasında medya mensuplarının sorularını yanıtlıyor (EPA)

ABD Hazine Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, ABD’nin bağımsızlığının 250. yıldönümünü anmak için ABD banknotlarında Başkan Donald Trump'ın imzasının yer alacağını, bunun görevdeki bir başkan için bir ilk olduğunu, öte yandan ABD Hazine Bakanı'nın imzasının ise 165 yıl sonra ilk kez ABD banknotlarından çıkarılacağını duyurdu.

Petrol, minyatür petrol varilleri, bir petrol pompası ve bir dolarlık banknot (Reuters)Petrol, minyatür petrol varilleri, bir petrol pompası ve bir dolarlık banknot (Reuters)

Hazine Bakanlığı Reuters'e yaptığı açıklamada, Trump ve Hazine Bakanı Scott Bessent'in imzalarını taşıyan ilk 100 dolarlık banknotların haziran ayında basılacağını ve sonraki aylarda daha fazla banknotun basılacağını belirtti. Hazine Bakanlığı'na bağlı Gravür ve Baskı Bürosu, Başkan Joe Biden döneminde görev yapmış eski Hazine Bakanı Janet Yellen ve Hazine Bakanı Lynne Malerba'nın imzalarını taşıyan banknotların üretimini halen sürdürüyor.

Malerba, hükümetin ilk kez 1861'de federal para birimini piyasaya sürmesinden bu yana imzaları para biriminde yer alan hazinecilerin kesintisiz zincirindeki son isim olacak.


İsrail, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla ilgili komutanı öldürdü

Filistinli bir subay, dün Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Beitin köyüne düşen İran füzesinin kalıntılarını inceliyor (AFP)
Filistinli bir subay, dün Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Beitin köyüne düşen İran füzesinin kalıntılarını inceliyor (AFP)
TT

İsrail, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla ilgili komutanı öldürdü

Filistinli bir subay, dün Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Beitin köyüne düşen İran füzesinin kalıntılarını inceliyor (AFP)
Filistinli bir subay, dün Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Beitin köyüne düşen İran füzesinin kalıntılarını inceliyor (AFP)

İran Devrim Muhafızları Donanması Komutanı Ali Rıza Tangsiri, dün Bender Abbas'ta İsrail'in düzenlediği bir saldırıda öldürüldü. Bu olay, sahada önemli bir dönüm noktası oldu. Bu olay, ABD Başkanı Donald Trump'ın çatışmanın "daha tehlikeli bir aşamaya" girdiğine dair uyarısının ardından, Hürmüz Boğazı'nın açılması için belirlediği süreyi 6 Nisan'a kadar uzattığını açıklamasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İsrail'in açıklamasını doğrulayarak Tangsiri'nin ölümünün "bölgeyi daha güvenli hale getirdiğini" belirtti. CENTCOM, İranlı yetkilinin gemilere yönelik operasyonlara liderlik ettiğini ve ticari gemilere ve petrol tankerlerine yönelik saldırılarla bağlantılı olduğunu ifade etti.

İsrail ayrıca, saldırıda İslam Devrim Muhafızları Ordusu deniz istihbarat başkanı Behnam Rızai'nin de öldürüldüğünü açıkladı. Ancak İran'dan henüz bir doğrulama veya yalanlama yapılmadı.

İsrail ordusu, İran'ın batısındaki balistik füze fırlatma rampaları ve hava savunma sistemlerinin yanı sıra Tahran, İsfahan ve Parçin kompleksindeki askeri üretim tesislerini hedef alan 20'den fazla hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Tahran ise İsrail ve ABD üslerindeki hedeflere füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini açıkladı; askeri sözcü Ebulfazl Şikarçi ise operasyonların devam edeceğini söyledi.

Pakistanlı bir kaynak, İsrail'in olası arabuluculuk fırsatlarını öngörerek İslamabad'ın talebi üzerine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Mohammad Bakır Kalibaf'ın isimlerini hedef listesinden geçici olarak çıkardığını bildirdi.


İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde çıkan çatışmalarda iki askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, 26 Mart 2026'da Kudüs'teki Herzl Dağı askeri mezarlığında 21 yaşındaki Çavuş Ori Greenberg'in cenaze töreninde (AFP)
İsrail askerleri, 26 Mart 2026'da Kudüs'teki Herzl Dağı askeri mezarlığında 21 yaşındaki Çavuş Ori Greenberg'in cenaze töreninde (AFP)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde çıkan çatışmalarda iki askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, 26 Mart 2026'da Kudüs'teki Herzl Dağı askeri mezarlığında 21 yaşındaki Çavuş Ori Greenberg'in cenaze töreninde (AFP)
İsrail askerleri, 26 Mart 2026'da Kudüs'teki Herzl Dağı askeri mezarlığında 21 yaşındaki Çavuş Ori Greenberg'in cenaze töreninde (AFP)

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah ile sınırda devam eden çatışmalar sırasında iki askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu, ordunun 8 Mart'ta iki askerinin ölümünü açıklamasının ardından bölgede ölen İsrail askerlerinin sayısını dörde çıkardı.

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamasında, güçlerinin Hizbullah'la savaştığı güney Lübnan'da tampon bölge oluşturma çabalarının bir parçası olarak ilave birliklere ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Ordu sözcüsü Efi Defrin, televizyonda yayınlanan bir brifingde, "Lübnan cephesi ve kurmaya çalıştığımız ileri savunma bölgesi, ilave İsrail Savunma Kuvvetleri güçlerine ihtiyaç duyuyor" dedi ve ordunun işgal altındaki Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Suriye de dahil olmak üzere birden fazla cephede eş zamanlı olarak faaliyet gösterdiğini kaydetti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre "İsrail ordusunda daha fazla muharip askere ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışma, Lübnanlı militan grubun 2 Mart'ta Tahran'ı desteklemek amacıyla İsrail'e roket fırlatmasından bu yana, ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın en ciddi sonucu haline geldi.

İsrail, Lübnan'da binden fazla kişinin ölümüne ve bir milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açan bir saldırıyla karşılık verdi.

İsrail, güvenli bir tampon bölge oluşturmak amacıyla Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'nin güneyinde kalan bölgeyi işgal etme niyetini açıkladı