İran'da ‘rejimin çökeceği’ uyarısında bulunan Hatemi muhafazakârları kızdırdı

Hatemi, ruhsatlı partilerin parlamento seçimlerine katılımı için gerekli adımların atılması çağrısında bulundu.

Eski reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi geçtiğimiz nisan ayında Tahran'da konuşma yaptı. (Jamaran)
Eski reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi geçtiğimiz nisan ayında Tahran'da konuşma yaptı. (Jamaran)
TT

İran'da ‘rejimin çökeceği’ uyarısında bulunan Hatemi muhafazakârları kızdırdı

Eski reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi geçtiğimiz nisan ayında Tahran'da konuşma yaptı. (Jamaran)
Eski reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi geçtiğimiz nisan ayında Tahran'da konuşma yaptı. (Jamaran)

İran'daki muhafazakâr çevreler, eski reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin yöneticilere ve devlet aygıtlarına yönelik üstü kapalı uyarı ve eleştirilerine öfkelerini dile getirdi. Ülkenin yönetim biçiminin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulunan Hatemi, ‘rejimin çökeceği’ uyarısında bulundu. Hatemi ayrıca anayasada değişiklik yapılması ve ruhsatlı partilerin seçimlere katılma yasağının kaldırılması çağrısını yineledi.

Ülkenin yönetim biçimini ve ‘enerji ve yetenek israfını’ sert bir şekilde eleştiren Hatemi, siyasi elitleri halkın yanında yer almaya, ‘onların acılarını bilip yardımcı olmaya’ çağırdı. İlk İran Dini Lideri Humeyni’nin ofisinin sözcüsü olan Jamaran internet sitesinin aktardığına göre Hatemi, ‘rejimin halka kötü davrandığını’ ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı görevini sekiz yıl (1997-2005) sürdüren Hatemi, Şah döneminde bir grup siyasi tutukluyla iletişim halindeydi.

Kendi kendini onarma

Hatemi sözlerinin devamında “Devrimden pişmanlık duymuyoruz ve İslam Cumhuriyeti'ni reddetmiyoruz. Ancak şu an yaşananlar İslam Cumhuriyeti'nden çok uzak” diyerek, bir kez daha iktidar organının ‘kendi kendini reforme etmesi gerektiğini’ vurguladı. “Bu tür bir yönetim İslam'a, millete ve İran'a zarar verir, telafisi mümkün olmayan kayıplara neden olur” diyen Hatemi sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplumun ilerlemesinin lokomotifi sayılan orta sınıf nerede? Bir kısmı yoksul sınıfa itildi, bir kısmı göç etti, geri kalanı ise çeşitli sorunlarla boğuşuyor. İnsanlar köle değildir. Ülkenin yönetimini, çalışabilen, halkın taleplerine cevap verebilecek bir kişinin eline alması gerekir. Madem ‘gücümüz var, işler böyle’ diyorsanız niye öyle yapıyorsunuz? Bunu İslam adına mı yapıyorsunuz?!”

Eleştirisinin bir kısmında da İran rejiminin organlarına değinen Hatemi konuya dair şunları söyledi:

“Uzmanlar Meclisi gerçek pozisyonundaysa, onun görevi dini lideri atamak, görevden almak, performansını ve ona atfedilen aygıtları denetlemek olacaktır. Anayasa Koruma Konseyi ise insanların oylarının çalınmamasını sağlamalıdır. Hedefi kalkınma, refah, adalet ve kelimenin her anlamıyla güvenlik olmayan yönetim organının güvenliği sürdürülebilir olmayacaktır. Daha önce de söylemiştim, kişisel reform yapılmadığı sürece sonunuz kaçınılmaz olacaktır. İyi bir yönetimimiz yok ve insanlar her an yöneticilerden yüz çeviriyor. Devletin kendini yenilemesi gerekiyor. Anayasada birçok kusur var. Ama ben şunu söylemiyorum; anayasa tamamen değişmeli, demokratik bir ortamda reformların nasıl gerçekleştirileceğini tartışmalıyız. Hükümet hata yaptığını kabul etmeli ve kendisini reforme etmelidir.”

