Japonya'da ayda 207 saat fazla mesai yapan 26 yaşındaki doktor intihar etti

"Bu ortam onu çileden çıkardı"

Takaşima'nın annesi, "Oğlum artık hastaların hayatını kurtarıp topluma katkı sağlayamayacak" dedi (AP)
Takaşima'nın annesi, "Oğlum artık hastaların hayatını kurtarıp topluma katkı sağlayamayacak" dedi (AP)
TT

Japonya'da ayda 207 saat fazla mesai yapan 26 yaşındaki doktor intihar etti

Takaşima'nın annesi, "Oğlum artık hastaların hayatını kurtarıp topluma katkı sağlayamayacak" dedi (AP)
Takaşima'nın annesi, "Oğlum artık hastaların hayatını kurtarıp topluma katkı sağlayamayacak" dedi (AP)

Japonya'da bir ayda 200 saatten fazla mesai yapan doktorun intiharı, ülkedeki ağır çalışma koşullarını tekrar gündeme taşıdı. 

Hyogo prefektörlüğünün merkezi Kobe'deki Konan Tıp Merkezi'nde çalışan 26 yaşındaki Şingo Takaşima, geçen yıl 17 Mayıs'ta intihar etmişti.

Prefektörlükteki Nişinomiya Çalışma Standartları Denetleme Ofisi'nin başlattığı soruşturmada, doktorun geçen yıl nisanda 197 saat 36 dakika fazla mesai yaptığı tespit edildi. Raporda, doktorun depresyon belirtileri gösterdiğine de dikkat çekildi.

Takaşima ailesinin avukatlarıysa genç doktorun 207 saat mesai yaptığını ve yaklaşık üç ay boyunca hiç izin kullanmadığını savundu.

Denetim raporuna ve avukatların bulgularına rağmen hastane olayla ilgili sorumluluk almayı reddetti. Tıp merkezinden yapılan açıklamada, fazla mesai saati olarak kaydedilen sürede Takaşima'nın sürekli olarak görev yapmadığı, bazı aralıkları şahsi çalışmaları için değerlendirdiği öne sürüldü.

ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından CNN'in irtibata geçtiği ve kimliği paylaşılmayan hastane yetkililerinden biri, şöyle konuştu:

Bu vakanın nedeninin fazla mesai olduğunu kabul etmiyoruz. Konuyla ilgili daha fazla yorum yapmayacağız.

Takaşima'nın annesi Junko ise oğlunun kendisine çok zorlandığını ve kimsenin kendisine destek olmadığını söylediğini belirtti. 

Junko, oğlu için "Sanırım bu ortam onu çileden çıkardı. Gelecekte benzer şeylerin tekrar yaşanmaması için doktorların çalışma koşullarının iyileştirileceğini umuyorum" dedi.

Independent Türkçe



ABD'nin “Biladuşşam” hakkındaki açıklamaları Lübnan'ı karıştırdı

Adalet Bakanı Adil Nasar, cumartesi günü Meclis Başkanı Nebih Berri ile bir araya geldi (Meclis Başkanlığı)
Adalet Bakanı Adil Nasar, cumartesi günü Meclis Başkanı Nebih Berri ile bir araya geldi (Meclis Başkanlığı)
TT

ABD'nin “Biladuşşam” hakkındaki açıklamaları Lübnan'ı karıştırdı

Adalet Bakanı Adil Nasar, cumartesi günü Meclis Başkanı Nebih Berri ile bir araya geldi (Meclis Başkanlığı)
Adalet Bakanı Adil Nasar, cumartesi günü Meclis Başkanı Nebih Berri ile bir araya geldi (Meclis Başkanlığı)

ABD’nin Suriye ve Lübnan Özel Temsilcisi Thomas Barrack, dün Lübnan'ın Şam'la ilişkileri normalleştirmesi konusunda yaptığı açıklamaların yol açtığı kafa karışıklığını gidermeye çalıştı. Barrack, Lübnan'ın Hizbullah'ın silahları sorununu bir an önce çözmemesi halinde ‘bölgesel güçlerin pençesine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı’ uyarısında bulundu.

Barrack, sosyal medya platformu X üzerinden cuma günü yaptığı açıklamada, bunun ‘Lübnan'a yönelik bir tehdit değil, Suriye'nin attığı büyük adımları övmek’ olduğunu belirtti. Barrack ayrıca, Lübnan ile Suriye arasındaki ilişkileri desteklemeye kararlı olduklarını da sözlerine ekledi.

Barrack'ın son açıklamaları Lübnan siyasi çevrelerinde şok etkisi yarattı. Meclis kaynakları, Barrack'ın ‘Lübnan'ın hassas ve kırılgan durumunun ve Suriye'den farklı olan dengelerinin farkında olduğunu’ belirttiler.

Barrack, Hizbullah'a silahlarını teslim etmesi için cazip bir teklifte bulundu. Teklifte daha önce yaptırım listesinde yer alan Hizbullah’ın siyasi ve askeri kanatlarını ilk kez ayrı ayrı tanınması yer aldı.

Öte yandan Adalet Bakanı Adil Nassar, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Lübnan hapishanelerinde tutuklu bulunan Suriyeliler meselesinin ‘oradaki yetkililerle görüşülerek ve Lübnanlı askerlerin öldürülmesi veya terör suçlarından hüküm giymemiş Suriyeli mahkumların iadesi için bir anlaşma imzalanarak’ çözüme kavuşturulabileceğini söyledi.