Seçimlere katılım

Hatemi, parlamento seçimleriyle ilgili kişisel tutumuna yönelik sorulara şöyle cevap verdi:

“Seçimler milletin iyiliği içindir. Gerçekçi seçimler olmalı. Bir insanı kelepçeleyip ondan yüzmesini isteyemezsiniz. Kapılar kapandığında ve halkın büyük bir kesimi desteklediği adaya oy veremediğinde neye oy verilmeli?! Dünyanın her yerinde insanların seçimlere katılıp katılamayacağını siyasi partiler belirliyor. Yetkili partilerin adaylarını sunmasına ve halkın katılımına neden izin vermiyorsunuz?”

‘Ülke nüfusunun yüzde 70'inin istediği adayı bulamadığı durumlarda, insanların seçimlere katılma isteğinin olmamasının doğal olduğuna’ işaret eden Hatemi, zorlayıcı güç kullanımına başvurmanın sorunları çözmediği konusunda uyarıda bulundu.

Hatemi'nin bu çıkışı, geçtiğimiz şubat ayında mevcut anayasa çerçevesinde reform çağrısında bulunan 15 maddelik bir açıklama yapmasının ardından ikinci büyük çıkışı. Hatemi söz konusu açıklamada, müttefiki reformist lider Mir Hüseyin Musevi'nin açıklaması üzerine, yeni bir anayasa için genel referandum yapılması ve hükümetin temellerinin ‘hukukçuların vesayetinden’ çıkarılması çağrısında bulunmuştu.

‘Yargılama ve hesap verebilirlik’

Hatemi'nin açıklamalarının yayınlanmasından saatler sonra Dini Lider Ali Hamaney'in ofisine bağlı Keyhan gazetesi perşembe günü, reformist cumhurbaşkanının tutuklanması, mahkemeye çıkarılması ve cezalandırılması çağrısında bulundu.

Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari konuya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Hatemi, kendisini rakip olarak göstermek için muhalefetin kelime dağarcığını manipüle eden beceriksiz bir kişidir. O, anavatanına defalarca ihanet etmiş, kaosu kışkırtmış ve rejimi devirme planında yabancı aygıtların unsurları ile ortaklıkta bulunmuştur. Hatemi gibi insanlar, yalnızca 2009'da suç işlemek ve vatana ihanet etmekle değil, 2013 ve 2017'de seçim sahtekarlığı yapmaktan ve insanların geçimini bozmaktan yargılanmalı ve sorumlu tutulmalıdır.”

Fotoğraf Altı: Hatemi, Hasan Humeyni ve İran Dini Lideri’nin Ofis Başkanı Muhammed Muhammedi Golbayegani geçtiğimiz ay bir araya geldi. (Jamaran)
Hatemi, Hasan Humeyni ve İran Dini Lideri’nin Ofis Başkanı Muhammed Muhammedi Golbayegani geçtiğimiz ay bir araya geldi. (Jamaran)

Gazete, cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının reddedilmesinin ardından 2009 protestolarına öncülük eden reformist Yeşil Hareket’in protestolarına ve 2013 ile 2017 seçimlerini kazanan nispeten ılımlı Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin verdiği ekonomik vaatlere atıfta bulunuyordu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) adına konuşan Cevan gazetesi ise Hatemi'nin devrime destek verdiği yönündeki açıklamalarına yanıt vererek şu ifadeleri kullandı:

“Dini Lider sizi olay yerinden uzaklaştırmak istemedi. Liderlik size hukuk çerçevesinde en büyük hoşgörüyü gösterdi. Keşke sınırlarınız ve payınız konusunda ikna olsaydınız.”

Hamaney’in Hatemi'yi siyasi sahneden uzaklaştırmaya karar vermeyerek ona ‘hukuk çerçevesinde en büyük hoşgörüyü gösterdiğini’ yazan gazete, ayrıca Hamaney’in şu sözlerini aktardı: “İnsanların acısını bilen biri olsaydınız, iktidarda kaldığım 30 yıl boyunca bunu hissederdiniz.”

Cevan gazetesi Hatemi'yi ‘eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın sözlerini ödünç almakla ve onun reform arayışı geçmişini popülist bir gazeteyle lekelemekle’ suçladı.

Hatemi, cumhurbaşkanlığı seçimi için adayların kaydedilmesi aşamasını takip eden dönemde DMO medyasının eleştirilerinin hedefi oldu.

Reformist Mardom Salari Partisi Genel Sekreteri Mustafa Kevakiban, “Hatemi, reformist partiler arasında hâlâ destek almasına rağmen eski popülaritesini kaybetti” dedi. Kevakiban, Hatemi'nin seçim listelerinin veya adayların desteklenmesine müdahale etme niyetinde olmadığına dikkat çekti.

Reformist arzular

Hatemi'nin açıklamaları, reformist isimlerin ve partilerin parlamento seçimlerine katılma isteklerini dile getirdiği bir dönemde geldi.

Reform Cephesi'nin eski lideri Behzad Nebevi, gençlerin reformistlere katılma şansını küçük gördüğünü belirtti. Reformist partiler, Nebevi’nin istifasını sunmasının ardından geçtiğimiz haziran ayında cephenin başına Azer Mansuri'yi seçmişti.

Nebevi, geçtiğimiz eylül ayında ahlâk polisi tarafından gözaltına alınmasının ardından Mahsa Amini adlı genç kadının yaşamını yitirmesi ile İran'ı sarsan protesto hareketine karşı tartışmalı tavırları nedeniyle istifa etmek zorunda kalmıştı.

Akahi Nu dergisinin bu hafta yayınladığı röportajda Nebevi, “Gençler, Reform Cephesi’ne bir kadının başkanlık etmesini kabul etmeyecekler” dedi.

Geçtiğimiz şubat ayında yayınlanan bir bildiride Nebevi, mevcut rejimin aşılması çağrısında bulunan reformcu lider Mir Hüseyin Musevi'yi eleştirdi. Nebevi ayrıca, kadınların yaptığı protestolarda kullandıkları sloganlara değinerek “Bazı reformistler, kadın, yaşam ve özgürlük sloganını tekrarladılar” dedi.

Reform Cephesi Sözcüsü Cevad İmam, Jamaran'a yaptığı açıklamada Reform Cephesi içinde bölünmelerin olduğunu ve yaklaşan parlamento seçimlerini boykot etme niyetinin varlığını reddetti.

Reformistlerin seçimleri boykot edeceği fikrini ortaya atanları ‘boykotun peşinde koşmakla’ suçlayan İmam şu ifadeleri kullandı:

“Bu boykot, uygulamada farklı yönelimlerin seçimlere katılmasını engellemek amacıyla davranışlarıyla, usulleriyle, seçimleri yapacak özel bir yönelimden kişileri seçme niteliğiyle ortaya çıktı.”

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İmam, adayların uygunluğuna karar verme sürecinde Anayasa Koruma Konseyi'ne daha geniş yetkiler veren yeni seçim yasasını eleştirdi. Yeni yasanın gözden geçirilmemesi ve kamuoyunun güveninin yeniden tesis edilmemesi halinde, ‘tüm spektrumların ve yönelimlerin mevcut olduğu ve insanları katılmaya motive eden özgür ve rekabetçi seçimlere tanık olunmayacağı’ konusunda uyardı.

Raporlar, bazı reformcu isimler arasında toplantılar yapıldığını ortaya çıkarmıştı. Bunlar arasında Dini Lider Ali Hamaney'in kardeşi Hadi Hamaney ile 2011'den bu yana yetkililer tarafından ev hapsinde tutulan reformcu lider Mehdi Kerrubi de yer alıyor.

Mehdi Kerrubi'nin oğlu Hüseyin Kerrubi, geçtiğimiz pazartesi günü reformist ILNA ajansına yaptığı açıklamalarda, babasının seçimlerle ilgili olarak reformistlerle görüştüğüne dair haberlerin ‘yalan’ olduğunu ve kendisinin ‘seçimlerdeki durum göz önüne alındığında mevcut bir tutumu olmadığını’ söyledi.

Reformist Ensaf News internet sitesi Kerrubi ve Hadi Hamaney'in seçimlere katılıp katılmayacağı ve ılımlı reformistlerin seçimlere nasıl katılabileceği konusunda toplantılar yaptığını bildirmişti.

Reformist partiler parlamento seçimlerine ilişkin planlarını net bir şekilde açıklamazken, eski Meclis Başkanı Ali Laricani'nin geri dönme olasılığı ve Hasan Ruhani hükümetinin üyelerinin çoğunluğunun parlamento yarışına katılma olasılığına ilişkin spekülasyonlar ışığında, ılımlı akımın tutumunda belirsizlik hâkim.

40 binden fazla talep

İçişleri Bakanlığı’na bağlı İran Seçim Komisyonu, parlamento seçimleri için aday kayıt sürecini 13 Ağustos'ta tamamladı. İran medyası, İran Parlamentosu'nda 290 sandalye için ülke genelinde 48 bin kişinin adaylık başvurusunda bulunduğunu bildirdi.

DMO’ya bağlı Fars Haber Ajansı, parlamento seçimlerine katılmak için 800'den fazla reformistin başvuruda bulunduğunu kaydetti. Keyhan gazetesi ise geçtiğimiz hafta reformistlerin seçimlere ‘sessiz sedasız’ kayıt yaptırdığını bildirdi. İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi, “Seçimlere aday olmak için tüm siyasi akımların temsilcileri başvuruda bulundu. Maksimum katılım, sağlıklı ve rekabetçi seçimlerle sağlanacak” dedi.

Yaklaşmakta olan seçim, son protestolardan sonraki ilk seçim olması hasebiyle İran için önemli. Yetkililer, son parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin son 40 yılın en düşük katılımını kaydetmesinin ardından seçmenlerin oy kullanma konusundaki isteksizliğinden korkuyor. Bu yılın başlarında İran Dini Lideri, seçimlere katılanların sayısını artırmak için devlet aygıtının tüm enerjisinin harekete geçirilmesi emrini verdi.

Fars Haber Ajansı, parlamentonun İran parlamentosunda 40 sandalye artırmaya yönelik bir plan taslağı üzerinde çalıştığını bildirdi. Bazı milletvekilleri planın ertelenebileceğini söyledi. Plan, İran'ın 31 vilayetinden 25'indeki temsilci sayısının artırılmasını içeriyor. Parlamentoda şu anda 290 sandalye bulunuyor ve mevcut parlamentodan 250 milletvekili yaklaşan seçimlerde aday olmak için başvuruda bulundu.



Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Amerikalıların 10'da 6'sı artık Başkan Donald Trump'ın yaptığı işi onaylamıyor. Bu oran, şiddete başvuran destekçilerinden oluşan grubun 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na saldırmasından bu yana en düşük seviye.

12 - 17 Şubat'ta yapılan yeni Washington Post/Ipsos anketine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 58'i ve genel olarak Amerikalıların yüzde 60'ı Trump'ın başkanlık performansının kötü olduğunu düşünüyor. Amerikalıların yaklaşık yüzde 50'si ise görev performansını "kesinlikle" onaylamıyor.

Başkan, ülke çapında kitlesel sınır dışı etme kampanyası ve sürekli yüksek tüketici fiyatları nedeniyle, en önemli iki konusu olan göç ve ekonomide kan kaybetmeye devam ediyor.

Trump'ın Amerikalıları enflasyon baskılarının ya hiç olmadığı ya da hızla azaldığı konusunda ikna etme çabaları şimdiye kadar sonuç vermedi. Ankete göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 65'i başkanın fiyatları düşürmede kötü bir iş çıkardığını söylüyor.

Ayrıca çok sayıda Amerikalı, Trump'ın küresel gümrük vergilerine de karşı çıkıyor. Son ankete göre, Amerikalıların yüzde 64'ü bu stratejiye karşı çıktı; bu oran, göreve başlamasından bu yana neredeyse hiç değişmedi. Cuma günü Yüksek Mahkeme, Trump'ın gümrük vergisi gündeminin büyük bölümünün yasadışı olduğuna karar verdi.

Anketteki en yüksek onaylamama oranlarından biri (yüzde 58), Trump'ın göçmenlik konusundaki tutumuna yönelikti. Yönetimi, geniş çaplı sınır dışı etme tutuklamaları yapmak için bazı Amerikan şehirlerine ICE ajanlarını gönderdi. Minneapolis'te bu durum, protestocularla şiddetli çatışmalara ve bu kış ICE ajanları tarafından iki Amerikalı, Alex Pretti ve Renee Good'un öldürülmesine yol açtı.

Trump'ın bu konuda daha kötü bir onaylanmama oranıyla karşılaştığı tek zaman, Post/Ipsos anketinde, ABD'ye küçük yaşta getirilen göçmenleri sınır dışı edilmekten koruyan DACA programını (Çocukluk Çağında Gelenler İçin Ertelenmiş Eylem) iptal etmesinden günler sonra, Eylül 2017'ydi.

Başkan, ABD'nin yabancı müttefikleriyle ilişkilerini sürdürme yeteneği konusunda düşük notlar aldı. Kanada'yla ticaret anlaşmazlıkları, Grönland konusunda NATO'yla yaşanan çekişmeler ve İran'a yönelik olası bir askeri saldırı nedeniyle onaylanmama oranı yüzde 62'ye ulaştı.

bghyju
Donald Trump'ın göçmenlik konusundaki onay oranları, 2017'de DACA'yı iptal etmesinden bu yana en düşük seviyede (AFP)

Cumhuriyetçiler, ağır kayıpların yaşanma ihtimallerinin giderek arttığı ara seçim dönemine doğru bocalayarak ilerliyor. Bunun sebepleri arasında Senato tablosunun bir anda kendileri için olumsuz hale gelmesi ve çekişmeli seçim bölgelerinde Demokratların açık ara önde olmasının Cumhuriyetçi üyeleri terletmesi var. Emeklilik dalgası da Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu düşük tek haneli rakamlara indirirken, Senato'daki çoğunluğu koruma çabalarını da zorlaştırıyor.

Post/Ipsos anketi, Trump'ın ekonomiyle ilgili rakamlarının son aylarda biraz toparlandığını gösterse de genel beğenilmeme oranının Cumhuriyetçi Parti için sorun olmaya devam ettiğini ve gelecek aylarda iyileşme olmazsa kasımdaki seçimlerdeki parti sonuçlarını kolayca aşağı çekebileceğine işaret ediyor.

Post/Ipsos anketinden elde edilen veriler, 12 - 17 Şubat'ta ​​2 bin 589 ABD'li yetişkinden oluşan bir örneklemden toplandı ve hata payı +/- yüzde 2. Kayıtlı seçmen örnekleminde ise 2 bin 87 seçmenin yanıtı yer alıyor ve ve hata payı +/- yüzde 2,2.

Independent Türkçe


Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
TT

Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)

21 yaşındaki Austin Tucker Martin'in, Mar-a-Lago'nun kuzey kapısının hemen ardında, saat 01.30 civarında, iki Gizli Servis ajanı ve bir Palm Beach County şerif yardımcısıyla karşılaştığında, elinde bir av tüfeği ve bir gaz tüpü olduğu iddia edildi. Başkan ve eşi o sırada Washington DC'deydi.

Palm Beach County Şerifi Ric Bradshaw pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, memurların Martin'e teçhizatını bırakmasını emrettiğini söyledi. Martin daha sonra gaz tüpünü indirdi ancak "av tüfeğini ateş etmeye hazır konuma kaldırdı".

Şerif, "O anda, şerif yardımcısı ve iki Gizli Servis ajanı silahlarını ateşledi" dedi.

Aile üyeleri, hafta sonu Martin'in kaybolduğunu bildirmişti ve haber karşısında şaşkına döndüler.

İşte silahlı saldırgan olduğu iddia edilen Martin hakkında bildiklerimiz:

"Karıncayı bile incitmezdi"
Martin'i tanıyanlar, haneye tecavüz ve silahlı saldırıyı öğrenince şoke oldu.

Kuzeni Braeden Fields, Associated Press'e, "İyi bir çocuktu" diye konuştu.

Böyle bir şey yapacağına inanmazdım. Akıl almaz bir şey.

Fields, "Karıncayı bile incitmezdi" diye ekledi.

Silah kullanmayı bile bilmiyor.

Fields, Martin'in ailesini "tutkulu Trump destekçileri" diye tanımladı ve 21 yaşındaki gencin "çok sessiz, hiçbir şeyden bahsetmeyen biri" olduğunu söyledi. Fields, Martin'in yerel bir golf sahasında çalıştığını da ekledi.

cdfgt
Polis, Martin'in Trump'ın Mar-a-Lago malikanesinin sınırını ihlal ederken bir av tüfeği taşıdığını söylüyor (Palm Beach County Şerif Bürosu)

The News & Observer'ın ulaştığı belgelere göre, Cameron'daki Union Pines Lisesi'nden 2023'te mezun olan Martin, seçmen kayıtlarında herhangi bir partiye kayıtlı görünmüyordu.

Geçen yıl Martin, golf sahalarının el yapımı çizimlerini yapan bir iş kurdu.

Girişimin internet sitesinde, "Fresh Sky Illustrations, esas olarak golf sahası sahnelerini çizerek ve çeşitli golf sahası hediyelik eşya dükkanlarında el yapımı eserlerin çerçeveli kopyalarını sunarak, bir yandan da kişisel siparişleri yerine getirerek golf sahasında olmanın umut dolu hissini hayata geçirmeye odaklanan bir sanat şirketidir" diye yazıyor.

Kuzey Karolina'nın Sanford kentindeki Quail Ridge Golf Sahası'nın baş golf profesyoneli Brandon Huneycutt, The News & Observer'a birkaç yıl önce Martin'le kısaca tanıştığını, golf arabası kullanmasına ve sahanın bazı bölümlerini görmesine izin verdiğini söyledi.

Huneycutt, "Sanırım onların fotoğraflarını çekti ve eve gidip resimleri gerçekten de elle çizdi" dedi.

Son derece iyi çalışmalardı.

dfvgbh
Martin''in kuzeni Braeden Fields, 21 yaşındaki gencin "iyi bir çocuk" ve silahlı saldırı haberinin "akıl almaz" olduğunu söyledi (AP)

Mar-a-Lago yakınlarında bulunan bir arabanın Martin'in gümüş renkli Volkswagen'i olduğu düşünülüyor. Polis, arabada Martin'in av tüfeğini taşıdığı anlaşılan bir kutu buldu.

Gizli Servis Sözcüsü Anthony Guglielmi'ye göre, dedektifler Martin'in silahı Florida'ya doğru güneye giderken aldığına inanıyor.

Soruşturmayı FBI yürütüyor.

Trump ve Mar-a-Lago yakınlarında bir dizi tehdit
Trump ve mülkleri, 2024 seçim kampanyası sezonundan bu yana bir dizi güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Temmuz 2024'te Pensilvanya'da düzenlenen bir miting sırasında, daha sonra öldürülen bir silahlı saldırganın kurşunu Cumhuriyetçi adayı sıyırmıştı.

Federal savcılara göre, 59 yaşındaki Ryan Wesley Routh, aynı yılın sonlarında Mar-a-Lago yakınlarında Trump'ı öldürmeye teşebbüs etmiş ve Trump Uluslararası Golf Kulübü'nü çevreleyen bir çitin üzerinden tüfek doğrultmuştu.

Bu ay Routh, federal hapishanede ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme belgelerine göre Routh, mahkumiyetine ve cezasına itiraz başvurusunda bulundu.

Independent Türkçe


Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
TT

Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)

İngiliz polisi, İngiltere'nin eski Ekonomi Bakanı ve Washington  Büyükelçisi  Peter Mandelson'ı, cinsel suçlu Jeffrey Epstein'la bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına aldı.

Mandelson'ın, bakanlık döneminde Epstein'a bilgi aktardığı iddiasıyla soruşturulduğu, incelemeler çerçevesinde Wiltshire ve Camden'daki iki mülkünde arama yapıldığı bildirildi.

Polis sözcüsü, "Görevi kötüye kullanma şüphesiyle 72 yaşındaki bir erkek gözaltına alınmıştır. Şüpheli, 23 Şubat Pazartesi günü Camden'daki bir adreste yakalanmış, Londra'daki bir polis merkezine götürülerek ifadesi alınmaktadır. Soruşturma kapsamında Wiltshire ve Camden'daki iki adreste arama kararı uygulanmıştır" açıklamasını yaptı.

Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve ayrıntıların kamuoyuyla daha sonra paylaşılacağını belirtti.

Mandelson'ın büyükelçi olarak atanması ve Epstein'la ilişkilerine dair iddialar, İngiltere Başbakanı Keir Starmer üzerindeki siyasi baskıyı da artırmıştı.

BBC ve Sky News, 72 yaşındaki Mandelson’ın Londra’nın merkezindeki evinden sivil kıyafetli bir erkek ve bir kadın eşliğinde çıkarılarak sivil bir araca bindirildiğini gösteren görüntüler yayımladı.

Bir dönem İşçi Partisi’nin önde gelen isimlerinden olan Mandelson’ın gözaltına alınması, Perşembe günü eski Prens Prens Andrew’ın Epstein davası kapsamında şüpheli sıfatıyla gözaltına alınmasından dört gün sonra gerçekleşti.

Eskiden York Dükü unvanını taşıyan Andrew’un, 2001–2011 yılları arasında Birleşik Krallık’ın uluslararası ticaret özel temsilcisi olarak görev yaptığı dönemde Epstein’a gizli nitelik taşıyabilecek bilgiler sızdırdığı şüphesi bulunuyor. Andrew, Perşembe akşamı birkaç saatlik gözaltının ardından “soruşturma kapsamında” serbest bırakıldı.

Londra polisi, 3 Şubat’ta Mandelson hakkında soruşturma başlatıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanlığı’nın Ocak ayı sonunda yayımladığı Epstein dosyalarındaki belgelerde, Mandelson’ın özellikle 2008–2010 yılları arasında Gordon Brown hükümetinde bakanlık yaptığı dönemde, piyasaları etkileyebilecek borsa bilgilerini Epstein’a sızdırmış olabileceğine işaret edildiği belirtilmişti.

Polis, üç gün sonra Mandelson’a ait iki konutta arama yapıldığını açıkladı. Bunlardan biri Londra’nın Camden semtinde, diğeri ise İngiltere’nin güneybatısındaki Wiltshire’da bulunuyor.

Bu gelişmeler, İşçi Partili Başbakan Keir Starmer hükümetini zayıflattı. Hükümet, 2024 yılı sonunda Mandelson’ı Washington’a büyükelçi olarak atamakla eleştiriliyor. Eleştiriler, eski bakan ve Avrupa Komiseri olan Mandelson’ın, cinsel suçlardan mahkûmiyetine rağmen Epstein ile yakın ilişkisini sürdürdüğünün bilindiği iddialarına dayanıyor.

Starmer, Mandelson’ı Aralık 2024’te, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü öncesinde bu hassas göreve atamıştı. Ancak Epstein ile ilişkisine dair ayrıntıların yer aldığı belgelerin yayımlanmasının ardından Eylül 2025’te görevden aldı.

Starmer, Jeffrey Epstein’ın mağdurlarından özür dilerken, özel kalem müdürü ve basın sorumlusu istifa etti.

Hükümet, Mandelson’ın atanması ve görevden alınmasına ilişkin tüm belgelerin yayımlanacağını taahhüt etti. Bir hükümet yetkilisinin Pazartesi günü verdiği bilgiye göre, ilk belge paketi Mart ayı başında kamuoyuna açıklanacak.